20. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
20.Sessiz Kal
Bölüm 20 – Sessiz Kal
Gözlerimi açtığımda hâlâ o devasa kütüphanedeydik.Tavana kadar uzanan raflar, eski kitapların kokusu ve pencerelerden içeri süzülen solgun ay ışığı…Sanki zaman burada durmuştu.Kamela sessizce etrafı inceliyordu.Aras ise rafların arasındaki karanlığa dikkatle bakıyordu.Birden…Uzaklardan ayak sesleri duyuldu.Tok…Tok…Tok…Kalbim hızlandı.Kollarımı istemsizce kendime sardım.“Aras…”Sesim titriyordu.“Bizi buldular mı?”Aras hiç kıpırdamadı.Gözlerini karanlıktan ayırmadan fısıldadı.“Bir dakika.”Hepimiz sustuk.Ayak sesleri birkaç saniye daha devam etti.Sonra bir anda kesildi.Aras derin bir nefes verdi.“Hayır.”Şaşkınlıkla ona baktım.“Nasıl emin olabiliyorsun?”Yavaşça bana döndü.“Bu ses…”“…bir yansıma.”“Gerçek değiller.”“Bizi korkutmaya çalışıyorlar.”“Neden?”“Çünkü korkarsan hata yaparsın.”Sesi bu kez daha alçaktı.“Hiçbiriniz konuşmayın.”“Ve…”“…sessiz olun.”O an kütüphanenin içi tamamen sessizliğe gömüldü.Kendi kalp atışımı bile duyabiliyordum.Ama nedense…Titremem durmuyordu.Nefesim düzensizleşmişti.Aras bunu fark etti.Yavaşça bana doğru yürüdü.Bir şey söylemedi.Sadece önümde durdu.“Amelya.”Sesini ilk kez bu kadar yumuşak duymuştum.“Gözlerini kapat.”İstemeden dediğini yaptım.“Derin nefes al.”Denedim.Ama olmadı.Ellerim hâlâ titriyordu.Bir an sonra omuzlarımda sıcak bir dokunuş hissettim.Aras beni yavaşça kendine çekmişti.İçgüdüsel olarak başımı göğsüne yasladım.Kalbinin ritmini duyabiliyordum.Düzenli…Sakin…Güven veren…Sanki günlerdir ilk kez gerçekten nefes alabiliyordum.Uzun zamandır taşıdığım bütün yorgunluk omuzlarımdan yavaşça kayıp gidiyordu.Aras hiçbir şey söylemedi.Sadece bir eliyle saçlarımı usulca okşadı.“O geçti.”diye fısıldadı.“Buradasın.”Gözlerimi kapattım.İlk kez…Korkmuyordum.Bir köşede duran Kamela bu manzarayı sessizce izliyordu.Yüzünde öfke yoktu.Ama gözlerinde derin bir hüzün vardı.Bakışlarını benden ayırmıyordu.Sanki söylemek istediği çok şey vardı.Yavaşça başını eğdi.Fısıltısını yalnızca kendi duyabileceği kadar alçak bir sesle söyledi.“Seçim…”“…başlıyor.”Aras bunu duymadı.Ben de duymadım.Sadece Kamela’nın gözleri bir anlığına doldu.Başımı Aras’ın göğsünden kaldırdım.Ona dikkatlice baktım.“Sen…”“Okuldaki Aras değilsin.”Aras hafifçe gülümsedi.“Hayır.”“Ben o değilim.”“Öyleyse…”“Sen kimsin?”Tam cevap verecekken Kamela usulca yaklaştı.“Önce bana bir soru sormuştun.”Bana baktı.“Adımı.”Başımı salladım.“Evet.”“Kamela…”“Bu ismi biliyorum.”“Ama sen gerçekten kimsin?”Kamela birkaç saniye sustu.Sonra gözlerimin içine baktı.Yüzünde hüzünlü ama sıcak bir gülümseme belirdi.“Ben…”“…bir zamanlar seni koruyacağıma söz veren kişiyim.”Bu cevabı beklemiyordum.Kaşlarımı çattım.“Ama ben seni hiç tanımıyorum.”Kamela’nın gözleri doldu.“İşte…”“…en çok canımı acıtan da bu.”Tam o anda kütüphanenin en eski raflarından bir kitap kendiliğinden yere düştü.Sayfaları açıldı.İlk sayfada tek bir cümle yazıyordu:“Hatırlamak, bazen uyanmaktan daha zordur.”
