58. bölüm · Rüyalarda Benim Yerime Geçen
55. Değişen Dünya
Bölüm 55 – Değişen Dünya
Çatıdaki olayın üzerinden birkaç gün geçmişti.O günden sonra okulda her şey değişmişti.Daha doğrusu…Ben değişmiştim.Koridorlarda yürürken insanlar bana yol veriyordu.Daha önce adımı bile bilmeyenler şimdi gülümseyerek selam veriyordu.“Amelya, kantine geliyor musun?”“Bugün bizimle otursana.”“Bunu senin için aldım.”Masamın üzerinde küçük çikolatalar, not kâğıtları ve minik hediyeler birikmeye başlamıştı.Birkaç hafta önce bunların hiçbirine inanmazdım.Çünkü o eski Amelya…Kimsenin fark etmediği kızdı.Şimdiyse…Herkes beni fark ediyordu.Öğle arasında arkadaşlarla kantinde otururken biri bana içecek ısmarladı.Bir başkası sandalyemi çekti.Bir diğeri hafta sonu birlikte sinemaya gitmeyi teklif etti.İçimde garip bir sıcaklık oluştu.Demek…Kabul görmek böyle bir şeydi.Okul çıkışında Aras her zamanki gibi kapıda beni bekliyordu.Beni görünce çantamı elimden aldı.“Bunu ben taşırım.”“Gerek yok.”“Ben istiyorum.”Yürümeye başladık.Bir süre sessiz kaldım.Sonra cesaretimi toplayıp konuştum.“Aras…”“Hı?”“Galiba…”“…sevgili olmayı düşünebilirim.”Aras yürümeyi bıraktı.Şaşkınlıkla bana baktı.“Düşünebilir misin?”Gülümsedim.“Sadece düşünebilirim.”“O bile yeter.”Yüzündeki mutluluğu görünce ben de istemeden gülümsedim.Belki de…Onun yanında gerçekten huzurluydum.O gece erkenden uyudum.Ama…Hiçbir rüya görmedim.Ertesi gece de.Sonraki gece de.Ne şato vardı…Ne Kamela…Ne de diğer Aras.İlk başta bunun geçici olduğunu düşündüm.Sonra günler geçti.Yine hiçbir şey olmadı.“Acaba geçit kapandı mı?”diye kendi kendime sordum.Ama cevabını bilmiyordum.Bilmediğim bir şey daha vardı.Aslında…Ben artık oraya gitmek istemiyordum.Ve geçit, kalbimdeki bu değişimi benden önce hissetmişti.Bir akşam parkta Aras’la bankta oturuyorduk.Gökyüzünde yıldızlar parlıyordu.“Son günlerde rüya görüyor musun?”diye sordu.Başımı iki yana salladım.“Hayır.”“Özlüyor musun?”Soruyu düşünmek zorunda kaldım.Eskiden hiç düşünmeden “evet” derdim.Şimdi ise…“Emin değilim.”Aras derin bir nefes aldı.Sonra elimi tuttu.Bu kez çok daha sıkı.“İyi.”Şaşkınlıkla ona baktım.“Neden iyi?”Çünkü artık seni bırakmak istemiyorum.”Sesi sakindi ama kararlıydı.“Bir gün yeniden geçit açılsa bile…”“…gitmeni istemem.”“Aras…”“Ve sen gitmek istesen bile…”Sözünü bitirmeden gözlerimin içine baktı.“Ben seni bırakmam.”Kalbim hızlandı.“Bu benim seçimim.”dedi.“Senin seçimine engel olmak istemiyorum.”“Ama seni kaybetmemek için elimden gelen her şeyi yapacağım.”Sözleri hem içimi ısıttı…Hem de korkuttu.Çünkü ilk kez şunu düşündüm.Ya gerçekten seçim zamanı geldiğinde…Kalbim iki dünyadan birini seçmek zorunda kalırsa?
Bölüm 55 – Değişen Dünya
Çatıdaki olayın üzerinden birkaç gün geçmişti.O günden sonra okulda her şey değişmişti.Daha doğrusu…Ben değişmiştim.Koridorlarda yürürken insanlar bana yol veriyordu.Daha önce adımı bile bilmeyenler şimdi gülümseyerek selam veriyordu.“Amelya, kantine geliyor musun?”“Bugün bizimle otursana.”“Bunu senin için aldım.”Masamın üzerinde küçük çikolatalar, not kâğıtları ve minik hediyeler birikmeye başlamıştı.Birkaç hafta önce bunların hiçbirine inanmazdım.Çünkü o eski Amelya…Kimsenin fark etmediği kızdı.Şimdiyse…Herkes beni fark ediyordu.Öğle arasında arkadaşlarla kantinde otururken biri bana içecek ısmarladı.Bir başkası sandalyemi çekti.Bir diğeri hafta sonu birlikte sinemaya gitmeyi teklif etti.İçimde garip bir sıcaklık oluştu.Demek…Kabul görmek böyle bir şeydi.Okul çıkışında Aras her zamanki gibi kapıda beni bekliyordu.Beni görünce çantamı elimden aldı.“Bunu ben taşırım.”“Gerek yok.”“Ben istiyorum.”Yürümeye başladık.Bir süre sessiz kaldım.Sonra cesaretimi toplayıp konuştum.“Aras…”“Hı?”“Galiba…”“…sevgili olmayı düşünebilirim.”Aras yürümeyi bıraktı.Şaşkınlıkla bana baktı.“Düşünebilir misin?”Gülümsedim.“Sadece düşünebilirim.”“O bile yeter.”Yüzündeki mutluluğu görünce ben de istemeden gülümsedim.Belki de…Onun yanında gerçekten huzurluydum.O gece erkenden uyudum.Ama…Hiçbir rüya görmedim.Ertesi gece de.Sonraki gece de.Ne şato vardı…Ne Kamela…Ne de diğer Aras.İlk başta bunun geçici olduğunu düşündüm.Sonra günler geçti.Yine hiçbir şey olmadı.“Acaba geçit kapandı mı?”diye kendi kendime sordum.Ama cevabını bilmiyordum.Bilmediğim bir şey daha vardı.Aslında…Ben artık oraya gitmek istemiyordum.Ve geçit, kalbimdeki bu değişimi benden önce hissetmişti.Bir akşam parkta Aras’la bankta oturuyorduk.Gökyüzünde yıldızlar parlıyordu.“Son günlerde rüya görüyor musun?”diye sordu.Başımı iki yana salladım.“Hayır.”“Özlüyor musun?”Soruyu düşünmek zorunda kaldım.Eskiden hiç düşünmeden “evet” derdim.Şimdi ise…“Emin değilim.”Aras derin bir nefes aldı.Sonra elimi tuttu.Bu kez çok daha sıkı.“İyi.”Şaşkınlıkla ona baktım.“Neden iyi?”Çünkü artık seni bırakmak istemiyorum.”Sesi sakindi ama kararlıydı.“Bir gün yeniden geçit açılsa bile…”“…gitmeni istemem.”“Aras…”“Ve sen gitmek istesen bile…”Sözünü bitirmeden gözlerimin içine baktı.“Ben seni bırakmam.”Kalbim hızlandı.“Bu benim seçimim.”dedi.“Senin seçimine engel olmak istemiyorum.”“Ama seni kaybetmemek için elimden gelen her şeyi yapacağım.”Sözleri hem içimi ısıttı…Hem de korkuttu.Çünkü ilk kez şunu düşündüm.Ya gerçekten seçim zamanı geldiğinde…Kalbim iki dünyadan birini seçmek zorunda kalırsa?
