61. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ58. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 58. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime · Okuduğun bölüm
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda Batuhan hâlâ yanımda uyuyordu. Bir kolu belimdeydi, yüzü boynuma gömülmüştü. Dün gece yaşadığımız o gerginlikten sonra ilk defa bu kadar huzurlu görünüyordu.
Sessizce yataktan kalkıp perdeyi araladım. Hava kapalıydı. Yağmur yağacak gibiydi.
Tam mutfağa inip kahve yapacaktım ki telefonum titreşti.
Ekranda yine aynı isim vardı.
Deniz.
Kaşlarım istemsizce çatıldı.
“Günaydın Yasemin 🌸
Bugün kursa erken gelir misin? Konuşmak istiyorum.”
Mesajı görünce içime garip bir sıkıntı çöktü.
Dün Batuhan’ın söyledikleri aklıma geldi.
“Bu adam sana neden mesaj atıp duruyor?”
O an ilk defa Batuhan’ın haklı olabileceğini düşündüm. Çünkü artık bu mesajlar normal gelmemeye başlamıştı.
Cevap vermeden telefonu kapattım.
Aşağı inip kahve hazırlarken Batuhan da uyandı. Merdivenlerden inerken saçları dağınıktı. Üzerinde siyah eşofman vardı. Uykulu hali bile fazla yakışıklıydı gerçekten.
Belimden sarılıp boynuma küçük bir öpücük bıraktı.
“Günaydın karım.”
“Günaydın.”
“Bugün kurs var mı?”
“Var.”
Kahve fincanını masaya bırakırken bana dikkatlice baktı.
“Mesaj attı mı?”
Bir an duraksadım.
“Attı.”
Yüzü hemen değişti.
“Ne yazmış?”
“Konuşmak istiyorum demiş sadece.”
Batuhan sinirle nefes verdi.
“Benim hiç içime sinmiyor bu adam.”
“Ben dikkat ederim tamam mı?”
“Elini kolunu fazla rahat hissediyorsa bozacağım ama.”
“Batuhan…”
“Ciddiyim Yasemin.”
Yanına gidip ellerini tuttum.
“Bak bir şey olmayacak.”
Başını eğip alnımı öptü ama içindeki öfkenin hâlâ geçmediği belliydi.
…
Kursa gittiğimde Deniz çoktan gelmişti.
Beni görünce yüzünde tuhaf bir gülümseme oluştu.
“Geldin sonunda.”
“Ders başlamadı mı daha?”
“Başlamadı.”
Çantamı bırakıp uzak durmaya çalıştım ama sürekli yanıma geliyordu.
Ders boyunca gözlerini üzerimden ayırmadı. O kadar rahatsız ediciydi ki artık elim ayağım birbirine dolaşmaya başlamıştı.
Ders çıkışı tam hızlıca çıkacaktım ki kolumdan tuttu.
Bir anda irkildim.
“Deniz bırak kolumu.”
“Sadece konuşacağız.”
“Söyle o zaman.”
Gözlerimin içine baktı.
“Ben senden hoşlanıyorum Yasemin.”
Mideme taş oturmuş gibi oldu.
“Ne?”
“Batuhan seni hak etmiyor.”
“Saçmalama.”
“Sana nasıl baktığını görüyorum. Seni kısıtlıyor.”
Kolumu sertçe çektim.
“Bu seni ilgilendirmez.”
“Ben seni mutlu ederim.”
“Deniz yeter!”
Sesim sertleşince birkaç kişi dönüp bize baktı. Ama o hâlâ bana yaklaşmaya çalışıyordu.
“Ben sana gerçekten takıntılıyım galiba.”
Bu cümle resmen kanımı dondurdu.
Hiçbir şey demeden oradan çıktım. Ellerim titriyordu.
Arabaya biner binmez Batuhan’ı aramak istedim ama onu daha fazla sinirlendirmekten korktum.
Tam o sırada telefonuma bilmediğim bir numaradan mesaj geldi.
“Sen Yasemin misin?
Deniz hakkında konuşmamız lazım.”
Altında bir kadın adı vardı.
Helin.
Helin Helin bana bu isim çok tanıdık geliyor.
Nereden tanıyorum diye düşünmeye devam ederken hemen bir mesaj daha geldi.
"Lütfen buluşmamız lazım yüz yüze konuşalım"
"Sana neden inanayım ki?"
