KARABAL kitap kapağı

9. bölüm / 18

KARABAL

BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM

Vaveyla Yazarı: Leydi Leydi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM

Alp

Sabah okula giderken yanımda Efe vardı.

Normalde yol boyunca Efe'nin bitmek bilmeyen konuşmalarını dinler arada cevap verirdim.

Ama bugün nedense hiçbir şey söylemek istemiyordum.

Aklımda sadece dün vardı.

Derin'in bana söyledikleri…

“Bir süre konuşmayalım.”

“Bu sefer cidden küstüm.”

İnsan çocukluğundan beri tanıdığı birinin gerçekten kendisine küsüp küsmediğini nasıl merak ederdi?

Ben ediyordum.

Hem de fazlasıyla.

Okulun kapısından içeri girdiğimizde gözlerim istemsizce kalabalığın içinde onu aradı.

Ve buldum.

Derin.

Emre'nin yanındaydı.

Yan yana yürüyorlardı.

Emre bir şeyler anlatıyor, Derin de onu dinleyip gülümsüyordu.

Olduğum yerde birkaç saniye durdum.

Efe bana çarpmamak için son anda durdu.

“Ne oldu?”

Cevap vermedim.

Gözlerim hâlâ Derin'deydi.

Efe benim baktığım yere baktı.

Sonra yüzünde sinsi bir gülümseme oluştu.

“Bizim oğlan…”

Yanıma yaklaştı.

“Sanırım iyice gönlünü kaptırdı.”

Kaşlarımı çattım.

“Ne saçmalıyorsun?”

“Ben bir şey demedim ki.”

Efe tekrar Derin'e baktı.

“Bak, kız gülüyor.”

“E?”

“Herkeste burada onları izliyorsun.”

“Kim izliyor.”

“Alp sen çok geç kalmışsın kanka olaylara ya.”

Gözlerimi devirdim.

Derin o sırada başını kaldırdı.

Bir an göz göze geldik.

Ama sadece bir saniyeliğine.

Sonra hemen başını Emre'ye çevirdi.

Sanki beni hiç görmemiş gibi.

İçimde bir şey gerildi.

Efe dirseğiyle koluma dokundu.

“Dedim ben oğlum bizim oğlan bu kıza yanık.”

“Efe.”

“Efendim?”

“Senin işin ne?”

“Ben mi?”

“Yürü git.”

“Ne?”

“Yürü sınıfa gidelim.”

Efe kahkaha attı.

“Tam heyecanlı yerimdeyken mi?”

“Ne heyecanlı yeri?”

“Emrenin aşk nöbetini izliyordum.”

“Efe.”

“Tamam tamam, gidiyoruz.”

Ben yürümeye başladım.

Arkamdan hâlâ gülüyordu.

Tam sınıfa girecekken Derin'in arkadaşları Ceyda ve Esma onun yanına geldi.

Üçü birlikte konuşmaya başladılar.

Ben bir kez daha dönüp baktım.

Sonra kendime kızıp sınıfa girdim.

🖤🍯

Sınıfa oturduğumda önümdeki defteri açtım.

Ama tek satır bile okuyamadım.

Aklım sürekli dışarıdaydı.

Derin neden Emre'yle bu kadar rahat konuşuyordu?

Dün bana küsmüştü.

Bugün de benimle konuşmuyordu.

Ama Emre'yle gülüyordu.

Bu normal miydi?

Beni ilgilendirmez.

Kendi kendime bunu söyledim.

Sonra birkaç saniye sonra yine kapıya baktım.

Tabii ki ilgilendiriyor.

Zil çaldı.

Bir süre sonra kapı açıldı.

Emre içeri girdi.

Arkasından Efe de geldi.

Efe hemen Emre'nin yanına gidip omzuna vurdu.

“Ee kanka?”

Emre ona baktı.

“Ne?”

“Ne yaptın sen?”

“Ne yapmışım?”

Efe sırıttı.

“Bizim kızla ne yaptın?”

Emre kaşlarını çattı.

“Ne kızı?”

Efe kahkaha attı.

“Bırak ya.”

Sonra sınıfa bakıp sesini biraz alçalttı.

“Seviyorsun sen bu kızı, belli.”

Emre'nin yüzü değişti.

“Efe, saçmalama.”

“Ben mi saçmalıyorum?”

Efe kollarını bağladı.

“Dört sene boyunca kim sana çıkma teklif etse reddettin.”

Emre gözlerini devirdi.

“Başlama.”

“Okulda doğru düzgün kızların yüzüne bile bakmadın.”

“Efe…”

“Sonra bir anda bir kızla sürekli konuşmaya başladın.”

Emre cevap vermedi.

Efe iyice yaklaştı.

