25. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ25. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 25. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O gün okuldan eve dönerken aklımda tek bir şey vardı: kendimden kaçmak.
Çünkü ne zaman yalnız kalsam Batuhan’ın sesi kulaklarımda yankılanıyordu, o bakışları, o dokunuşu… “başkasının sana bakmasını bile sevmiyorum” deyişi… ve ben ne kadar “bu yanlış” desem de içimde bir yer… bundan rahatsız olmak yerine bunu düşünmekten vazgeçemiyordu.
Bu normal değildi.
Olmamalıydı.
Ama…
Hissettiğim şeyler de inkâr edilemeyecek kadar gerçekti.
Eve girer girmez odama çıktım, kapıyı kapattım ve aynanın karşısına geçtim çünkü kendime bakmak istiyordum; gerçekten ne hissediyorum, yüzümde ne var, gözlerim ne anlatıyor… anlamaya çalışıyordum.
“Saçmalıyorsun.”
Dedim kendime.
“Bu sadece… alışmak. O sadece yanında olduğu için böyle hissediyorsun.”
Ama içimden bir ses hemen karşı çıktı:
“Hayır.”
Gözlerimi kapattım.
Derin bir nefes aldım.
“Bu geçecek.”
Dedim.
“Geçmek zorunda.”
Çünkü başka türlü… baş edemezdim.
Tam o anda kapı çalmadan açıldı.
Yine.
Batuhan.
Kalbim istemsizce hızlandı.
“Kapıyı çalmayı denedin mi hiç?”
Dedim, sesim normal çıkmaya çalışıyordu ama içimdeki o dalgalanma her halimden belliydi.
Cevap vermedi.
Kapıyı kapattı.
Ve bana doğru yürüdü.
Yavaş.
Ama durmayacak gibi.
Geri çekilmek istedim.
Bir adım attım.
Sonra bir adım daha.
Ta ki sırtım duvara değene kadar.
Durdu.
Tam karşımda.
Aramızda sadece birkaç santim vardı.
Nefesini hissedebiliyordum.
“Kaçıyorsun.”
Dedi.
Gözlerini gözlerimden ayırmadan.
“Hayır.”
Dedim hemen.
Ama sesim…
Beni ele verdi.
Kaşını hafifçe kaldırdı.
“Yasemin.”
Adımı böyle söylemesi bile içimde bir şeyleri alt üst etmeye yetiyordu.
“Benden değil.”
Diye devam etti.
“Hislerinden kaçıyorsun.”
Kalbim sıkıştı.
“Böyle bir şey yok.”
Dedim.
Ama artık kendim bile inanmıyordum.
Bir adım daha yaklaştı.
Artık tamamen köşeye sıkışmıştım.
“Gözlerime bak.”
Dedi.
Baktım.
Mecburdum.
“Yalan söyle.”
Dedi.
Sessizlik.
Nefesim hızlandı.
“Hiçbir şey hissetmiyorsun de.”
Dudaklarım aralandı.
Ama kelime çıkmadı.
Çıkamadı.
Çünkü…
Söylersem yalan olacaktı.
Ve o bunu anlayacaktı.
Zaten anlıyordu.
Batuhan’ın bakışları o an değişti.
Daha kararlı.
Daha yoğun.
Elini kaldırdı.
Yanağıma dokundu.
Yavaşça.
Sanki her hareketini ölçerek.
“İşte bu yüzden kaçıyorsun.”
Dedi alçak bir sesle.
Bu benim tanıdığım Batuhan değil bu benim üvey abim olan batuhan değildi.
Neden bunu neden yapıyorsun?
Gözlerim kapandı bir anlığına.
Çünkü o temas…
Her şeyi susturuyordu.
“Batuhan…”
Fısıldadım.
Ama bu bir uyarı değildi.
Daha çok…
Bir kabulleniş gibiydi.
Ve o da bunu fark etti.
Elini çeneme kaydırdı.
Başımı hafifçe yukarı kaldırdı.
Nefesim tamamen kontrolsüzdü artık.
“Dur demiyorsun.”
Dedi.
Gözlerimin içine bakarak.
“Çünkü istemiyorsun.”
Kalbim…
Sanki yerinden çıkacak gibiydi.
“Bu yanlış…”
Dedim güçlükle.
Ama sesim…
İtiraz etmiyordu.
Batuhan hafifçe eğildi.
Yüzü bana yaklaştı.
Dudaklarımız arasında sadece bir nefeslik mesafe kalmıştı.
“Biliyorum.”
Dedi.
Fısıltı gibi.
“Yine de durmayacağım.”
Ve…
O an…
Bütün düşüncelerim sustu.
Gözlerim kapandı.
Ve dudakları dudaklarıma değdi.
Yavaşça.
Acele etmeden.
Ama…
Geri dönüşü olmayacak şekilde.
İlk dokunuş…
Hafifti.
Sorgular gibi.
Ama ben geri çekilmedim.
Çekemedim.
Çünkü o an anladım ki…
Ben zaten çoktan kaybetmiştim kendimi.
