7. bölüm / 41
Emanet İhanetler7. Bölüm/ Asıl Hedef
Bölümler 41Şu an: 7. Bölüm/ Asıl Hedef
- 1 1. Bölüm/ Geri Dönüş1.448 kelime
- 2 2. Bölüm/ İlk Tohum1.248 kelime
- 3 3. Bölüm/ Masaya Düşen Kıvılcım1.888 kelime
- 4 4. Bölüm/ Eve Dönmek1.460 kelime
- 5 5. Bölüm/ Geçmişten Biri1.039 kelime
- 6 6. Bölüm/ Yeni Planlar1.318 kelime
- 7 7. Bölüm/ Asıl Hedef659 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm/ Kurucu1.068 kelime
- 9 9. Bölüm/ Güvenli liman: Gaye1.224 kelime
- 10 10. Bölüm/ Hangi Taraf1.326 kelime
- 11 11. Bölüm/ Eski Dost854 kelime
- 12 12. Bölüm/ Güvenmek1.142 kelime
- 13 13.Bölüm/ Kötü590 kelime
- 14 14. Bölüm/ İlk Kurşun1.430 kelime
- 15 15. Bölüm/ Karmakarışık1.393 kelime
- 16 16. Bölüm/ Tekrar Tekrar Tanışmalar1.275 kelime
- 17 17.Bölüm899 kelime
- 18 18.Bölüm/ Darbe857 kelime
- 19 19.Bölüm/ Savva1.029 kelime
- 20 20.Bölüm/ Bilinmez Yalanlar1.273 kelime
- 21 21.Bölüm/Yeni Adımlar939 kelime
- 22 22.Bölüm816 kelime
- 23 23.Bölüm/ Rüzgârlı Havalar895 kelime
- 24 Bölüm 24/ Kayıp786 kelime
- 25 Bölüm 251.437 kelime
- 26 Bölüm 26698 kelime
- 27 Bölüm 271.251 kelime
- 28 28.Bölüm647 kelime
- 29 29.Bölüm753 kelime
- 30 Bölüm 30884 kelime
- 31 Bölüm 31810 kelime
- 32 Bölüm 321.337 kelime
- 33 Bölüm 331.014 kelime
- 34 Bölüm 341.098 kelime
- 35 Bölüm 351.088 kelime
- 36 Bölüm 361.365 kelime
- 37 Bölüm 371.376 kelime
- 38 Bölüm 38840 kelime
- 39 Bölüm 39734 kelime
- 40 -Bölüm 40-1.435 kelime
- 41 Yazardan;144 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aşağıdan gelen seslerle gözlerimi açtım. Gaye'nin bağırmasıyla hemen yataktan kalkıp koşarak aşağı indim. Gaye odanın içinde sağa sola doğru yürürken babam da sinirle ona bakıyordu.
"N'oluyor?"
Sorumla ikisi de bana döndü. Babam sıkıntıyla nefesini dışarı verip tekrar Gaye'ye bakmaya başladı. Ben de Gaye'ye döndüm.
"N'oluyor dedim."
Gaye sinirle bana döndü.
"Sen her şeyden çıkmak zorunda mısın?"
Kaşlarım çatılırken, aklımdan bana böyle konuşması için bin bir tane neden geçti.
"Anlamadım Gaye, ne diyorsun?"
"Seninle ilgili bir durum yok Zümra. Karışma lütfen."
"Ne saçmalıyorsun Gaye! Ben yabancı mıyım ki benden bir şeyler saklıyorsun?"
İkimizde birbirimize sinirle bakarken babam araya girdi.
"Birbirinizle saygılı konuşun! Gaye sen dışarı çık hava al biraz."
Gaye sinirle dışarı doğru yürürken bende koltuğa oturdum.
"Annem nerde?"
"Ecrinle alış verişe gittiler."
Başımı anladım der gibi sallayıp oturduğum yerden kalktım.
"Zümra, Gaye bu aralar biraz gergin. Sen üstüne alınma."
"Neden olduğunu söylemeyecek misin baba?"
Babam derince nefes alıp gözlerime baktı.
"Masadaki herkes gergin. Biliyorsun ya işte; çalınan mallar, tuzaklar. Halledeceğiz ama."
"Rusya'dan arkadaşlarım var. Yardım edebilirler."
"Zümra ben seni bu olaylardan uzaklaştırmak için gönderdim oraya. Ne demek yardım edecek arkadaşlarım var?"
"Biliyordun baba durmayacağımı biliyordun. Şimdi bunları konuşup vakit kaybetmeyelim istersen."
Babamdan herhangi bir cevap almayınca odama doğru yürümeye başladım. Bu sırada annemle Ecrin de gelmişti.
Kahvaltı hazırlanırken bahçeye çıktım. Gaye sandalyeye oturmuş, uzaklara dalmıştı. Yanına doğru gittiğimi görünce kalkmak için hareketlendi. Yanımdan geçeceği sırada kolunu tutup durdurdum.
