98. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
95. Kamela Ve Amelya
Bölüm 95 – Kamela ve Amelya
Deniz kenarında Aras’la geçirdiğim günün ardından ilk kez kendimi bu kadar huzurlu hissediyordum.Ama içimde hâlâ eksik kalan bir şey vardı.Kamela…Onun gözlerindeki yalnızlığı unutamıyordum.O gece geçide adım attığımda beni bekleyen kişi rüyadaki Aras değildi.Şatonun bahçesinde, beyaz güllerin arasında Kamela tek başına oturuyordu.Elinde eski bir defter vardı.Beni görünce gülümsedi.“Bu kez beni mi seçtin?”Yanına oturdum.“Bugün seninle konuşmak istedim.”Şaşkınlığını gizleyemedi.“Benimle mi?”“Evet.”“Çünkü bugüne kadar hep seni dinledim.”“Hiç seni tanımaya çalışmadım.”Kamela elindeki defteri kapattı.“Ne öğrenmek istiyorsun?”“Seni.”Kısa bir sessizlik oldu.Sonra hafifçe güldü.“İlk kez biri bana bunu soruyor.”“En çok neyi özlüyorsun?”Hiç düşünmeden cevap verdi.“Sabahları.”“Sabahları mı?”Başını salladı.“Bu dünyada güneş hiç doğmuyor.”“Ben hiç gün doğumunu görmedim.”İçim burkuldu.“Denizi de.”“Yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını da.”“Kuş seslerini de.”“Okula gitmeyi de.”Gülümsedi.“Hatta kardeşin Kerem’in sürekli sizi rahatsız etmesini bile.”İkimiz de istemeden güldük.Ben de ona gerçek dünyadan bahsetmeye başladım.Annemin yaptığı sıcak çorbadan…Babamın oyuncakçıdaki komik hâllerinden…Kerem’in bitmeyen şakalarından…Okuldaki koşuşturmadan…Aras’ın herkese soğuk davranıp bana bambaşka biri olmasından…Kamela sessizce dinliyordu.Sanki anlattığım her şeyi gözünde canlandırıyordu.Bir süre sonra bana döndü.“Ben de sana bir şey göstermek istiyorum.”Ayağa kalktı.Şatonun arkasındaki küçük tepeye çıktık.Orada eski bir salıncak vardı.Tahtaları eskimişti.Ama hâlâ ayaktaydı.“Buraya çocukken gelirdim.”“Tek başıma sallanır…”“…gerçek dünyanın nasıl bir yer olduğunu hayal ederdim.”Hiç düşünmeden salıncağa oturdum.“Hadi.”“Birlikte sallanalım.”Kamela önce şaşırdı.Sonra çekinerek yanıma oturdu.İlk başta yavaşça sallandık.Bir süre sonra ikimiz de çocuklar gibi gülmeye başladık.Rüzgâr saçlarımızı savuruyordu.Şatonun sessizliği bile o an neşeyle dolmuştu.Birden Kamela durdu.Yüzü ciddileşti.“Amelya…”“Hı?”“Artık senden korkmuyorum.”“Neden korkuyordun?”“Bir gün beni unutmandan.”Gözlerinin içine baktım.“Unutmam.”“Emin misin?”“Eminim.”Çünkü artık sen…”“…benim rakibim değilsin.”“…arkadaşımsın.”Kamela’nın gözleri doldu.Yavaşça elini uzattı.Ben de tuttum.O anda avuçlarımızın birleştiği yerde ince, altın renkli bir ışık oluştu.İkimiz de şaşkınlıkla geri çekildik.Işık birkaç saniye sonra kayboldu.“Bu da neydi?”diye fısıldadım.Tam o sırada kitap kendi kendine açıldı.Sayfada yalnızca tek bir cümle yazıyordu.“İki kalp birbirine güvendiğinde, Geçit yeni bir yol açar.”Kamela yazıya uzun süre baktı.Sonra bana döndü.“Belki de…”“…ben hiç seçilmedim diye üzülmemeliydim.”“Neden?”“Çünkü Geçit bana bir seçim vermedi.”“Ama…”“…bana seni verdi.”Bu sözleri duyunca gözlerim doldu.Onu hiç düşünmeden yeniden kucakladım.O da bu kez tereddüt etmeden bana sarıldı.Şatonun üzerinde dolaşan gölgeler bizi sessizce izliyordu.Ama ilk kez…Hiçbiri ürkütücü görünmüyordu.Sanki Geçit bile…Kurulan bu dostluğu sessizce onaylıyordu.
