Bölümler 53Şu an: BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ
- 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
- 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
- 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
- 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
- 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
- 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
- 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
- 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
- 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
- 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
- 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
- 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
- 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
- 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
- 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
- 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
- 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
- 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
- 19 BÖLÜM 19:ESKİ PARK1.712 kelime
- 20 BÖLÜM 20: ÇOCUKLUKTAN KALAN1.305 kelime
- 21 BÖLÜM 21:BİR TELEFON KADAR YAKIN1.361 kelime
- 22 BÖLÜM 22: İSTANBUL1.360 kelime
- 23 BÖLÜM 23: YILLARDIR SAKLADIĞIM1.131 kelime
- 24 BÖLÜM 24: EMANET DEĞİLDİ1.105 kelime
- 25 BÖLÜM 25: KENDİ YOLU1.115 kelime
- 26 BÖLÜM 26: KALDIĞIMIZ YERDEN1.137 kelime
- 27 BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ1.124 kelime
- 28 BÖLÜM 28:BENİMLE EVLENİR MİSİN?1.102 kelime
- 29 BÖLÜM 29:BU SEFER BEN1.316 kelime
- 30 BÖLÜM 30:BİR GÜN BİZ DE1.168 kelime
- 31 BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN1.060 kelime
- 32 BÖLÜM 32: BİZİM DÜĞÜNÜMÜZ1.399 kelime
- 33 BÖLÜM 33: SALINCAK1.007 kelime
- 34 BÖLÜM 34: BİRLİKTE1.668 kelime
- 35 BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER1.229 kelime
- 36 BÖLÜM 36:BEN NE ZAMAN DEDE OLACAĞIM932 kelime
- 37 BÖLÜM 37:DAHA FAZLA BEKLEMEYECEĞİM1.098 kelime
- 38 BÖLÜM 38:BİR ÖMÜR1.023 kelime
- 39 BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ1.004 kelime · Okuduğun bölüm
- 40 BÖLÜM 40:EVİMİZİN İLK EŞYALARI967 kelime
- 41 BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ874 kelime
- 42 BÖLÜM 42: DÜĞÜNE DOĞRU1.354 kelime
- 43 BÖLÜM 43:EVETT!1.515 kelime
- 44 BÖLÜM 44:BİR HAFTA1.207 kelime
- 45 BÖLÜM 45:EVE DÖNÜŞ915 kelime
- 46 BÖLÜM 46:BİZİM MİNİK909 kelime
- 47 BÖLÜM 47:BİR SÜRPRİZ DAHA832 kelime
- 48 BÖLÜM 48:İKİ MUTLULUK993 kelime
- 49 BÖLÜM 49:BİR GECE VAKTİ1.526 kelime
- 50 BÖLÜM 50:MAVİ1.408 kelime
- 51 BÖLÜM 51:BİR İSİM,BİR SIR1.872 kelime
- 52 BÖLÜM 52:ANNEN YANIMIZA GELİCEK1.278 kelime
- 53 BÖLÜM 53:KARABAL - FİNAL2.020 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Teklifin üzerinden birkaç gün geçmişti.
Derin hâlâ bazen elindeki yüzüğe bakıp gülümsüyordu.
Her baktığında o akşam gözlerinin nasıl dolduğunu, Alp'in ne kadar heyecanlandığını hatırlıyordu.
Ama artık saklamanın da anlamı yoktu.
Ailelerine söylemeleri gerekiyordu.
Alp bunu Derin'den daha önce düşünmüştü.
Bir akşam Derin'in evinde otururlarken Alp, Hakan'a baktı.
“Bir şey söyleyeceğiz.”
Hakan'ın yüzü anında ciddileşti.
“Ne oldu?”
Cemre de ikisine baktı.
Derin derin bir nefes aldı.
“Baba…”
Hakan'ın kaşları çatıldı.
“Ne?”
Derin elini kaldırdı.
Yüzüğü görünce Hakan birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sonra gözleri büyüdü.
“Bu ne?”
Derin utangaçça gülümsedi.
“Alp bana evlenme teklif etti.”
Odadaki sessizlik birkaç saniye sürdü.
Sonra Murat'ın sesi geldi.
“NE?”
Murat yerinden kalkmıştı.
“Sonunda mı?”
Hakan ona ters ters baktı.
“Sen niye benden daha sevindin?”
Murat güldü.
“Oğlum, kaç yıldır bunu bekliyoruz!”
Alp gülümsedi.
Hakan hâlâ Derin'in eline bakıyordu.
Sonra Alp'e döndü.
“Sen ciddi misin?”
Alp başını salladı.
“Ciddiyim.”
Hakan birkaç saniye onu inceledi.
Sonra Derin'e baktı.
“Kızım, sen?”
