28. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ28. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 28. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah uyandığımda dünün şoku hâlâ üzerimdeydi yaşanan şeye izin vermiştim işin kötüsü bunu istemiştim. Of Allahım yanlış mı yapıyorum.
Ben hâlâ yatağımdayken kapım açıldı şu kapı çalma işini öğrenmesi geriyor artık. Yerimden kalkmadan ona baktığımı görünce tepkisi gecikmedi.
"Ohooo daha uyanmamışsın bile geç kalıcaksın bu gün birlikte gidelim okula."
"Birlikte görünmesek daha iyi bence"
"Saçmalama herkes üvey kardeş olduğumuzu biliyor"
"Aramızda ki şey duyulursa ne olur biliyor musun?"
"Bilmiyorum ama az çok tahmin edebiliyorum"
Dedi beni yataktan kaldırırken.
"Yapma babamlar evde unuttun mu?"
"Ah Yasemin kaç aydır bu evdeyiz toplasan kaç kere çıkmışlardır yukarı "
"Ya belli olmaz hem babam öğrenirse"
"Kim öğrenirse öğrensin ne olucaksa olsun ben senden asla vazgeçemem"
Bu sözleri benim içimi tuhaf bir şekilde rahatlatıyordu. Ayağa kalktığımda beni kendine doğru çekti parmaklarıyla yanağımı okşadı gözleri gözlerimden bir saniye bile ayrılmadı.
Baş parmağıyla dudaklarımı okşarken ilk günkü Batuhan la bu günkü Batuhan arasındaki dağlar kadar olan farkı düşünüyordum.
Sürekli benimle uğraşan sinir eden Batuhan nerde bu Batuhan nerde.
Açık konuşmak gerekirse saçlarının dağınık hali keskin yüz hatları kusursuz burnu dudakları bakışları dokunuşları sesi kokusu her saniye tenime deyen sıcak teni ılık öpücükleri beni baştan çıkarmaya yetiyor bile.
O bir çok kızın hayalindeki erkek belkide. Ama o beni seçmişti aramızda ki yaş farkına durumumuza bakmadan benimle oldu. Bütün bu düşünceler aklımdan akıp giderken onun elleri saçlarımdaydı kırılacak bir eşyaymış gibi narince dokunuyordu.
Elleri belimde dolaşırken bütün vücuduma yayılan o tatlı sıcaklık gözlerimin kapanmasını sağladı.
Dudakları dudaklarımdayken duyduğum zevk beni bu dünyadan kopardı. Uzun süre açmayı düşünmüyordum gözlerimi ama onun dudaklarımdan ayrılmasıyla haya dünyasından gerçekliğe dönmem uzun sürmedi.
"Korkuyormusun?"
Onun yanındayken mi?
Hayır hiç korkmuyordum
"Senin yanındayken asla"
"Korkma ben varken hiç bir şey olmicak"
Nedenini bilmediğim bir güven duygusu oluştu içimde.
"Hadi çık odamdan da üstümü değiştireyim"
"Kalsam olmaz mı?"
Dedi yüzündeki o çapkın gülüşüyle.
"Olmaz çık"
Sesim netti zaten bunun olmicağını bildiği için ititraz etmeden çıktı odamdan.
Üstümü değiştirip aşağıya indim babam ve Füsun çoktan işe gitmişlerdi. Ben ve Batuhan da okula gittik onun bu gün 11. Sınıflarla benden dersi vardı.
Okuldaki hemen her kız beden hocası olan üvey abim resmen hayrandı bazıları açıkça flört etmeye bile çalıştı. Bunları düşününce içimdeki kıskançlık katlanarak arttı meğer ne kadar kıskanç bir insanmışım ben.
Bana göz kırparak öğretmenler odasına gitti. Ben sınıfa girdiğimde defne Batuhan ın arabasından indiğim çoktan görmüş son durumun ne olduğunu öğrenmek için büyük bir merakla beni bekliyordu.
Daha sakin bir yere geçtik soruları ardı ardına olucak biliyorum o yüzden hepsine bir cevabım var.
"Batuhan ın arabasından indiğine göre bir şeyleri konuştunuz yoksa o vazmı geçti?"
"Hayır ve sanırım biz artık sevgiliyiz"
"Ne oha!"
"Ya bağırma Defne herkes duysun mu istiyorsun?"
"Napim heyecandan ne diyeceğimi şaşırdım"
"Nasıl oldu peki bu?"
