45. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ44. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 44. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime · Okuduğun bölüm
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
5 YIL SONRA....
Tam 5 yıl geçmişti o 5 yılda neler olmuştu neler. Bugün tam da batuhan'ın beni terk edip gittiği gün üzerinden 5 yıl geçmişti. Ben karnımda onun bebeği ile yapayalnız kalmıştım ama çok şükür ki yalnız değildim annem defne'ye Çağatay her zaman benimle idiler onları o kadar minnettarım ki.
Bebeğim doğmuştu ve gün geçtikçe daha da güzel bir kız olmaya başlamıştı 4,5 yaşındaydı daha. Kızıma Ece ismini vermiştim ona ne zaman baksam Batuhan geliyor gözlerimin önüne. Ece batuhan'a o kadar çok benziyor ki.
Bazen içimde korkunç bir pişmanlık duygusu oluşuyor çünkü kızıma bir babası olmadığını söyledim batuhan'ın da bir kızı olduğundan haberi yok ama bu benim umurumda değil çünkü bunun olmasını Batuhan istemişti beni bırakıp gitmişti eğer bırakıp gitmeseydi belki de şu an çok daha farklı olacaktı belki de evli olacaktık çok mutlu olacaktık.
Ben batuhan'a asla ama asla üzülmüyorum tek üzüldüğüm şey kızımın babasız büyüyecek olması kızım az çok alışıyor babasızlığa. Daha çok küçük bunun ne olduğunun farkında değil ama yaşı ilerledikçe hayata atılmaya başladıkça arkadaşlarını gördüğünde bir baba eksikliği onu her zaman yarı yolda bırakacak ama batuhan'a güvenemezdim beni yarı yolda bırakan bir insan kızına nasıl sahip çıkabilirdi ki o psikolojiyle ne bir evlilik yürütebilirdi ne de bir baba olabilirdi.
Şu an ne yapıyor hiçbir fikrim yok en son Kıbrıs'ta olduğunu biliyordum kendisinden 5 yıldır hiçbir şekilde haber almadım öldü mü kaldı mı onu bile bilmiyorum bazen düşünüyorum gerçekten özlüyorum merak da ediyorum onun sıcaklığı hala içinde ondan sonra hayatıma kimseyi alamadım annem çok ısrar etti başka biriyle evlenmemi en azından kızının Baba diyebilecek birisinin olması ama bunu asla kabul etmedim böyle bir şey söz konusu bile olamazdı.
Benim yetemediğim yerde annem Defne hatta Çağatay bile kızımla ilgileniyordu. Defne ve Çağatay da zaten bu işi çok uzatmadan evlenmişlerdi daha yeni evlilerde sık sık uğrarlar bize Ece nedense çağatay'ı çok seviyor her geldiğinde çağatay amca diye kollarına koşuyor.
Ay hele ki annem en çok da ona gülüyorum Ece ile oynadığı zaman kendisi tamamen çocuklaşıyor ben bile bazen ona şaşırıyorum ama ece'yi ve annemi mutlu görmek beni çok mutlu ediyor annemi çok üzdüm farkındayım ama o beni hiç yalnız bırakmadı sahipsiz değildim onun sayesinde hamileliğim çok zor geçmişti 9 ay boyunca annem bir kez olsun yanımdan ayrılmadı sürekli benimle ilgilendi.
Ben mutfaktaki bulaşıkları makineye dizerken annem de salonda Ece ile ilgileniyordu işin bittiğinde salona gittim Bir de ne göreyim annem ece'yi uyutacağına Ece annemi uyutmuştu.
Yazık ya çok yorulmuş belli ki ah Ece ah bu kadar yaramaz olmasan sanki olmaz değil mi.
"Kızım anneanne uyumuş"
"Evet uyumuş"
Dedi tam dönmeyen diliyle ay yicem bazen gözüme o kadar tatlı geliyor ki.
Annemi hafifçe dürtüp uyandırdım odasına kadar eşlik ettim. Annemin odasına bıraktıktan sonra gidip ece'yi aldım henüz benim odamda kalıyor ama ayrı bir oda yapabilirim ama kızımdan ayrı kalmak istemiyorum.
Yatağın üzerine bıraktım her gece olduğu gibi bu sefer de gelip kollarımın arasına girdi küçük kalbinin atışlarını ben duyabiliyordum. Kumral saçlarını okşarken mis kokusunu içime çekiyordum.
