26. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ26. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 26. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Günlerdir aynı evin içinde köşe bucak batuhan'dan kaçıyorum o geceden sonra hiç konuşmadık daha doğrusu konuşmayı ben istemedim sürekli kaçtım çünkü bu yaptığımız tamamen yanlıştı.
Bu yanlışa sürüklenmek ve kendimi ona kaptırmak istemiyorum farklı bir zamanda farklı bir yerde tanışmış olsaydık ve şu an aynı evin içinde iki üvey kardeş olmasaydık belki her şey çok daha değişik olabilirdi ama şu an bulunduğumuz nokta bu yani bu işin oluru yok O da vazgeçmek zorunda.
Aynı evin içinde yaşadığımız için kaçmak oldukça zor oluyor onunla yalnız kalmamak için sürekli babamla füsun'un yanındayım okulda da aynı şekilde biliyorum her an peşimde konuşmak istiyor belki de bir şeyleri sonuca bağlamak istiyor ama ben bu konuşmayı yapacak biri kendimde bulamıyorum.
Gece olunca odamın kapısını kitliyor sabah erkenden daha kimse uyanmadan hazırlanıp okula gidiyorum hafta sonları mümkün olduğu sürece evde durmamaya çalışıyor sürekli ondan kaçıyorum.
Batuhan'ı tanıyorum oldukça sabırsız biri er ya da geç bu sabırsızlığı öfkeye dönüşecek ve çok büyük bir patlama olacak korktuğum şey de bu.
Aramızda yaşanan her neyse geçmişte kaldı ve ben bunu hatırlamak istemiyorum onun da unutmasını istiyorum çünkü onun aklından geçen bizimle ilgili düşüncelerin oluru yok.
Sabah okula gelirken karşılaştık ben koşarak sınıfa gittim tabii ki de konuşmasına müsaade etmeden.
"Daha ne kadar böyle kaçacaksın?"
"O benim peşimi bırakana kadar"
"Yani kendisini biraz tanıdıysam istediğini elde etmeden vazgeçmeyecek"
"İlla vazgeçecektir elde edemediği şeyi unutarak halledersin"
"Yasemin git konuş"
" Ne diyeceğim ki?"
"Kalbinden ne geçiyorsa onu söyle ama biliyorum sen de ona karşı boş değilsin ve kendini kaptırmaktan korkuyorsun"
"Bak aramızdaki yaş farkını üvey kardeş olmamızı aynı evde yaşamamızı her şeyi geçtim bu işin oluru yok"
"Var sadece sen zorlaştırıyorsun"
"Defne bak efe'den sonra zar zor toparlandım hemen ardından da bunlar yaşandı ya bak ben daha 18 yaşına girmedim bile. O ise 24 yaşında kendi hayatına bakıyor etrafında bir sürü insan bir sürü güzel kız ben daha babama bağlı yaşıyorken ama istediğini yapabilecek durumda"
"Bak yine yapıyorsun yine korkaklık yapıyorsun birazcık cesur olsan her şey çok Güzel olacak"
"Üstüme gelme sen de biliyorsun bunun yanlış olduğunu"
"Zaten aşk başlı başına bir yanlış. Ama bu yanlışa bile istiyor hepimiz düşüyoruz lütfen iyi düşün"
Düşünecek bir şey yok elbette ki çok yanlış bu davranışımız.
Beden dersinde onunla göz göze gelmemeye çalışıyordum bana olan bakışlarında biraz üzüntü ve hayal kırıklığı var sanırım biraz da öfke onu böyle görmek istemiyorum.
Bana ne oluyor bilmiyorum ben de acı çekiyorum Defne haklı sen de ona karşı boş değilim ama istiyorum ama bu dünyada değil başka şekilde tanımak isterdim onu.
Sahi başkası şekilde tanışsaydık O beni bugünkü gibi sever miydi belki de aynı evin içinde olduğumuz her gün birbirimizi gördüğümüz için zamanla beni sevdi bütün bu sorularımın cevabının olduğunu biliyorum cevaplar batuhan'da ama ben cevaplara gitmek yerine cevaplardan kaçıyorum.
Beden dersinden sonra soyunma odasında üzerimi değiştirirken Defne geldi yanıma batuhan'ın kendisiyle konuştuğunu söyledi.
"Bak seni uyarıyorum sürekli kaçtığın için çok öfkeli ve benden yardım istiyor ama sana sormadan böyle bir şey yapamayacağını söyledim"
"Gerçekten çok iyisin bana haber vermen çok önemli söyle ona bu işin oluru yok"
"Ben karışmayacağım Yasemin seni görmeyen bir çocuk için kendini parçaladın şimdiki peşindeki adama bak ya seni bebeği gibi sever bir şans ver en azından"
"Beni hiç anlamıyorsun Defne"
Diyerek başımı salladım olumsuz şekilde o da bana hayal kırıklığıyla bakıyordu. Gerçekten bir de çıkıp desin ki doğru olan bu sen haklısın.
