ÜVEY DEĞİLİZ kitap kapağı

27. bölüm / 59

ÜVEY DEĞİLİZ

27. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ✨ valeriya ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 59Şu an: 27. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm929 kelime
  2. 2 2. Bölüm719 kelime
  3. 3 3. Bölüm974 kelime
  4. 4 4. Bölüm671 kelime
  5. 5 5. Bölüm538 kelime
  6. 6 6. Bölüm436 kelime
  7. 7 7. Bölüm821 kelime
  8. 8 8. Bölüm575 kelime
  9. 9 9. Bölüm941 kelime
  10. 10 10. Bölüm527 kelime
  11. 11 11. Bölüm1.336 kelime
  12. 12 12. Bölüm601 kelime
  13. 13 13. Bölüm1.029 kelime
  14. 14 14. Bölüm489 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.167 kelime
  16. 16 16. Bölüm348 kelime
  17. 17 17. Bölüm1.042 kelime
  18. 18 18. Bölüm539 kelime
  19. 19 19. Bölüm844 kelime
  20. 20 20. Bölüm827 kelime
  21. 21 21. Bölüm852 kelime
  22. 22 22. Bölüm713 kelime
  23. 23 23. Bölüm1.292 kelime
  24. 24 24. Bölüm1.311 kelime
  25. 25 25. Bölüm950 kelime
  26. 26 26. Bölüm1.070 kelime
  27. 27 27. Bölüm592 kelime · Okuduğun bölüm
  28. 28 28. Bölüm1.409 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.228 kelime
  30. 30 30. Bölüm882 kelime
  31. 31 31. Bölüm782 kelime
  32. 32 32. Bölüm737 kelime
  33. 33 33. Bölüm541 kelime
  34. 34 34. Bölüm705 kelime
  35. 35 35. Bölüm832 kelime
  36. 36 36. Bölüm727 kelime
  37. 37 37. Bölüm894 kelime
  38. 38 38. Bölüm706 kelime
  39. 39 39. Bölüm821 kelime
  40. 40 40. Bölüm747 kelime
  41. 41 41. Bölüm835 kelime
  42. 42 42. Bölüm1.424 kelime
  43. 43 43. Bölüm690 kelime
  44. 44 44. Bölüm940 kelime
  45. 45 45. Bölüm901 kelime
  46. 46 46. Bölüm1.026 kelime
  47. 47 47. Bölüm851 kelime
  48. 48 48. Bölüm1.084 kelime
  49. 49 49. Bölüm681 kelime
  50. 50 50. Bölüm1.467 kelime
  51. 51 51. Bölüm875 kelime
  52. 52 52. Bölüm968 kelime
  53. 53 53. Bölüm1.063 kelime
  54. 54 54. Bölüm1.139 kelime
  55. 55 55. Bölüm919 kelime
  56. 56 56. Bölüm1.103 kelime
  57. 57 57. Bölüm822 kelime
  58. 58 58. Bölüm1.752 kelime
  59. 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime

BATUHAN’IN AĞZINDAN…

Günlerdir aynı evin içinde yaşıyoruz ama sanki kilometrelerce uzağım ondan.

Aynı koridordan geçiyoruz, aynı masaya oturuyoruz, aynı havayı soluyoruz… ama o yok. Daha doğrusu var ama bana yok.

Benden kaçıyor.

İlk başta önemsemedim. “Geçer” dedim. “Kendi kendine gelir” dedim. Ama gelmedi.

Her sabah erkenden çıkıyor… ben uyanmadan.
Gece kapısını kilitliyor… ben yaklaşamayayım diye.
Evde olduğu zamanlarda bile ya babasının yanında ya annemin.

Benden kaçmak için hayatını yeniden düzenledi resmen.

Ve bu… beni yavaş yavaş delirtmeye başladı.

Çünkü ben kaçamıyorum.

Onun kokusundan kaçamıyorum.
Merdivenden inerken saçlarının omzuna düşüşünü görmekten kaçamıyorum.
Gözlerimi her kapattığımda aklıma gelen o anlardan kaçamıyorum.

Ve en kötüsü…

Onun da benden kaçarken zorlandığını biliyorum.

Çünkü göz göze geldiğimiz o nadir anlarda… o bakışı görüyorum.

Boş değil.

Hiçbir zaman boş olmadı.

Ama kabul etmiyor.

Kendine de etmiyor bana da etmiyor.

Okulda bugün yine kaçtı.

Adını söyledim, duymamazlıktan geldi.
Arkasından baktım sadece… koşarak uzaklaştı benden.

İçimde bir şey koptu o an.

Artık sabrım kalmamıştı.

