ÜVEY DEĞİLİZ kitap kapağı

2. bölüm / 59

ÜVEY DEĞİLİZ

2. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ✨ valeriya ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 59Şu an: 2. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm929 kelime
  2. 2 2. Bölüm719 kelime · Okuduğun bölüm
  3. 3 3. Bölüm974 kelime
  4. 4 4. Bölüm671 kelime
  5. 5 5. Bölüm538 kelime
  6. 6 6. Bölüm436 kelime
  7. 7 7. Bölüm821 kelime
  8. 8 8. Bölüm575 kelime
  9. 9 9. Bölüm941 kelime
  10. 10 10. Bölüm527 kelime
  11. 11 11. Bölüm1.336 kelime
  12. 12 12. Bölüm601 kelime
  13. 13 13. Bölüm1.029 kelime
  14. 14 14. Bölüm489 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.167 kelime
  16. 16 16. Bölüm348 kelime
  17. 17 17. Bölüm1.042 kelime
  18. 18 18. Bölüm539 kelime
  19. 19 19. Bölüm844 kelime
  20. 20 20. Bölüm827 kelime
  21. 21 21. Bölüm852 kelime
  22. 22 22. Bölüm713 kelime
  23. 23 23. Bölüm1.292 kelime
  24. 24 24. Bölüm1.311 kelime
  25. 25 25. Bölüm950 kelime
  26. 26 26. Bölüm1.070 kelime
  27. 27 27. Bölüm592 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.409 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.228 kelime
  30. 30 30. Bölüm882 kelime
  31. 31 31. Bölüm782 kelime
  32. 32 32. Bölüm737 kelime
  33. 33 33. Bölüm541 kelime
  34. 34 34. Bölüm705 kelime
  35. 35 35. Bölüm832 kelime
  36. 36 36. Bölüm727 kelime
  37. 37 37. Bölüm894 kelime
  38. 38 38. Bölüm706 kelime
  39. 39 39. Bölüm821 kelime
  40. 40 40. Bölüm747 kelime
  41. 41 41. Bölüm835 kelime
  42. 42 42. Bölüm1.424 kelime
  43. 43 43. Bölüm690 kelime
  44. 44 44. Bölüm940 kelime
  45. 45 45. Bölüm901 kelime
  46. 46 46. Bölüm1.026 kelime
  47. 47 47. Bölüm851 kelime
  48. 48 48. Bölüm1.084 kelime
  49. 49 49. Bölüm681 kelime
  50. 50 50. Bölüm1.467 kelime
  51. 51 51. Bölüm875 kelime
  52. 52 52. Bölüm968 kelime
  53. 53 53. Bölüm1.063 kelime
  54. 54 54. Bölüm1.139 kelime
  55. 55 55. Bölüm919 kelime
  56. 56 56. Bölüm1.103 kelime
  57. 57 57. Bölüm822 kelime
  58. 58 58. Bölüm1.752 kelime
  59. 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime

Evdeki düzen… alıştım diyemem ama katlanmayı öğreniyordum.

Daha doğrusu, Batuhan’dan uzak durmayı öğreniyordum.

Zaten o da aynı şekilde davranıyordu.

Aynı katta yaşıyorduk ama sanki birbirimizi görmemek için özel çaba harcıyorduk. Sabah saatlerimizi bile farklı ayarlamıştık.

Ne o bana karışıyordu, ne ben ona.

Ve bu… en iyisiydi.
Okul benim için hâlâ aynıydı.

Boş bakışlar, anlamsız konuşmalar, gereksiz insanlar…

Sabah zar zor açtım gözlerimi yataktan kalkamıyordum bile. Ama çabukcak kalkmam gerekiyor banyoyu ona bırakamam girdi mi yarım saatten aşağı çıkmıyor çünkü.

Yataktan fırladığım gibi kendimi önce koridora sonra da bayoya attım neyseki daha uyanmamıştı ben işimi halledip çıktığımda o da odasından çıktı uykulu gözler dağınık saçlar gri tişörtünden belirgin kasları belli ediyor siyah eşofmanı ile bile oldukça çekici görünüyor.

Ne var dercesine baktı yüzüme cevap vermedim girdim odama okul ünüformamı giyip aşağıya indim mis gibi kahvaltı kokuyordu. Füsun çok iyi bir kadın aynı evde yaşamaya başladığımız günden beridir sıcak bir aile ortamı yaşıyorum.

Beni görünce elindeki börek tabağını masaya bırkatı.

"Günaydın" dedi sesi sıcacıktı

"Günaydın" dedim ben de gülümseyerek "erken uyandın herhalde sen otur geri kalanı ben hallederim"

Zaten çok bir şey kalmamıştı çayları doldururken Batuhan ve babam da geldi.

Bakışlarıyla yedi beni görmezden geldim ama aramızdaki sanki husumetliymişiz gibi olan bakışlarımızı babam farketimş olucak ki yüksek sesle boğazını temizledi.

"Düşman gibi bakmayı bırakın da kahvaltınızı yapın hadi" diyerek bize uyarıda bulundu.

"Oğlum konuştuk seninle ne alıp veremediğiniz var anlamıyorum Yasemin daha çocuk ama sen"

Cümlesinin devamını bitirmeden Batuhan kahkahayı bastı.