"Dün beni bodurmda sıkıştırdı artık bir sonuç istiyorum dedim ben de engel olmadığım için olanlar oldu"
"Engel olamadın çünkü sen de seviyorsun onu ve efe ile ilgili duyguların varkende aslında kalbin ona yöneliyordu"
Dedikleri doğru olabilir ama bu üvey abimle yasak bir aşk yaşadığımı ve bunun yanlış olduğunu değiştirmiyor. Her ne kadar büyük bir yanlış olsa da bu yanlşın içinde olmak beni eskisi gibi rahatsız etmiyordu.
Okul çıkışı Batuhan dışarıda vakti kaybetmek istemedi hemen eve gidelim dedi.
Ev sessizdi sıcaktı. Biz gelirken yağmur başlamıştı. Kaloriferin yanındaki koltukta oturuyorduk.
Başımı göğsüne yasladım kalp atışlarını duyabiliyordum. Narin hareketlerle vücudumun her yerini okşuyordu. Bu sessizlik aslında o kadar çok şey anlatıyordu ki.
"Bir çok erkeği baştan çıkartıcak kadar güzelsin"
"O kadar da değil canım sende"
"Keşke kendini benim gözlerimden görebilsen "
Birden aklıma onun hayatına daha önce giren kızlar geldi istemeden de olsa yüzüm düştü. Benim hayatıma kimse girmemişti sevmek hoşlanmak beğenme bunun ötesi yoktu bana ilk dokunan da ilk öpen de Batuhan oldu.
"Ne geçiyor aklından?"
"Daha önceki kız arkadaşların"
"Onların ne önemi var ki?"
"Bilemem tuhaf bir kıskançlık var içimde"
"Bak onların hepsini bir topluyorum gözümde ama bir tane bile Yasemin etmiyor. Sen farklısın özelsin güzelsin bana karşı gelip baş kaldırabiliyorsun kendin gibi davranıyorsun etkilemek ve ya dikkat çekmek değil amacın her hareketin daha çok bağlıyor beni sana"
Bunu söylerken yanlızca dudaklarıma odaklanmıştı. Vücudunun ağırlığı yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladı.
Alt dudağımı öperken elleri tişörtümün altından belime ulaşmış sıcaklık beni baştan çıkarmıştı.
Duyduğum zevkten uzun bir süre açılmasını istemediğim gözlerim benim için aldığı hediyeyi görünce ikinci bir şokla açıldı.
Gümüş renkli zincirin ucunda sallanan kalbin ortasındaki kırmızı Yakut kolye gerçekten de çok güzeldi.
"Sana yakışıcak kadar iyi değil ama"
"Ya sen deli misin çok güzel"
"Beğenmene çok sevindim hadi takayım."
Arkamı dönüp saçlarımı tutup havaya kaldırdım kolyeyi rahatça takabilsin diye. Kolyeyi taktıktan sonra sıcak dudakları bir süre boynumda gezdi duydum O haz ve o zevk beni kendimden geçirmeye yetiyordu bile.
Ondan uzak durmak gibi bir şansım yok çünkü ne kadar temas bağımlısı olduğunu anlamıştım.
"Bu kolyeyi sakın çıkartma tamam mı?"
"Asla çıkartmam ömürüm boyunca saklicam"
Bu sefer beni kucağına alıp kollarıyla sarmaladı.
"Biliyor musun ilk öptüğüm kız sensin"
"Hadi canım sende bu yaşına gelmişsin kim bilir kaç tane kız arkadaşın olmuştur "
"Evet oldu yalan değil ama hiç birini öpecek kadar sevmedim"
Bu sözler aklıma neden ben sorusunu getiriyor. Sahi neden ben neden etrafında ki o kadar güzel kız değil de üvey kardeşi olan ben.
"Neden ben?"
"Nasıl?"
"Etrafında o kadar güzel kız var sen yakışıklı kaslı popüler bir spor hocasısın yani neden beni seçtin"
"Çünkü bana iyi geliyorsun tuhaftır ki senin yanında kendimi rahat hissediyorum ayrıca belkide kendimden yaşça küçüklere zafım vardır olmaz mı?"
"Olabilir benimde kendimden yaşlılara"
Diye dalga geçtim.
"O kadar da yaşlı değilim alt tarafı 6 yaş ne var ki bunda "
"Başka bir hayatta başka bir şekilde tanımak isterdim seni"
"Nasıl mesela?"