"İnanıp inanmamak konusunda haklısın ama ben sadece senin iyiliğini istiyorum lütfen bak çünkü tehlikede olabilirsin"
Artık iyice korkmaya başlamıştım.Bir kafede buluşmayı kabul ettim. İçimde garip bir his vardı.
Sözleştiğimiz masaya oturup beklemeye başladım benden yarım saat sonra bir kadın geldi.
Kadın benden biraz büyük gösteriyordu. Sarışın, solgun yüzlü biriydi.
Oturur oturmaz bana baktı. Önce konuşmadı elini uzatıp.
"Merhaba ben Helin Deniz'in eski nişanlısı"
"Evet bahsetmişti"
“Deniz’den uzak dur.”
“Zaten duruyorum.”
Acı acı güldü.
“Hayır durmuyorsun. Çünkü o bırakmaz.”
İçim ürperdi.
“Ne demek istiyorsun?"
“Deniz normal biri değil Yasemin. Takıntılı bir hasta.”
Masaya doğru eğildi.
“Ben ayrılmak istediğimde evimin önünde sabahlıyordu. Telefonlarımı yüzlerce kez arıyordu. Bir keresinde başka biriyle konuştuğumu gördü diye adamı hastanelik etti.”
Boğazım düğümlendi.
“Polislik olmadı mı?”
“Oldu. Ama ailesi kapattı.”
Ellerim buz kesmişti.
“Şimdi seni kafasına takmış.”
O an gerçekten korkmaya başladım.
"Yasemin lütfen ondan uzak dur senin iyiliğin için buraya hiçbir çıkar amaçlı gelmedim sadece seni de uyarmak istedim"
"Ben zaten evliyim"
"Bu daha kötü çünkü kıskançlık krizine girecektir kocana bile zarar verir"
Artık bütün bunları ciddiye almam gerekiyordu çünkü burada sadece benim hayatım değil kocamın da hayatı söz konusuydu. Helin'in ellerinden sıkıca tuttum gerçekten o da çok zor şeyler yaşamış gibiydi oturup biraz onu teselli etmek istedim ve numarasını aldım kendisine teşekkür edip oradan ayrıldım.
Akşam eve döndüğümde bütün bunları batuhan'a anlatmak istedim ama öfkeden deliye döneceğini ve elinden bir kaza çıkacağını biliyordum o yüzden anlatamazdım.
Batuhan her şeyden habersiz Ece'nin ödevlerine yardım ediyordu ara ara bana bakıp gülümsüyordu içimde oluşan sıkıntıdan habersizdi tabii.
Ama o gece bize yatıya kalmaya gelen annem benim içimdeki sıkıntıyı anlamıştı.
"Yasemin hadi kızım gel biz beraber mutfağı toplayalım"
Annemin seslenmesi ile düşüncelerimden sıyrılıp mutfağa doğru ilerledim annem kapıyı kapatıp hemen bana döndü.
"Ne bu halin?"
"Anne sana anlatacağım ama bak sakın Batuhan bilmesin veya başka biri"
"Kızım korkutma insana ne oluyor?"
"Deniz var ya şu yanında çalıştığım adam"
"Ee ne olmuş ona?"
"Anne bugün nişanlısı bana ulaştı bana kendisinin takıntılı bir hasta olduğunu ondan ayrılmak istediğinde sabaha kadar kapısında beklediğini başka biriyle görüştüğünde ise o kişiyi hastanelik ettiğini söyledi ve daha kötüsü Deniz'in şu andaki hedefi benmişim"
"Sen ne diyorsun kızım bu çok ciddi bir suçlama"
"Anne kadın neden durduk yere gelip böyle bir şey söylesin ki bana ve işin kötü yanı beni batuhan'dan da kıskanıyor olabilir yani sadece benim değil batuhan'ın da Can güvenliği yok"
"Sen ne diyorsun Batuhan bunu duyarsa o adamı öldürür"
"Anne duymayacak bak söz ver bana ona söylemeyeceksin ben yarın o dans kursundan çıkışımı vereceğim ve bir daha onunla görüşmeyeceğim"
"Kızım sen salak mısın polise gitsene"
"Anneciğim Helin de gitmiş ama ailesi bu olayın üstünü kapatmış benim tek Kurtuluş yolum oradan istifamı vererek çıkmak"
"Çok dikkatli ol kızım"
Mutfaktan çıktığımda hiçbir şey olmamış gibi yatağın bir köşesine uzanmış batuhan'ın yanına kıvrılarak uyumaya çalıştım.
