36. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ35. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 35. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime · Okuduğun bölüm
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Pazar günü akşamüstü evde oluyor babamla Füsun.
Onları kapıda karşıladım. İkisine de sıcacık sarıldım.
Batuhan'la yaptığımız anlaşma gereği onların yanında yine birbirimizden nefret eden iki kardeş rolünü oynayacaktık. O bana bulaşacak, ben ona sitem edecektim. Birbirimize karşı olan gerçek hislerimizi anlamamaları gerekiyordu.
Beraber salona geçip oturduk.
Batuhan bir iki dakika sonra geldi. Annesini görünce yüzünde oluşan gülümseme beni yine şaşırtmıştı.
Gerçekten hayatta değer verdiği insanların olması onu değiştiren bir şeydi.
Aynı gülümsemeyle bazen bana da bakıyordu.
Annesine uzun uzun sarıldıktan sonra yanına oturdu.
"Umarım biz yokken fazla kavga etmemişsinizdir?"
"Batuhan evde durmadığı için pek yüz yüze gelmedik."
Bunu duyunca Füsun gözlerini devirip oğluna baktı.
"Batuhan, kardeşini evde tek başına bırakıp nerelerdeydin sen?"
"Of anne, küçük değil ya. On sekiz yaşında. Ben mi bakacağım koskoca kıza?"
"Bana bakmana muhtaç değilim zaten. Suratını görmediğim için çok mutluyum."
"Al benden de o kadar."
Babam gülerek araya girdi ve tatlı tartışmamızı sonlandırdı.
"Hadi bu gece yemek işini boş verelim. Dışarıda yiyelim bir şeyler."
"Evet, bu harika olur. Çünkü bu koskoca kızın elinden hiçbir iş gelmediği için yemek işi de boş kaldı."
"Of susar mısın? Sana fikrini soran olmadı."
Ayağa kalktım.
"Neyse, ben odama çıkıp hazırlanayım."
Merdivenlerden çıkıp odamın önüne geldiğimde arkamdan gelen ayak seslerini duydum.
Batuhan.
İçimden bir anda alarm çalmaya başladı.
Ne yapıyordu bu çocuk?
Daha birkaç dakika önce birbirimizden nefret ediyor gibi davranmıştık.
Tam kapıyı açacakken kolumdan tuttu ve beni hızlıca odaya soktu.
"Ben sana daha demin ne dedim?"
"Ne dedin?"
Şuna bak, bir de pişkin pişkin sırıtıyor.
"Batuhan, bak anlayacaklar."
"Anlamazlar."
"Sen delisin. Tehlikenin farkında bile değilsin."
"Tehlikenin farkında olmasam senin peşinden böyle gelmezdim herhalde."
Gülümsemesine rağmen gözlerinde öyle bir özlem vardı ki ona kızamıyordum.
Bana doğru yaklaştı.
"Fazla zamanımız yok."
"Batuhan, olmaz."
"Biliyorum."
Bir an sustu.
"Sadece seni özlediğimi hatırlatmak istedim."
Sonra bana sarıldı.
Başımı göğsüne yasladığım anda bütün öfkem kayboldu.
"Kaç gün sana doğru düzgün yaklaşamayacağım biliyor musun?"
"Ben de seni özleyeceğim."
Alnımdan öptü.
Sonra birbirimize birkaç dakika daha sarıldık.
Gitmeden önce kulağıma eğildi.
"Akşam konuşuruz."
Başımı salladım.
O çıktıktan birkaç dakika sonra ben de üzerimi değiştirip aşağı indim.
Batuhan da kısa süre sonra geldi.
Babamlarla Füsun çoktan hazırdı.
Batuhan'ın arabasıyla şık bir restorana gittik.
Bizim yemeğimize babamın iş arkadaşlarından birkaç kişi de katılmıştı.
Bütün gece oldukça sıkıcı bir akşam yemeği geçirdik.
Batuhan hemen yanıma oturmuştu.
Masadaki onca kişiye rağmen arada bana gizlice bakıyor, bazen de kimsenin fark etmeyeceği şekilde elimi tutuyordu.
Ben de her seferinde ona ters ters bakıyordum.
En azından dışarıdan öyle görünüyordu.
Yemek boyunca herkesin ortak sohbeti iş, çocuklar ve gelecek planlarıydı.
Bir ara konu Batuhan'ın evlilik meselesine geldi.