"Mesela üvey kardeş olmasak muhtemelen spor salonuna gelen biri olurdum ve tanışırdık"
"Muhtemelen gelmezdin çünkü spora hiçbir şekilde ihtiyacın yok"
"Peki nasıl tanışırdık?"
"Bilmem yani belki de senin okulunda üvey abin olmadan önce beden hocası olabilirdim öyle de tanışabilirdik"
"Ama o zaman yine bir yasak aşk olurdu çünkü sen öğretmenim olurdun"
"Belki de hayat bizi sürekli yasak aşk yaşamamız için bir araya getiriyordur"
"Belkide bunu başka bir hayatta olmadığımız için bilemeyiz"
Eve bilemeyiz derken yine dudaklarıma uznadı benim küçük bendenim onun bedenine haps olmuş gibi.
"Sen benim hakkımda her şeyi biliyor musun?"
"Yani hemen hemen her şeyi"
"Ama ben senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum "
"Nasıl bilmiyorsun biliyorsun işte"
"Sen benim ailemle olanları biliyorsun annemi babamı geri kalan her şeyi ama ben bilmiyorum baba mesela. Biliyorum bu konuyu anlatmak istemiyorsun ama"
"Evet her ne kadar benim için zor bir konu olsa da bilmeye hakkını ver bence"
"Annenle babanı boşanma aşamasına getiren şey ne oldu aile içi şiddet anladım ama nasıl bu boyuta geldi"
"Babam borsa finansçısıydı kendimi bildim bileli sert ve ters bir adamdı ama sonlara doğru o kadar bozuldu ki ben bile tanıyamadım. Borsada yatırım işine girdi borsada yatırım işine girmek kumar gibi bir şey ya çok büyük kazanırsın ya çok büyük kaybedersin bizde de seni arıyor Zaten belliydi çok büyük kaybetti hem de her şeyini eve haciz geldi borçlar onun üzerine çekilen krediler ve ödenemeyen krediler her şey her şey gitti. Tabii tartışmalar başladı büyük kavgalar sonra kendisini içki ve kumara verdi kumarda da kaybedince olanlar oldu tabii haciz borcu bir şey değildi ama asıl tehlikeli olan kumar borcuydu ödeyemezse hayatından olucaktı. Tabii bu öfkesini benden ve annemden çıkarıyordu ben daha o zamanlar küçüktüm 12-13 yaşlarında vardım yoktum annem artık dayanamadı bütün birikimini altınlarını çalışıp kazandığı bütün parayı benim üniversite için olan paramı hepsini verdi bütün borçları ödedi tabii babamdan da boşandı babamın bizim dışında bir ailesi daha varmış Almanya'da annemden boşanır boşanmaz oraya gitti şimdi o ailesi ile birlikte ne halde bilmiyorum bilmek de istemiyorum"
Bütün bu sözleri söylerken yumruğunu sıkıyordu yıllar öncesinden yaşanmış bir travmalar ona hala acı veriyor.
"Babanın sana göstermediği sevgiyi bir başkasından olan çocuklarına göstermesi mi seni bu kadar sinir ediyor?"
"Onun sevgisi umurumda değil annem var bana yeter ve bir de sen"
Beni annesiyle bir tutması ikimize de aynı büyük sevgiyi göstermesi çok hoş.
"Peki ya sen annenle baban bu aşamaya kolay kolay gelmemişlerdir hele ki annenin aldatma durumu"
"Onların da anlaşamadığı konular vardı ama hani derler ya Bir insan bir insanı bu kadar çok sevmemeli sonra kalbimde başka kimseye yer olmuyor ve ne kadar sevgi verirsen o kadar nankörlük alıyorsun"
"Ben bu düşüncene katılmıyorum ben sana verdiğim sevginin karşılığını nankörlük olarak almayacağımdan eminim"
" Asla almicaksın çünkü ben annem gibi olmicam"
"Olma çünkü ben artık sensiz yaşayamam ve seni bir başkasıyla görmeye dayanamam"
Onun da sözleri gerçekten kalbime dokunmuştu ama hiç de tanıdığım gördüğüm düşündüğüm gibi değilmiş bazen dışı sert görünen bir meyvenin kabukları soyulduğunda ne kadar tatlı olduğunu bilmek gerekir.
Bölüm etkileşimi
