Emanet İhanetler kitap kapağı

6. bölüm / 41

Emanet İhanetler

6. Bölüm/ Yeni Planlar

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 41Şu an: 6. Bölüm/ Yeni Planlar

Miraç arkadaşlarına uzaktan selam verip yanıma geldi. Biraz soğuk biraz mesafeli sarılmamızdan sonra masaya oturduk.

"Başta tanıyamadım seni. Dikkatli bakınca dedim bu bizim deli kız."

"Uzun zaman oldu tabii."

Gülen yüzü normal hâline dönerken uzun uzun yüzüme baktı.

"Nasılsın?"

Öyle içten sormuştu ki sanki "içindeki tüm sıkıntıları anlat ben burdayım" der gibiyidi. Sorusuna cevap vermek istemedim.

"Sonunda buradayım. Evimde olmak güzel. Sen nasılsın?"

"İyiyim. Doğan Amca nasıl oldu?"

Paketimden sigaramı çıkarıp yaktım.

"O da iyi. Birkaç ay dinlenmesi gerekiyormuş."

Miraç dikkatle beni incelerken bende geriye yaslanıp onu izlemeye başladım. Önce biraz şaşırdı çünkü babam izin vermezdi. Uzak kaldığımız zaman içerisinde onun iznine ihtiyaç duymamıştım. İçtiğimi biliyor sağlığıma zararlı olduğunu söylüyor sürekli.

"Babama bunu kim yaptı ya da yaptırdı?"

Miraç sıkıntıyla yerinde hareketlendi.

"Zümra yani emin değiliz ama nasıl söylesem kaza şekli Tarık'ın kazası gibi."

Sigaramdan bir nefes çekip Miraç'ın gözlerine diktim gözlerimi.

"Öyle mi olmuş? Babam bundan bahsetmedi."

"Meraklanma diyedir."

"Sence bu söylenmeyecek bir konu mu?"

Aramızdaki konuşmalar ciddileştikçe seslerimiz de sertleşmişti.

"Baban seni bu işlerden uzak tutmak istiyor Zümra. Haklı olarak."

"Nedenmiş o?"

"Neden mi? Sen gelip herkesi tehdit ettin farkında mısın?"

"Aradan sekiz yıl geçti koskoca sekiz yıl. Ayrıca çocuktum o zaman."

"Vaz mı geçtin intikamdan?"

-Hayır.-

"Evet."

"Kimseye dokunmayacaksın?"

-Elimden geleni ardıma koymayacağım.-

"Evet, kimseye dokunmayacağım."

"Neyin peşindesin Zümra?"

"Masayla çalışmayı düşünüyorum."

"Ne?"

Miraç şaşkınlıkla yüzüme bakarken, kendimden emin şekilde bende ona bakıyordum.

"İzin vermezler."

"Yanımda olmanı istiyorum."

Elimi onun elinin üzerine götürüp gözlerine baktım.

"Bu isteğim masada oylamaya sunulacaktır. Gaye'nin dediğine göre masanın malları çalınıyormuş. Ben size yardım edeceğim sizde bana küçük bir iyilik yapacaksınız. Destek ol bana."

Beni dinlerken gözü elime kayıp duruyordu.

"Masanın bulamadıklarını sen nasıl bulacaksın Zümra? Hem baban da izin vermez buna."

Elimi elinden çekip tekrar arkaya yaslandım.

"Bulabilirim diyorsam bulurum. Nasıl olduğu kimseyi ilgilendirmez. Sen bu dediklerimi düşün. Şimdi gitmem lazım."

"Gidiyor musun hemen?"

"Bundan sonra sık sık görüşeceğiz zaten."

Masadan kalkıp telefonumu ve sigara paketimi elime aldım.

"Görüşürüz."

Yerinden kalkmasını beklemeden hızla kafeden çıktım.
Arabayı çalıştırıp yola çıktım.

Sonunda geldiğimde arabayı park edip eşyalarımı aldıktan sonra yine hızlı adımlarla yüksek binaya girdim. Asansöre binip beklemeye başladım. Asansör durduğunda inip eve doğru yürüdüm. Kapıyı çaldığımda artık tamamen heyecanlıydım.
Ekin kapıyı içten gülümsemesiyle açmıştı. Ben de ona aynı şekilde gülümserken ikimizde konuşmadan olduğumuz yerde dikiliyorduk.

"İçeri almayacak mısın beni?"

Daha da gülerken elini uzatıp "Gel" dedi. Bende elimi uzatınca beni içeri çekip kapıyı kapattı. Şimdi içerdeydik ama yine kapının önündeydik. Elimi bırakmadan diğer eliyle sarıldı. Boyu bana göre çok uzundu. Başım onun çenesine bile değmiyordu. Ben ona daha sıkı sarıldım.

