21. bölüm / 59
ÜVEY DEĞİLİZ21. Bölüm
Bölümler 59Şu an: 21. Bölüm
- 1 1. Bölüm929 kelime
- 2 2. Bölüm719 kelime
- 3 3. Bölüm974 kelime
- 4 4. Bölüm671 kelime
- 5 5. Bölüm538 kelime
- 6 6. Bölüm436 kelime
- 7 7. Bölüm821 kelime
- 8 8. Bölüm575 kelime
- 9 9. Bölüm941 kelime
- 10 10. Bölüm527 kelime
- 11 11. Bölüm1.336 kelime
- 12 12. Bölüm601 kelime
- 13 13. Bölüm1.029 kelime
- 14 14. Bölüm489 kelime
- 15 15. Bölüm1.167 kelime
- 16 16. Bölüm348 kelime
- 17 17. Bölüm1.042 kelime
- 18 18. Bölüm539 kelime
- 19 19. Bölüm844 kelime
- 20 20. Bölüm827 kelime
- 21 21. Bölüm852 kelime · Okuduğun bölüm
- 22 22. Bölüm713 kelime
- 23 23. Bölüm1.292 kelime
- 24 24. Bölüm1.311 kelime
- 25 25. Bölüm950 kelime
- 26 26. Bölüm1.070 kelime
- 27 27. Bölüm592 kelime
- 28 28. Bölüm1.409 kelime
- 29 29. Bölüm1.228 kelime
- 30 30. Bölüm882 kelime
- 31 31. Bölüm782 kelime
- 32 32. Bölüm737 kelime
- 33 33. Bölüm541 kelime
- 34 34. Bölüm705 kelime
- 35 35. Bölüm832 kelime
- 36 36. Bölüm727 kelime
- 37 37. Bölüm894 kelime
- 38 38. Bölüm706 kelime
- 39 39. Bölüm821 kelime
- 40 40. Bölüm747 kelime
- 41 41. Bölüm835 kelime
- 42 42. Bölüm1.424 kelime
- 43 43. Bölüm690 kelime
- 44 44. Bölüm940 kelime
- 45 45. Bölüm901 kelime
- 46 46. Bölüm1.026 kelime
- 47 47. Bölüm851 kelime
- 48 48. Bölüm1.084 kelime
- 49 49. Bölüm681 kelime
- 50 50. Bölüm1.467 kelime
- 51 51. Bölüm875 kelime
- 52 52. Bölüm968 kelime
- 53 53. Bölüm1.063 kelime
- 54 54. Bölüm1.139 kelime
- 55 55. Bölüm919 kelime
- 56 56. Bölüm1.103 kelime
- 57 57. Bölüm822 kelime
- 58 58. Bölüm1.752 kelime
- 59 59. Bölüm (final )1.710 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabah okula geldiğimde hâlâ içimde o boşluk vardı. Sanki biri kalbimin içinden bir parçayı söküp almış gibi… Efe’yi gördüm uzaktan. Yanında Lale vardı. Göz göze gelmemeye çalıştım. Zaten o da beni fark etmedi.
Belki de artık gerçekten bitmişti.
Zil çaldığında beden eğitimi dersi için spor salonuna indik. Normalde bu dersi pek umursamazdım ama bugün sadece kafamı dağıtmak istiyordum.
Herkes toplanmıştı ama öğretmen yoktu.
“Yeni biri gelicekmiş galiba” dedi Defne yanımda.
Umursamadım. Ta ki…
Kapı açılana kadar.
İçeri giren kişiyi gördüğüm an kalbim resmen durdu.
Batuhan.
Elinde düdük, üzerinde spor kıyafetleri… Saçları hafif dağınık, yüzünde o tanıdık ifade.
Bir an nefes almayı unuttum.
“Günaydın arkadaşlar”
Sesi salonda yankılandı.
“Ben Batuhan. Bir süreliğine derslerinize ben giricem”
Ben hâlâ olduğum yerde donup kalmıştım.
Ne işi var burada?
Gözleri sınıfın üzerinde dolaşırken bir an bana takıldı.
Ve… durdu.
Sanki herkesi görmezden gelip sadece bana bakıyormuş gibi.
Kalbim yine saçma sapan atmaya başladı.
Defne koluma hafifçe vurdu.
“Yasemin… sana bakıyor…”
“Sus ya” dedim ama sesim titredi.
Ders başladı.
Koşu yaptık, ısınma hareketleri… Ama ben hiçbirine odaklanamıyordum. Çünkü nereye gitsem, ne yapsam Batuhan’ın bakışlarını üzerimde hissediyordum.
Her hareketimi izliyordu.
Her.
Hareketimi.
Sanki düşmemi bekler gibi…
Ya da… bilmiyorum.
“Biraz hızlanın” dedi.
Koşmaya başladık.
Ama zaten kafam karışıktı, bir de onun bakışları… Dikkatim tamamen dağılmıştı.
Bir an ayağım kaydı.
Ve…
Yere sertçe düştüm.
Her şey bir anda oldu.
Dizimde keskin bir acı hissettim.
“Ahh!”
Sesim istemsiz çıktı.
Etrafımdan sesler yükseldi ama ben sadece bir kişiyi gördüm.
Batuhan.
Koşarak bana geliyordu.
Herkesten önce.
Yanıma diz çöktü.
“Yasemin!”
Ses tonu… panikti.
Bu kadar paniklediğini daha önce hiç duymamıştım.
“İyi misin?”
Gözlerimin içine bakıyordu. O kadar yakındı ki nefesini hissedebiliyordum.