Ben henüz on sekiz yaşında olduğum için benimle ilgili böyle bir konu zaten konuşulmuyordu.
Ama Batuhan yirmi dört yaşındaydı.
Babamın ve Füsun'un ortak arkadaşı olan Cemal amca konuyu açtı.
"Ee Batuhan, senin de yaşın geldi. Var mı bir evlilik?"
Batuhan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
Boğazını temizledi.
"Şimdilik öyle bir düşüncem yok. Hayatımda öyle biri de yok. Olursa zaten ilerleyen zamanlarda hepiniz öğrenirsiniz."
Herkes tekrar kendi sohbetine döndü.
Batuhan ise hafifçe kulağıma eğildi.
"Senden başkasıyla herhangi bir gelecek düşünmüyorum."
Kalbim bir anda hızlandı.
O kadar insanın arasında bunu söylemesi bile beni şaşırtmıştı.
Gülümsedim.
"Çok cesursun."
"Senin içinim."
Başımı önüme çevirdim ama gülümsememe engel olamadım.
---
Sıkıcı akşam yemeğinden sonra nihayet eve geldik.
Saat oldukça ilerlemişti.
Babamla Füsun odalarına çekildi.
Ben de odama gidip üzerimi değiştirdim ve doğrudan duşa girdim.
Duştan çıktıktan sonra saçlarımı tarıyor, bir yandan da havlumu üzerime düzgünce yerleştirmeye çalışıyordum.
Tam o sırada kapı açıldı.
Batuhan.
Gözlerim kocaman oldu.
"Sen ne yapıyorsun? Çık hemen!"
Kapıyı kapatıp bana baktı.
"Ne var? Seni özledim."
"Babamlar aşağıda."
"Biliyorum."
Yanıma yaklaşıp yüzüme baktı.
"Bu kadar korkma."
"Yakalanırsak ne olacak hiç düşündün mü?"
"Her şeyi düşünüyorum."
Elimi tuttu.
"Ben sadece seni görmek istiyorum."
İkimiz de bir süre sustuk.
Sonra bana sarıldı.
Bütün gün boyunca birbirimize yabancı gibi davranmak zorunda kalmıştık.
Şimdi ise sonunda yalnızdık.
Başımı göğsüne yasladım.
"Ömrümün sonuna kadar seninle olmak istiyorum."
"Ben de."
"Bunun kolay olmayacağını biliyorum."
"Biliyorum."
"Ama vazgeçmeyeceğim."
Gözlerinin içine baktım.
"Ben de vazgeçmeyeceğim."
O gece uzun süre odada kaldı.
Konuştuğumuz, birbirimize sarıldığımız ve geleceğimizi düşündüğümüz o birkaç saat benim için her şeyden değerliydi.
Sonunda alnımdan öpüp odasına gitti.
Ben ise yatağıma uzandığımda hâlâ onun kokusunu üzerimde hissediyordum.
---
Aradan biraz zaman geçtikten sonra uyuyamadığımı fark ettim.
Aklımda sürekli aynı şey vardı.
Batuhan.
Yataktan kalkıp odasının kapısına gittim.
Kapıyı hafifçe açtığımda yatağında oturduğunu gördüm.
Beni görünce sırıttı.
"Ne oldu?"
"Hiç."
"Hiç olmadığı belli."
Yanına gittim.
"Sakın bir daha beni böyle özletme."
Gülerek elimi tuttu.
"Yoksa ne yaparsın?"
"Bilmem."
"Başkasını mı bulursun?"
Kaşlarımı çattım.
"Saçmalama."
"Duymak istediğim cevabı aldım."
Bana yaklaşıp alnımdan öptü.
"Sen benden kaçsan bile ben senden vazgeçmem."
"İyi ki vazgeçmiyorsun."
O gece birbirimize sarılıp uzun uzun konuştuk.
Belki önümüzde çok zor günler vardı.
Belki bir gün her şeyi öğrenip bize kızacaklardı.
Belki gerçekten başka bir ülkede yeni bir hayat kurmayı düşünmek zorunda kalacaktık.
Ama o an bunların hiçbirinin önemi yoktu.
Çünkü Batuhan yanımdaydı.
Ve ben onun yanında olduğum sürece, dünyanın geri kalanının ne düşündüğünü umursamıyordum.
(İlerleyen bölümlerde bana küfür edeceğiniz şeyler yazabilirim, şimdiden özür dilerim 😁😁)
Bölüm etkileşimi
