46. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
46. İki Dünya Arasında
Bölüm 46 – İki Dünya Arasında
Gözlerimi açtığımda yine şatodaydım.Bu kez korkmuyordum.Sanki burası da artık bana yabancı değildi.Elimdeki dolunay işlemeli kitap hâlâ açılamıyordu.Ne zaman kapağını aralamaya çalışsam, görünmez bir güç beni durduruyordu.“Yine denedin.”diye seslendi Kamela.Arkamı döndüm.Her zamanki sakin hâliyle bana doğru yürüyordu.“Evet.”“Belki bu kez açılır diye düşündüm.”Kamela gülümsedi.“Bir kitabı zorla açabilirsin.”“Ama kaderini asla.”İç çekerek kitabı çantama koydum.Bir süre sonra dördümüz şatodan ayrıldık.İlk kez bu dünyanın sokaklarını gerçekten gezmeye karar verdik.Taş döşeli caddelerde insanlar telaşla yürüyordu.Küçük çocuklar kovalamaca oynuyor, dükkân sahipleri müşterileriyle sohbet ediyordu.Bir kadın fırından yeni çıkan ekmekleri sepete diziyordu.Her şey…Gerçek gibiydi.Bir çiçekçinin önünde durdum.Rengârenk çiçeklere bakarken istemeden gülümsedim.“Burası…”“…çok gerçek.”Yanımdaki rüyadaki Aras hafifçe başını salladı.“Çünkü burası da gerçek.”“Peki onlar?”Sokakta koşan çocukları gösterdim.“Geçitleri biliyorlar mı?”“Hayır.”“Onlar sadece hayatlarını yaşıyor.”Gerçek dünyadaki Aras sözümü tamamladı.“Tıpkı senin dünyandaki insanlar gibi.”İçimde garip bir his oluştu.O ana kadar burayı hep bir rüya sanmıştım.Ama şimdi…Bu insanlar da birilerinin annesiydi.Birilerinin çocuğuydu.Birilerinin en yakın arkadaşıydı.Eğer burası sadece bir rüya olsaydı…Neden bu kadar gerçek hissettiriyordu?Yolun sonunda küçük bir meydan vardı.Ortasında eski bir çeşme duruyordu.Suyun üzerine eğildim.Yansımama baktım.Bir anlığına…Kendi yüzümün yanında Kamela’nın yüzü belirdi.Sonra kayboldu.“Kamela…”“Neden hep yansımalardaydın?”Sessizce yanıma geldi.Çeşmenin suyuna baktı.“Çünkü uzun yıllar boyunca gerçek dünyaya ait değildim.”“Peki şimdi?”“Bunu ben de bilmiyorum.”İlk kez sesi bu kadar kırılgandı.Bir bankın yanına oturduk.Rüzgâr hafif hafif esiyordu.İki Aras da sessizdi.Sanki ikisi de aynı şeyi düşünüyordu.Kitabımı yeniden çıkardım.Kapağını okşadım.“Keşke konuşabilsen.”diye fısıldadım.Tam o anda…Kitabın kapağındaki dolunay sembolü bir anlığına gümüş gibi parladı.Hepimiz aynı anda kitaba baktık.Kapağı milim kadar aralandı.İçeriden ince, altın renkli bir ışık süzüldü.Heyecanla açmaya çalıştım.Ama ışık söndü.Kapak yeniden kapandı.Kimse konuşamadı.Rüyadaki Aras sessizce bana baktı.Gerçek dünyadaki Aras ise derin bir nefes verdi.Kamela gözlerini kitaptan ayırmadan usulca konuştu.“Artık uyanıyor…”“Ne?”diye sordum.Kamela bu kez bana baktı.“Kitap değil.”“…Sen.”O anda ilk kez anladım.Belki de bu kitabın açılmasını bekleyen kişi…Kitabın kendisi değildi.Bendim.