"Eğer benimle ilgili bir sıkıntın varsa konuşalım. Sen başkalarına sinirlenip bana sataşacak biri değilsin."
Gaye kolunu çekip dik dik gözlerime baktı.
"Biz seni gönderdiğimizde sadece öfkeliydin. Şimdi şeytan olarak dönmüşsün! Gözün dönmüş senin, aşağılık!"
Gaye'nin söyledikleri karşında dumura uğradım. Sinirle omzuma çarpıp içeriye geçti.
Neyi bildiğini ya da öğrendiğini bilmediğim için düşünmekten başım çatlamaya gelmişti. Kendimi yatağa atıp tavanı izlemeye başladım. Telefonum çalsa da umursamadım. İkinci kez çaldığında uzanıp telefonu elime aldım.
"Efendim Miraç."
"Merhaba Zümra, nasılsın?"
"Sağ ol, sen nasılsın?"
"İyiyim ben de. Müsaitsen akşam buluşalım. Seninle konuşmam gereken bir konu var."
Merakla kaşlarım çatılırken yataktan kalktım.
"Hayırdır?"
"Telefonda olmaz."
"Tamam, buluşalım."
"Ben ararım yine seni, görüşürüz."
"Görüşürüz."
Günün en başından başlayan gerginlik baş ağrımı iyice çoğaltırken tekar yatağa uzandım.
~5 Yıl Önce ~
Koltuğa uzanıp gözlerimi kapattım. Başım ağırmaya başlamıştı. Sessizliği ayak sesleri böldü. Ayak sesleri durduğunda yüzüme gölge düşmüştü. Yavaş yavaş gözlerimi açıp önümde bekleyen Ekin'e baktım.
"Bir şey mi oldu, niye uyumadın yerini mi yadırgadın yoksa?"
"Yanımda değilsin diye uyuyamadım."
Söylediğine hem göz devirip hem güldüm. Ekin hâlâ ayakta dikilirken bende ayaklarımı kendime çekip oturma pozisyonuna geçtim.
"Gel otur."
Yanıma oturduktan sonra elini uzattı. Anlamayarak yüzüne baktım.
"Ne istiyorsun?"
Gülüp, "Elini" dedi.
"Niye?"
"Uyku sersemliğiyle elini uzatırsın da belki el ele tutuşuruz diye düşünmüştüm."
Önce ne dediğini anlamaya çalıştım sonra da güldüm.
Uzattığı eline vurup elimi tekrar çektim.
"Sen niye uyumadın?"
"Başım ağrıyor biraz."
Benden uzaklaşıp koltuğun diğer başına geçti.
"Gel" dedi bacağına vurup.
Arada kalsam da uzandım.
"Kapat gözlerini de."
Gözlerimi de kapatınca başıma masaj yapamaya başladı. Sanki bütün sinirlerim gevşemişti. Rahatlarken kendi kendime gülümsedim. Ekin'in elleri durunca kaşlarımı çatıp gözlerimi açtım.
"Devam etsene!"
Aceleyle devam ederken bu hâline gülüp tekrar gözlerimi kapattım. Yarı uyur yarı uyanıkken Ekin konuşmaya başladı. Ne dediğini tam anlayamadım sonrasında da tamamen uyku moduna geçtim.
"...saydın, çok özlemişim."
-Şimdiki Zaman-
Arabamı park edip restorana doğru yürümeye başladım. Kafam hâlâ allak bullakken içimden keşke gelmeseydim diye geçiyordum. Restoran çalışanın yardımıyla Miraç'ın yanına gittim, geldiğimi görünce ayağa kalkıp elini uzattı.
"Erken gelmişsin?"
"Seni bekletmemek için."
"Gerek yoktu aslında, ne anlatacaksın?"
"Aç mısın?"
"Hayır değilim."
Gergin hâlleri iyice gün yüzüne çıkmaya başlarken merakım da artıyordu.
"Miraç hadi anlat."
İçine uzunca bir nefes çekip oturduğu yerde dikleşti.
"Zümra bunu yıllar sonra söylemek ne kadar doğru ya da mantıklı bilmiyorum ama bilmen gerekiyor diye düşündüm."
Miraç konuştukça kalbim hızlanmaya başladı. Dilimin kuruluğunu geçirmek için önümdeki suya uzanıp bir yudum içtim.
"Tarık'ın... yani kazanın olduğu gün Tarık arabada yalnız değildi. Biri daha vardı yanında."
Kaşlarımı çatıp ben de oturduğum yerde dikleştim.
"Nasıl yani? Kim vardı?"
Miraç önündeki suya uzandı bardaktaki su bitene kadar içti.
"Asıl hedef."
🪄
Bölüm etkileşimi
