14. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ14. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 14. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cumartesi.
Normalde salon kapalı olur ama ben yine de dışarıdaydım. Evde durmak bana göre değil. Bir süre arkadaşlarla takıldım, biraz dolaştım… ama nedense hiçbir şey sarmadı.
Kafam başka yerdeydi.
En sonunda eve dönmeye karar verdim.
Kapıyı açtığımda ev sessizdi. Annemle Kemal yoktu zaten. Ama onun evde olduğunu biliyordum.
Yasemin.
Salona geçtiğimde onu gördüm. Koltukta oturmuş, elinde kitap, kendi dünyasında kaybolmuş gibiydi.
Bir an durdum.
Onu izledim.
Fark etmedi.
Normalde direkt bir laf atardım ama… yapmadım. Sessizce yukarı çıktım.
Ama odada duramadım.
Yarım saat geçti geçmedi, tekrar aşağı indim.
Bu sefer yanına gidip oturdum.
Gerildi.
Belli ediyordu.
Daha bir şey demeden konuştum.
“Bir şey yapmayacağım ya, oku sen kitabını…”
İnanmadı. Zaten beklemiyordum da.
Kitaba baktım.
“Aslında merak ettim.”
Ama gerçek şu ki kitabı değil, onunla kavga etmeden yan yana durmayı merak ediyordum.
Birlikte okumayı teklif ettim.
Zor ikna oldu.
Ama oldu.
Yanına yaklaştım. Kolumu omzuna attım, kitabı tuttum.
İtiraz etmedi.
Bu… garipti.
Sessizce okumaya başladık.
Ama ben satırları değil, onun varlığını hissediyordum.
Saçının kokusu geliyordu. Sıcaktı. Yakındı.
Ve ilk defa… rahatsız edici değildi.
Zaman geçti.
Nasıl geçti anlamadım.
Gözlerim ağırlaşmaya başladı.
Yorgundum.
Ama asıl mesele bu değildi.
Onun omzuna yaslandığımı fark ettiğim an geri çekilmem gerekiyordu.
Çekilmedim.
Biraz daha kaldım.
Sonra…
Hiç fark etmeden uyuyakaldım.
…
Gözlerimi açtığımda ilk hissettiğim şey… boşluktu.
Bir ağırlık eksilmişti.
Başımı kaldırdım.
Yasemin yoktu.
Bir an etrafa baktım.
Sonra üzerimdeki pikeyi fark ettim.
Duraksadım.
Ben… bunu yapmadım.
Demek ki o…
İçimde garip bir his oluştu.
Alışık olmadığım bir şey.
Biri benimle uğraşmadan, laf sokmadan… sadece üstümü örtmüş.
Sessizce.
Kafamı geriye yasladım.
İstemeden hafifçe gülümsedim.
Garip.
Gerçekten garip.
Ama kötü değildi.
Bir süre öyle oturdum. Sonra mutfaktan gelen hafif sesleri fark ettim.
Kalktım, mutfağa geçtim.
Yasemin oradaydı.
Tezgahın başında.
Sanki biraz önce hiçbir şey olmamış gibi.
“Neden uyandırmadın ya… kitabın en güzel yerinde uyuyakalmışım.”
Gerçekten merak ediyordum.
Çünkü o… uyandırırdı.
“Yorgunsundur diye düşündüm.”
Kısa.
Ama düz değildi.
İçinde bir şey vardı.
Masaya baktım.
Pizza.
İstemeden yüzümde bir ifade oluştu.
“Pizza siparişi vermişsin, bayılırım.”
Düşünmüş.
Bunu beklemiyordum.
Oturduk.
Karşılıklı.
Kola uzattı bana.
Göz göze geldik.
Teşekkür etmedim.
Ama baktım.
Anladı.
Yemek yerken ara ara ona baktım.
Fark etti.
Ama bir şey demedi.
Bu sessizlik…
Garipti.
Ama rahatsız etmiyordu.
Sonra aklıma takılan şeyi sordum.
“Annenle baban…”
Normalde umurumda değilmiş gibi davranırım.
Ama şu an… merak ettim.
Anlattı.
İhaneti.
Babasını.
Sesindeki kırılmayı duydum.
Ama güçlü duruyordu.
Güçlü olmaya çalışıyordu.
Sonra bana sordu.
“Peki senin annenle baban?”
…
Bir an durdum.
Bakışlarım değişti.
Bu konu…
Açmak istemediğim bir konuydu.
Ama kaçmadım.
Kaçmadım çünkü… ilk defa biri gerçekten bilmek istiyormuş gibi sordu.
“Anlaşamıyorlardı…”
Devamını getirdim.
O adamdan bahsettim.
Sarhoşluğundan.
Anneme yaptıklarından.
Kısa kestim.
Çünkü uzatırsam… kontrol gider.
Onun beni o halde görmesini istemedim.
“Bu konuyu bir daha açmazsan sevinirim.”
Net.
Kapattım.
Kalktım.
Ama mutfaktan çıkarken aklımda tek bir şey vardı:
Yasemin artık sadece tartıştığım, sinir olduğum biri değildi.
Ve bu…
Hiç iyi bir şey değildi.
Çünkü onun bana üstümü örtecek kadar yaklaşması…
Benim de ona sandığımdan daha fazla yaklaşmama neden oluyordu.
Bölüm etkileşimi
