Emanet İhanetler kitap kapağı

19. bölüm / 41

Emanet İhanetler

19.Bölüm/ Savva

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 41Şu an: 19.Bölüm/ Savva

"Babana bunu nasıl yaparsın?"

Annemin gözlerine bakamıyordum. Başım önümde bekliyordum. Eğer hareket edebilseydim bu evden hemen çıkıp giderdim, hareket edemedim.

Annemin çenemden tutup başımı kaldırmasıyla göz göze geldik.

"Nasıl yaptın Zümra?"

Gözlerindeki öfkeyle karışık hayal kırıklığı bariz belli oluyordu.

"Çok öfkeliydim." Dedim kısık sesle.

"Öfkemi daha fazla içimde tutamadım." Diye devam ettiğimde elini sinirle çenemden çekti.

"Bu yüzden mi babanı öldürmek istedin?"

Hızla başımı yana salladım.

"Hayır anne, ölmesini için değildi. Sadece buraya dönmek istedim."

Annem hâlâ sinirle bakarken ağlamamak için kendimi tutsam da başaramadım.

"Bir süre gözüme gözükme."

Arkasını dönüp giderken tekrar konuştum.

"Evime dönmek istedim anne."

Adımları yavaşlasa da durmayıp devam etti. Gözlerimden akan yaşları silip odama çıktım. Gaye odamda oturuyordu. Benim geldiğimi görünce hızla ayağa kalkıp yanıma geldi.

"Zümra annem duydu. Tolgayla konuşuyordum, bir an boşluğuma geldi. Annem de duymuş."

Gaye'nin yanından geçip dolabı açtım. Buraya geldiğimde tüm eşyalarımı yerleştirmemiştim. Dolapta kalanları da valize yerleştirirken, Gaye kolumdan tutup beni kendine çevirdi.

"Nereye?"

Tekrar önüme döndüm.

"Bir süre dedemin yanında kalacağım."

Eşyalarımı yerleştirip kapıya dönünce Gaye'nin ağladığını gördüm.

Elimdeki valizi yere koyup yanına oturdum.

"Senin bir suçun yok, ben yaptıklarımın cezasını çekiyorum. Bu beklediğim bir şeydi. Kendini boşuna üzme, her şey yoluna girecek."

Hayır bu beklediğim bir şey değildi. O kazanın benim isteğimle gerçekleştiğini ne Gaye ne de annem öğrenmeliydi. Bir sır olup benimle gömülmeliydi. Yaptığım küçük bir hata beni altüst ediyordu. İşin ipini elimden tamamen kaçırmadan toparlanman gerektiğini biliyordum. Kafam bu denli allak bullakken nasıl toplanacağımı bilmiyordum ama halledecektim, halletmeliydim.

Oturduğum yerden kalkıp kapıdan çıktım. Merdiverlerden sessizce inmeye özen gösterdim. Sonunda arabama bindiğimde gözlerim yine dolmaya başladığında hızla bahçeden ayrıldım.

Bitmeye gelen sigaradan son bir nefes alıp söndürdüm. Bakışlarımı aşağı çevirip ayağımın dibindeki uçuruma baktım. Burayı tuhaf bir şekilde seviyordum. Sessiz, sakin ve ürkütücü görünüyordu ama hoşuma gidiyordu. Rüzgârın birden hızlı esmesiyle saçlarım yana uçuşunca gülümseyip oturduğum yere uzandım.

"Evden kovulmak için ne güzel bir gün ama!"

Kendi kendime konuşup güldüm.

Çalan telefonumu duymazdan gelip gözlerimi de kapattım. Aradan çok geçmeden duyduğum araba sesiyle daldığım düşüncelerden sıyrıldım. Yaklaşan adım seslerine rağmen gözlerimi açmadım. Kimin geldiğini tahmin edebiliyordum.

"Ne yapıyorsun burada?"

Savva'nın sert sesine gülümserken gözlerimi açtım. Başımın ucuna dikilmişti.

"Seni bekliyordum."

"Telefonundaki uygulama olmasaydı seni bulamazdım." Derken elini uzatmıştı. Uzattığı elinden tutarken, "Sen beni her zaman bulursun." dedim. Dudakları kıvrılırken başını evet der gibi salladı. Yüz yüze geldiğimizde gözlerimin içine bakıyordu. Ağladığımı elbette anlamıştı. Tek koluyla beni kendine çekip sarıldı. Sarılmasına, sıkıca sarılarak karşılık verdim.

~~ 8 yıl önce~~

Sıkıntıyla yürümeye devam ederken tekrar arkama dönüp arkamdaki iki adama baktım. Babamın başıma diktiği adamalara. Evde sıkıldığım için nereye olduğunu bilmeden yürüyordum. Köşeyi dönünce dört-beş adamın yerde yatan birini tekmelediğini görünce şoke olmuştum. Arkamdaki adamlar da yanıma gelip durunca beni hemen arkaya çekip başka tarafa yürümem için yönlendirdiler. Arkamı döndüğüm sırada acıyla karışık bir inleme duyunca arkaya dönüp yerdeki adama baktım. Elini uzatacak gibi olsa da bir tekme daha yiyince eli yere düşmüştü. Yanımdaki adamlara dönüp polisi aramalarını söyleyince önce birbirlerine baktılar.

"Biz karışmazsak daha iyi Zümra Hanım."

