37. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ36. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 36. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah okula giderken oldukça yorgundum.
Sebebi belli tabii...
Dün akşam Batuhan'la geçirdiğimiz uzun geceden sonra ikimizin de doğru düzgün uyuduğu söylenemezdi.
Sınıfa girdiğimde tek yorgun olanın ben olmadığımı gördüm.
Defne sıraya kafasını koymuş uyuyordu.
Yanına gidip hafifçe dürttüm.
"Defne."
Mırıldanarak kafasını kaldırdı.
"Ne var?"
"Akşamdan kalmış gibisin."
"Evet biraz."
Bir anda yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
"Ay ama çok güzeldi."
"Ne çok güzeldi?"
Pis pis sırıtarak yüzüme baktı.
"Çağatay'la takıldık biraz."
"Oha! Benim niye haberim yok?"
"Telefona baktığın mı var inek?"
"Babamlar geldi dün. Akşam yemekteydik."
"Ya sıkıntı artık. Batuhan'la yiyişemeyeceksiniz."
"Ne alakası var?"
"Hareketlerinden az çok anlıyorum herhalde sizin evin içinde neler döndüğünü."
Gözlerimi devirdim.
"Eee siz ne yaptınız?"
"Dün akşam beni öptü."
"Sonra?"
"Deliler gibi öpüştük."
"Yuh!"
"Ben vermedim ama tatlım."
"Batuhan gibi biriyle aynı çatı altında yaşarsan ilk günden verirsin sen de."
"Orası doğru tabii."
Bir süre güldük.
Sonra Defne'nin yüzündeki ifade ciddileşti.
"Ay ama çok dikkatli olun. Baban öğrenirse var ya..."
"Ay kıyamet kopar."
"Hem de ne kıyamet."
---
Birkaç dersten sonra öğle arası için bahçeye çıkıyorduk.
Yangın merdivenlerinden geçerken Efe ve Lale'yi gördüm.
Hayvan gibi öpüşüyorlardı.
Gözlerimi devirdim.
Benim yakışıklılığı dillere destan Batuhan'ım var, kıskanın geberin.
İçimden böyle düşünürken kendi kendime gülmeye başladım.
---
Okul çıkışı eve gittim.
Batuhan bugün geç gelecekti.
Pazartesi günleri spor salonunda daha yoğun çalışıyordu.
Bir dakika...
Ben niye onun çalıştığı spor salonunda müşteri olmuyordum?
Böylece onu her gün görebilirdim.
Hemen internetten Batuhan'ın çalıştığı spor salonuna girdim ve üyelik oluşturdum.
Tabii ki özel müşterisi olacaktım.
Şansıma bir kişilik boş yer kalmıştı.
Hemen kaydımı tamamladım ve ilk seansımı oluşturdum.
Ama ilk seans yarındı.
Olsun.
Bir gün daha bekleyebilirdim.
Akşam Batuhan bizimkilerle beraber eve döndü.
Ben ise ona hiçbir şey söylemedim.
Sürpriz olacaktı.
---
Ertesi gün okula gittiğimde Efe ve Lale'nin ayrıldığını duydum.
Tabii beni bir gülme krizi tuttu.
Daha dün yangın merdivenlerinde birbirlerinin nefesini kesecek kadar yakınlardı.
Bugün ayrılmışlardı.
Sanırım Efe yine bir şeyler yapmıştı.
Neyse, ben tabii hiçbir şey demedim.
Bir süre sonra Defne yanıma gelip Efe'nin benimle konuşmak istediğini söyledi.
Sanırım bir zamanlar ona karşı olan duygularımı yeni fark etmişti.
Ama artık çok geçti.
"Konuşacak bir şeyimiz yok."
Dedim.
Hem onunla konuşacağımı Batuhan'ın öğrenmesini de istemiyordum.
Çünkü kıskançlığını çok iyi biliyordum.
