24. bölüm / 78
Okyanus Ve KülAteşin Bedeli
Bölümler 78Şu an: Ateşin Bedeli
- 1 Avjinin Doğduğu Gece304 kelime
- 2 Sessiz Yas327 kelime
- 3 Annesiz Büyüyen Kız372 kelime
- 4 Zelalin Kopyası415 kelime
- 5 Ağanın Sessiz Cehennemi498 kelime
- 6 Kaderin Kurduğu Sofra492 kelime
- 7 Kuma İsteme Gecesi458 kelime
- 8 Töreye Meydan Okuyan Baba431 kelime
- 9 Söz Gecesi444 kelime
- 10 Şahmaran Konağında Fırtına367 kelime
- 11 Gelin Gidiş366 kelime
- 12 Konağa İlk Adım325 kelime
- 13 İmam Nikahı536 kelime
- 14 Avjinin Gözünden Düğün375 kelime
- 15 İlk Gece388 kelime
- 16 Konağa Alışma389 kelime
- 17 Bahoz Ağanın İlgisi353 kelime
- 18 Göz Göze Bir Sabah383 kelime
- 19 Sessiz Kabul586 kelime
- 20 Konağın Sessiz Telaşı560 kelime
- 21 Misafir504 kelime
- 22 Bir Hanımın Doğuşu452 kelime
- 23 Gündüzün Sessiz Fırtınası338 kelime
- 24 Ateşin Bedeli610 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 Yanığın Sessizliği426 kelime
- 26 Küller Arasında363 kelime
- 27 Bir Kadının Kalbine Dokunan Sessizlik572 kelime
- 28 Gece Baskını558 kelime
- 29 Yeni Düzenin İlanı685 kelime
- 30 Küller Ve Yeni Günler308 kelime
- 31 Gölgeden Gelen Rüzgar350 kelime
- 32 Konağa Dönmeyen Sessizlik402 kelime
- 33 Gülün Mesajı429 kelime
- 34 Gece Misafiri420 kelime
- 35 Berfinin İzleri508 kelime
- 36 Yaman’ın İhaneti482 kelime
- 37 Tuzak533 kelime
- 38 Sessiz Fırtına409 kelime
- 39 Nar Ağacının Gölgesinde492 kelime
- 40 Zelal’in Gölgesi489 kelime
- 41 Kalbinde Sakla212 kelime
- 42 Sözün Küllerinden312 kelime
- 43 Sessizlikteki Dualar245 kelime
- 44 Paylaşılan Hatıralar197 kelime
- 45 Yeniden Bir Olmak411 kelime
- 46 Seninle Yeni Başlangıç341 kelime
- 47 Güne Dokunan Eller322 kelime
- 48 Yola Düşen Kalpler384 kelime
- 49 Nehir Kıyısında311 kelime
- 50 Gün Batımının Sözü339 kelime
- 51 Sana Doğru298 kelime
- 52 Kalbe Dönüş370 kelime
- 53 Aynı Nefesin İçinde350 kelime
- 54 Yıldızların Altında319 kelime
- 55 Sabahın Kalbinde404 kelime
- 56 Sessizliğin İçinde Kalanlar359 kelime
- 57 Soğuk Gülümseme346 kelime
- 58 Eski Dostun Gölgesi466 kelime
- 59 Yarım Kalan Söz246 kelime
- 60 Külün Altındaki Gerçek309 kelime
- 61 Gerçeğin Bedeli369 kelime
- 62 Sessiz Fırtına426 kelime
- 63 Adı Konmayan Mesafe329 kelime
- 64 Zelalden Kalanlar295 kelime
- 65 İçten İçe Yanmak342 kelime
- 66 Saklı Geçmiş336 kelime
- 67 Geceden Sonra313 kelime
- 68 Biz Olma Vakti284 kelime
- 69 Kaderin İlk Adımı356 kelime
- 70 Resmi Nikah306 kelime
- 71 Geceyi Susturan Kalp270 kelime
- 72 Hanım Ağa260 kelime
- 73 Güzel Günler210 kelime
- 74 Yeni Hayatın Haberi442 kelime
- 75 Gelecek İçin453 kelime
- 76 Küçük Mucizeyi Paylaşmak263 kelime
- 77 Yeni Soy Yeni Umut226 kelime
- 78 Küllerden Doğan Okyanus Final465 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Konağın içinde sessiz bir gerilim vardı.
Sabah Bahoz’un sofrada söylediği o söz, herkesin kalbine kazınmıştı:
> “Bu konak benim konağım, Avjin de benim karım… kuma da olsa, benim karım. O bu evin hanımıdır.”
O an Berfin’in yüzü solmuş, dudakları titremişti.
O sözle birlikte bir şeyler yıkılmıştı içinde.
Çünkü o konağın hanımı yıllardır kendisiydi.
Bahoz’un ilk göz ağrısı, ilk nikâhıydı.
Ama şimdi bir başkasına, o kızıl saçlı kıza “hanım” deniyordu.
O geceyi sabaha kadar ağlayarak geçirdi.
Her aynaya baktığında kendi yerini sorguladı.
“Ben neydim şimdi? İlk karısı mı, yoksa geçmişi mi?”
Sabah olduğunda gözlerinin altı morarmıştı.