“Üstelik kız bayıldığında ilk koşanlardan biri sendin. Kızı revire kadar götürdün.”

Emre derin bir nefes aldı.

“Arkadaşım olduğu için.”

“Tabii.”

Efe güldü.

“Arkadaş.”

Tam o sırada ben olduğum yerde durdum.

“Ne?”

İkisi birden bana döndü.

Efe şaşkınlıkla baktı.

“Abi…”

“Ne dediniz?”

“Yok bir şey.”

“Yok bir şey ne?”

Efe gözlerini açtı.

“Senin haberin yok mu abi?”

“Ne?”

“Okul çalkalanıyor.”

Bir an sustum.

“Ne çalkalanıyor?”

Efe başını iki yana salladı.

“Sen cidden bilmiyorsun.”

“Bilmiyorum.”

“Derin'le Emre hakkında dedikodu çıkmış.”

Bir anda içimde garip bir şey oldu.

Ama belli etmedim.

“Ne dedikodusu?”

Efe omuz silkti.

“Bilmiyorum. Millet ikisini yakıştırıyormuş işte.”

Emre hemen araya girdi.

“Efe, yeter.”

Ama benim aklım çoktan başka yere gitmişti.

Derin ve Emre.

Bu düşünce nedense hiç hoşuma gitmemişti.

🖤🍯

Derin

Emre'nin yanından ayrılıp Ceyda ve Esma'nın yanına gittim.

İkisi de beni görünce aynı anda yüzüme baktı.

Ceyda hemen yanıma geldi.

“İyi misin?”

“İyiyim.”

Esma da üzgün bir ifadeyle:

“Gerçekten özür dileriz.”

“Neden?”

“Dünkü yarış için.”

Ceyda başını eğdi.

“Seni sanki zorlamışız gibi oldu.”

“Yok ya.”

Gülümsedim.

“Gerçekten önemli değil.”

“Ama sen bayıldın.”

“Biliyorum.”

Esma biraz düşündü.

“Bu arada…”

“Ne?”

“Biz maçı kazandık.”

Ceyda hemen araya girdi.

“Ve kahve sözümüz hâlâ geçerli.”

Gülümsedim.

“Öyle mi?”

“Tabii.”

“Bugün içelim o zaman.”

“Olur!”

Esma'nın yüzü aydınlandı.

“Tamam, okul çıkışı.”

“Tamam.”

Bir süre sessiz kaldık.

Sonra Esma bir anda sordu:

“Bu arada…”

“Ne?”

“Şu biraz önce yanındaki oğlan…”

Kaşlarımı kaldırdım.

“Emre mi?”

“Evet.”

“Ne olmuş?”

“Onunla neler oluyor?”

Güldüm.

“Ne olacak? Arkadaşız biz.”

Esma kahkaha attı.

“Ne arkadaşı?”

“Gerçekten arkadaşız.”

Ceyda da gülmeye başladı.

“Okul çalkalanıyor ama.”

“Neden?”

Esma bana dönüp ciddiymiş gibi konuşmaya başladı.

“Dört sene boyunca kim ona çıkma teklifi etse reddeden…”

“Evet?”

“Doğru düzgün kızların yüzüne bile bakmayan…”

“Ee?”

“İlk kez bir kızla sürekli konuşmaya başlayan…”

Gözlerimi devirdim.

“Esma…”

“Daha bitmedi.”

Ceyda gülüyordu.

“Sonra o kız bayıldığında ilk koşup onu kucağına alıp revire götüren biri var.”

Bir an sustum.

Sonra yüzümü buruşturdum.

“Ya saçmalamayın.”

“Ne alakası var?”

“Arkadaşız biz.”

Esma kollarını bağladı.

“Biz o arkadaş ayaklarını biliriz.”

“Ne alakası var gerçekten?”

İkisi birden gülmeye başladı.

Tam o sırada zil çaldı.

Ceyda çantasını aldı.

“Neyse, hadi sınıfa.”

“Tamam.”

Esma bana baktı.

“Okul çıkışı kahve.”

“Unutmam.”

Üçümüz birlikte sınıfa doğru yürüdük.

🖤🍯

Alp

Okul çıkışı çantamı omzuma attım.

Telefonumu çıkarıp Derin'e mesaj attım.

“Seni bekliyorum.”

Mesajın yanında kısa süre sonra görüldü yazısı çıktı.

Ama cevap gelmedi.

Bir dakika.

İki dakika.

Beş dakika.

Hiçbir şey.

Telefonu cebime koydum.

Efe yanıma geldi.

“Ne oldu?”

“Bir şey yok.”

“Yüzün niye sirke satıyor o zaman."

Efe kahkaha attı.

“Komik mi?”

“Biraz.”

“Yürü.”

“Nereye?”

“Çıkıyoruz.”