"Çok özledim seni."

"Benden daha çok özleyebileceğini sanmıyorum Zümra."

Hâlâ sarılırken saçımdan öpüp benden ayrıldı. Yüzünü görebilmek için başımı kaldırdığım da çocuk gibi hissettim kendimi. Ekin de gülüp yanağımdan öptü. Elimi tutup yürümeye başlayınca bende yürüdüm. Salona girip koltuğa oturmuş beni de kucağına oturtmuştu. Oturduğumuz yerde sarılmaya devam ettik.

"Bugün burada kalsan?"

"Daha yeni geldim, annemlerle vakit geçirmek istiyorum."

Ekin saçlarımla oynarken yüz yüze gelmemizi sağladı. Konuşmadı. Sadece sarılmaya devam etti.

~

"Zümra hadi gel, kahveler hazır."

Yüksek binadan dışarı izlerken Ekin'in sesiyle mutfağa gittim.

"Aç olmadığına emin misin?"

"Evet."

Karşılıklı oturup kahvelerimizi yudumlarken elimi kendine çekip öptü.

"Evde her şey yolunda mı?"

Konuşmadım. Öylece Ekin'in gözlerine bakıyordum. Elimi tekrar öperken, "Kendini çok yoruyorsun." Dedi.

"Sence çok mu zorluyorum?"

Ekin sorumla duruşunu biraz dikleştirdi. İfadesiz bir şekilde bakıyordu. Düşünüyordu. Kendi içinde yaptıklarımı, yaptıklarımızı tartıyordu.

"Abin de senin için aynı şeyleri yapardı."

Gözlerim dolarken babamın hâli gözümün önüne geldi.

"Babam..." sesim kısılırken derin bir nefes aldım kendime gelmek için. "Babamı o hâlde görünce kendimden soğudum. Görmek istediğim gibiydi ama.. ne bileyim işte."

Ekin sandalyesinden kalkıp arkamdan sarıldı.

"Tüm öfken geçene kadar istediğini yap Zümra, hep yanında olacağım."

"Ekin seni de üzüyorum değil mi?"

Kaşları çatık şekilde bana bakarken gülümsedi.

"Kafanda kurmuşsun kızım sen."

Söylediği şeye gülerken sarılmaya devam ediyordu. "Seni çok seviyorum Zümra, sana olan sevgim her zaman ağır basacak." Sakince ağır ağır konuşuyordu. Ağlamaklı gözlerle dönüp yüzüne baktım. Yine gülümsüyordu. Bir şey demeden bana sarılı olan kollarına sarıldım. Hâlâ ilk zamanlarımız gibi huzur veriyordu bana.

-5 Yıl Önce-

Odamda saçlarımı düzeltirken kapının sesiyle odadan çıkıp merdivenlerden inmeye başladım. Bugün Ekin gelecekti. Diğer gelişinin ardından iki ay geçmişti. Bu da zaten ikinci gelişiydi. Her ne kadar gelmesine gerek olmadığını söylesem de "Seni görmek istiyorum" deyip yine gelmişti. Merdivenlerden inmem bitince evin çalışanlardan bir ablayla karşı karşıya geldik.

"Ben de size haber vermeye geliyordum. Beyefendi içeride sizi bekliyor."

Ablaya gülümseyip tamam dercesine kafamı salladım. Salona girdiğimde Ekin kanepeye uzanmıştı. Gözlerini de kapatmıştı. Karşı kanepeye geçip oturudum. Hâlâ konuşmayınca bende sessiz kaldım. Ben yüzünü incelerken gözlerini açıp birkaç saniye tavana bakıp bana döndü. Yine konuşmuyordu. Ondan ses gelmeyince ben konuştum.

"Çok yorgunsan misafir odası hazır, geç uyu."

Başını iki tarafa salladı.

"Seni görmek yorgunluğumu alıyor."

Sanki bana hergün böyle şeyler söylüyormuş gibi rahattı. Ben yüzüne bakmaya devam ederken bana doğru dönüp kolunu kafasının altına aldı.

"Geçen sefer beni almaya gelen adam arkadaşın mı?"

Savva'dan bahsettiğini anlamıştım.

"Evet."

"Ona güveniyor musun?"

Arkama yaslanıp, "En az sana güvendiğim kadar." dedim.

Güldü. "Ucu açık bir cevap oldu bu."

Bende güldüm. "Nasıl anlamak istersen."

Uzandığı yerden kalkıp karşıma oturdu.

"Toplantıda konuşulanlar, yeni işler, teslimatlar, tahsilatlar, ne-ne zaman-nerede yapılacak, istediklerinin hepsini getirdim."

Bana yardım ediyordu. Hem de kimsenin etmeyeceği kadar.

