2. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ2. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 2. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Evdeki düzen… alıştım diyemem ama katlanmayı öğreniyordum.
Daha doğrusu, Batuhan’dan uzak durmayı öğreniyordum.
Zaten o da aynı şekilde davranıyordu.
Aynı katta yaşıyorduk ama sanki birbirimizi görmemek için özel çaba harcıyorduk. Sabah saatlerimizi bile farklı ayarlamıştık.
Ne o bana karışıyordu, ne ben ona.
Ve bu… en iyisiydi.
Okul benim için hâlâ aynıydı.
Boş bakışlar, anlamsız konuşmalar, gereksiz insanlar…
Sabah zar zor açtım gözlerimi yataktan kalkamıyordum bile. Ama çabukcak kalkmam gerekiyor banyoyu ona bırakamam girdi mi yarım saatten aşağı çıkmıyor çünkü.
Yataktan fırladığım gibi kendimi önce koridora sonra da bayoya attım neyseki daha uyanmamıştı ben işimi halledip çıktığımda o da odasından çıktı uykulu gözler dağınık saçlar gri tişörtünden belirgin kasları belli ediyor siyah eşofmanı ile bile oldukça çekici görünüyor.
Ne var dercesine baktı yüzüme cevap vermedim girdim odama okul ünüformamı giyip aşağıya indim mis gibi kahvaltı kokuyordu. Füsun çok iyi bir kadın aynı evde yaşamaya başladığımız günden beridir sıcak bir aile ortamı yaşıyorum.
Beni görünce elindeki börek tabağını masaya bırkatı.
"Günaydın" dedi sesi sıcacıktı
"Günaydın" dedim ben de gülümseyerek "erken uyandın herhalde sen otur geri kalanı ben hallederim"
Zaten çok bir şey kalmamıştı çayları doldururken Batuhan ve babam da geldi.
Bakışlarıyla yedi beni görmezden geldim ama aramızdaki sanki husumetliymişiz gibi olan bakışlarımızı babam farketimş olucak ki yüksek sesle boğazını temizledi.
"Düşman gibi bakmayı bırakın da kahvaltınızı yapın hadi" diyerek bize uyarıda bulundu.
"Oğlum konuştuk seninle ne alıp veremediğiniz var anlamıyorum Yasemin daha çocuk ama sen"
Cümlesinin devamını bitirmeden Batuhan kahkahayı bastı.
"Bu mu çocuk anne yapma lütfen "
"Peki bu gün kardeşini okula sen bırakırsın o zaman "
Batuhan dan önce ben cevao verdim
"İstemem Füsun abla teşekkür ederim kendim giderim"
"Ben zaten seni götürmem kaza yaptırırsın bana"
Cevap vermeden masadan kalkıp evden ayrıldım.
Sınıfa girer girmez Defne hemen geldi yanıma
Yanıma oturur oturmaz çantayı sıraya fırlattı.
“Anlat bakalım,” dedi gözlerini kısarak. “Yeni hayat, üvey kardeş, zengin villa falan… neler oluyor?”
Gözlerimi devirdim.
“Abartma ya,” dedim. “Ne zengini.”
“Eee çocuk nasıl?” dedi sırıtarak. “Yakışıklı mı bari?”
İçimden “fazlasıyla” demek geçti.
Ama demedim.
“Egolu,” dedim net bir şekilde. “Yürüyen ego. Konuşmaya değmez.”
Defne kaşlarını kaldırdı.
“Ooo nefret başladıysa kesin yakışıklıdır.”
“Defne!”
Gülmeye başladı.
“Tamam tamam sustum… Peki,” dedi bana doğru eğilerek, “senin esas mesele ne olacak?”
Ne demek istediğini anladım.
İstemeden gözüm sınıfın arka sırasına kaydı.
Ege.
Her zamanki gibi arkadaşlarıyla konuşuyordu. Gülünce gözleri hafif kısılıyordu… saçları dağınıktı, umursamaz ama çekici bir hali vardı.
