27. bölüm / 78
Okyanus Ve KülBir Kadının Kalbine Dokunan Sessizlik
Bölümler 78Şu an: Bir Kadının Kalbine Dokunan Sessizlik
- 1 Avjinin Doğduğu Gece304 kelime
- 2 Sessiz Yas327 kelime
- 3 Annesiz Büyüyen Kız372 kelime
- 4 Zelalin Kopyası415 kelime
- 5 Ağanın Sessiz Cehennemi498 kelime
- 6 Kaderin Kurduğu Sofra492 kelime
- 7 Kuma İsteme Gecesi458 kelime
- 8 Töreye Meydan Okuyan Baba431 kelime
- 9 Söz Gecesi444 kelime
- 10 Şahmaran Konağında Fırtına367 kelime
- 11 Gelin Gidiş366 kelime
- 12 Konağa İlk Adım325 kelime
- 13 İmam Nikahı536 kelime
- 14 Avjinin Gözünden Düğün375 kelime
- 15 İlk Gece388 kelime
- 16 Konağa Alışma389 kelime
- 17 Bahoz Ağanın İlgisi353 kelime
- 18 Göz Göze Bir Sabah383 kelime
- 19 Sessiz Kabul586 kelime
- 20 Konağın Sessiz Telaşı560 kelime
- 21 Misafir504 kelime
- 22 Bir Hanımın Doğuşu452 kelime
- 23 Gündüzün Sessiz Fırtınası338 kelime
- 24 Ateşin Bedeli610 kelime
- 25 Yanığın Sessizliği426 kelime
- 26 Küller Arasında363 kelime
- 27 Bir Kadının Kalbine Dokunan Sessizlik572 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 Gece Baskını558 kelime
- 29 Yeni Düzenin İlanı685 kelime
- 30 Küller Ve Yeni Günler308 kelime
- 31 Gölgeden Gelen Rüzgar350 kelime
- 32 Konağa Dönmeyen Sessizlik402 kelime
- 33 Gülün Mesajı429 kelime
- 34 Gece Misafiri420 kelime
- 35 Berfinin İzleri508 kelime
- 36 Yaman’ın İhaneti482 kelime
- 37 Tuzak533 kelime
- 38 Sessiz Fırtına409 kelime
- 39 Nar Ağacının Gölgesinde492 kelime
- 40 Zelal’in Gölgesi489 kelime
- 41 Kalbinde Sakla212 kelime
- 42 Sözün Küllerinden312 kelime
- 43 Sessizlikteki Dualar245 kelime
- 44 Paylaşılan Hatıralar197 kelime
- 45 Yeniden Bir Olmak411 kelime
- 46 Seninle Yeni Başlangıç341 kelime
- 47 Güne Dokunan Eller322 kelime
- 48 Yola Düşen Kalpler384 kelime
- 49 Nehir Kıyısında311 kelime
- 50 Gün Batımının Sözü339 kelime
- 51 Sana Doğru298 kelime
- 52 Kalbe Dönüş370 kelime
- 53 Aynı Nefesin İçinde350 kelime
- 54 Yıldızların Altında319 kelime
- 55 Sabahın Kalbinde404 kelime
- 56 Sessizliğin İçinde Kalanlar359 kelime
- 57 Soğuk Gülümseme346 kelime
- 58 Eski Dostun Gölgesi466 kelime
- 59 Yarım Kalan Söz246 kelime
- 60 Külün Altındaki Gerçek309 kelime
- 61 Gerçeğin Bedeli369 kelime
- 62 Sessiz Fırtına426 kelime
- 63 Adı Konmayan Mesafe329 kelime
- 64 Zelalden Kalanlar295 kelime
- 65 İçten İçe Yanmak342 kelime
- 66 Saklı Geçmiş336 kelime
- 67 Geceden Sonra313 kelime
- 68 Biz Olma Vakti284 kelime
- 69 Kaderin İlk Adımı356 kelime
- 70 Resmi Nikah306 kelime
- 71 Geceyi Susturan Kalp270 kelime
- 72 Hanım Ağa260 kelime
- 73 Güzel Günler210 kelime
- 74 Yeni Hayatın Haberi442 kelime
- 75 Gelecek İçin453 kelime
- 76 Küçük Mucizeyi Paylaşmak263 kelime
- 77 Yeni Soy Yeni Umut226 kelime
- 78 Küllerden Doğan Okyanus Final465 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın ilk ışıkları konağın taş duvarlarına vurduğunda, hava hâlâ serindi.
Kuş sesleriyle birlikte yeni bir gün doğmuştu ama Şahmaran Konağı’nda o sabah, bir huzur garip şekilde sessizdi.
Ne Berfin’in bağırışları duyuluyordu ne de hizmetçilerin telaşı.
Sanki herkes, önceki gecenin ağırlığını susarak taşıyordu.
Avjin odasında uyanmıştı.
Elindeki sargı hâlâ tazeydi, ama acısı biraz geçmişti.