Bu iş böyle devam edemezdi.

Ya konuşacaktık…
ya da ben tamamen kaybedecektim onu.

Ve ben… kaybetmeyi hiç beceremem.

Günler geçti.

Ben aşağıya inmediğimde onun rahatladığını fark ettim.

Bu bile canımı sıktı.

Benden bu kadar mı kaçmak istiyordu?

Tam vazgeçmeye çalışıyordum ki… o gün…

Onu bodruma inerken gördüm.

Tek başınaydı.

İşte o an…

Artık kaçacak yeri kalmamalı dedim.

Sessizce arkasından indim.

Kapıyı kapattım.

Kilidin sesi duyulduğunda döndü bana.

Gözlerindeki o panik…

Kaçmak istedi.

Ama bu sefer izin vermedim.

Kolundan tuttum, duvara yasladım.

Kalbim öyle hızlı atıyordu ki… sesini duyacak sandım.

“Bak sakın bağırma” dedim ama aslında bağırmasını değil… konuşmasını istiyordum.

Günlerdir içimde biriken her şey boğazıma düğümlenmişti.

“Günlerdir benden kaçıyorsun…”

Sesim bile bana yabancı geliyordu.

Sinirliydim.

Kırgındım.

Ama en çok… onu deli gibi özlemiştim.

“Yanlış” dedi yine.

Hep aynı kelime.

Yanlış.

Sanki bir kelimeyle bütün hisleri silebilirmiş gibi.

“Seni istiyorum” dedim.

İlk defa bu kadar net.

İlk defa bu kadar filtresiz.

“Seni seviyorum.”

Bu cümleyi kurarken bile içimdeki o sertlik bir anlığına yumuşadı.

Ama o…

Hâlâ kaçıyordu.

Kelimenin arkasına saklanıyordu.

“Yanlış.”

O an anladım.

Sorun yanlış olması değildi.

Sorun… onun korkmasıydı.

“Kalbin kırılmasından korkuyorsun” dedim.

Sustu.

İşte o sessizlik…

Bütün cevaplardan daha gerçekti.

“Evet korkuyorum” dediğinde…

İçimdeki öfke bir anda yerini başka bir şeye bıraktı.

Yumuşak bir şeye.

Onu korumak isteyen bir şeye.

Ama aynı zamanda…

Onu kendime çekmek isteyen bir şeye.

Elleri titriyordu.

Gözleri kaçıyordu.

Ama gitmiyordu.

İşte o an anladım.

Kaçmak istese giderdi.

Ama kalıyordu.

Benimle kalıyordu.

Yavaşça yaklaştım.

Öyle hızlı değil… öyle sert değil…

Sanki en ufak yanlışta kırılacakmış gibi.

“Sen istemediğin sürece sana dokunmam” dedim.

Bu doğruydu.

Gerçekten istemeseydi… bir adım bile atmazdım.

Ama o…

“Yapma” dedi.

Ama sesi…

Beni durduracak kadar güçlü değildi.

Ve ben…

O sesi duydum.

Sözlerinden değil… içinden gelen sesi.

Dudaklarına dokunduğum an…

Bütün o günler, bütün o kaçışlar, bütün o bastırılmış duygular…

Hepsi bir anda üzerime çöktü.

Bu bir öpücük değildi sadece.

Bu… günlerdir kendimi tuttuğum her şeydi.

İlk başta yavaştım.

Kontrollü.

Ama o da karşılık verdiğinde…

İşte o an kontrolüm kaydı.

Ellerim onu bırakmak istemedi.

Sanki bırakırsam yine kaçacakmış gibi.

Sanki bu an biterse bir daha asla olmayacakmış gibi.

Gözlerimi açtığımda…

O da gitmemişti.

Hâlâ oradaydı.

Hâlâ bana bakıyordu.

Ve ilk defa…

Kaçmıyordu.

“Gördün mü…” dedim fısıldayarak
“Korkacak bir şey yok.”

Ama aslında korkulacak şey bendim.

Çünkü ben…

Ondan vazgeçebilecek biri değildim.

“Çünkü senden başkasını istemiyorum.”

Bu cümleyi kurduğum an…

Artık geri dönüş olmadığını biliyordum.

Ve o an…

Onu tekrar öptüğümde…

Artık durmak gibi bir niyetim yoktu.

Ama hâlâ bir sınır vardı.

Hâlâ onun “dur” demesine bağlıydım.

Çünkü ne kadar istersem isteyeyim…

Onu kaybetmekten daha kötü hiçbir şey yoktu.

Ve ben…

Onu zaten fazlasıyla kaybetmenin eşiğine gelmiştim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.398okunma 44beğeni 10yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.