Derin gülümsedi.
“Ben de ciddiyim baba.”
Cemre'nin gözleri doldu.
“Benim kızım…”
Derin annesine sarıldı.
Murat ise hemen araya girdi.
“Ee? O zaman ne bekliyoruz? İsteme yapalım.”
Hakan:
“Murat, bir dur.”
“Niye durayım?”
“Daha çocuklar yeni söyledi.”
“Çocuklar mı?”
Murat Alp'e baktı.
“Oğlan adam oldu, kız desen zaten büyüdü.”
Hakan iç çekti.
“Tamam.”
Derin şaşkınlıkla babasına baktı.
“Tamam mı?”
Hakan ona baktı.
“Tamam.”
---
İsteme gecesi geldiğinde evin içinde tatlı bir telaş vardı.
Derin odasında hazırlanıyordu.
Üzerinde sade, beyaz, düz kesimli bir elbise vardı. Elbisenin hiçbir yeri abartılı değildi. İnce ve zarif duruyor, Derin'in saçları da omuzlarına doğal şekilde bırakılıyordu.
Boynunda küçük bir kolye, kulağında zarif küpeler vardı.
Derin aynanın karşısında kendisine baktı.
Cemre kapının önünde belirdi.
“Çok güzel olmuşsun.”
Derin gülümsedi.
“Gerçekten mi?”
“Gerçekten.”
Cemre kızının yanına gelip saçını düzeltti.
“Benim küçük kızım büyüdü de istemesi yapılıyor.”
Derin gülerek annesine sarıldı.
“Anne ağlama.”
“Daha başlamadım.”
“Başlayacaksın.”
“Belki.”
Tam o sırada kapı çaldı.
Cemre:
“Geldiler.”
Derin'in kalbi hızlandı.
“Alp geldi mi?”
Cemre gülümsedi.
“Sen kimi bekliyorsun sanıyorsun?”
Derin utanarak odadan çıktı.
---
Salon kısa sürede kalabalıklaşmıştı.
Alp ailesiyle gelmişti.
Üzerinde siyah takım elbise vardı. Beyaz gömleği ve sade kravatıyla her zamanki halinden daha ciddi görünüyordu.
Derin onu görünce birkaç saniye baktı.
Alp de Derin'e baktı.
Gözleri bir an olsun ondan ayrılmadı.
Murat bunu fark etti.
“Yavaş oğlum.”
Alp babasına baktı.
“Ne?”
“Bakışlarınla kızı yiyeceksin.”
Derin'in yüzü kızardı.
Hakan hemen Murat'a baktı.
“Murat.”
“Tamam sustum.”
Ama birkaç saniye sonra yine gülümsedi.
“Çok yakıştınız yalnız.”
Bu kez Cemre güldü.
“Gerçekten.”
Kapı tekrar çaldı.
Efe ve Esma gelmişti.
Esma'nın karnı henüz çok belirgin değildi ama iki aylık hamileliği nedeniyle hafifçe belli olan küçük bir şişkinlik vardı. Efe yanında dikkatle yürüyordu.
Derin hemen yanlarına gitti.
“Esma!”
Esma gülümseyerek sarıldı.
“Nasıl olmuşum?”
Derin elini hafifçe karnına götürdü.
“Çok tatlı.”
Esma güldü.
“Daha hiçbir şey yok.”
“Ben yine de görüyorum.”
Efe hemen araya girdi.
“Ben de görüyorum.”
Esma ona baktı.
“Sen her gün görüyorsun zaten.”
“Ben babasıyım.”
Murat uzaktan seslendi.
“Bak bak, baba olmuş da havalara girmiş.”
Efe güldü.
“Amca olacaksın daha çok yakında.”
Murat'ın yüzü parladı.
“İşte benim oğlum!”
Derin de güldü.
Bir süre sonra Ceyda ve Atlas geldi.
Ceyda, Atlas'ın elini tutuyordu.
Derin onları görünce kaşlarını kaldırdı.
“Sonunda el ele gelmeye başladınız.”
Ceyda güldü.
“Ne yapalım?”
Atlas:
“Artık saklamıyoruz.”
Efe:
“Biz de zaten biliyorduk.”
Ceyda:
“Biliyorum.”
Murat hemen:
“Bir siz eksiktiniz zaten.”
Herkes güldü.
---
Bir süre sonra herkes yerleşti.
Kahveler hazırlandı.
Derin mutfağa geçmek istedi ama Cemre:
“Sen otur.”
dedi.
“Anne, yardım edeyim.”
“Bugün sen misafirsin.”
Murat hemen seslendi:
“Doğru söylüyor. Bugün kız tarafısın.”
Hakan:
“Murat, kız benim kızım.”
Murat:
“Ben de onu diyorum zaten.”