"Benim onlarla bir derdim var. Peki sen neden yapıyorsun bunu?"

"Sana yardım edeceğimi söylemiştim önceden."

"Neden ama?"

"Sebep olarak senin istemen yeterli Zümra."

Kaşlarımı çattım. "Dalgamı geçiyorsun lan sen benimle!"

Sinirle yüzüne bakarken o gülmüştü hem de kahkahalarla.

"Ne güzel 'lan' diyorsun sen öyle."

Yerimden kalkıp bahçeye çıktım. Derin nefes alıp yayımı ve okumu elime aldım. Attığım hiçbir okla hedefi tam ortadan vurmadım. Yaklaşıyordum ama olmuyordu. Malzemeleri masaya koyup tekrar içeri girmek için geri döndüm. Ekinle göz göze gelmiştik. İçeriden beni gülümseyerek izliyordu. Yanına gidene kadar bakışlarını çekmedi.

"Karşında ben olduğumu düşünseydin hiçbirini kaçırmazdın." dedi yine gülerek.

"İyi, bir daha ki sefere denerim."

Beni geride bırakıp yemek masasına doğru yürüdü. Ben de peşinden gittim. Sessizce yemeğimizi yerken telefonu çaldı. Masanın üzeriden telefonunu alıp konuşmaya başlayınca kaşlarını çattı. Yemeğimi bırakıp onu izlemeye başladım. O da bana bakıyordu. Karşısındaki kişinin uzun konuşmasını dinleyip sadece "tamam" deyip telefonu kapattı.

"Babanla dayın silahların tahsilatını haftaya yapacaklarmış, karşı taraf acil demiş." Bir taraftan yemeğine devam ediyor bir taraftan da benimle konuşuyordu. Bardağını eline alıp bir yudum içtikten sonra, "Ne yapıyoruz şimdi?" diye sordu.

"Sadece küçük bir pürüz çıkaralım. Kolayca halledecekleri bir şey. Polise tahsilat yerini söylersiniz. İçerideki adamları hemen uçururlar haberi zaten."

Ekin dikkatle beni dinlerken başını salladı.
"Yavaş yavaş hareket edeceğiz. Bir anda karşılarına güçlü şekilde çıkarsak şüphelenirler ve bizi bulmaları çok zor olmaz."

"Doğru bizi bulmaları kolaylaşır." dedi muzip şekilde.

Göz devirip yemeğime döndüm.

"Bu arada Savva da seninle dönecek."

"Neden?"

"Benim yerime gibi düşün."

"Senin yerine o hayvan gibi adamı mı düşüneceğim şimdi?"

Başını hayır der gibi sallayıp, "Bunu asla yapmayacağım." dedi. Ben onun bu hareketelerine gülerken o yine yüzüme bakarak dalıp gitmişti.

-Şimdiki Zaman-

Eve girip babamı görmek için yanına gittim. Yatağına uzanmış kitap okuyordu. Beni görünce gülümseyip kitabını kenara koydu.

"Gelsene içeri kızım"

Yanına gidip bende onun gibi uzandım. Ben tam karşıya bakarken babam yan dönmüş bana bakıyordu.

"Buraları çok özlemişim."

Babam dikkatle kolunu kaldırıp omzuma koydu ve beni biraz daha kendine çekti.

"Burada olduğun için mutluyum Zümra." deyip saçlarımı öptü. Boynunu eğince canı yanmıştı. Elini boynuna götürüp duruşunu düzeltti. Onun bu hâli görünce gözlerim dolmuştu. Görmemesi için başımı eğdim. Eliyle saçlarımı okşarken, "Benim kızım değil de abinin kardeşi gibisin gerçekten." Hâlâ saçlarımla uğraşırken kendi kendine kısaca güldü.

"Abin de sürekli, 'Ben annemin oğluyum' derdi."

Başımı kaldırmadan babamı dinliyordum.

"Gözünüz kararınca karşınızda kim var görmüyorsunuz. Tıpkı anneniz gibi."

Babamın dedikleriyle kalbim hızlanmaya başları. Başımı kaldırıp babamın yüzüne baktım. Eli hâlâ saçımdayken kafasını geriye yatağın başlığına yaslayıp gözlerini kapatmıştı. Kastettiği şey başına gelen kaza mıydı tam bilemiyorum. Ben babamın yüzüne bakarken üzerimde hissettiğim gözlerle kapıya doğru döndüm. Gaye ifadesiz suratıyla bana bakıyordu. Gözlerimin içine içine bakıp babama döndü. Baştan aşağı babamı süzüp tekrar bana baktı sonra da dönüp gitti. İçimi sıkıntı basarken yatakta daha da küçülüp gözlerimi kapattım.

🪄

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

106okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.