“İyiyim…” demeye çalıştım ama sesim zayıf çıktı.
“İyi değilsin”
Dedi kesin bir sesle.
Elini dizime yaklaştırdı ama çok nazik davrandı, sanki canımı daha fazla yakmaktan korkuyormuş gibi.
“Canın çok yandı mı?”
Başımı hafifçe salladım.
Ama acıdan çok…
Kalbim acıyordu.
Beni böyle önemsemesi…
Neden?
“Yavaşça kalkabilir misin?”
Elini uzattı.
Bir an tereddüt ettim ama sonra tuttum.
Eli sıcaktı.
Beni dikkatlice kaldırdı ama dengesizdim. Hafifçe sendeledim.
Anında kolumu tuttu.
Refleks gibi.
Beni kendine biraz daha yaklaştırdı.
“Dikkat et”
Sesi daha yumuşaktı şimdi.
Kalbim yine kontrolsüz atıyordu.
Etrafımızdaki herkes susmuş bize bakıyordu ama o umursamıyordu.
Sadece bana odaklanmıştı.
“Kenara geçiyoruz”
Dedi.
İtiraz bile edemedim.
Beni kenardaki banklara götürdü.
Oturttuktan sonra dizimin önünde tekrar çömeldi.
“Şişmiş biraz”
Dedi kaşlarını çatarak.
Bu kadar ciddi olması…
Bu kadar ilgilenmesi…
İçimde bir şeyleri yeniden harekete geçirdi.
Az önce “bitti” dediğim her şey bir anda karıştı.
“Batuhan ben iyiyim gerçekten—”
“Sus biraz”
Dedi.
Ama sert değildi.
Daha çok… endişeli.
Gözlerim dolduğunu fark ettim.
Sadece düştüğüm için değildi bu.
Her şey üst üste gelmişti.
Efe.
Lale.
Ve şimdi…
Batuhan.
Gözümden bir damla yaş süzüldü.
Fark etti.
Tabii ki etti.
Kaşları daha da çatıldı.
“Bu sadece düşmekten değil”
Dedi sessizce.
Cevap veremedim.
Veremezdim.
Çünkü haklıydı.
Ve ben…
Artık ne hissettiğimi bilmiyordum.
Beden dersinden sonra sınıfa geçtik bacağım hala sızlıyordu.
Tabii bu sırada yeni beden hocasıyla yani üvey abim olan batuhan'la ilgili söylentiler konuşmalarda başlamıştı.
"Yeni beden hocasını gördün mü ya taş gibi adam harbi çok yakışıklı"
"Yunan tanrısı gibi beden hocası da kırk yılda bir yılda bizim okula"
"Harbi çok yakışıklı ya beden dersini dört gözle bekleyeceğim artık"
Bunun gibi birçok boş gereksiz cümle ama nedense içimde tuhaf bir kıskançlık oluşmuştu nedenini bilmediğim bir kıskançlık. Defne yanımda oturuyor bir yandan da bacağıma koyduğum buzu tutuyordu.
"Üvey abinin bizim okulda beden hocası olması biraz tuhaf değil mi?"
"Bence değil sonuçta özel Spor hocası yani bizim okulda beden hocası olması neden tuhaf olsun ki"
"Doğru haklısın ne kadar kalır sence burada?"
"Bir fikrim yok belki dönem sonuna kadar belki de geçici bir süreliğine sadece birkaç derse girer"
Tabii sınıftakilerin çoğu batuhan'ın yani yeni beden hocamızın üvey abim olduğunu öğrenmişlerdi birkaç kişi yanıma geldi.
"Yasemin yeni beden hocası Batuhan hoca senin üvey abin mi?"
"Evet ne var bunda "
Dedim o oldukça umursamaz bir tavırla.
"Oha ya düşünsene yunan tanrısı gibi adamla aynı yerde yaşıyorsun"
"Abartmayın ya siz de"
Ben abartmayın desem de onlara abartmaya devam edecek. Efe geldi yanıma sanki kendini borçlu hisseder gibi.
"Bacağın nasıl oldu?"
"Daha iyiyim"
Dedim ona böyle soğuk yapmam haksızlık çünkü o benim hakkımda daha doğrusu ondan hoşlandığımı bilmiyordu.
"Bu sabah lale'yi gördüm aranız iyi gibi?"
"Evet o da beni beğeniyormuş ve bunların hepsi senin sayende oldu gerçekten teşekkür ederim"
İçimdeki boşluk hissi beni terk etmiyor ama bir yandan da ikisi adına seviniyorum bu iyi niyetin bir gün başıma bela olacak.
Biz otururken sınıf başkanımız elinde birkaç tane kağıtta çıka geldi ne diye sorduğumuzdan yeni beden hocasının bizim için hazırladığı çizelge dedi.
Bu ne zamandan beridir bu kadar disiplinli ama doğru ya ben onu çalışırken hiç görmedim belki de spor salonunda çok disiplinli bir hocaydı aynı disiplin okulda da devam etmeli belki de böyle düşünüyordur.
Sibel diye bir göz gezdirdim 2 saatlik beden dersinde biz bunların hepsini nasıl yapacağız ki.
Önce ısınma hareketleri sonra koşu kızlar için voleybol erkekler için basketbol okulun basketbol takımı bizi turnuvalarda temsil ediyordu kız voleybol takımında vardı da çok fazla umursamadıkları için üzerine giden olmamıştı ama sanırım hem basketbol hem de voleybol takımına bir el atacak klasik Batuhan her şeyin en mükemmel olmasını istiyor.
Bölüm etkileşimi
