9. bölüm / 78
Okyanus Ve KülSöz Gecesi
Bölümler 78Şu an: Söz Gecesi
- 1 Avjinin Doğduğu Gece304 kelime
- 2 Sessiz Yas327 kelime
- 3 Annesiz Büyüyen Kız372 kelime
- 4 Zelalin Kopyası415 kelime
- 5 Ağanın Sessiz Cehennemi498 kelime
- 6 Kaderin Kurduğu Sofra492 kelime
- 7 Kuma İsteme Gecesi458 kelime
- 8 Töreye Meydan Okuyan Baba431 kelime
- 9 Söz Gecesi444 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Şahmaran Konağında Fırtına367 kelime
- 11 Gelin Gidiş366 kelime
- 12 Konağa İlk Adım325 kelime
- 13 İmam Nikahı536 kelime
- 14 Avjinin Gözünden Düğün375 kelime
- 15 İlk Gece388 kelime
- 16 Konağa Alışma389 kelime
- 17 Bahoz Ağanın İlgisi353 kelime
- 18 Göz Göze Bir Sabah383 kelime
- 19 Sessiz Kabul586 kelime
- 20 Konağın Sessiz Telaşı560 kelime
- 21 Misafir504 kelime
- 22 Bir Hanımın Doğuşu452 kelime
- 23 Gündüzün Sessiz Fırtınası338 kelime
- 24 Ateşin Bedeli610 kelime
- 25 Yanığın Sessizliği426 kelime
- 26 Küller Arasında363 kelime
- 27 Bir Kadının Kalbine Dokunan Sessizlik572 kelime
- 28 Gece Baskını558 kelime
- 29 Yeni Düzenin İlanı685 kelime
- 30 Küller Ve Yeni Günler308 kelime
- 31 Gölgeden Gelen Rüzgar350 kelime
- 32 Konağa Dönmeyen Sessizlik402 kelime
- 33 Gülün Mesajı429 kelime
- 34 Gece Misafiri420 kelime
- 35 Berfinin İzleri508 kelime
- 36 Yaman’ın İhaneti482 kelime
- 37 Tuzak533 kelime
- 38 Sessiz Fırtına409 kelime
- 39 Nar Ağacının Gölgesinde492 kelime
- 40 Zelal’in Gölgesi489 kelime
- 41 Kalbinde Sakla212 kelime
- 42 Sözün Küllerinden312 kelime
- 43 Sessizlikteki Dualar245 kelime
- 44 Paylaşılan Hatıralar197 kelime
- 45 Yeniden Bir Olmak411 kelime
- 46 Seninle Yeni Başlangıç341 kelime
- 47 Güne Dokunan Eller322 kelime
- 48 Yola Düşen Kalpler384 kelime
- 49 Nehir Kıyısında311 kelime
- 50 Gün Batımının Sözü339 kelime
- 51 Sana Doğru298 kelime
- 52 Kalbe Dönüş370 kelime
- 53 Aynı Nefesin İçinde350 kelime
- 54 Yıldızların Altında319 kelime
- 55 Sabahın Kalbinde404 kelime
- 56 Sessizliğin İçinde Kalanlar359 kelime
- 57 Soğuk Gülümseme346 kelime
- 58 Eski Dostun Gölgesi466 kelime
- 59 Yarım Kalan Söz246 kelime
- 60 Külün Altındaki Gerçek309 kelime
- 61 Gerçeğin Bedeli369 kelime
- 62 Sessiz Fırtına426 kelime
- 63 Adı Konmayan Mesafe329 kelime
- 64 Zelalden Kalanlar295 kelime
- 65 İçten İçe Yanmak342 kelime
- 66 Saklı Geçmiş336 kelime
- 67 Geceden Sonra313 kelime
- 68 Biz Olma Vakti284 kelime
- 69 Kaderin İlk Adımı356 kelime
- 70 Resmi Nikah306 kelime
- 71 Geceyi Susturan Kalp270 kelime
- 72 Hanım Ağa260 kelime
- 73 Güzel Günler210 kelime
- 74 Yeni Hayatın Haberi442 kelime
- 75 Gelecek İçin453 kelime
- 76 Küçük Mucizeyi Paylaşmak263 kelime
- 77 Yeni Soy Yeni Umut226 kelime
- 78 Küllerden Doğan Okyanus Final465 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İki gün boyunca köy yerinde durulmadı.
Barzanî konağının avlusu sabah akşam insan doldu.
