33. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ33. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 33. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda kendimi Batuhan'ın kollarının arasında buldum.
Dün gece yaşananları düşündüğümde yüzümde istemsiz bir gülümseme oluştu. İçimde en ufak bir pişmanlık yoktu. Aksine, onun bana olan hislerinden artık daha emindim.
Yüzüne döndüm ve yanağına küçük bir öpücük kondurdum.
Tam o sırada gözlerini açtı.
Bana bakıp gülümsedi ve beni kendine biraz daha çekti. Bir süre sessizce birbirimize sarıldık.
"Bugün okula gitmeyeceğim."
"Neden peki?"
Dudaklarımı büzdüm.
"Çünkü hâlâ biraz ağrım var."
Yüzünde yaramaz bir gülümseme belirdi.
"Sana söyledim ama... yine de sana insaflı davrandım."
"Senin insaflı hâlin buysa insafsız hâlini merak ediyorum doğrusu."
Kahkaha attı.
"Bence şimdilik bilmek istemezsin."
"Çok konuşuyorsun."
"Sen de çok merak ediyorsun."
Elimi tuttu.
"Hadi bakalım, banyoya."
Beni yataktan kaldırdı. Ben de elini bırakmayıp onu banyoya doğru sürükledim.
Ilık suyun altında yan yana dururken aramızdaki bütün mesafenin kaybolduğunu hissediyordum. Birbirimize bakıp gülümsüyor, arada kısa kısa öpüşüyorduk.
O an dünyada başka hiçbir şey umurumda değildi.
Sadece onun yanımda olması yetiyordu.
Duştan sonra ben aşağıya indim. Batuhan ise biraz daha odasında kaldı.
Ben de salonu toparlamaya başladım.
Dün geceden kalanları düşününce yüzüm yeniden kızarıyordu.
"Ah Yasemin..."
Kendi kendime söylenip gülümsedim.
Bir süre sonra Batuhan aşağıya indi.
"Kahvaltıya gidelim mi?"
"Olur."
Ona hayır demem mümkün değildi zaten.
Arabaya bindiğimizde yüzünde hâlâ o kendinden emin gülümseme vardı. Direksiyonu tutarken arada bana bakıyordu.
"Hâlâ ağrıyor mu?"
"Dalga geçme."
Gözlerimi devirdim.
"Bir de bana diyorsun ama sen de benden az eğlenmedin."
"Ben bir şey demedim ki."
"Yüzünden belli."
Kahkaha attı.
"Tamam, belki biraz haklısın."
"Bence birazdan fazla."
"Bu kadar iddialı konuşma."
"Neden?"
"Çünkü sonra gerçekten başına bela olabilirim."
"Zaten başıma bela oldun."
İkimiz de gülmeye başladık.
Kahvaltı için güzel bir yere gittik. Uzun uzun kahvaltı yaptık, sohbet ettik. Sonrasında alışveriş merkezine gittik.
Batuhan alışveriş yapmaktan nefret eden biri olmasına rağmen o gün benim peşimden mağaza mağaza dolaştı.
Sonra beni lunaparka götürdü.
Koskoca adam benim yanımda çocuk olmuştu resmen.
Birlikte oyunlara bindik, güldük, birbirimize takıldık.
Günün sonunda dönme dolaba bindik.
Kabinimiz yavaş yavaş yükselirken aşağıdaki ışıklar küçülmeye başladı.
En tepeye geldiğimizde manzara nefes kesiciydi.
Gün batımı gökyüzünü turuncu ve pembe renklere boyamıştı.
Batuhan bana döndü.
"Ne düşünüyorsun?"
"Seni."
Kaşlarını kaldırdı.
"Bu kadar mı?"
"Günün geri kalanında zaten hep sen vardın."
Gülümsedi.
Sonra bana yaklaşıp dudaklarıma kısa bir öpücük kondurdu.
Dönme dolabın en tepesinde, gün batımının altında onunla olmak...
Sanırım o anı hayatım boyunca unutmayacaktım.
Eve döndüğümüzde hava çoktan kararmıştı.
Yorgunluktan bitmiştim.
Odama çıkıp üzerime açık yeşil şifon geceliğimi geçirdim. Yatağıma uzanıp kitabımı okumaya başladım.
Sayfalar ilerliyordu ama gözlerim ağırlaşmaya başlamıştı.
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum.
Odamın kapısı açıldı.
Başımı kaldırdığımda Batuhan kapının yanında duruyordu.
Yüzünde yine o tuhaf gülümseme vardı.
"Ne?"
"Hiç."
Yanıma gelip kitabımı elimden aldı ve komodinin üzerine bıraktı.
"Kitap okuyordum."
"Farkındayım."
"Ee?"
"Bugün bütün gün benimleydin."
"Evet."
"Şimdi de biraz benimle konuşacaksın."
Yatağın kenarına oturdu.
Ben de ona bakarak gülümsedim.
"Ne konuşacağız?"
"Bilmiyorum."
"Sen de hiçbir şey bilmiyorsun."
"Sen yanımdayken aklımı toparlayamıyorum."
Bu cümlesi karşısında yüzüm kızardı.
"Batuhan..."
Elimi tuttu.
"Ne?"
"Hiç."
Bir süre öylece birbirimize baktık.
Sonra bana yaklaşıp alnımı öptü.
Ben de kollarımı boynuna doladım.
Aramızdaki mesafe yavaş yavaş kaybolurken bütün gün boyunca içimde biriken özlemin yerini huzur aldı.
O gece birbirimize sarılarak uzun uzun konuştuk.
Bazen güldük, bazen sustuk.
Ve gecenin sonunda, onun kollarında uykuya dalarken aklımdan tek bir düşünce geçiyordu:
Belki de ilk defa gerçekten ait olduğum yerdeydim.
Bölüm etkileşimi
