63. bölüm / 78
Okyanus Ve KülAdı Konmayan Mesafe
Bölümler 78Şu an: Adı Konmayan Mesafe
- 1 Avjinin Doğduğu Gece304 kelime
- 2 Sessiz Yas327 kelime
- 3 Annesiz Büyüyen Kız372 kelime
- 4 Zelalin Kopyası415 kelime
- 5 Ağanın Sessiz Cehennemi498 kelime
- 6 Kaderin Kurduğu Sofra492 kelime
- 7 Kuma İsteme Gecesi458 kelime
- 8 Töreye Meydan Okuyan Baba431 kelime
- 9 Söz Gecesi444 kelime
- 10 Şahmaran Konağında Fırtına367 kelime
- 11 Gelin Gidiş366 kelime
- 12 Konağa İlk Adım325 kelime
- 13 İmam Nikahı536 kelime
- 14 Avjinin Gözünden Düğün375 kelime
- 15 İlk Gece388 kelime
- 16 Konağa Alışma389 kelime
- 17 Bahoz Ağanın İlgisi353 kelime
- 18 Göz Göze Bir Sabah383 kelime
- 19 Sessiz Kabul586 kelime
- 20 Konağın Sessiz Telaşı560 kelime
- 21 Misafir504 kelime
- 22 Bir Hanımın Doğuşu452 kelime
- 23 Gündüzün Sessiz Fırtınası338 kelime
- 24 Ateşin Bedeli610 kelime
- 25 Yanığın Sessizliği426 kelime
- 26 Küller Arasında363 kelime
- 27 Bir Kadının Kalbine Dokunan Sessizlik572 kelime
- 28 Gece Baskını558 kelime
- 29 Yeni Düzenin İlanı685 kelime
- 30 Küller Ve Yeni Günler308 kelime
- 31 Gölgeden Gelen Rüzgar350 kelime
- 32 Konağa Dönmeyen Sessizlik402 kelime
- 33 Gülün Mesajı429 kelime
- 34 Gece Misafiri420 kelime
- 35 Berfinin İzleri508 kelime
- 36 Yaman’ın İhaneti482 kelime
- 37 Tuzak533 kelime
- 38 Sessiz Fırtına409 kelime
- 39 Nar Ağacının Gölgesinde492 kelime
- 40 Zelal’in Gölgesi489 kelime
- 41 Kalbinde Sakla212 kelime
- 42 Sözün Küllerinden312 kelime
- 43 Sessizlikteki Dualar245 kelime
- 44 Paylaşılan Hatıralar197 kelime
- 45 Yeniden Bir Olmak411 kelime
- 46 Seninle Yeni Başlangıç341 kelime
- 47 Güne Dokunan Eller322 kelime
- 48 Yola Düşen Kalpler384 kelime
- 49 Nehir Kıyısında311 kelime
- 50 Gün Batımının Sözü339 kelime
- 51 Sana Doğru298 kelime
- 52 Kalbe Dönüş370 kelime
- 53 Aynı Nefesin İçinde350 kelime
- 54 Yıldızların Altında319 kelime
- 55 Sabahın Kalbinde404 kelime
- 56 Sessizliğin İçinde Kalanlar359 kelime
- 57 Soğuk Gülümseme346 kelime
- 58 Eski Dostun Gölgesi466 kelime
- 59 Yarım Kalan Söz246 kelime
- 60 Külün Altındaki Gerçek309 kelime
- 61 Gerçeğin Bedeli369 kelime
- 62 Sessiz Fırtına426 kelime
- 63 Adı Konmayan Mesafe329 kelime · Okuduğun bölüm
- 64 Zelalden Kalanlar295 kelime
- 65 İçten İçe Yanmak342 kelime
- 66 Saklı Geçmiş336 kelime
- 67 Geceden Sonra313 kelime
- 68 Biz Olma Vakti284 kelime
- 69 Kaderin İlk Adımı356 kelime
- 70 Resmi Nikah306 kelime
- 71 Geceyi Susturan Kalp270 kelime
- 72 Hanım Ağa260 kelime
- 73 Güzel Günler210 kelime
- 74 Yeni Hayatın Haberi442 kelime
- 75 Gelecek İçin453 kelime
- 76 Küçük Mucizeyi Paylaşmak263 kelime
- 77 Yeni Soy Yeni Umut226 kelime
- 78 Küllerden Doğan Okyanus Final465 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Konağın avlusuna akşam serinliği çökmüştü. Rüzgâr, nar ağaçlarının yapraklarını hafifçe titretiyordu.