Köylüler, aşiret büyükleri, uzak akrabalar...
Herkes Azad Barzanî’nin kızına yapılacak o meşhur söz törenini konuşuyordu.
“Azad Ağa kızını kuma diye veriyor ama bak sen şu düğüne…”
“Şahmaranların parası çoktur, Azad’ın da gururu…”
“Bu düğün, töreyi bile utandıracak.”
Kadınlar tel kırmalarını hazırlıyor, genç kızlar türküler söylüyor, erkekler davulların derisini gergin tutuyordu.
Barzanî konağının önünde günlerdir kazanlar kaynıyor, mis gibi kavurma, bulgur pilavı kokuları köyün dört bir yanına yayılıyordu.
Ama o evin en sessiz odasında bir kız, pencereden dışarıyı seyrediyordu.
Avjin, ince tüllerle kaplı odasında sessizdi.
Kadınlar eline kına yakıyor, bileğine kırmızı kurdele bağlıyordu.
Fısıltılar, gözyaşına karışıyordu.
Bir kadın yanına eğildi, kulağına fısıldadı:
“Korkma kızım, baban seni ezdirmedi. Böyle düğün doğuda yapılmadı hiç.”
Avjin gözlerini kapadı.
İçinden “Ben ezilmedim belki, ama içim paramparça,” dedi sessizce.
Akşam olduğunda, köyün üstü ışıklarla doldu.
Meşaleler yakıldı, davullar gümbür gümbür çalmaya başladı.
Şahmaran aşiretinden gelen kalabalık, ihtişamlı atlarla konaktaki meydana girdi.
Bahoz atından indiğinde herkesin gözü ondaydı.
Üzerinde siyah bir yelek, omzunda kürk vardı; kararlı, dik, gururlu bir ağa gibi duruyordu.
Azad Ağa onları avlunun ortasında karşıladı.
Bir an sessizlik oldu.
Sonra imam dualar okudu, kahveler dağıtıldı.
Ve töre gereği, Bahoz sözü ağzından bizzat söyledi:
“Allah’ın emri, peygamberin kavli ile kızınız Avjin’i kendime helal isterim.”
Azad Barzanî’nin gözleri nemlendi.
Kızının elini tuttu, ileri çıkardı.
Sesi titredi ama dik durdu:
“Benim kızım bir annenin canıyla doğdu. Bu evlilik, bir canın yerine bir yuva olsun. Ama bil ki, Bahoz Ağa, eğer bir gün bu kızın gözünden yaş düşerse, ben o yaşın hesabını senden sorarım.”
Kalabalığın içinden uğultular yükseldi.
Erkekler başlarını eğdi, kadınlar dualar okudu.
Heja Hanım dudaklarını büzdü ama bir şey diyemedi; çünkü töre gereği söz, artık verildi.
Bahoz yavaşça Avjin’in yanına yaklaştı. Yüzükleri dualarla takıldı. Bir an göz göze geldiler.
O gözlerde hem korku, hem teslimiyet, hem de derin bir suskunluk vardı.
Bahoz elini uzattı.
Avjin tereddüt etti, sonra yavaşça elini verdi.
O an davullar çaldı, zurnalar inledi.
Ama o seslerin altında iki kalp sessizce çarptı.
Biri geçmişin ağırlığıyla,
diğeri bilinmeyenin korkusuyla.
Gece boyunca oyunlar oynandı, türküler söylendi.
Köyde kimse böyle bir tören görmemişti.
Altınlar saçıldı, sofralar kuruldu.
Ama Azad Ağa her kahkahada biraz daha sustu, her davul vuruşunda biraz daha içine kapandı.
Çünkü biliyordu; bu sesler kızının gidişinin sesiydi.
Sabaha karşı, meşaleler sönmeye başladığında, Avjin odasına çekildi.
Kadınlar “Artık nişanlısın, hanım olacaksın,” diye fısıldadı.
Kapı kapandığında Avjin aynaya baktı.
Parmağinda alyansıyla tektaşı, elinde kınası ,bileğinde kurdele, ama içinde bir boşluk vardı.
Kendi kendine mırıldandı:
“Bütün doğu duysun istediler adımı…
Ama ben adımı değil, kaderimi duydum bu gece.”
Ve pencereden dışarı baktığında, kar taneleri sessizce düşüyordu.
Töreye göre o artık nişanlıydı, ama kalbine göre hâlâ babasının küçük kızıydı.
Bölüm etkileşimi
