60. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ57. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 57. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime · Okuduğun bölüm
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah burnuma mis gibi kokular gelerek uyandım.
Geceliğimle yataktan kalkıp aşağıya indim.
Gördüğüm manzara karşısında yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu.
Benim canım kızım ve kocam bana kahvaltı hazırlamışlardı.
Canlarım benim.
"Günaydın."
İkisi de yüzlerinde kocaman bir gülümsemeyle bana günaydın dedi.
"Babacım hadi sen mutfaktan ekmeği getir."
"Tamam baba."
Diyerek Ece mutfağa gitti.
Batuhan ise hemen yanıma gelip yanağımdan öptü.
"Ne yapıyorsun? Ece görecek."
"Görmez ya. Çok özledim seni."
"Hayatım aynı evde yaşıyoruz."
"Onu demediğimi iyi biliyorsun."
Bana anlamlı anlamlı baktı.
"O geceden beri beni yanına yaklaştırmıyorsun."
"Çünkü sen önlem almıyorsun."
"Ama böyle daha güzel oluyor."
"Ya deli, sen hamile kal o zaman."
"Tamam tamam, söz. Önlem alacağım."
"İyi, bakarız."
"Ben sözümü aldım."
Daha fazla konuşmadan kahvaltıya oturduk.
Kahvaltıdan sonra Batuhan, Ece'yi alıp Çağatay'la birlikte dışarı çıktı.
Ben de Defne ve annemle beraber çarşıya gittim.
Daha cinsiyeti belli olmayan çocuğa kıyafet almak bence biraz gereksizdi.
Cinsiyeti belli olur, daha sonra zaten her şey alınırdı.
"Defne, kızım çocuğun daha cinsiyeti belli değil ki. Belli olduktan sonra gelsek bu alışveriş olmaz mı?"
"Ay vallahi ben de heyecandan ne yapacağımı şaşırdım. Aslında haklısınız."
Annemin de ısrarları üzerine Defne çocuk kıyafeti alışverişinden vazgeçti.
Onun yerine kendimiz için alışveriş yapmaya başladık.
Ben hamileyken bana demediğini bırakmayan Defne'ye sıra bendeydi.
Yanına yaklaşıp hafifçe kolunu dürttüm.
"Defne, bu karnındaki bebeği nasıl yaptınız Çağatay'la, anlatsana biraz."
"Ay çok terbiyesizsin Yasemin!"
Diyerek güldü.
Biz de iyice şakaya vurduk.
"Ben sana hiç soruyor muyum Batuhan'la Ece'yi nasıl yaptınız diye?"
"Bilmiyorsun sanki."
Tam o sırada annem bizi duymuş olacak ki yüzünü buruşturdu.
"Edepsizler sizi."
Gülmekten resmen yarıldık.
---
Alışverişi bitirip restorana geçtik.
Bir süre sonra Batuhan, Çağatay ve Ece de geldi.
Hep birlikte aynı masaya oturduk.
Siparişleri verirken Defne, Çağatay ve annem internetten bebek odası takımlarına bakmaya başladılar.
Daha çok vardı diyen anneme bakın siz.
Batuhan masanın öteki ucundan elini uzatıp elimi tuttu.
Sıcacık gözlerle yüzüme baktı.
Tam o sırada telefonuma bir mesaj geldi.
Elini bırakıp telefona uzandım.
Mesaj Deniz'dendi.
Pazartesi için olan kayıtlar ve ders programı vardı.
Ama mesajdaki samimi konuşma şekli gözümden kaçmadı.
Batuhan tek hamlede telefonu elimden aldı.
Mesaja bakarken yüzü şekilden şekle girdi.
"Bu adam sana neden mesaj atıp duruyor?"
"Sadece ders programını atmış."
"O yüzden mi böyle samimi konuşuyor? Gülücükler falan ne oluyor?"
"Saçmalama istersen. Ne olabilir en fazla?"
"Sana oradan ayrılmanı söyledim."
"Beni rahatsız edecek hiçbir davranışı yok."
"Yasemin, bana gavat demelerini mi istiyorsun?"
"Ne alakası var? Abartıyorsun."
"Abartmıyorum."
"Annemlerin yanında yapma bari. Eve gidince konuşuruz."
"Bu konu burada kapanmadı."
Neyse ki annemin yanında daha fazla devam etmedi.
