Emanet İhanetler kitap kapağı

5. bölüm / 41

Emanet İhanetler

5. Bölüm/ Geçmişten Biri

Vaveyla Yazarı: e s

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 41Şu an: 5. Bölüm/ Geçmişten Biri

Sabah yine erkenden uyandım. Hava yeni yeni aydınlanıyordu. Önceki günün yorgunluğunu atamadığım için yataktan çıkmadan tavana bakmaya başladım. Bu evde kaldıkça aklım eskiye gidiyordu. Yani abime. Sekiz yıl olmuştu, nasıl geçtiğini anlamadığım sekiz yıl. Şimdi otuz yaşında olacaktı. Belki evlenmiş olacaktı hatta belki çocuğu olacaktı. Güzel bir eş, güzel bir baba olurdu. Düşündükçe içim acımaya başlayınca yataktan kalkıp pencereyi açtım. Serin hava ilk üşütse de sonrasında alıştım. Böyle işte insan er ya da geç alışıyordu. Buna da alıştın dedim kendi kendime.

Arabadan inip yürürmeye başlayınca telefonumda çalmaya başladı. Annem arıyordu.

"Efendim anne?"

"Kızım nerdesin?"

"Dışarı hava almaya çıktım."

"Tek misin?"

"Anne kaç yıl geçti, hâlâ mı?"

"Ne bileyim, bir şey olursa diye."

"Bir şey olmaz anne. Bu kadar pimpiriklenme."

Söylediğim cümleyle yürümeyi bıraktım. Beynimde tekrar tekrar yakınlanıyordu. Ne demiştim ben.

-"Zümra bir şey olmayacak kızım. Bilirsin abin biraz pimpiriklidir."-

Bir şey olmaz anne. Bu kadar pimpiriklenme.

Babam gibi konuşmuştum. Onun gibi kestirip atmıştım konuyu. Gözlerim dolmaya başlayınca hızla yürüyüp merdivene oturdum. Annem ablamın nişanlısının geleceğini ve geç kalmamamı söyleyip kapatmıştı. Elimdeki telefonu sıkarken sinirim kendimeydi. Babam gibi düşünmek ya da konuşmak istemiyorum. Ama tıpkı onun gibi hareket ediyordum.

Oturduğum yerden kalkıp tekrar yürümeye başladım. Nereye gittiğimi bilmeden.

~~~

"Yine mi onlar? Allah'ın belaları. Artık elle tutulur bir şey bulun. Ne zaman işe yaramayı düşünüyorsunuz?"

"..."

"Tamam kapat. Bir şey çıkarsa hemen beni ara."

Babamın sinirli sesi odada yankılanırken ben de telefonumla uğraşıyordum. Konuşması bitince babama döndüm. Sinirli görünüyordu.

"N'oluyor baba?"

Sıkıntıyla bana dönerken ne diyeceğini bilmez gibiydi. Tabii bana söylemek istemiyor da olabilirdi.

"Önemli bir şey değil kızım. Halledeceğiz."

Evet bana söylemek istemiyordu.

Omuz silkip "tamam" dedim.

Bu kez Gaye sinirle salona girdi.

"Baba yine çalmışlar. Arkalarında da kimseyi bırakmamışlar. Bizim adamlarımız bile ortada yok. Ne dirileri ne ölüleri."

Kaşlarımı çatıp babama döndüm.

"Önemli olmadığına emin misin baba?"

Gaye de oturup babamın konuşmasını bekliyordu. Babamın düşünceli hâli devam ederken Gaye dayanamayıp konuşmaya başladı.

"İki yıldır masanın malları çalınıyor. Başlarda masaya bulaşmıyorlardı. Ufak tefek işlerle uğraşıyorlardı. Yani araştırınca öyle olduğunu öğrendik. Sonra bize de dadanmaya başladılar. Kim olduklarını bilmiyoruz. Hatta onlara çalışanlar bile bilmiyor. Sanki karşımızda hayalet var."

"Koskoca masa bulamadı mı yani? Sizin bulamadığınızı kim bulacak?"

Gaye sıkıntıyla nefesini verdi.

"Yok işte Zümra. Boşlukta aramak gibi bir şey."

Üçümüzde sessizleşince düşünmeye başladım.

Konuşmaya başlayıp sessizliği böldüm.

"Yardım edebilirim size."

Babam bunu dememi bekliyormuş gibi hemen atıldı.

"Hayır! Sen karışmayacaksın."

"Baba eğer yardım edebilecekse bırak etsin." dedi Gaye.

"Hayır dedim Gaye!"

Babamın bir kez daha reddetmesiyle gün içinde bu konu hakkında konuşmadık.

~~~

"Sonunda yüz yüze tanışabildik Zümra."

"Evet biraz geç oldu ama tanışabildik sonunda."

İkimizde birbirimize gülümsedikten sonra Tolga yani ablamın nişanlısı tekrardan babamla konuşmaya devam etti.

Ablamla bir yıl önce nişanlandılar. Daha öncesinde de birbirlerini tanıyorlarmış. Ünivesite, arkadaş ortamı derken samimiyetleri ilerleyince ilişkileri için ciddi bir adım attılar. Biraz da annemin ısrarıyla. Tolga'yı annem de babam da seviyordu. Babam çevresine sorup soruşturunca temiz çocuk demişti. Birkaç aya evlenmeyi düşünüyorlar.

"En az bir ay daha basmayacaksınız üstüne. İyileşme daha da gecikir. Zorlarsanız kalıcı hasarlar da oluşabilir."

"Oğlum ben böyle yatacak mıyım hep?"

"Bir süre idare edeceksiniz."

