34. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
34. Zamanın İki Yüzü
Bölüm 34 – Zamanın İki Yüzü
O gece Aras’ın yanından ayrıldıktan sonra eve dönmek yerine biraz yürümek istedim.Kafamın içi, cevabını alamadığım sorularla doluydu.Sokak lambalarının altında sessizce ilerlerken küçük mahalle parkına geldim.Salıncaklardan birine oturdum.Rüzgâr hafif hafif esiyordu.Aras da birkaç adım arkamdan gelmişti.Hiçbir şey söylemeden yanıma oturdu.İlk konuşan ben oldum.“Bir şey dikkatimi çekti.”“Neymiş?”“Babamın dükkânındaki fotoğraf…”Aras derin bir nefes aldı.“Hatırladın.”“Evet.”“Fotoğrafta sen benden daha büyüktün.”“Şimdi ise aynı yaştayız.”“Bu nasıl mümkün?”Aras birkaç saniye sustu.Sonra gülümseyerek omuz silkti.“Listeye girebilmek için yaşımı küçülttüm.”İstemsizce güldüm.“Gerçekten mi?”“Hayır.”Koluna hafifçe vurdum.“Hiç komik değildi.”“Bir an inandın ama.”“İnanmadım.”“İnandın.”Gülümsemem uzun zamandır ilk kez bu kadar gerçekti.Ama merakım hâlâ dinmemişti.“Ciddi ol, Aras.”“O fotoğraf…”“…nasıl mümkün?”Aras’ın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.“Görmüş olduğun şey…”“…sadece bir fotoğraf değildi.”“Ne demek bu?”“Geçitte zaman…”“…herkes için aynı akmaz.”Kaşlarımı çattım.“Yani?”“Bazen birinin yılları…”“…başkasının birkaç ayına denk gelir.”“Orada zamanın kuralı yoktur.”“Bu yüzden geçmişi bugünden…”“…bugünü de geçmişten ayırmak zordur.”Başımı eğdim.“Yani o fotoğraf…”“Gerçekti.”“Ama senin düşündüğün şekilde değil.”İçimdeki düğüm biraz çözülmüştü.Tam başka bir şey soracakken aklıma geldi.“Aras…”“Evet?”“Kamela…”“…günlerdir rüyama gelmiyor.”Aras’ın yüzündeki ifade bir anda değişti.“Hiç mi?”“Hayır.”“Şato da yok.”“Rüyandaki sen de yok.”“Sadece…”“…o siyah pelerinli adamı gördüm.”Aras başını öne eğdi.Sanki bunu bekliyormuş gibiydi.“Demek gerçekten başladı.”“Ne başladı?”“Bunu şimdi anlatamam.”Sinirle ayağa kalktım.“Yine aynı cevap!”“Bir gün…”“‘Şimdi değil.’”“‘Henüz zamanı gelmedi.’”“Bıktım artık!”Arkamı dönüp yürümeye başladım.Tam birkaç adım atmıştım ki…Aras bileğimden nazikçe tuttu.Bu kez elini çekmedim.Yavaşça bana yaklaştı.Gözlerimin içine baktı.İlk kez hiçbir şey söylemedi.Sadece…Usulca yanağımdan bir tutam saçımı geriye itti.Kalbim öyle hızlı atıyordu ki sesini duyabileceğini sandım.“Amelya…”diye fısıldadı.“Bazı cevaplar…”“…kelimelerle verilmez.”Ne demek istediğini soramadan…Yavaşça bana yaklaştı.Durmadım.Geri çekilmedim.Aramızdaki son mesafe de kayboldu.Dudakları, benimkilere usulca dokundu.Kısa…Ama içimde fırtınalar koparacak kadar gerçekti.Ayrıldığında ikimiz de nefes nefeseydik.Yüzümün kızardığını hissediyordum.Aras hafifçe gülümsedi.“Şimdi…”“…eve git.”“Neden?”“Çünkü bu heyecanla…”“…uyursan rüya göreceksin.”İstemsizce güldüm.“Bu da geçidin kuralı mı?”“Belki.”“Belki de sadece…”“…seni biraz olsun gülümsetmek istedim.”Başımı salladım.“İyi geceler, Aras.”“İyi geceler, Amelya.”Eve dönerken elim istemsizce dudaklarıma gitti.Hâlâ onun sıcaklığını hissediyordum.O gece yatağa uzandığımda gözlerimi kapatmam uzun sürmedi.Ve gerçekten…Uzun zamandır ilk kez…Rüya yeniden beni buldu.