Aradan birkaç gün daha geçti ve biz hafta sonuna girdik cumartesi günü Batuhan hiçbir şekilde aşağıya inmedi karşılaşmadık sanırım artık o da olması gerekeni bu olduğunu biliyor.
Ben salonda babamla ve Füsun ile oturuyordum ama aklıma geçen seneki okuma kitaplarım geldi onları hiçbir yerde bulamıyorum bu eve getirdiğimizden eminim.
"Kitaplarım nerede acaba hani şu geçen sene aldıklarım"
"Sanırım onları Bodrum'un temizlerken orada bulunan dolaba kaldırdık tam emin değilim gidip bak istersen"
Füsun'dan aldığım bilgi ile Bodrum'a indim ben aradım ama bulamadım daha doğrusu boyum yetişmedi oraya kadar biraz daha etrafa bakınım.
Sonra birden kapının kapanma sesi ardından da kilitlenme sesi geldi telaşla arkamı dönüp baktım Batuhan.
Kapıyı kapatmış üstüne bile gitmemişti onu görmezden gelip hemen kapıya yöneldim ama izin vermedi kolumdan tutup beni duvara yasladı ve eliyle ağzımı kapattı.
"Bak sakın bağırma"
"Ne yapıyorsun sen aklını mı kaçırdın?"
"Evet kaçırdım günlerdir benden kaçıyorsun"
"Mecburum tamam mı"
"Mecbur falan değilsin bana ne yaşadığını farkında bile değilsin sen"
"Anlamıyor musun bu yaptığımız şey çok yanlış"
"Yanlış olması umurumda bile değil seni istiyorum seni seviyorum anlamıyor musun beni?"
"Asıl sen beni anlamıyorsun ne sen ne de Defne bu işin oluru yok Vazgeç bu sevdadan"
"Var sadece sen kabul etmek istemiyorsun"
Bu sefer sesi iyice sert çıkmaya başlamıştı tek kaşağı havadaydı sinirli görünüyordu.
"Bırak beni gideyim aynı evin içinde iki üvey kardeşten başka bir şey olamayız biz"
"Bak sana yemin ediyorum Bir daha kardeşiz dersen var ya"
"Ne olur o zaman?"
"Bak sen de beni seviyorsun biliyorum ya neden olmasına izin vermiyorsun neden bize bir şans vermiyorsun"
"Batuhan bu yaptığınız çok yanlış"
"Yanlıştan değil sen tekrar kalbinin kırılmasından korkuyorsun"
Bir şey diyemedim her ne kadar yanlış gelse de birinin sevgisine çok ihtiyacım var ama korkuyorum korkağın tekiyim.
"Evet korkuyorum tamam mı ben korkağın tekiyim sana olan duygularımı söyleyemeyecek kadar korkak"
Bir şey demedi boş gözlerle yüzüme bakıyordu.
"Neden izin vermiyorsun üzerindeki yükü biraz olsun hafifletmeme neden izin vermiyorsun?"
"Bunu kimse yapmadı ben her şeyle tek başıma savaştım"
"Artık yalnız değilsin tamam mı"
Bunları söylerken iki eli de belimdeydi beni iyice kendine yaklaştırmıştı sıcak nefesi tenimde hissediliyordu dudakları dudaklarıma çok yakındı.
"Yapma"
Dedim sesim bana bile gelmiyorken. Ama onu bu sefer durduramayacağımı biliyordum.
Ellerinin sıcaklığı bütün vücuduma yayılmıştı. Tuhaf bir ürperti kapladı bütün bedenimi. Bir tarafım bu yanlış diyordu bir tarafımda ne olacaksa olsun artık kendini tamamen ona bırak diyordun.
"Sen istemediğin sürece ben sana dokunmam"
Sesi netti ama bilmediği şey şu an onun olmayı deli gibi istediğimdi.
Artık bizi durduracak hiç bir şey yoktu çünkü bütün benliğimle onun olmayı kabul etmiştim.
Önce yavaşça sanki kırmaktan korkakarcasına öptü dudaklarımı sonra daha sert beni istiyormuş gibi.
Ellerim gömleğine ulaştı onu itmek için mi hayır onu daha çok kendime çekmek için.
Gözleirm kapanmıştı uzun süren soluksuz öpüşmenin ardından dudaklarımdan ayrıldığında gözlerinin rengi bile değişmişti.
Elleri yanaklarıma ulaştığında sakince okşadı.
"Bak gördün mü korkucak hiç bir şey yok"
"Neden bu kadar kendine bağlıyorsun"
"Çünkü senden başkasını istemiyorum"
Konuşmamama izin vermeden tekrar duaklarıma yapıştı. Bu sefer daha sert bur bir şekilde.
Orda bulunan eski kanepeye geçirdi beni farkında bile olmadan bu sefer yavaşça üzerimdeydi. Dudakları yavaşça boynuma kayarken yanlışlarımı ve doğrularımı unutmuştum çoktan sadece bu an hiç bitmesin istiyordum.
Bölüm etkileşimi