---
Okul çıkışı eve gidip üzerimi değiştirdim ve spor çantamı aldığım gibi Batuhan'ın çalıştığı spor salonuna gittim.
İçeri girdiğim anda gözlerim onu aramaya başladı.
Kayıt sırasında bana yardımcı olan görevliyle kısa bir görüşme yaptıktan sonra beni Batuhan'ın yanına götürdü.
Batuhan beni görünce önce şaşırdı.
Sonra yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
Yalnız kaldığımızda ona her şeyi anlattım.
"Babanın parasını bana yakın olmak için mi kullanıyorsun?"
"Hayır."
Biraz yaklaşıp gülümsedim.
"Seni daha fazla görebilmek için."
Güldü.
"Onun için paraya ihtiyacın yok bebeğim. Ben zaten her zaman seninim."
"Öyle mi?"
"Öyle."
Tabii etraftakiler bir şey anlamasın diye bana spor hareketleri göstermeye başladı.
Ama benim sinir olduğum başka bir şey vardı.
Bütün müşterileri kadındı.
Belli etmemeye çalışıyordum ama Batuhan yüzümden her şeyi anlamıştı.
Bir ara bana bakıp sessizce:
"Ben seçmedim."
Dedi.
"Onlar kendileri benimle çalışmak istediler."
"Umurumda değil."
"Oldu."
"Ne oldu?"
"Kıskandın."
"Hayır."
"Yalan söyleme."
Gözlerimi devirdim.
Tamam, özel spor hocamız olabilirdi ama bu sürekli kadınlarla yakınlaşabileceği anlamına gelmiyordu.
Neyse ki Batuhan hepsine karşı oldukça soğuk ve mesafeliydi.
Ama yine de içimdeki kıskançlık geçmiyordu.
Buna bir çözüm bulmam gerekiyordu.
---
Soyunma odasına doğru giderken Batuhan kolumdan tuttu.
"Bir dakika."
"Ne oldu?"
Beni daha sakin bir köşeye çekti.
"Çok özledim seni."
"Ben de seni."
"Biraz yalnız kalalım."
Başımı salladım.
"Olmaz. Burası iş yerin."
Bir süre yüzüme baktı.
Sonra ne istediğimi anlamış gibi sordu.
"Peki ne istiyorsun?"
"Kadın müşterilerini azalt."
Kaşını kaldırdı.
"Ne?"
"Erkeklere spor hocalığı yap. Kadınlarla çalışmanı istemiyorum."
Hiç düşünmeden:
"Peki."
Dedi.
Şaşkınlıkla baktım.
"Ciddi misin?"
"Çok ciddiyim."
"Bu kadar kolay mı?"
"Senin için evet."
Gülümsememe engel olamadım.
"Tamam."
Elimi tuttu.
"Şimdi git. Yoksa seni bırakmayacağım."
"Ben de seni özledim."
Birbirimize sarıldık.
Sonra ayrılmak zorunda kaldık.
---
Akşam yatağıma uzandığımda telefonuma mesaj geldi.
Batuhan.
**"Şu an yanında olmak için neler vermezdim."**
Gülümsedim.
**"Ben de seni istiyorum."**
Birkaç saniye sonra tekrar mesaj geldi.
**"Biraz daha sabret güzel kadın."**
Telefonu göğsüme bastırdım.
Bazen sadece birkaç kelimesi bile kalbimin hızlanmasına yetiyordu.
**"Ne kadar sabretmem gerekiyor?"**
**"Bilmiyorum. Ama seni gördüğüm ilk anda sarılacağım."**
Gülümsedim.
**"Söz mü?"**
**"Söz."**
Telefonu kapattım.
Yatağa uzanırken onu düşündüm.
Bazen onu bu kadar çok özlemek bile yorucuydu.
Ama daha da korkutucu olan şey şuydu:
Batuhan'a her geçen gün biraz daha fazla bağlanıyordum.
Ve bunun sonunun nereye çıkacağını ikimiz de bilmiyorduk.
Bölüm etkileşimi