Alp sessizce Derin'e baktı.
Derin de ona baktı.
İkisinin de yüzünde küçük bir gülümseme vardı.
Kahveler dağıtıldı.
Alp'in kahvesini Derin getirdi.
Murat hemen oğluna baktı.
“İç bakalım.”
Alp kahveyi aldı.
“Sağ ol.”
Murat:
“Şimdi acıysa yüzünü ekşitme. Delikanlılık burada belli olur.”
Alp kaşlarını kaldırdı.
“Baba…”
Derin gülmeye başladı.
Kahveler içildi.
Sonra Hakan ayağa kalktı.
Herkes sustu.
Hakan Alp'e baktı.
Sonra Derin'e.
Derin'in gözleri dolmaya başlamıştı.
Hakan derin bir nefes aldı.
“Benim kızım…”
Bir an sustu.
“Bugün buraya senin için geldik.”
Derin başını eğdi.
Hakan Alp'e döndü.
“Alp.”
“Efendim amca?”
Hakan hafifçe gülümsedi.
“Sen zaten yıllardır bizim ailemizin içindesin.”
Alp sessizce dinledi.
“Derin'i çocukluğundan beri tanıyorsun. Onunla büyüdün.”
Sonra Derin'e baktı.
“Benim için önemli olan tek şey kızımın mutlu olması.”
Derin'in gözünden yaş süzüldü.
Cemre de gözlerini sildi.
Hakan tekrar Alp'e baktı.
“Onu üzme.”
Alp başını salladı.
“Üzmem.”
Hakan:
“Mutlu et.”
Alp:
“Ederim.”
Hakan Derin'e baktı.
“Sen de mutluysan…”
Kısa bir nefes aldı.
“Verdim gitti.”
Derin'in gözleri doldu.
“Baba…”
Hakan gülümsedi.
“Ne yapayım kızım? Sen mutlu ol yeter.”
Murat bir anda ellerini birbirine vurdu.
“Şükür be sonunda!”
Hakan'ın yüzü bir anda değişti.
Murat'a sinirli sinirli baktı.
Murat ise hiç oralı olmadı.
“Ne var?”
Hakan:
“Sen sus.”
Murat:
“Niye susuyorum? Yıllardır bekliyoruz.”
Hakan:
“Murat…”
Murat gülerek Alp'in omzuna vurdu.
“Aslan oğlum benim! Sonunda hallettin işi.”
Alp güldü.
Derin ise utanıp yüzünü ellerinin arasına aldı.
Cemre:
“Murat, kızı utandırdın.”
“Mutlu gününde biraz utansın.”
Hakan hâlâ Murat'a bakıyordu.
Murat bunu fark edince:
“Ne bakıyorsun?”
Hakan:
“Hiç.”
Murat:
“İyi.”
Bir saniye sonra tekrar konuştu.
“Düğünü ne zaman?”
Hakan:
“Murat!”
Herkes kahkahaya boğuldu.
Alp bile başını öne eğip güldü.
Derin:
“Baba, sen niye hâlâ sinirleniyorsun?”
Hakan kızına baktı.
“Ben sinirlenmiyorum.”
Murat:
“Sinirleniyorsun.”
Hakan:
“Sen benim sinirimi bozuyorsun.”
Murat:
“Ben senin mutluluğun için çalışıyorum.”
“Senin çalışman bu kadar yeter.”
---
Gece ilerledikçe herkes biraz daha rahatladı.
Çaylar içildi.
Fotoğraflar çekildi.
Derin, Esma ve Ceyda birlikte fotoğraf çektirdi.
Sonra erkekler de kadraja girdi.
Murat herkesi yan yana dizmeye çalışıyordu.
“Alp biraz yaklaş.”
Alp Derin'in yanına geçti.
“Daha yaklaş.”
Derin utanarak güldü.
Hakan hemen:
“Yeter Murat.”
“Fotoğraf çekiyoruz oğlum.”
Sonunda herkes birlikte poz verdi.
Hakan ve Cemre ortada, yanlarında Derin ve Alp…
Efe ile Esma bir tarafta, Ceyda ile Atlas diğer tarafta.
Murat ise en arkadan herkese bakarak gülümsüyordu.
Fotoğraf çekildi.
Bir tane daha.
Bir tane daha.
Sonra Derin Alp'e baktı.
Alp de ona baktı.
Derin elini hafifçe kaldırdı.
Yüzüğüne baktı.
Alp gülümsedi.
Artık saklayacak hiçbir şeyleri yoktu.
Bu kez herkes biliyordu.
Ve onların hikâyesinde yeni bir sayfa gerçekten açılmıştı.
Çocukluktan kalan bir bağ, yıllar sonra bir ömre dönüşüyordu.
Bölüm etkileşimi