Bütün bunlar yaşanmıştır o acılar bütün o talihsizlikler ama iyi olan bir şey vardı bunların arasında Ece doğduğu günden beri de sanki evimizde neşe var huzur var O kadar mutluyum ki onunla ama ona bir babası olduğunu söylemediğim için de çok pişmanım keşke böyle olmasaydı.
Annem sabah kahvaltısına Çağatay ve defne'yi de davet etmişti resmen hepimize annelik yapıyordu sadece bana değil ece'ye defne'ye çağatay'a da.
Çağatay bu durumdan çok memnun annem de çok iyi anlaşıyor resmen anne oğul gibi oldular.
İkisinin geldiği günler çok eğlenceli geçiyor gün nasıl bitiyor anlamıyorum bile.
Annemle kahvaltıyı hazırlarken kapı çaldı Ece tabii ki de çağatay'ın geleceğini biliyordu koşarak kapıya gitti tabii boyu yetmediği için kapıyı açamadı gülerek yanına gittim kapıyı açtım. Ece çağatay'ı görür görmez onun kollarını atladı Allah'ım şuna bak annesini unuttu bile.
"Hoş geldiniz"
"Hoş bulduk Ay şunun güzelliğine bak kız sen benim kocamı elimden mi alacaksın"
Salona geçtik tabii ki de Ece ilk iş olarak yeni aldığı oyuncakları çağatay'a göstermekle meşguldü canım Çağatay O da büyük bir dikkatle ece'yi dinliyordu.
Kahvaltı masasını hazırlamaya devam ederken çağatay'da Ece ile oyun oynuyordu Ay inanamıyorum Bir de pembe oje sürmüş Çağatay ın tırnaklarına.
"Kızım hadi kahvaltı hazır Çağatay amcanın bir bırak da yemek yesin artık"
"Karışmayın benim prensesime O ne kadar daha isterse o kadar daha oyun oynarız"
"Ah ah bu kadar şımartıyorsun ama sen gittikten sonra ben uğraşmak zorunda kalıyorum"
"Defne görüyorsun değil mi Bizim de böyle bir tanemimiz olsa keşke"
"Ay başlama yine Çağatay"
Diyerek çağatay'a sitem etti Defne sitem etmekte haklı çünkü evlendikleri ilk günden beridir çağatay'ın tek gündemi bu olmuştu neyse ki bu çocuk sevgisini biraz da olsa Ece de giderebiliyordu.
Kahvaltı masasına geçip oturduk uzun uzun kahvaltı yaptık tabii kısıtlı zamanımız vardı çünkü Ece Hanım'ın kreş saati yaklaşıyordu.
Annemleri kahvaltı masasında bırakıp ece'yi hazırladım kreş çok uzakta değildi yürüme mesafesi sayıları O yüzden arabayla değildi çoğu zaman yürüyerek götürüyordum havanın soğuk olmadığı günler hariç.
Kızımla beraber kaldırımda yürürken bir yandan da bana anlattığı şeyleri dinliyorum sesi o kadar tatlı ki ama ciddiye alamıyorum bile neymiş efendim kreşte bir arkadaşı ile kavga etmiş.
Kreş yolun karşı tarafındaydı normalde yol boş olurdu o yüzden etrafa bakmadan yola atıldık tam karşıya geçiyorduk ya son sürat bir araba resmen ayaklarımızın dibinde durdu. Kendimi geçtim neredeyse kızımı da eziyordu.
Eceyi kucağıma aldım çok korkmuştu belliydi ağlıyordu. Arabadaki her kimse son anda fren yaptı ece yi sakinleştirmeye çalışırken arabanın kapısının açılma. Sesi geldi.
"Ya siz körmüsünüz hiç öyle araba kullanılır mı?"
Diye inen kişinin olduğu tarafa bakmadan bağırdım.
"Çok özür dilerim siz iyi misiniz?"
Hayır bu ses yok artık o olamaz. Kafamı kaldırıp baktığımda tam da olamaz dediğim kişi vardı karşımda Batuhan.
ARKADAŞLAR BİR ŞEY SORACAĞIM BEN HER NE KADAR MANYAK BİR YAZAR OLSAM DA BENİ SEVİYORSUNUZ DİMİ👉👈
Bölüm etkileşimi