Pencereye yürüdü, perdenin aralığından bahçeye baktı.
Bahoz’un arabası yoktu.
“Belki işe gitti,” diye düşündü.
Ama içindeki his farklıydı — o adam bu kez başka bir şey için gitmişti.
Heja Hanım birazdan kapıyı çaldı, elinde bir tepsi vardı.
> “Kızım, kahvaltını buraya getirdim. Bahoz erken çıktı, seni dinlensin diye bırak dedi.”
Avjin şaşırdı.
> “Bana mı söyledi?”
Heja Hanım başını salladı, gülümsedi.
> “Evet. ‘Eli sargılı haliyle sofrada gezmesin, dinlensin,’ dedi.
Eskiden sadece emrederdi. Şimdi düşünüyor… demek ki kalbinde bir şeyler değişiyor.”
Avjin mahcup bir şekilde başını eğdi.
> “Ben ondan bir şey istememiştim. Sadece sessizlik… o bile yeterdi bana.”
Heja Hanım o an gözlerine baktı.
> “Bazen sessizlik, bir erkeğin en büyük özrüdür kızım.”
---
O gün öğleye doğru konağın önüne bir kamyonet yanaştı.
Hizmetçiler merakla dışarı baktı.
Kasada sandıklar, örtülere sarılmış eşyalar vardı.
Bahoz arabadan indi, elleriyle eşyaları taşımaya başladı.
Kimseden yardım istemedi, yüzünde kararlı bir ifade vardı.
Herkesin bakışları altında, o eşyaları konağın arka bahçesine — eski konuk odasının yanındaki küçük avluya taşıdı.
Saatler sürdü.
Sonunda Heja Hanım merakla yanına geldi.
> “Oğlum, bu kadar şeyi ne yapıyorsun?”
Bahoz terini sildi, gülümsedi.
> “Avjin için. Odayı değiştireceğim.”
> “Neden?”
> “Orası misafir odası değil artık.
Orası onun evi olacak. Kendi nefesini bulsun istiyorum.”
---
Akşama doğru Bahoz, Avjin’in kapısını çaldı.
> “Biraz gelir misin?” dedi.
Sesi ne emredici ne de soğuktu.
Sadece yumuşak, sade bir çağrıydı.
Avjin sessizce ayağa kalktı.
Onun arkasından yürürken kalbi tuhaf bir şekilde hızlandı.
Avludan geçip arka tarafa geldiklerinde gözleri büyüdü.
Küçük bahçenin ortasında yeni düzenlenmiş bir oda vardı — duvarları beyaza boyanmış, penceresinde dantel perdeler asılı, içeride küçük bir sedir, bir masa ve duvara asılmış bir tablo.
O tabloyu görünce Avjin’in nefesi kesildi.
O tablo…
Baba evinden kalan, yangında kaybolduğunu sandığı eski bir tabloydu.
Küçükken abisiyle birlikte çizmişti.
Mavi bir deniz ve turuncu bir güneş…
Okyanus ve külün birleşimi gibiydi.
> “Bu…” dedi Avjin titreyen sesiyle, “Benimdi… bunu nereden buldun?”
Bahoz bir adım yaklaştı.
> “Köydeki eski evini araştırdım. Bir komşun saklamış.
Seni anlatan bir şey istedim bu odaya.
Geçmişini kaybetme diye.”
Avjin’in gözleri doldu.
O an, elindeki sargılı parmaklarla tabloya dokundu.
Sanki yanık acısı bile unutuverdi.
> “Neden bunu yaptın?” diye fısıldadı.
Bahoz gözlerini yere indirdi.
> “Çünkü artık sadece seni korumak istemiyorum.
Seni anlamak istiyorum, Avjin.”
Avjin bir an sustu, kalbi göğsünde hızla çarptı.
> “Ben kolay bir kadın değilim ağam.
Kader beni defalarca yakmış bir kül… belki de bana dokunan herkes yanar.”
Bahoz bir adım daha attı, sesi derindi.
> “Ben külü bilirim, Avjin.
Ateşten çıkanın kokusu kolay silinmez.
Ama o kül, toprağa düşerse… oradan yeni bir hayat filizlenir.”
Göz göze geldiler.
Bir anlık sessizlik, her şeyden daha fazlasını söyledi.
Avjin o an anladı —
Bahoz’un sevgisi yüksek sesli bir sevgi değildi,
ama bir söz gibi, ağır ve kalıcıydı.
---
O gece, Avjin yeni odasında otururken tabloda kendi çocukluk çizgilerine baktı.
Gözlerinden bir damla yaş süzüldü, ama bu sefer acıdan değil…
Bir şeylerin iyileşmeye başladığını hissettiği için.
Pencerenin dışında Bahoz ayakta duruyordu.
Sessizce odaya bakıyor, yüzünde belli belirsiz bir tebessüm vardı.
Sonra kendi kendine mırıldandı:
> “Okyanus da kül de sensin, Avjin… ama ben artık ikisini de sevmeyi öğrendim
Bölüm etkileşimi