Sabahı zor ettim tabii Batuhan canımın sıkkın olduğunu anlamıştı ne oluyor derecesine baktı yüzüme yok bir şey dedim birkaç kere sordu iyiyim sadece yorgunum dedim bugün bu işi hallettikten sonra daha iyi olacağım.
Kursa beni bırakmak istedi ama kabul etmedim. Gelirse çünkü geri dönmeyecek bunu biliyorum.
Kendi arabamla kursunun önüne kadar gittim bugün cumartesi olduğu için kimse gelmemişti ek dersimiz var dedim batuhan'a inandı mı bilmiyorum ama daha fazla sorgulamadı.
Deniz hafta sonları da burada oluyor odasına gittim kapıyı bile çalmadan dandik'e girdim içeri beni görünce yüzündeki ifade gerçekten beni tiksindirdi.
"Yasemin seni görmeyi beklemiyordum"
"Merak etme bundan sonra görüşmeyeceğiz istifamı vermeye geldim bundan sonra seninle çalışmayacağım"
"Bu da nereden çıktı şimdi dün söylediğim şeyden dolayı mı?"
"Evet hem de nişanlın bana ulaştı Helin nasıl bir manyak olduğunu anlattı senin gibi biriyle çalışamam"
"Ve sen de ona inandın öyle mi?"
Bu sözlerini söylerken yüzü gerçekten çok ciddileşmişti ayağa kalkıp yanıma geldi ben adımlarımı geriye doğru attım.
"Elbette inandım kadının halini gördüm"
"Bak Helin kıskanç manyağın teki tamam mı seni benden uzak tutabilmek için yapıyor bunları"
"Sen deli misin bana başla Helin çok mükemmel bir insan mükemmeliyetliği sever dedin. Öyle bir kadın neden seni kıskansın zar zor kurtulmuş senden hastasın sen "
"Senin de helinden farkın yok. Ama onu kaybettim seni kaybetmeyeceğim sen benim olmayı hak ediyorsun "
Bunları söylerken bileklerimden tutmuştu ben onu ittirdim ve bağırdım.
"Hastasın sen git tedavi ol beni rahat bırak"
"Bu aptal kıskanç herif seni hak etmiyor bile. Sen bana layıksın"
"Bırak dedim sana yoksa çok kötü olacak"
"Benim olduktan sonra hiç kötü bir şey olmayacak seni çok mutlu edeceğim inan bana"
Daha fazla dayanamadım bağırdım ama kimse yoktu elinden kurtulmaya çalışırken ittim onu ama işe yaramadı tam o sırada masasının üstünde duran cam vazoya elime aldım hiç düşünmeden kafasına fırlattım.
Kafasından akan kanı görünce ne yaptığının farkına vardım ama bunu kendimi korumak için yapmıştım yere düşmedi bile sadece tek izledi eliyle kafasını tuttu kana baktı.
"Senin yüzünden hepsi senin yüzünden"
Dedim öfke ile bağırarak odadan çıkmaya çalıştım ama o peşimdeydi ağlayarak merdivenlerden inmeye çalıştım kendimi kursun dışarısını attım.
Bağırdım etraftakilerden yardım istedim birkaç kişi beni görünce hemen yanına geldi Deniz tabii görünce kaçmaya başladı.
Polisi aradık çok geçmeden polis geldi zaten denizde hemen yakalandı çok uzağa kaçamamıştı.
Ambulans gelmişti hem denizin başındaki yarayı pansuman etmek için hem de benim için. Tabii ki de haber batuhan'a çok hızlı bir şekilde ulaşmıştı Çağatay ile birlikte geldiler.
Geldiği gibi denizin üstüne saldırmaya başladı ağzından çıkan küfürler hakaretler ve öfkeli hali resmen durdurulamıyordu.
Çağatay ve polisler araya girmeseydi O da deniz'le beraber nezarethaneye atılacaktı.
Ben de son bir ümit kolumdan tutup yapma lütfen dedim.
Benim o halimi görünce Denizi unutup bana sarıldı ama gözlerindeki öfkeyi görebiliyordum damarları bile şişmişti.
Hastaneye giderken korkudan ellerim hala titriyordu Batuhan başımı göğsüne yaslamış saçlarımı okşuyordu.
