78. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
75. Anahtar
Bölüm 75 – Anahtar
Sandığın kapağı hâlâ açıktı.Aras’la ikimiz birkaç saniye konuşamadık.Kadife kumaşın üzerinde duran eski zarf…Sanki yıllardır yalnızca bizi bekliyordu.Üzerindeki yazıyı bir kez daha okudum.“Amelya’ya… Doğru zamanı geldiğinde.”“Doğru zaman…”diye fısıldadım.“Sanırım o zaman geldi.”Ellerim titreyerek zarfı elime aldım.Kâğıdı öylesine eskiydi ki biraz sert tutsam parçalanacak gibiydi.Aras sessizce yanıma geldi.“Beraber aç.”Başımı salladım.Mührü yavaşça kaldırdım.İçinden tek sayfalık bir mektup ve eski, siyah beyaz bir fotoğraf çıktı.İlk önce fotoğrafa baktım.Nefesim kesildi.“Bu…”Fotoğraftaki adam…Babamdı.Hem de çok genç hâli.Yanında ise yüzünü hiç görmediğim başka bir adam duruyordu.İkisinin ortasında eski bir oyuncak bebek vardı.Bebeğin elinde…O anahtar.Aras fotoğrafı dikkatlice inceledi.“Demek anahtar gerçekten vardı.”“Ve yıllardır burada saklanıyordu.”Titreyen ellerimle mektubu açtım.Eski mürekkebin kokusu hâlâ duruyordu.Yüksek sesle okumaya başladım.“Bu mektubu okuyorsan ilk anahtar seni bulmuş demektir.”“Anahtar hiçbir zaman kaybolmadı.”“Sadece onu görebilecek kişiyi bekledi.”“Onu zorla arayanlar hiçbir zaman bulamadı.”“Çünkü anahtar seçer.”Bir an durdum.Boğazım düğümlenmişti.Aras omzuma hafifçe dokundu.“Devam et.”Derin bir nefes aldım.Okumayı sürdürdüm.“Oyuncakçı yalnızca bir dükkân değildir.”“Burası iki dünyanın birbirine en yakın olduğu yerdir.”“Kapılar burada açılır.”“Ve kapılar yalnızca kalbi doğru olan kişiye görünür.”Kalbim daha hızlı atmaya başladı.Bu kadar yıl…Babam bütün bunların tam ortasında mı yaşamıştı?Mektubun en altına geldiğimde yazılar daha da silikleşmişti.Son satırları okumakta zorlandım.“Bu ilk anahtardır.”“Diğerlerini bulmadan kitabın tamamı açılmayacaktır.”“Sana güveniyorum.”İmza yoktu.Yalnızca iç içe geçmiş iki dolunay sembolü vardı.Aras sessizce bana baktı.“Üç anahtar…”Başımı salladım.“Demek bu sadece başlangıç.”Tam mektubu katlayacakken…Fotoğrafın arkasında ince bir çıkıntı fark ettim.Parmağımla kaldırınca içinden küçücük bir harita düştü.Oyuncakçının planıydı.Ama bu kez yalnızca dükkânı göstermiyordu.Planın altına ince bir ok çizilmişti.Ok…Oyuncakçının bodrumundan başlayıp dışarıya, eski bir ağacın olduğu yere uzanıyordu.Haritanın köşesinde tek bir cümle yazıyordu.“İkinci anahtar, köklerin altında uyuyor.”Aras derin bir nefes verdi.“Sanırım…”“…aramaya yeni başlıyoruz.”Ben anahtarı avucumun içinde sımsıkı tuttum.İlk kez, onun sıcaklığını gerçekten hissediyordum.Ve içimde tuhaf bir his vardı.Bu anahtar yalnızca bir kapıyı açmamıştı.Beni…Kendi hikâyemin içine sokmuştu.
