74. bölüm · Okyanus Ve Kül

Yeni Hayatın Haberi

Beyza Çetin

Bölümler
1 Avjinin Doğduğu Gece 2 Sessiz Yas 3 Annesiz Büyüyen Kız 4 Zelalin Kopyası 5 Ağanın Sessiz Cehennemi 6 Kaderin Kurduğu Sofra 7 Kuma İsteme Gecesi 8 Töreye Meydan Okuyan Baba 9 Söz Gecesi 10 Şahmaran Konağında Fırtına 11 Gelin Gidiş 12 Konağa İlk Adım 13 İmam Nikahı 14 Avjinin Gözünden Düğün 15 İlk Gece 16 Konağa Alışma 17 Bahoz Ağanın İlgisi 18 Göz Göze Bir Sabah 19 Sessiz Kabul 20 Konağın Sessiz Telaşı 21 Misafir 22 Bir Hanımın Doğuşu 23 Gündüzün Sessiz Fırtınası 24 Ateşin Bedeli 25 Yanığın Sessizliği 26 Küller Arasında 27 Bir Kadının Kalbine Dokunan Sessizlik 28 Gece Baskını 29 Yeni Düzenin İlanı 30 Küller Ve Yeni Günler 31 Gölgeden Gelen Rüzgar 32 Konağa Dönmeyen Sessizlik 33 Gülün Mesajı 34 Gece Misafiri 35 Berfinin İzleri 36 Yaman’ın İhaneti 37 Tuzak 38 Sessiz Fırtına 39 Nar Ağacının Gölgesinde 40 Zelal’in Gölgesi 41 Kalbinde Sakla 42 Sözün Küllerinden 43 Sessizlikteki Dualar 44 Paylaşılan Hatıralar 45 Yeniden Bir Olmak 46 Seninle Yeni Başlangıç 47 Güne Dokunan Eller 48 Yola Düşen Kalpler 49 Nehir Kıyısında 50 Gün Batımının Sözü 51 Sana Doğru 52 Kalbe Dönüş 53 Aynı Nefesin İçinde 54 Yıldızların Altında 55 Sabahın Kalbinde 56 Sessizliğin İçinde Kalanlar 57 Soğuk Gülümseme 58 Eski Dostun Gölgesi 59 Yarım Kalan Söz 60 Külün Altındaki Gerçek 61 Gerçeğin Bedeli 62 Sessiz Fırtına 63 Adı Konmayan Mesafe 64 Zelalden Kalanlar 65 İçten İçe Yanmak 66 Saklı Geçmiş 67 Geceden Sonra 68 Biz Olma Vakti 69 Kaderin İlk Adımı 70 Resmi Nikah 71 Geceyi Susturan Kalp 72 Hanım Ağa 73 Güzel Günler 74 Yeni Hayatın Haberi 75 Gelecek İçin 76 Küçük Mucizeyi Paylaşmak 77 Yeni Soy Yeni Umut 78 Küllerden Doğan Okyanus Final

O gün akşamüstüydü.
Konağın salonu sessizdi; sadece rüzgâr pencere pervazına vuruyor, hafif bir uğultu oluşturuyordu.
Ben mutfakta çay hazırlarken, ellerim hâlâ titriyordu.
Kalbim, Bahoz’un yanımda durduğunu hatırladıkça hızla çarpıyordu.

“Bahoz,” dedim, sesi hafif titrek ama içten.
O, başını kaldırıp bana baktı. Gözlerinde merak ve sevgi vardı.
“Evet, Avjin?” dedi, gülümseyerek.

Derin bir nefes aldım. Ellerimi karnıma koydum, ardından onun ellerini tuttum.
“Biz… yeni bir yolculuğa çıkıyoruz,” dedim.
Bahoz’un kaşları hafifçe kalktı, gözleri büyüdü. “Ne demek istiyorsun?” diye sordu.

Gözlerime baktı, ve ben sadece gülümsedim.
“Seninle… bir hayat daha yaratıyoruz. İçimde… bizim küçük sırrımız var,” dedim.

O an Bahoz’un yüzündeki ifade değişti.
Şaşkınlık, sonra anlayış, ardından tarifsiz bir mutluluk…
Ve sonunda, sessiz bir gülümseme.

“Gerçek mi bu?” diye fısıldadı, sesi neredeyse kendi nefesi kadar yumuşaktı.
“Gerçek,” dedim, gözlerimi onun gözlerine dikip.
“Artık seninle sadece biz değil, bir hayatımız daha var. Bizden bir iz.”

Bahoz ellerimi daha sıkı tuttu, gözleri parlıyordu.
“Avjin… bu… inanılmaz,” dedi.
Bir süre sessizce birbirimize baktık.
Sadece ellerimiz, nefesimiz ve kalplerimiz konuşuyordu.

Sonra Bahoz başını eğdi, alnını alnıma yasladı.
“Bu… en güzel haber,” dedi kısık bir sesle.
Ben gülümsedim, gözlerim doldu.
“Evet… artık üç kişiyiz,” dedim, kendi kendime de inanamayarak.

O an fark ettim: geçmişin tüm gölgeleri, tüm korkular silinmişti.
Sadece Bahoz, ben ve içimde büyüyen küçük mucize vardı.
Ve bu sefer her şey, korkusuz ve tamamen gerçekti.

Akşam olmuştu.
Konağın salonunda herkes yemeklerini bitirmiş, sohbetler hafif yavaşlamıştı.
Ben ve Bahoz, birbirimize kısa bir bakış attık; gözlerimizde sessiz bir kararlılık vardı.

“Bir şey söyleyeceğiz,” dedi Bahoz, sesi biraz gergin ama kararlı.
Herkes sessizleşti.
Dilan, Heja Ana ve diğerleri dikkatle bize bakıyordu.

Bahoz elimi tuttu, gözlerimin içine baktı.
“Bugün artık sadece ikimiz değiliz,” dedi yavaşça.
Ben de arkasından devam ettim:
“İçimde… bizim küçük sırrımız var. Biz yakında bir aile olacağız.”

Salonda önce bir sessizlik oldu.
Dilan’ın gözleri büyüdü, Heja Ana ellerini hafifçe birleştirdi.
Birkaç saniye herkes ne diyeceğini bilemedi.
Sonra… gülümsemeler, hafif kahkahalar ve sevgi dolu bakışlar geldi.

Dilan ellerini yüzüne götürdü.
“Avjin… gerçekten mi? Hamile misin?” dedi, sesi şaşkın ama sevinçli.
Ben başımı salladım.
“Evet… artık üç kişiyiz, hamileyim.” dedim, kalbim hızla çarparken.

Heja Ana, gözlerinde hafif bir nemle bana yaklaştı.
“Allah’ım, ne güzel bir haber,” dedi.
O anda kalbim hafifledi; korkularımın, çekincelerimin hepsi silinmişti.

Bahoz da gülümsedi, bana bakarken gözlerinde gurur ve sevinç vardı.
“Seninle ve onunla… artık hayatımız tamamen tamamlanmış oldu.” dedi.

O gece, sadece yemek ve sohbet yoktu.
O gece, konağın duvarları yeni bir hayatın, yeni bir sevginin ve umutların sesiyle doluyordu.
Herkesin gözünde şaşkınlık vardı, ama hepsinde kabul ve sevgi de vardı.

Ve ben, Avjin olarak, ilk kez tam anlamıyla korkusuz ve huzurlu hissediyordum.
Artık sadece Bahoz’la değil, içimde büyüyen küçük mucizeyle de bir bütün olmuştum.