18. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ18. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 18. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Batuhan
Gece geç saatte eve geldiğimde ev sessizdi.
Kapıyı kapatırken çıkan ses bile rahatsız etti beni. Sanki o sessizliği bozmayı hak etmiyormuşum gibi.
Yukarı çıktım.
Adımlarım istemsizce onun odasına doğru yöneldi.
Kapısının önünde durdum.
Bir süre öylece bekledim.
Elimi kaldırdım… kapıyı çalmak için.
Ama vuramadım.
Boğazım düğümlendi.
Ne diyecektim?
“O gün için özür dilerim” mi?
Basit.
Fazla basit.
Ama mesele o değildi. Mesele… bunu gerçekten söyleyip söyleyemeyeceğimdi.
Yapamadım.
Elim havada kaldı, sonra yavaşça indirdim.
Bir adım geri attım.
Sonra bir tane daha.
Ve geri döndüm.
Kendi odama girerken içimden geçen tek şey şuydu:
Bunu bile beceremedin.
O gece uyuyamadım.
Gözlerimi her kapattığımda onun yüzü geldi aklıma.
Ama evdeki hali değil…
Sahnedeki hali.
Daha önce izlemiştim onu evet.
Ama bu sefer…
Bu sefer başka bir şey vardı.
Anlam veremediğim bir şey.
Sabah olduğunda hâlâ yorgundum.
Ama asıl yorgunluk uykusuzluktan değildi.
Kapıya yöneldim.
Kapıyı açtığım anda o da tam karşımdaydı.
Yasemin.
Göz göze geldik.
Bir anlığına.
Sonra…
Hiçbir şey olmamış gibi bakışlarını çekti.
Yüzü ifadesizdi.
Soğuk.
Yabancı.
Yanımdan geçip gitti.
Hiçbir şey demedi.
Ben de diyemedim.
Ama içimde bir şey sertçe oturdu yerine.
Gün boyunca her şey normaldi.
Antrenman, dersler, salon…
Her şey olması gerektiği gibiydi.
Ama kafam değildi.
Sürekli aynı an dönüp duruyordu.
Onun bana bakmayışı.
Yokmuşum gibi davranması.
Saçma bir şekilde… zoruma gidiyordu.
Akşam eve geldiğimde onu salonda gördüm.
Kısa bir an duraksadım.
Sonra sanki umurumda değilmiş gibi konuştum:
“Ben dışarı çıkıyorum, geç gelirim. Annem gelince söylersin.”
Bunu neden söylediğimi biliyordum.
Tepkisini görmek istiyordum.
Belki bir şey der diye.
Belki… umursar diye.
Ama umursamadı.
Sözleri keskin ve netti.
“Söylemek zorunda değilim.”
O an anladım.
Gerçekten umursamıyordu.
Ya da… bana öyle hissettirmek istiyordu.
Hiçbir şey demedim.
Çıktım.
Gece geç saatte eve döndüğümde annemle Kemal gelmişti.
Merdivenlerden çıkarken konuşmalarını duydum.
“…yarın akşam barda sahneye çıkacağız dedi…”
Adımlarım durdu.
Yasemin.
Barda sahneye çıkacakmış.
Daha önce izlemiştim.
Ama…
Bir anda tekrar görmek istedim.
Nedenini bilmiyordum.
Ya da biliyordum da kabul etmiyordum.
Ertesi akşam…
Kendimi o barda buldum.
Kimseye söylemeden.
En arka masaya oturdum.
Kimsenin beni görmesini istemiyordum.
Özellikle de onun.
Gözlerim sahneye kilitlendi.
Ve o çıktığında…
Nefesim yavaşladı.
Yasemin.
Işıklar altında… yine bambaşkaydı.
Ama bu sefer sadece hayranlık değildi hissettiğim.
Daha fazlasıydı.
Daha ağır.
Dans etmeye başladığında gözlerimi ondan alamadım.
Her hareketi…
Her bakışı…
Sanki beni daha da içine çekiyordu.
Ve o an…
O gün ona bağıran adamla, şu an onu izleyen adam aynı kişi değilmiş gibi hissettim.
Göğsüm sıkıştı.
O gün kalbini kırdığım kız… bu kadar mıydı gerçekten?
Sonra…
Gözüm sahnenin ön tarafına kaydı.
Onu gördüm.
Efe.
Sahilde görmüştüm onu.
Yasemin’le birlikte çöp toplarken.
O zaman da dikkatimi çekmişti.
Ama şimdi…
Şimdi başka bir şey vardı.
Yasemin’in bakışları.
Dans ederken bile… arada ona kayıyordu.
Ve o çocuk…
Onu izliyordu.
Açık açık.
Hiç saklamadan.
Çenem gerildi.
Elim yumruk oldu.
Saçma.
Gerçekten saçma.
Ama içimde yükselen şeyi bastıramadım.
Bu…
Kıskançlıktı.
Net.
Açık.
Rahatsız edici.
“Ne alaka…” diye mırıldandım kendi kendime.
Ama cevabını biliyordum.
Çünkü mesele o çocuk değildi.
Mesele…
Yasemin’in ona bakışıydı.
Bana bakmadığı gibi bakıyordu.
Gözlerimi tekrar sahneye çevirdim.
Bu sefer sadece izlemiyordum.
Sanki bir şey kaybediyormuşum gibi hissediyordum.
Adını koyamadığım bir şey.
Ama gerçekti.
Dans bittiğinde herkes alkışladı.
Ben etmedim.
Sadece oturdum.
Sessizce.
Gözlerim hâlâ ondadı.
Ve içimde tek bir düşünce vardı:
Ben onu kırdım.
Ve şimdi…
Başka biri onu böyle izliyordu.
Bölüm etkileşimi