Yemeğimizi sorunsuzca yedik ve kalktık.
---
Eve dönerken Ece illa bu gece anneannesinde kalmak istedi.
"Kızım kalsın işte benimle. Çok istiyor çocuk."
"Evet anne, lütfen kalayım."
"Ben senin neden anneannende kalmak istediğini biliyorum küçük hanım."
Kollarımı bağlayıp ona baktım.
"Anneannen sana istediğin kadar çizgi film izleyebilirsin, istediğin kadar çikolata yiyebilirsin diye izin veriyor."
"Tamam, çok izin vermeyeceğim. Bak ne kadar istiyor çocuk."
Batuhan da araya girdi.
"Bırak kalsın hayatım. Bir gecelik zaten, ne olacak ki?"
"E peki madem."
Sonra Ece'ye döndüm.
"Ama seni uyarıyorum hanımefendi. Erken yatacaksın. Çikolata falan da abartmak yok."
"Tamam anne, söz."
İyi, hadi bakalım.
Aslında bir yandan da iyi olmuştu.
En azından Deniz meselesini Batuhan'la sakin sakin konuşabilecektik.
---
Eve döndüğümüzde Ece'nin küçük çantasını hazırlayıp anneme verdim.
Batuhan onları bırakırken ben de odama çıkıp üzerimi değiştirdim.
Batuhan geri geldiğinde hiçbir şey söylemedi.
Doğrudan duşa girdi.
Ben de aşağıya indim.
Daha yeni yemek yediğimiz için acıkmış olacağını düşünmüyordum.
İkimize de kahve yaptım ama bir türlü aşağıya inmek bilmedi.
Bu sefer ben yanına çıktım.
Bilgisayarında birkaç işini hallediyordu.
Yanına oturdum.
"Konuşmayacak mısın?"
"Orada çalışmanı istemiyorum."
"O işi sen bana ayarladın."
"Benim suçum değil. Cinsiyet belirtmeyen oydu ve bunu bilerek yapmıştır eminim."
"Ben de tamamen gözümden kaçtı. Neden öyle bir şey yapsın ki?"
"Bilmiyorum."
Elini tuttum.
"Bak hayatım, gerçekten en ufak bir problem olursa hemen oradan çıkarım. Ama şu an büyütecek hiçbir şey yok."
Biraz duraksadım.
"İş arkadaşı olduğunuz için bana ders programını attı, o kadar."
"İyi madem. Dediğin gibi olsun."
"Güzel. Bak gördün mü? İletişim kurduğumuz sürece anlaşabiliyoruz."
"Bana sabah verdiğin sözü unutma ama."
"Sanki ben unutsam sen unutacaksın da."
Dedim dalga geçer gibi.
Ama o hiç gülmedi.
Beni kendine çekip alnımdan öptü.
"Unutmam."
Gülümsedim.
"İyi."
Birbirimize sarıldık.
Sonra o geceyi birlikte geçirdik.
Uzun zamandır birbirimizi özlemiş gibi, saatlerce konuştuk ve birbirimize sarıldık.
Aramızdaki bütün gerginlik yavaş yavaş kayboldu.
Bir ara Batuhan beni kollarının arasına aldı.
"Bugün Ece'nin gitmesi iyi oldu."
Gülerek ona baktım.
"Nedenmiş?"
"Seninle biraz baş başa kalabildik."
"Başka bir şey isteseymişsin olacakmış."
Gülmeye başladım.
"Sen gerçekten iflah olmazsın."
"Ne yapayım? Karımı özlüyorum."
"Ben de seni özlüyorum."
O gece sonunda yorgunluktan yatağa uzandık.
Batuhan saçlarımı kuruturken bir yandan boynuma küçük öpücükler konduruyordu.
"Annenin Ece'yi alması harika oldu."
Gülmekle yetindim.
Saçlarımı iyice kuruttuktan sonra geceliğimi giydim.
Sonra Batuhan'ın kollarının arasına girdim.
Başımı göğsüne yasladım.
O da beni sıkıca sarıp kendine çekti.
Gözlerimi kapatırken aklımdan tek bir düşünce geçti.
Bütün karmaşaya rağmen hayatımın en huzurlu dönemlerinden birini yaşıyordum.
Ve bunun en güzel tarafı da artık yalnız olmadığımı bilmekti.
Bölüm etkileşimi