Avjin, verandadaki küçük masada oturmuş, elinde sıcak çay fincanıyla Bahoz’u izliyordu.
Bahoz, birkaç gündür hep aynıydı: sessiz, düşünceli, bakışları uzak bir yerde…
Avjin fincanı elinden bırakıp ona doğru yürüdü.
“Yine dalmışsın,” dedi hafif bir gülümsemeyle.
Bahoz başını kaldırdı, yorgun ama yumuşak bir gülümsemeyle karşılık verdi.
“Biraz hava aldım, o kadar.”
Avjin, onun yanına oturdu.
Bir süre ikisi de konuşmadı. Sadece rüzgârın sesi, bir de bahçedeki fenerin hafif titrek ışığı vardı.
Avjin, Bahoz’un eline dokunmak istedi — ama o anda Bahoz elini geri çekti, sanki farkında olmadan.
Avjin bunu fark etti ama bir şey demedi.
Yalnızca gözlerini yere indirdi, gülümsedi.
“Yorgunsun galiba,” dedi.
Bahoz başını salladı. “Biraz.”
Aralarında koca bir sessizlik büyüdü.
Eskiden o sessizlik huzurluydu; şimdi ise aralarına görünmez bir duvar gibi girmişti.
Avjin sessizliği bozmak için konuştu:
“Dilan’la yarın pazara gideceğiz. Sen de gelir misin?”
Bahoz, gözlerini ondan kaçırarak cevap verdi:
“Bilmiyorum… işler var.”
Avjin başını hafifçe eğdi. “Anladım.”
Ama içinden geçen o basit cümleydi:
> “Ne oldu sana, Bahoz?”
Bahoz, Avjin’in gözlerine bakamadı.
O an, kalbinin içindeki gerçeği gizlemek için kendini zor tuttu.
Onun annesinin mektubu… o yangının yankısı… her şeyi anlatmak istese de, Avjin’in gözlerindeki saflık izin vermiyordu.
Bir kelimeyle o ışığı söndürebilirdi, bunu biliyordu.
Avjin ise hiçbir şeyin farkında değildi.
Yalnızca Bahoz’un ses tonundaki küçük değişiklikleri, artık daha kısa süren gülümsemelerini hissediyordu.
Ama bunları yorgunluğa, mevsimin ağırlığına, ya da kendi kuruntusuna bağladı.
Çünkü sevmek, bazen fark etmemeyi seçmekti.
Gece çökerken Avjin sessizce ayağa kalktı.
“İstersen çay tazeleyeyim,” dedi yumuşakça.
Bahoz başını kaldırmadan, “Gerek yok,” dedi.
Avjin birkaç adım attıktan sonra durdu, dönüp arkasına baktı.
Bahoz hâlâ aynı yerde, aynı sessizlikteydi.
O an kalbinde tuhaf bir his belirdi — sanki bir şey değişmişti, ama ne olduğunu anlayamıyordu.
Odadan içeri girdiğinde aynada kendine baktı.
Yüzünde bir hüzün vardı ama sebebini bulamadı.
Kendine fısıldadı:
> “Belki de bazen insanlar yorgun olur… belki o da öyledir.”
Oysa Bahoz, dışarıda gökyüzüne bakarken fısıldamıştı:
> “Keşke sadece yorgun olsaydım, Avjin…”
Bölüm etkileşimi