İçinde öyle bir öfke vardı ki, sessizliğin ardında gizlenen bir fırtına gibiydi.
---
Öğleye doğru mutfağa indiğinde Avjin oradaydı.
Üzerinde sade bir elbise, saçları gevşekçe örülmüş…
Yüzünde, dün geceki korku yerini sessiz bir kabullenişe bırakmıştı.
Dilan’la birlikte kahve hazırlıyorlardı.
Berfin içeri girince ortam buz gibi oldu.
Dilan hemen toparlandı, “Avjin abla, ben tepsiyi hazırlayayım,” dedi.
Ama Berfin’in gözleri Avjin’den ayrılmıyordu.
Soğuk, donuk, öfke dolu bir bakıştı o.
> “Konağın kahvesini hâlâ sen mi yapıyorsun, kuma?”
Avjin başını eğdi.
> “Heja Hanım misafire kahve istedi. Dilan yetişemedi, ben—”
> “Ben yaparım,” dedi Berfin, elini uzatıp cezveyi aldı.
Bir anlık sessizlik oldu.
Kahve kaynamaya başlarken, Avjin çekinerek yanına yaklaştı.
> “Dikkat et, taşacak—”
Berfin’in bileği bir anda kıvrıldı.
Kaynar kahve cezveden fırladı, Avjin’in eline ve koluna döküldü.
> “Ahh!” diye bağırdı Avjin, elini geri çekti.
Acı bir anda tüm bedenine yayıldı.
Kızaran derisinden çıkan yanık kokusu mutfağı sardı.
Dilan koştu, “Su getir! Soğuk su!” diye çığlık attı.
Ama Berfin kımıldamadı.
Yüzünde pişmanlık değil, taş gibi bir donukluk vardı.
> “Elim kaydı,” dedi sadece.
Ne bir özür, ne bir telaş.
Sanki içindeki ateş dışarı taşmış, karşısındakini yakmıştı.
Heja Hanım koşarak geldiğinde manzarayı görünce nefesi kesildi.
> “Berfin! Bu ne hal?! Ne yaptın sen?!”
> “Kaza oldu anne,” dedi Berfin, ama sesi yalandan ibaretti.
Gözleri hâlâ Avjin’deydi.
Kızın koluna sürülen merhemi, doktorun ellerini, Dilan’ın endişesini izledi.
Ve içinden sessizce geçirdi:
“Böyle kolay mı hanım olmak, Avjin? Bu konağın ateşi, herkesi yakar.”
---
O gün Bahoz şehirdeydi.
Ama haber çok geçmeden ona ulaştı.
Kahya kapıdan içeri girerken sesi titriyordu.
> “Ağam… Avjin Hanım hastaneye kaldırılmış. Elini yakmışlar. Duyduğuma göre Berfin Hanım—”
Bahoz, başını yavaşça kaldırdı.
> “Ne demek Berfin yakmış?”
Kahya’nın sesi kısıldı.
> “Kaza… dediler ama, görenler bilerek olduğunu söylüyor.”
O anda Bahoz’un yüzü karardı.
Sessizce ceketini aldı, dışarı çıktı.
Adımlarının sesi koridorda yankılandı — öfke dolu, ağır, kararlı.
---
Hastaneye geldiğinde Avjin’in odasına girdi.
Bilekleri sargılıydı, gözleri hâlâ korku doluydu.
Onu o halde görünce nefesi kesildi.
> “Kim yaptı?” diye sordu sadece.
Avjin başını öne eğdi.
Dilan araya girdi,
> “Berfin Hanım yaptı ağam. Hepimiz gördük.”
Bahoz’un elleri yumruk oldu.
Bir an hiçbir şey söylemedi.
Sonra sessizce kapıya yöneldi.
---
Konağa döndüğünde bahçede herkes onu bekliyordu.
Berfin taş basamaklarda oturuyordu, ağlamaktan gözleri şişmişti.
Bahoz yaklaştı.
Yüzünde ne bağırış, ne de öfke vardı — ama o sessizlikteki soğukluk, herkesin içini ürpertti.
> “Sen…” dedi.
“Bu konağın hanımıydın. Herkes sana o gözle bakardı.
Ama sen, bir kıskançlığın ateşine kendi onurunu attın.”
Berfin’in dudakları titredi.
> “Ben… sadece sevdim Bahoz. Onu istemedim. Kuma getirmeni… kaldıramadım.”
Bahoz derin bir nefes aldı.
> “Ama o senin düşmanın değildi. Senin yerini almak istemedi.
Sen kendi yerini kendi ellerinle yaktın.”
Berfin ağlayarak diz çöktü.
> “Ne olur… bir hata yaptım. Gitme, Bahoz…”
Bahoz başını çevirdi.
> “Bu evde artık ne hanım, ne kuma var.
Bu evde sadece bir kadının onuru var — o da Avjin’inki.”
Berfin’in gözlerinden yaşlar süzüldü, ama Bahoz arkasını dönüp gitti.
Ardında kalan tek şey, bir zamanlar bu konağın hanımı olan kadının sessizliği oldu.
O an herkes biliyordu:
Şahmaran Konağı artık iki kadınlı bir ev değildi.
Ateş, birini yakmış, diğerini ayakta bırakmıştı.
Bölüm etkileşimi