"Bu mu çocuk anne yapma lütfen "

"Peki bu gün kardeşini okula sen bırakırsın o zaman "

Batuhan dan önce ben cevao verdim

"İstemem Füsun abla teşekkür ederim kendim giderim"

"Ben zaten seni götürmem kaza yaptırırsın bana"

Cevap vermeden masadan kalkıp evden ayrıldım.

Sınıfa girer girmez Defne hemen geldi yanıma

Yanıma oturur oturmaz çantayı sıraya fırlattı.

“Anlat bakalım,” dedi gözlerini kısarak. “Yeni hayat, üvey kardeş, zengin villa falan… neler oluyor?”

Gözlerimi devirdim.

“Abartma ya,” dedim. “Ne zengini.”

“Eee çocuk nasıl?” dedi sırıtarak. “Yakışıklı mı bari?”
İçimden “fazlasıyla” demek geçti.

Ama demedim.

“Egolu,” dedim net bir şekilde. “Yürüyen ego. Konuşmaya değmez.”

Defne kaşlarını kaldırdı.

“Ooo nefret başladıysa kesin yakışıklıdır.”

“Defne!”

Gülmeye başladı.

“Tamam tamam sustum… Peki,” dedi bana doğru eğilerek, “senin esas mesele ne olacak?”

Ne demek istediğini anladım.

İstemeden gözüm sınıfın arka sırasına kaydı.
Ege.

Her zamanki gibi arkadaşlarıyla konuşuyordu. Gülünce gözleri hafif kısılıyordu… saçları dağınıktı, umursamaz ama çekici bir hali vardı.

Kalbim bir an saçma bir şekilde hızlandı.

“Yine bakıyorsun,” dedi Defne sinsice.

Hemen gözlerimi kaçırdım.

“Bakmıyorum.”

“Yasemin,” dedi gülerek, “çocuk seni yiyor zaten bakışlarıyla farkında değilsin.”

“Saçmalama,” dedim.

Ama içimde küçük bir umut kıpırdadı.
Ders çıkışı Defne ile birlikte yürüyorduk.

“Bugün bize gelsene,” dedi. “Annem de seni soruyor zaten.”

“Olur,” dedim. “Zaten eve erken gitmek istemiyorum.”

“Üvey kardeş yüzünden mi?” dedi kaşlarını oynatarak.

“Onun yüzünden değil,” dedim. “Onun varlığı yüzünden.”

Defne kahkaha attı.

“Bu ne nefret ya.”

“Nefret değil,” dedim. “Tahammülsüzlük.”

Akşam eve geldiğimde hava kararmayabaşlamıştı.

Ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim.

Sessizlik.

“Harika,” diye mırıldandım. “Ev boş.”

Çantamı bırakıp mutfağa yöneldim.

Tam su alacaktım ki…

Arkamdan bir ses:

“Geç geldin.”

Gözlerimi kapattım.

Derin bir nefes.

Yavaşça arkamı döndüm.

Batuhan.Üzerinde siyah bir tişört vardı, saçları hafif terliydi. Elinde shaker vardı.

Spor salonundan yeni gelmiş belli.

“Sanane,” dedim.

Kaşlarını kaldırdı.

“Sadece söyledim.”

“Gerek yoktu.”

Yanımdan geçip dolabı açtı.

Sanki ben yokmuşum gibi davranıyordu.

Sinir bozucuydu.

“Bu arada,” dedi su içerken, “yarın sabah erken çıkıcam.”

“Bana ne?”
“Banyoyu meşgul etme diye söylüyorum.”

Sinirle güldüm.

“Merak etme,” dedim. “Seninle çakışacak kadar aynı programda değilim.”

Göz göze geldik.

Yine o klasik elektrik.

Gergin.

Keskin.

“İyi,” dedi sadece.

Ben de başımı çevirip odama çıktım.

Odamda yatağa uzandım.

Telefonumu elime aldım.
Refleksle Instagram’a girdim.

Ve yine…

Ege’nin profili.

Yeni bir hikâye atmıştı.

Açtım.

Arkadaşlarıyla sahadaydı. Gülüyordu.

Altına yazmıştı:

“En iyi günler bunlar.”

Farkında olmadan gülümsedim.

Sonra bir anda aklıma geldi.

Bugün bana bakmıştı.

Gerçekten.Belki Defne haklıydı…

Tam o sırada kapım çalındı.

Kaşlarımı çattım.

“Ne var?”

Kapı aralandı.

Batuhan.

Kapıya yaslandı.

“annemler yok,” dedi. “Geç gelecekler.”

“Ee?”

Omuz silkti.

“Bil diye söyledim.”
Gözlerimi devirdim.

“Teşekkür ederim,” dedim ruhsuzca.

Gitmesini bekledim.

Ama gitmedi.

Bir an durdu.

Sonra:

“Telefonu biraz sessiz kullan.”

Kaşlarımı çattım.

“Neden?”

“Duvarlar ince.”

Bir an bakıştık.

Sonra dayanamadım:

“Sen de nefes alırken sessiz al istersen.”
Dudaklarının kenarı hafif kıvrıldı.

Ama bu sefer tartışmadı.

“İyi geceler,” dedi.

Kapıyı kapattı.

Yatağa geri uzandım.

Sinir bozucu.

Gerçekten.

Ama…

Nedense artık sadece sinir bozucu değildi.

Bir de…

Anlaşılması zor.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3.066okunma 75beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.