96. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
93. Üçüncü Anahtarın İzleri
Bölüm 93 – Üçüncü Anahtarın İzleri
Kamela’nın sözleri aklımdan çıkmıyordu.“Bana hiç taş sunulmadı.”Taş…Nasıl bir taştı?Neden sadece seçilenlere veriliyordu?Ve neden ben bunu ilk kez duyuyordum?O gece geçitte uyandığımda şatonun avlusunda yalnız yürümeye başladım.Ay ışığı taş zemini gümüş gibi parlatıyordu.Uzakta rüyadaki Aras eski çeşmenin yanında durmuş gökyüzünü izliyordu.Yanına sessizce yaklaştım.“Aras.”Bana döndü.Yüzümdeki ifadeden bir şeylerin olduğunu anlamıştı.“Neyi düşünüyorsun?”“Kamela’yı.”Kaşlarını hafifçe kaldırdı.“Taştan bahsetti.”“Taş?”“Evet.”“Dün…”“‘Bana hiç taş sunulmadı.’ dedi.”Başımı iki yana salladım.“Hiçbir şey anlamadım.”“Taş ne demek?”Aras’ın yüzündeki ifade bir anda ciddileşti.Ama beklediğim cevabı vermedi.“Şimdi bunu öğrenmemen gerekiyor.”İtiraz ettim.“Neden herkes aynı şeyi söylüyor?”“Bir şey biliyorsunuz ama anlatmıyorsunuz.”Aras yavaşça gülümsedi.“Bazı cevaplar…”“…erken öğrenildiğinde kaderi değiştirir.”“Ben kaderimin değişmesini istiyorum.”“Hayır.”“Daha zamanı değil.”Sinirlenip önümdeki küçük taşı ayağımla ittim.“Herkes taş diyor.”“Geçit taş diyor.”“Kamela taş diyor.”“Sen de taş diyorsun.”“Ama kimse bana ne olduğunu söylemiyor.”Aras eğilip yerdeki taşı aldı.Avucunun içinde çevirdi.Sonra tekrar yere bıraktı.“Bir gün…”“…taşın ne olduğunu sen zaten anlayacaksın.”“Nasıl?”“Bana sormadan.”Konuyu değiştirmek ister gibi yürümeye başladı.Ben de peşinden gittim.Şatonun arkasındaki ormana girdik.Ağaçların arasında ilerlerken toprağın üzerinde ince altın renkli izler fark ettim.Sanki biri ışıkla yol çizmişti.“Aras…”“Bunlar ne?”Yere eğildi.Parmaklarıyla izlere dokundu.“Üçüncü anahtar.”Kalbim hızlandı.“Yakın mı?”Başını salladı.“Çok yakın.”“Ama onu bulmadan önce…”“…bir şey bulacağız.”“Neyi?”“Gerçeği.”Tam o sırada önümdeki ağaçlardan biri parlamaya başladı.Kabuklarının üzerinde üç sembol belirdi.İlkini tanıyordum.İki dolunay…İkincisi…Eski oyuncak bebeğin anahtarı…Üçüncü sembol ise daha önce hiç görmediğim bir işaretti.İç içe geçmiş siyah ve beyaz iki daire…Sanki birbirini tamamlıyorlardı.Kitabım kendi kendine açıldı.Yeni cümle ağır ağır oluştu.“Üçüncü anahtar, yolun sonunda değildir.”Altındaki ikinci satır ise ikimizi de şaşırttı.“O, kalbin en çok korktuğu yerde saklıdır.”Ben yazıya bakarken içim ürperdi.“Kalbimin korktuğu yer…”“Orası neresi olabilir?”Aras bana baktı.Bu kez gözlerinde hüzün vardı.“Belki…”“…bunu öğrenmekten korktuğun yerdir.”Tam o anda ormanın derinliklerinden siyah gölgeler belirdi.Ama bu kez üzerimize gelmediler.Sessizce iki yana çekildiler.Sanki…Bize bir yol açıyorlardı.Aras derin bir nefes aldı.“Geçit…”“…üçüncü anahtara giden yolu göstermeye başladı.”Ve ilk kez…Yolun sonunda bizi bekleyen şeyden korkmaya başladım.