Birlikte okuldan çıktık.

Ama birkaç dakika sonra Efe'nin adımları yavaşladı.

“Bir dakika.”

“Ne?”

“Şuraya gidelim.”

Karşımızdaki kafeyi gösterdi.

Ben daha tabelaya bakmadan tanıdım.

Emre'nin çalıştığı yerdi.

“Hayır.”

“Niye?”

“Başka yere gidelim.”

“Abi kahve içeceğiz.”

“Efe…”

“Beş dakika.”

Başımı iki yana salladım.

Ama sonunda onunla birlikte yürüdüm.

🖤🍯

Derin

Ceyda ve Esma'yla kafeye geldiğimizde içeri girip boş bir masaya oturduk.

Menülere bakarken Esma bir anda durdu.

“Bir dakika…”

“Ne oldu?”

Esma karşı tarafı gösterdi.

“Şuna bak.”

Başımı kaldırdım.

Emre.

Elinde tepsiyle masalara servis yapıyordu.

“Emre burada çalışıyor.”

Ceyda şaşkınlıkla baktı.

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

Tam o sırada Emre bizi fark etti.

Yanımıza geldi.

“Hoş geldiniz.”

Gülümsedim.

“Sen burada mı çalışıyorsun?”

“Evet.”

Esma menüyü kaldırdı.

“Bize kahve öner.”

Emre gülerek masaya baktı.

“Ne seviyorsunuz?”

Biz konuşurken dışarıdan iki kişi geçti.

Alp ve Efe.

Efe camın ardından bizi gördü.

Durdu.

Sonra Alp'in koluna vurdu.

“Abi.”

Alp başını çevirdi.

“Ne?”

“Baksana.”

Alp baktı.

İçeride Derin, Ceyda, Esma ve Emre vardı.

Efe sırıttı.

“Ooo…”

Alp yüzünü buruşturdu.

“Yürü.”

“Acaba Emre mi çağırdı kızı?”

“Efe…”

“Yoksa Derin kendi mi geldi Emre'yi görmek için?”

“Sus ve yürü.”

“Abi hadi ya, biz de gidelim yanlarına.”

“Ya biz susalım.”

“Ne susması?”

“Yürü.”

Efe beni kolumdan çekti.

“Tamam, tamam.”

Sonunda içeri girdik.

Efe kapıdan girer girmez:

“Aa, selam kızlar!”

Derin'in başı bize döndü.

Beni görünce yüzündeki gülümseme kayboldu.

Gözlerini devirdi.

Ben de hiçbir şey söylemeden başka tarafa baktım.

Efe doğrudan Emre'nin yanına gitti.

“Naber kanka?”

Emre ona baktı.

“İyi.”

“Daha biz senden kahveni bile içemedik.”

Emre anlamamış gibi baktı.

“Ne?”

“Bizden önce kızlar gelmiş.”

Emre dişlerini sıkarak, neredeyse ağzının arasından konuştu.

“Oğlum bir sus.”

Esma gülmeye başladı.

Efe hemen masayı gösterdi.

“Yanınız boşsa biz de oturabilir miyiz kızlar?”

Esma:

“Tabii.”

Efe sandalyeyi çekti.

Ben de mecburen onun yanına oturdum.

Karşımdaki Derin ise yüzüme bile bakmıyordu.

🖤🍯

Bir süre hep birlikte kahvelerimizi içtik.

Efe konuşuyor, Esma gülüyor, Ceyda arada bir konuşmaya katılıyor, Emre de sakin sakin cevap veriyordu.

Ben ise çoğunlukla sessizdim.

Derin de benimle konuşmuyordu.

Ama masanın karşısından onu izlediğim her an, dün söylediği cümle aklıma geliyordu.

“Bu sefer cidden küstüm.”

Gerçekten de küsmüştü.

🖤🍯

Hava kararmaya başladığında Ceyda saatine baktı.

“Biz artık kalkalım.”

Esma başını salladı.

“Evet, geç oldu.”

Ceyda Derin'e döndü.

“Sen hangi tarafa gidiyorsun?”

Derin yönünü gösterdi.

“Ben bu taraftan.”

Ceyda gülümsedi.

“Ben de diğer tarafa gidiyorum.”

Esma çantasını aldı.

“Bende o zaman, beraber gideriz.”

Emre hemen araya girdi.

“Ben de sizin o tarafa doğru geliyorum.”

Sonra Esma'ya baktı.

“Beraber gidelim.”

Efe bana döndü.

“Sen ne tarafa gidiyorsun?”

“Ben…”

Bir an düşündüm.

“Sabaha gideceğiz bu sefer.”

Efe kaşlarını kaldırdı.

“Abi?”

“Ne?”

“Cevap.”

Başımı iki yana salladım.