Dediğimi yapmayacaklarını anladığımda elimi çantama attım. Çıkardığım silahla havaya bir el ateş atınca herkes donup kalmıştı. Kavgadaki adamlar bir anda koşarak uzalaşınca yerdeki adamın yanına yürüdüm. Kandan yüzü görünmüyordu. Baygın yatıyordu belki de ölmüştü bile. Nefesini kontrol etmek için eğilince elimden tutunca irkilip geri çekilsem de kendimi toparlayıp kalkması için yardım etmeye çalıştım. Yapamayınca karşımdaki korumalara döndüm.

"Yardım edin."

Yerdeki adamı kaldırıp arabaya götürünce, "Hastaneye." dedim.

Korumalardan birisi dönüp, "Gidemeyiz, polis işin içine girerse sizin için riskli olur."

"Eve o zaman." Dedim itiraz istemeyen sesle.

Biz eve gelmeden adamların ayarladıkları doktor eve gelmişti bile. Yaralı adamın pansumanları tamamlanırken, ben salonda oturuyordum. Doktor giderken en az bir hafta dinlensin dediğinde yanımdaki adamlara döndüm.

"Eğer bundan babamın haberi olursa sizin de başınız yanar. O yüzden bunlar hiç yaşanmamış gibi davranacağız."

Doktorun çıktığı odaya sessizce girip yataktaki yüzü gözü tanınmayan adama baktım. Gözünün altındaki morlukları görünce yüzümü buruşturup odadan geri çıktım.

Öğlene doğru uyanmıştım. Kahvaltımı yaptıktan sonra yaralı adamın odasına doğru ilerledim. Kapıyı yavaşça açsam da yatan adam gözlerini açakcak gibi olunca hareket etmeden bekledim. Gözlerini yavaş yavaş açınca bende yanına doğru yürüdüm.

"İyi misin?"

Adam yüzüme boş gözlerle bakınca kaşlarımı çattım. Adam Türkçeyi nereden bilsin diye söylendim kendi kendime.

"Sen kimsin?"

Duyduğum türkçe cümleyle kaşlarım havalandı.

"Ben Zümra. Sen kimsin?"

"Savva." Dedi gözlerini tekrar kapatırken. Başka ses gelmeyince tekrar uyuduğunu anladım ya da bayıldığını. Odadan çıkıp bahçeye çıktım. Soğuk havaya aldırmadan soğuk sandalyeye oturdum.

~~Şimdiki Zaman~~

Savva'nın kollarından ayrılıp yüzüne baktım.

"Artık biz bize kaldık."

Savva kolunu omzuma atıp yürümeye başladı.

"Artık daha tehlikeliyiz."

Söylediğine güldüm.

"Öyle görünüyor."

Arabamın yanına gelince kapımı açtı. Koltuğa oturduğumda kapıyı kapatmadan konuştu.

"Miraç'ın telefonu avucumuzun içinde. Bugün masanın diğer üyeleriyle görüşecek. Başkanlık için ikna etmeye çalışacak. Seninkini adamlarımdan birine takip ettiriyorum. Şüpheli bir durum yok şimdilik. Milan otelden çalışıyor, Miraç'ın telefonunu o takip ediyor. Depolardaki malları satışa çıkardım. Hepsi yurt dışına gidecek. Silahlar hariç. Onları bize sakladım."

Savva'nın konuşması bitince geriye yaslanıp başımı ona çevirdim.

"İyi ki varsın."

Küçük bir gülümsemeyle birlikte arabanın kapısını kapattı.

-
Elimdeki valizi içeri bırakıp bahçeye dedemin yanına çıktım. Geleceğimden haberi vardı. Etrafı yine kalabalıktı. Geri içeri girmek için dönünce bahçeye doğru gelen Uygar'ı görünce duraksadım. Bir anlığına göz göze gelsekte bakışlarını hemen çekmişti. Bende yoluma devam edip içeri girdim.

Paketteki son sigarayı da bitirdikten yakınlandaki markete gitmek için ayaklandım. Dedemin misafirleri hâlâ gitmemişti. Çantamın içini kontrol ettikten sonra dışarı çıktım. Market sandığım kadar yakın değilmiş. Yarım saate yakın yürüyüşten sonra alacaklarımı alıp yeniden yola koyuldum. Yeni paketimi açıp içinden bir dal yaktım. Canım sıkkın olunca daha çok içiyordum ve canım çok sıkkındı. Yanıma yanaşan arabaya aldırış etmeden yürümeye devam ettim.

"Nasılsın?"

Sigaradan bir nefes çekip arabanın içindeki kişiye döndüm.

"İyi."

"Konuşalım mı biraz?"

Yürümeye devam ettim.

"Hayır."

Araba hızanıp ilerlediğinde gittiğini sanmıştım ama ilerde durdu. Uygar lüks arabasından inip arabasına yaslandı. Onun yanına gidene kadar sigaram bitmişti. Yanından geçip gideceğim sırada önüme geçti.

"Konuşalım."

Gözlerine dik dik baktım, "Gerek yok."

Arabanın kapısı açıp binmemi bekleyince kapıyı geri kapattım.

"Gerek kalmadı dedim."

Sakince bakıyordu.

"Bir günde ne değişti?"

Omuz silktim.

"Sana sormalı, bir günde ne değişti?"

"Hâlâ aynı düşüncedeyim."

"Ne konuşacaksın o zaman benimle?"

Ellerini cebine attı.

"Dün iyi görünmüyordun, merak ettim."

Birkaç saniye yüzüne baktıktan sonra gülümseyip yoluma devam ettim. Bana acımaya başlamıştı. Ne büyük bir hata ama!

🤚🏻

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

101okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.