79. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
76. İlk Geçit
Bölüm 76 – İlk Geçit
“Her insanın hayatını ikiye ayıran bir gece vardır.”Benimki yirmi yaşımdaydı.O zamanlar hayatım çok daha basitti.Dedemden kalan küçük oyuncakçı dükkânını yeni yeni devralmıştım.Babam yıllar önce vefat etmişti.Annem ise dükkânın üst katında yaşar, her sabah bana sıcak çay hazırlar, “Oyuncak satıyorsun ama sen hâlâ çocuksun.” diye takılırdı.Ben de gülüp geçerdim.Çünkü gerçekten tek derdim, ay sonunu getirebilmekti.Hayatın bana hazırladığı şeyi bilseydim…O gece dükkânın kapısını hiç kapatmazdım.O gün yağmur hiç dinmemişti.Son müşteriyi uğurladıktan sonra vitrindeki oyuncakları tek tek içeri aldım.Kapıyı kilitledim.Tam yukarı çıkacakken…Kapının önünde eski, beyaz elbiseli bir oyuncak bebek gördüm.Hayatımda onu ilk kez görüyordum.Dükkânda da satmıyorduk.“Eyvah…”“Herhâlde biri unuttu.”Bebeği elime aldım.Tam içeri götürecekken…Avucumun içinde kısa süreliğine altın renginde bir anahtar belirdi.Gözlerimi kırptım.Anahtar kaybolmuştu.“Çok yoruldum galiba.”Bunu yorgunluğa verdim.O gece erkenden uyudum.Ama uyandığımda…Yatağımda değildim.Ayaklarımın altında taş bir yol vardı.Gökyüzü mora çalıyordu.Etrafımda hiç bilmediğim ağaçlar yükseliyordu.Rüzgârın sesi bile gerçek dünyadakinden farklıydı.Kendi kendime güldüm.“Ne tuhaf rüya…”Bir süre yürüdüm.Ne kadar ilerlersem ilerleyeyim hiçbir şey değişmiyordu.Tam geri dönmeye karar vermiştim ki…Uzakta bir kapı gördüm.Kapı…Hiçbir duvara bağlı değildi.Boşluğun ortasında tek başına duruyordu.Üzerinde iç içe geçmiş iki dolunay sembolü vardı.İlk kez o gece gördüm o işareti.Ve nedense…Hiç yabancı gelmedi.Kapıya doğru yürüdüm.Elimi uzattım.Dokunduğum anda kapı sessizce açıldı.İçeriden sıcak bir ışık yayıldı.Normalde korkmam gerekirdi.Ama içimde garip bir huzur vardı.Sanki biri bana,“Gel…”diyordu.Kapının öte tarafına geçtiğim an…Hayatım sonsuza kadar değişti.Karşımda yemyeşil bir vadi uzanıyordu.Uzakta kuleleri gökyüzüne yükselen görkemli bir şato vardı.Bahçelerinde bembeyaz güller açmıştı.Gökyüzünde ise normal bir ay değil…Birbirine geçmiş iki dolunay parlıyordu.Hayranlıkla etrafı izlerken arkamdan bir ses geldi.“Sonunda geldin.”Yavaşça arkamı döndüm.Benden birkaç yaş büyük görünen genç bir adam, gülümseyerek bana bakıyordu.Üzerinde uzun siyah bir ceket vardı.Sanki beni yıllardır tanıyormuş gibi rahattı.“Hoş geldin.”dedi.“İlk geçidini başarıyla tamamladın.”Şaşkınlıkla ona baktım.“Ben…”“Neredeyim?”Adam gülümsedi.“Henüz bunu öğrenmeye hazır değilsin.”“Şimdilik sadece şunu bil…”Bir adım yanıma geldi.“Artık iki dünyanın da bir parçasısın.”O gece söylediklerine inanmadım.Bunun yalnızca çok gerçekçi bir rüya olduğunu düşündüm.Oysa bilmiyordum…Bu, yıllarca sürecek gelgitlerin yalnızca ilk gecesiydi.
