10. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ10. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 10. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
AYNI BÖLÜM BATUHAN IN AĞZINDAN
Sabah erken kalkmaya alışkınım.
Alışkanlık değil aslında, zorunluluk. Özel ders verdiğin insanlar seni saatine göre değil, kendi keyfine göre çağırıyor. Ama iş işte. Sevmesem yapmam.
Spor salonuna girdiğimde o tanıdık koku çarptı yüzüme. Demir, ter, biraz da hırs.
“Hocam bugün sırt mı çalışıyoruz?”
“Bugün bahanesiz çalışıyoruz.”
Dedim kısa keserek.
Karşımdaki çocuk daha ilk setten pes edecek gibiydi. İnsanların çoğu güçlü olmak istiyor ama o güce giden yoldan nefret ediyor. Ben etmiyorum.
Ben alışkınım.
Ağırlıkları gösterirken, hareketi düzeltirken aklımda hiçbir şey olmaması gerekir normalde.
Ama vardı.
İstemeden geldi.
Yasemin.
Saçını topladığı an, sinirlendiğinde kaşlarını çatması… sürekli konuşması… ya da tam tersi, susup bana o bakışı atması.
“Hocam?”
“Ha?”
Daldığımı fark ettim.
“Devam et, bırakmak yok.”
Kendime kızdım. İşte bile aklıma geliyor. Saçmalık.
Benim onunla ne işim var?
Evde aynı çatı altında yaşıyoruz diye… hepsi bu.
Dersler bitince eve dönmek için çıktım. Normalde oyalanırım ama bugün direkt çıktım. Nedenini ben de bilmiyorum.
Yalan.
Biliyorum.
Evde olur diye.
Kapıyı açtığımda içerisi sessizdi. Zaten bu saatlerde kimse olmaz.
Ayakkabıları çıkardım, üstümü değiştirdim. Banyoya girdim çıktım… hâlâ ses yok.
Sonra hafif bir kalem sesi.
Odasında.
İstemeden o tarafa baktım. Kapı kapalıydı.
“Boşver” dedim kendi kendime.
Boşvermedim.
Yaklaşık 15 dakika oyalandım. Sonra direkt kapıyı açtım.
“Ya sen ne yapıyorsun kapıyı tıklatsana”
Sinirli.
Her zamanki gibi.
“Aman ne yapıyorsun sanki burda”
Dedim umursamazca.
Aslında merak ediyordum.
Her zamanki gibi masasına gömülmüş, bir şeyler yazıyordu. Dağınık ama düzenli bir hali var onun.
Garip.
“Giyiniyor olabilirim soyunuyor olabilirim”
“İkisini de yapmadığına göre sorun yok”
Dedim. Sinirlendi yine. Hoşuma gidiyor.
“Ne var ne istiyorsun sen yine”
“Canım sıkıldı ben de sana bulaşmak için geldim”
Yalan.
Canım sıkılmadı.
Sadece… onu görmek istedim.
Ama bunu söyleyecek halim yok.
Yatağa oturdum. Sonra uzandım.
Gerçekten rahattı.
“Ya sen şaka mısın kalksana yatağımın üstünde”
“Sanki ilk defa yatıyorum”
Dedim dalga geçerek.
Bacağının üstüne tam basamadığını o an fark ettim. Yüzünü hafif buruşturdu.
Bir şey demedim.
Sorarsam uzatır.
Masasına yaklaştım.
“Bakayım ne yapıyorsun?”
Defteri çekti hemen.
“Ya dokunma eşyalarıma”
İnadına aldım.
“Gel de al”
Dedim.
Sinirlendiğinde daha güzel oluyor.
Ayağa kalktı. Bacağına rağmen.
Bir an duraksadı ama belli etmemeye çalıştı.
“Ver şunu zaten bacağım ağrıyor”
İşte o an…
Bir anlık bir şey oldu içimde.
Ciddiye alasım geldi.
Verebilirdim.
Vermedim.
Yakama yapıştı.
Beklemiyordum.
“Ver artık şunu”
Yüzü çok yakındı.
Nefesini hissediyordum.
Gülümsemem gerekti.
Başka türlü toparlayamazdım.
Son bir hamle yaptı.
Dengesini kaybetti.
Ve…
Beraber düştük.
Üstündeydim.
Bir anda oldu.
Elim yatağa dayanmıştı, diğer elimde hâlâ defter.
Ama gözlerim…
Gözlerinde kaldı.
İlk defa bu kadar yakından baktım galiba.
Sürekli konuşan, sinirlenen, bağıran o kız gitmişti.
Yerine…
Bilmiyorum.
Başka biri vardı sanki.
Bir an dalga geçmek gelmedi içimden.
Sadece baktım.
Kalp atışını hissedebiliyordum neredeyse.
Saçları yüzüne düşmüştü.
Elimi uzatıp çekesim geldi.
Yapmadım.
Bir anda kendine geldi.
Beni itti.
Ayağa kalktı.
“Çık odamdan sakın bir daha da odama girme”
Bağırdı.
Ben de toparlandım.
“Aman çıktım yedim sanki”
Dedim.
Ama sesim… normal değildi.
Kapıyı kapattım.
Salona geçtim.
Bir süre öylece durdum.
Sonra elim istemeden telefona gitti.
Story attım.
Cam kenarında.
Müzik açtım.
“Bazılarını sessizce uzaktan seversin”
Yazdım.
Saçmalık.
Sildim.
Sonra tekrar yazdım.
Paylaştım.
Kimi kastettiğimi biliyorum.
Ama kendime söylemem.
Daha değil.
Belki de hiç.
Ama bir gerçek var ki…
O kız…
Aklımdan çıkmıyor.
Bölüm etkileşimi