"Şerefsiz herif elime geçerse onun derisini yüzeceğim parça parça edeceğim"
"Yeter artık sus lütfen bitti gitti her şey"
"Ne demek sus ya karıma saldırdı be onu yaşatır mıyım ben"
"Batuhan lütfen zaten cezasını alacak"
Daha fazla konuşmasına izin vermedim çünkü benim çok fazla desteğe ihtiyacım vardı hastaneye gidiyorduk Batuhan durumumun iyi olmadığını düşünüyordu.
Batuhan elimi hiç bırakmadı.
Sürekli saçlarımı okşuyordu.
“Geçti tamam mı? Ben buradayım"
Hastaneye gittikten 1 saat sonra annemler de geldi Batuhan herkese ayağa kaldırmış telaş edecek bir şey olmadığını ne kadar söylesem de onun öfkesi bir türlü dinmiyordu.
"Ya neden anlamak istemiyorsunuz ben gerçekten iyiyim"
"O adam ya sana bir şey yapsaydı kızım"
"Anneciğim çok şükür ki bir şey olmadı iyi yönden bakın"
Batuhan dişlerini sıkarak konuştu.
"Benim yüzümden hepsi benim yüzümden o adamla işi ben ayarladım"
"Senin hiçbir suçun yok kendine gel o bile isteye cinsiyet belirtmedi hastanın teki o"
Annem de bana destek çıkarak batuhan'ın suçsuz olduğunu anlatmaya çalıştı.
"Senin bir suçun yok oğlum kendini suçlamayı bırak bir suçlu varsa da o ruh hastası manyak"
Biz konuşurken kapı tıklandı içeriye gelen hiç beklemediğimiz biriydi helindi.
"Ah Yasemin seni uyarmıştım iyi misin?"
"Onu görünce şaşırdım ama yüzündeki ifadeden benim için endişelendiğini anlamıştım"
"İyiyim ben merak etme gerçekten sen nereden duydun nasıl haber aldın?"
"Boş ver orası önemli değil sen iyisin ya"
"Bu Helin beni Deniz konusunda uyaran Deniz'in eski nişanlısı"
Diyerek diğerleri ile tanıştırdım onu o da elimden sımsıkı tuttu hiç bırakmadı sağ olsun gerçekten çok güzel bir kalbi var.
Biraz daha hastane odasında bekledik doktor gelip bize sonuçları açıklandığında gidecektik.
Ve nihayet doktorumuz da geldi.
"Geçmiş olsun Yasemin hanım herhangi bir sıkıntınız Yok bebek de gayet sağlıklı"
Bir anda hepimiz çok olmuştuk çünkü doktor bebek de gayet sağlıklı demişti.
"Ne demek bu?"
"Haberiniz yok mu hamilesiniz 6 haftalık"
Ben şaşkınlıktan konuşamıyordum bile en beklemediğimiz zamanda gelen çok güzel bir haberdi bu.
Batuhan İlk şoku atlatınca önce bana sonra da çağatay'a sarıldı ikisinin neşesi küçük çocuklar gibiydi.
"Ya canım arkadaşım benim hamileliğim tek başıma geçmesin diye nasıl büyük bir fedakarlık yaptın sen"
Diyerek dalga geçiyordu Defne ben mutluluk ve ağlamak arasında gidip geliyordum. Helin'in gözleri dolmuştu ellerimi sıkıca tutup.
"Hayırlı olsun tebrik ederim"
Dedi. Gerçekten mutluluktan ağlamak üzereydim Batuhan da çok mutlu görünüyordu.
Yüzümü iki elinin arasına aldı.
“Ben yine baba mı oluyorum?”
Gülerek ağlamaya başladım.
“Galiba…”
Alnımı öptü. Sonra karnıma baktı.
“Ben var ya dünyadaki en şanslı adamım.”
O an bütün korkular, bütün gerginlikler bir anda silinmiş gibiydi.
Çünkü biz yine aile oluyorduk.
FİNALE SON BİR BÖLÜM....
SİZE ZAHMET YAZARINIZA ŞÖYLE BİR BEYEFENDİ BULUN O KADAR KİTAP YAZIYORUM SİZE O KADAR BÖLÜME ATIYORUM SİZ DE BANA BÖYLE BİRİNİ BULUN YA NE OLUR
Bölüm etkileşimi