Batuhan’ın eli belime indi.
Beni kendine çekti.
Öpüşü derinleşti.
Daha net.
Daha sahiplenici.
Ve içimde ne varsa…
Tamamen dağıldı.
Ellerim istemsizce gömleğine tutundu.
Sanki dengemi kaybedecekmişim gibi.
Zaman durdu.
Dünya sustu.
Sadece o an kaldı.
Ve biz.
Nefesim kesildiğinde hafifçe geri çekildi.
Ama tamamen değil.
Alnı alnıma değdi.
Nefeslerimiz hâlâ birbirine karışıyordu.
“Şimdi söyle.”
Dedi.
Kısık bir sesle.
“Hiçbir şey hissetmiyorsun mu?”
Gözlerimi açtım.
Ona baktım.
Ve ilk defa…
Kaçmadım.
“Hayır.”
Dedim.
Fısıldayarak.
“His ediyorum…”
Kalbim hızlandı.
“…hem de çok.”
Batuhan’ın bakışları o an karardı.
Ama bu karanlık…
Korkutucu değildi.
Aksine…
İçine çeken bir şeydi.
Ve o an anladım ki…
Ben artık sadece kaçmıyordum.
Ben…
İsteyerek düşüyordum.
Dudaklarından ayrıldığım an anladım çok büyük bir yanlışın içinde olduğumuzu.
"Ne oldu?"
Dedi son derece dikkatli bir şekilde yüzüme bakarken.
"Bu... Bu yanlış"
Dedim ellerim titreyerek. Bunun olmaması gerekiyordu.
"Yanlış olan bir şey yok"
Dedi kararlı bir sesle.
"Çünkü ben seni seviyorum"
Ne beni mi? Bu nasıl olur?
"Çok denedim çok çabaladım senden uzak durmak için ama her seferinde kendimi senin yanında buldum"
Ama bu doğru değil bunun olmaması gerekiyordu.
Ne zaman oldu ki o bana hiç bu yüzünü göstermedi hep soğuk egolu tarafını gösterdi.
"Demin yaşanan şey hiç olmadı tamam mı?"
"Tamam değil ben seni seviyorum ve vazgeçmicem"
"Sen ne diyorsun biz kardeşiz -"
"Sus sakın bir daha deme onu ben seni kardeşim olarak görmedim tamam mı"
"Batuhan herşeyi geçtim aramızdaki yaş farkı?"
"6 yaş hiç bir şey bak ben sende başkasını istemiyorum tamam mı"
"Çık odamdan lütfen"
"Yasemin yapma "
"Çık lütfen çık "
Dedim kararlı sesimi duyunca geri çekildi.
"Peki ama burda bitmedi bu"
Sessizce çıktı. Allahım nasıl olur bu olur mu böyle bir şey. Bu yanlış bir daha asla olmicak.
Verdiğim bu karadan haberi yok olmicakda o da farkına varmıştır büyük bir hata olduğunun.
Ertesi sabah erkenden okula gittim ne kadar kaçabilirim bilmiyorum gittiği yere kadar.
Sabah defneyi bekledim ondan akıl almam lazım.
Ha geldi.
"Günaydın erkencisin"
"Defne konuşmamız gerekiyor hemen"
"Dur çekiştirme geliyorum"
Arka bahçeye gittik kimse duysun istemiyorum çünkü Batuhan hem üvey abim hem de beden hocam.
"Eee ne oldu bu kadar telaşlışın"
"Defne sana her konuda güvendiğim için bunuda anlatmak istedim"
"Yasemin korkmaya başlıyorum ne oluyor"
"Defne batuhan beni öptü"
"Ne!"
Diye bağırdı. Hemen ağzını kapattım.
"Ya bağırma herkes duysun mu istiyorsun?"
"Kızım ne dediğinin farkında mısın sen?"
"Farkındayım dün akşam bana beni sevdiğini söyledi senden vazgeçmicem ne kadar yanlış olursa olsun dedi"
"Oha bunu o mu söyledi"
"Evet ama bak bu bana çok yanlış geliyor"
"Yani üvey abin ama"
"Aması yok aramızdaki yaş farkına bak"
"6 yaş hiç bir şey "
"Yapma Defne "
"Yasemin belki sana saçma gelicek ama bakışlarından belliydi yani benden dersi bitene kadar hep seni izledi."
"Bak o öpüşme bir hayatdı bir daha da olmicak asla "
"Peki ne düşünüyorsun"
"Ondan kaçmak dışında hiç bir şey "
"Peki bayan dahi aynı evde hatta aynı katta kalıyorsunuz onu geçtim bizim okulda beden eğitimi hocası nasıl kaçıcaksın?"
"Bilmiyorum bana yardım et Defne lütfen "
Çaresiz halimi görünce sakinleştirmek istedi ama benim kalbim deli gibi atıyordu çünkü Batuhan ın durmak gibi bir niyeti yoktu hemde hiç.
Bölüm etkileşimi