Kalbim bir an saçma bir şekilde hızlandı.
“Yine bakıyorsun,” dedi Defne sinsice.
Hemen gözlerimi kaçırdım.
“Bakmıyorum.”
“Yasemin,” dedi gülerek, “çocuk seni yiyor zaten bakışlarıyla farkında değilsin.”
“Saçmalama,” dedim.
Ama içimde küçük bir umut kıpırdadı.
Ders çıkışı Defne ile birlikte yürüyorduk.
“Bugün bize gelsene,” dedi. “Annem de seni soruyor zaten.”
“Olur,” dedim. “Zaten eve erken gitmek istemiyorum.”
“Üvey kardeş yüzünden mi?” dedi kaşlarını oynatarak.
“Onun yüzünden değil,” dedim. “Onun varlığı yüzünden.”
Defne kahkaha attı.
“Bu ne nefret ya.”
“Nefret değil,” dedim. “Tahammülsüzlük.”
Akşam eve geldiğimde hava kararmayabaşlamıştı.
Ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim.
Sessizlik.
“Harika,” diye mırıldandım. “Ev boş.”
Çantamı bırakıp mutfağa yöneldim.
Tam su alacaktım ki…
Arkamdan bir ses:
“Geç geldin.”
Gözlerimi kapattım.
Derin bir nefes.
Yavaşça arkamı döndüm.
Batuhan.Üzerinde siyah bir tişört vardı, saçları hafif terliydi. Elinde shaker vardı.
Spor salonundan yeni gelmiş belli.
“Sanane,” dedim.
Kaşlarını kaldırdı.
“Sadece söyledim.”
“Gerek yoktu.”
Yanımdan geçip dolabı açtı.
Sanki ben yokmuşum gibi davranıyordu.
Sinir bozucuydu.
“Bu arada,” dedi su içerken, “yarın sabah erken çıkıcam.”
“Bana ne?”
“Banyoyu meşgul etme diye söylüyorum.”
Sinirle güldüm.
“Merak etme,” dedim. “Seninle çakışacak kadar aynı programda değilim.”
Göz göze geldik.
Yine o klasik elektrik.
Gergin.
Keskin.
“İyi,” dedi sadece.
Ben de başımı çevirip odama çıktım.
Odamda yatağa uzandım.
Telefonumu elime aldım.
Refleksle Instagram’a girdim.
Ve yine…
Ege’nin profili.
Yeni bir hikâye atmıştı.
Açtım.
Arkadaşlarıyla sahadaydı. Gülüyordu.
Altına yazmıştı:
“En iyi günler bunlar.”
Farkında olmadan gülümsedim.
Sonra bir anda aklıma geldi.
Bugün bana bakmıştı.
Gerçekten.Belki Defne haklıydı…
Tam o sırada kapım çalındı.
Kaşlarımı çattım.
“Ne var?”
Kapı aralandı.
Batuhan.
Kapıya yaslandı.
“annemler yok,” dedi. “Geç gelecekler.”
“Ee?”
Omuz silkti.
“Bil diye söyledim.”
Gözlerimi devirdim.
“Teşekkür ederim,” dedim ruhsuzca.
Gitmesini bekledim.
Ama gitmedi.
Bir an durdu.
Sonra:
“Telefonu biraz sessiz kullan.”
Kaşlarımı çattım.
“Neden?”
“Duvarlar ince.”
Bir an bakıştık.
Sonra dayanamadım:
“Sen de nefes alırken sessiz al istersen.”
Dudaklarının kenarı hafif kıvrıldı.
Ama bu sefer tartışmadı.
“İyi geceler,” dedi.
Kapıyı kapattı.
Yatağa geri uzandım.
Sinir bozucu.
Gerçekten.
Ama…
Nedense artık sadece sinir bozucu değildi.
Bir de…
Anlaşılması zor.
Bölüm etkileşimi