Babamla Tolga konuşurken içeri Ecrin girdi. Yanıma oturup telefonumu uzattı. Odamda bırakmıştım.

"Sana ulaşamayınca beni aradı da."

Kaşlarımı çatıp, "Önemli bir şey mi varmış?" dedim.

"Yoo seni özlemiş."

"Dalga geçme benimle."

"Müsait değilse işini gücünü bırakıp beni arasın dedi."

Ecrin imayla bakarken onun bu hâline yalandan göz devirdim.

"Tamam, ben odama çıkıyorum."

Yerimden kalkarken Gaye de benimle birlikte kalktı. Odadan çıkınca koluma girip heyecanla konuşmaya başladı.

"Nasıl sevdin mi Tolga'yı?"

"İyi birine benizyor. Sen sevdiysen tamamdır zaten."

"Birbirinizi tanıyınca iyi anlaşacaksınız bence."

"Neden olmasın."

Annemin seslenmesiyle Gaye mutfağa giderken ben odama çıktım. Telefona iki arama düşmüştü. Daha fazla bekletmemek için yatağa oturup geri aradım.

Üçüncü çalışında açtı.

"Zümra."

Sesi yine canlıydı.

"Aramışsın telefon yanımada değildi."

"Evet aradım. Seni ne zaman görebileceğim?"

"Bugün dışarı çıktım. Babam peşime adam takmış. Eve gelene kadar peşimden ayrılmadılar."

"Saklanacak mıyız?"

"Çocuk değiliz. Neden saklanalım?"

"Tamam. Bu kez de sen bana gel."

Söyledikleriyle gülümserken ikimizde sessizleştik.

~~~5 Yıl Önce~~~

"Nerdesin?"

"Çok uzakta."

"Seni görmeye gelebilir miyim?"

"İyi bir fikir olduğunu sanmıyorum. Babamın hemen haberi olacaktır."

Karşı taraftan ses gelmeyince telefonu kulağımdan çekip ekrana baktım. Telefonu kapatmamıştı ama konuşmuyordu da.

"Yardım edecek misin?"

"Zümra..."

"Efendim."

"Seni görmeye geleceğim."

~

Ekin konuşmamızdan iki gün sonra yola çıktığına dair mesaj atmıştı. Savva'yı Ekin'i alması için havaalanına gönderdim. Ekinle yalnızca bir kez konuştuk ve aradan üç yıl geçti. Yine de bir telefonumla buraya gelmişti.

Hedef tahtasına nişan alıp atışımı yaptığımda arkamdan Savva'nın sesini duydum. Yayımı masaya koyup arkama döndüğümde Ekinle göz göze geldik. İlk gördüğüm gibi hâline pek benzemiyordu. Gerçi çok iyi hatırlamıyordum ama geçen üç yıl ona yaramış gibiydi. Ben onu süzerken o da yanıma doğru yürümeye başladı. Karşı karşıya geldiğimizde elimi uzattım.

"Hoş geldin. Yolculuk nasıl geçti?"

"İyi."

Aramızda yine sessizlik olunca içeriyi işaret ettim.

Ev sıcak olduğu için üzerimdeki hırkayı çıkarıp kenara koydum. Ekin'in gözleri kolumdaki dövmelere takılınca, "yeni yaptırdım" diye gereksiz bir bilgi verdim.

"Fark ettim, önceden yoktu."

Gülerek, "Sadece bir kez gördük birbirimizi" dedim. Karşısına oturup masanın üzerindeki sigaraya uzandım. Sigaramı yakıp içime çektikten sonra tekrar Ekin'e döndüm.

"Ee neler yapıyorsun?"

"Aynı."

"Ne aynı? Sanki daha önce neler yaptığını anlatmışsın gibi."

"Anlatmaya gerek var mı? Baban ablan ne yapıyorsa onu yapıyorum bende."

"Buraya kadar gelmene gerek var mıydı gerçekten?"

Yerine daha da yerleşirken, "Evet vardı." dedi.

Sigaramı dudaklarıma götürüp çekerken beni izliyordu. Paketi ona uzattım ama başını hayır dercesine salladı.

"Senden nasıl bir yardım isteyeceğimi sormayacak mısın?"

Başını iki yana salladı.

"Hayır sormayacağım."

Bana yardım etmeyeceği düşüncesiyle kaşlarımı çattım.

"Neden?"

"Eğer isteyeceğin şeyi telefonda söyleseydin belki reddedebilirdim ama buraya gelip seni görünce o hakkı kendi elimden aldım. Ne istersen yapacağım."

~~~

~Şimdiki Zaman ~

Arabayı çalıştırıp bahçeden çıkarken tekrar arkaya baktım. Dünkü araba yine peşime takıldı. Hızlanıp yoluma devam ederken babamı aradım.

"Söyle kızım."

"Baba şu an arabayla son sürat gidiyorum eğer peşimdeki adamlarını geri çekmezsen hızımı düşürmeyeceğim."

Babamdan bir süre ses gelmedi sonra da telefonu kapattı. Birkaç dakika sonra arkamdaki araba yavaşladı. Tekrar arkaya bakınca arabanın tamamen gözden kaybolduğunu gördüm. Bende yavaşlayıp yoluma devam ettim.

Aldığım adrese gelince eşyalarımı alıp arabadan indim. Merkezden uzak bir kafeydi. Masaya oturup beklemeye başladım. Beklediğim kişiyi sonunda kapıda görünce gülerek kalkıp yanıma gelmesini bekledim. Yanıma gelmesine beş-altı adım kalınca bir kızın sesiyle ikimizde o tarafa döndük.

"Miraç gelsene buraya."

....

🪄

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

110okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.