ÜVEY DEĞİLİZ kitap kapağı

10. bölüm / 59

ÜVEY DEĞİLİZ

10. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ✨ valeriya ✨

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 59Şu an: 10. Bölüm
  1. 1 1. Bölüm929 kelime
  2. 2 2. Bölüm719 kelime
  3. 3 3. Bölüm974 kelime
  4. 4 4. Bölüm671 kelime
  5. 5 5. Bölüm538 kelime
  6. 6 6. Bölüm436 kelime
  7. 7 7. Bölüm821 kelime
  8. 8 8. Bölüm575 kelime
  9. 9 9. Bölüm941 kelime
  10. 10 10. Bölüm527 kelime · Okuduğun bölüm
  11. 11 11. Bölüm1.336 kelime
  12. 12 12. Bölüm601 kelime
  13. 13 13. Bölüm1.029 kelime
  14. 14 14. Bölüm489 kelime
  15. 15 15. Bölüm1.167 kelime
  16. 16 16. Bölüm348 kelime
  17. 17 17. Bölüm1.042 kelime
  18. 18 18. Bölüm539 kelime
  19. 19 19. Bölüm844 kelime
  20. 20 20. Bölüm827 kelime
  21. 21 21. Bölüm852 kelime
  22. 22 22. Bölüm713 kelime
  23. 23 23. Bölüm1.292 kelime
  24. 24 24. Bölüm1.311 kelime
  25. 25 25. Bölüm950 kelime
  26. 26 26. Bölüm1.070 kelime
  27. 27 27. Bölüm592 kelime
  28. 28 28. Bölüm1.409 kelime
  29. 29 29. Bölüm1.228 kelime
  30. 30 30. Bölüm882 kelime
  31. 31 31. Bölüm782 kelime
  32. 32 32. Bölüm737 kelime
  33. 33 33. Bölüm541 kelime
  34. 34 34. Bölüm705 kelime
  35. 35 35. Bölüm832 kelime
  36. 36 36. Bölüm727 kelime
  37. 37 37. Bölüm894 kelime
  38. 38 38. Bölüm706 kelime
  39. 39 39. Bölüm821 kelime
  40. 40 40. Bölüm747 kelime
  41. 41 41. Bölüm835 kelime
  42. 42 42. Bölüm1.424 kelime
  43. 43 43. Bölüm690 kelime
  44. 44 44. Bölüm940 kelime
  45. 45 45. Bölüm901 kelime
  46. 46 46. Bölüm1.026 kelime
  47. 47 47. Bölüm851 kelime
  48. 48 48. Bölüm1.084 kelime
  49. 49 49. Bölüm681 kelime
  50. 50 50. Bölüm1.467 kelime
  51. 51 51. Bölüm875 kelime
  52. 52 52. Bölüm968 kelime
  53. 53 53. Bölüm1.063 kelime
  54. 54 54. Bölüm1.139 kelime
  55. 55 55. Bölüm919 kelime
  56. 56 56. Bölüm1.103 kelime
  57. 57 57. Bölüm822 kelime
  58. 58 58. Bölüm1.752 kelime
  59. 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime

AYNI BÖLÜM BATUHAN IN AĞZINDAN

Sabah erken kalkmaya alışkınım.

Alışkanlık değil aslında, zorunluluk. Özel ders verdiğin insanlar seni saatine göre değil, kendi keyfine göre çağırıyor. Ama iş işte. Sevmesem yapmam.

Spor salonuna girdiğimde o tanıdık koku çarptı yüzüme. Demir, ter, biraz da hırs.

“Hocam bugün sırt mı çalışıyoruz?”

“Bugün bahanesiz çalışıyoruz.”

Dedim kısa keserek.

Karşımdaki çocuk daha ilk setten pes edecek gibiydi. İnsanların çoğu güçlü olmak istiyor ama o güce giden yoldan nefret ediyor. Ben etmiyorum.

Ben alışkınım.

Ağırlıkları gösterirken, hareketi düzeltirken aklımda hiçbir şey olmaması gerekir normalde.

Ama vardı.

İstemeden geldi.

Yasemin.

Saçını topladığı an, sinirlendiğinde kaşlarını çatması… sürekli konuşması… ya da tam tersi, susup bana o bakışı atması.

“Hocam?”

“Ha?”

Daldığımı fark ettim.

“Devam et, bırakmak yok.”

Kendime kızdım. İşte bile aklıma geliyor. Saçmalık.