"Diğer taraftan gidiyorum ben."

🖤🍯

Bir süre hep birlikte yürüdük.

Emre'nin ısrarı üzerine derini o bırakmaya karar vermişti.

Sonra Emre'nin telefonu çaldı.

“Ben acil eve uğrayacağım.”

"Derin kusura bakma"

Derin kafasını çevirip Emre'ye baktı

"Yok önemli değil dikkat et."

"Sende"

"Yani sizde" diyip ikimize baktı.

Derin gülümsedi.

Emre başka tarafa saptı.

Ben Derin'in yanında kaldım.

Bir süre sessiz yürüdük.

Sonra dayanamadım.

“Burada ne işin var?”

Derin cevap vermedi.

“Derin.”

Sessizlik.

“Cevap verecek misin?”

Yine cevap yoktu.

Kaşlarımı çattım.

“Bakalım bu küslüğü ne kadar devam ettirebileceksin.”

Derin yine hiçbir şey söylemedi.

Sonra yürümeye devam ettik.

🖤🍯

Alp

Derin benden birkaç adım önde yürüyordu.

Ben hızlanınca o da hızlanıyordu.

“Derin.”

Cevap yok.

“Bir dakika.”

Yürümeye devam etti.

“Ne kadar hızlı yürürsen yürü…”

Adımlarımı büyüttüm.

Birkaç saniye içinde yanına yetiştim.

“Beni geçemeyeceğini gayet iyi biliyorsun, Derin.”

Yine cevap vermedi.

Bir süre daha böyle yürüdük.

Ben de sonunda sustum.

Binanın önüne geldiğimizde Derin durdu.

Anahtarı çıkardı.

Kapıyı açmadan önce bana döndü.

İlk kez gözlerimin içine baktı.

“Her zaman küsüp gitmemi isteyen sendin.”

Sesi sakindi.

“İstediğin oldu.”

Bir an sustu.

“Mutlu mesut gezebilirsin artık.”

Sonra kapıyı açtı.

İçeri girdi.

Ben arkasından hiçbir şey söylemedim.

Derin kapıyı kapattı.

Ben de birkaç saniye kapının önünde öylece kaldım.

Sonra başımı eğip kendi kendime güldüm.

Gerçekten küsmüş.

Ama aklıma başka bir şey geldi.

Çocukluğu.

🖤🍯

Alp — Yıllar Önce

“Alp!”

Başımı kaldırdım.

Küçük Derin yine peşimdeydi.

Elinde oyuncağı vardı.

“Hadi oyun oynayalım!”

“İstemiyorum.”

“Alp kalk.”

“Hayır.”

“Anne!”

Aylin teyze mutfaktan seslendi.

“Ne oldu Derin?”

“Alp benimle oyun oynamıyor!”

“Alp, biraz oynasana kızımla.”

“İstemiyorum.”

Derin kollarını bağladı.

“İyi.”

Bir süre bana baktı.

Sonra yüzünü buruşturdu.

“Ben de babamla oynarım.”

Koşarak Hakan amcanın yanına gitti.

Ben birkaç dakika sonra uzaktan onları izlemeye başladım.

Derin kahkahalarla oyun oynuyordu.

Ama çok geçmeden yine yanıma geldi.

“Alp…”

“Ne?”

“Tamam.”

“Ne tamam?”

“Çok istedin ya…”

Kaşlarımı çattım.

“Ne istedim?”

“Barışalım.”

“Sen bana küsmüştün.”

“Evet.”

“E?”

Derin oyuncağını bana uzattı.

“Barıştık. Hadi oyun oynayalım.”

Gülmemek için kendimi zor tuttum.

“Beş dakika önce babanla oynuyordun.”

“Artık seninle oynayacağım.”

“Niye?”

“Çünkü…”

Bir an düşündü.

“Çünkü sen benim Alp'imsin.”

Sonra kolumdan çekiştirdi.

“Hadi ama!”

“Tamam, tamam.”

“Yaşasın!”

Koşarak önden gitti.

Ben de arkasından yürüdüm.

🖤🍯

O zamanlar her şey çok basitti.

Peşimden koşan küçük sarı saçlı bir kız vardı.

Sürekli oyun oynamak isterdi.

Ben sürekli reddederdim.

O da küserdi.

Babasıyla oynardı.

Annesine şikâyet ederdi.

Sonra birkaç dakika geçmeden yanıma gelip:

“Tamam, barışalım.”

derdi.

Şimdi ise…

Aynı kız büyümüştü.

Ve ilk defa gerçekten benden uzaklaşıyordu.

Kapıyı açıp eve girdim.

İçimde garip bir his vardı.

Belki de yıllardır ilk kez…

Onun küsmesini istemediğimi anlıyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.