Benim onunla ne işim var?

Evde aynı çatı altında yaşıyoruz diye… hepsi bu.

Dersler bitince eve dönmek için çıktım. Normalde oyalanırım ama bugün direkt çıktım. Nedenini ben de bilmiyorum.

Yalan.

Biliyorum.

Evde olur diye.

Kapıyı açtığımda içerisi sessizdi. Zaten bu saatlerde kimse olmaz.

Ayakkabıları çıkardım, üstümü değiştirdim. Banyoya girdim çıktım… hâlâ ses yok.

Sonra hafif bir kalem sesi.

Odasında.

İstemeden o tarafa baktım. Kapı kapalıydı.

“Boşver” dedim kendi kendime.

Boşvermedim.

Yaklaşık 15 dakika oyalandım. Sonra direkt kapıyı açtım.

“Ya sen ne yapıyorsun kapıyı tıklatsana”

Sinirli.

Her zamanki gibi.

“Aman ne yapıyorsun sanki burda”

Dedim umursamazca.

Aslında merak ediyordum.

Her zamanki gibi masasına gömülmüş, bir şeyler yazıyordu. Dağınık ama düzenli bir hali var onun.

Garip.

“Giyiniyor olabilirim soyunuyor olabilirim”

“İkisini de yapmadığına göre sorun yok”

Dedim. Sinirlendi yine. Hoşuma gidiyor.

“Ne var ne istiyorsun sen yine”

“Canım sıkıldı ben de sana bulaşmak için geldim”

Yalan.

Canım sıkılmadı.

Sadece… onu görmek istedim.

Ama bunu söyleyecek halim yok.

Yatağa oturdum. Sonra uzandım.

Gerçekten rahattı.

“Ya sen şaka mısın kalksana yatağımın üstünde”

“Sanki ilk defa yatıyorum”

Dedim dalga geçerek.

Bacağının üstüne tam basamadığını o an fark ettim. Yüzünü hafif buruşturdu.

Bir şey demedim.

Sorarsam uzatır.

Masasına yaklaştım.

“Bakayım ne yapıyorsun?”

Defteri çekti hemen.

“Ya dokunma eşyalarıma”

İnadına aldım.

“Gel de al”

Dedim.

Sinirlendiğinde daha güzel oluyor.

Ayağa kalktı. Bacağına rağmen.

Bir an duraksadı ama belli etmemeye çalıştı.

“Ver şunu zaten bacağım ağrıyor”

İşte o an…

Bir anlık bir şey oldu içimde.

Ciddiye alasım geldi.

Verebilirdim.

Vermedim.

Yakama yapıştı.

Beklemiyordum.

“Ver artık şunu”

Yüzü çok yakındı.

Nefesini hissediyordum.

Gülümsemem gerekti.

Başka türlü toparlayamazdım.

Son bir hamle yaptı.

Dengesini kaybetti.

Ve…

Beraber düştük.

Üstündeydim.

Bir anda oldu.

Elim yatağa dayanmıştı, diğer elimde hâlâ defter.

Ama gözlerim…

Gözlerinde kaldı.

İlk defa bu kadar yakından baktım galiba.

Sürekli konuşan, sinirlenen, bağıran o kız gitmişti.

Yerine…

Bilmiyorum.

Başka biri vardı sanki.

Bir an dalga geçmek gelmedi içimden.

Sadece baktım.

Kalp atışını hissedebiliyordum neredeyse.

Saçları yüzüne düşmüştü.

Elimi uzatıp çekesim geldi.

Yapmadım.

Bir anda kendine geldi.

Beni itti.

Ayağa kalktı.

“Çık odamdan sakın bir daha da odama girme”

Bağırdı.

Ben de toparlandım.

“Aman çıktım yedim sanki”

Dedim.

Ama sesim… normal değildi.

Kapıyı kapattım.

Salona geçtim.

Bir süre öylece durdum.

Sonra elim istemeden telefona gitti.

Story attım.

Cam kenarında.

Müzik açtım.

“Bazılarını sessizce uzaktan seversin”

Yazdım.

Saçmalık.

Sildim.

Sonra tekrar yazdım.

Paylaştım.

Kimi kastettiğimi biliyorum.

Ama kendime söylemem.

Daha değil.

Belki de hiç.

Ama bir gerçek var ki…

O kız…

Aklımdan çıkmıyor.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.913okunma 52beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.