KARABAL kitap kapağı

10. bölüm / 18

KARABAL

BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ

Vaveyla Yazarı: Leydi Leydi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ

Derin

Okuldan eve geldiğimde çantamı koltuğun üzerine bıraktım.

Ev sessizdi.

Babam ve Murat amca görevdeydi. Annem de nöbetteydi.

Normalde eve geldiğimde karşı kapının açılma sesini duyardım.

Sonra Alp'i görürdüm.

Bazen birlikte yemek yerdik.

Bazen o bana bir şey anlatırdı, ben cevap verirdim.

Bazen de saatlerce aynı odada oturup tek kelime etmezdik.

Ama yine de…

O vardı.

Şimdi ise birkaç gündür birbirimizle neredeyse hiç konuşmuyorduk.

Üstelik aynı binada yaşamamıza rağmen.

Tam mutfağa geçecekken kapı çaldı.

Kapıya doğru yürüyüp açtım.

Karşımda Leyla teyze vardı.

“Derin kızım.”

“Leyla teyze?”

Gülümsedi.

“Alp nerede?”

Bir an durdum.

“Bilmiyorum.”

Leyla teyze şaşırdı.

“Nasıl bilmiyorsun?”

“Okuldan sonra görmedim.”

Sonra hafifçe omuz silktim.

“Belki arkadaşlarıyladır.”

“Emre'nin yanındadır herhalde.”

Bir anda ona baktım.

“Sen Emre'yi tanıyor musun?”

Leyla teyze gülmeye başladı.

“Ay, tanımaz mıyım o yakışıklı çocuğu?”

Gözlerimi büyüttüm.

“Yakışıklı mı?”

“Veli toplantısında tanışmıştım. Çok efendi, çok saygılı bir çocuk.”

Sonra gururla ekledi:

“Maşallah, bir de çok yakışıklı.”

İstemeden gülümsedim.

“Tabii benim Murat'ın ve karı oğlum kadar olmasa da…”

Bir an durdu.

“Yani bir gideri var.”

Kahkaha attım.

“Sen nereden tanıyorsun kız?”

“İlk gün tanışmıştık. Okulun ilk günü bana bayağı yardımcı oldu.”

“Demek arkadaşsınız?”

“Evet, arkadaşız.”

Leyla teyze gözlerini kıstı.

“Hımm… Arkadaşsınız yani.”

“Ya Leyla teyze, sen de kızlar gibi başlama.”

“İyi kız, bir şey demedim.”

Gülümseyerek kapıya doğru döndü.

“Neyse. Akşam yemeğe gel ama, tamam mı?”

“Tamam Leyla teyze.”

“Bekliyorum.”

“Tamam.”

Kapıyı kapattım.

Bir süre kapının önünde öylece kaldım.

Aslında iki üç gündür Alp'in yokluğunu pek de hissetmiyordum.

Arada aklıma geliyordu.

O kadar.

Sonra nedense çocukluğumuz geldi aklıma.

Küçükken bile bana sürekli:

“Diğer çocuklarla oynama, onlar kötü.”

derdi.

Ama kendisi de benimle doğru düzgün oyun oynamazdı.

Amacı neydi bunun?

Beni diğer çocuklardan uzak tutup kendi de benimle oynamıyordu.

Başımı iki yana salladım.

“Neyse…”

Mutfağa geçtim.

Ama nedense aklım yine Alp'e kaydı.

🖤🍯

Alp

Telefonum çaldığında ekranda annemin ismini gördüm.

“Alo?”

“Oğlum, neredesin?”

“Efe'lerdeyiz.”

“Efe'lerde mi kalacaksınız?”

“Evet.”

Annem birkaç saniye sustu.

Sonra:

“Babanlar görevde.”

“Biliyorum.”

“Ben şimdi tek mi kalacağım evde?”

“Anne…”

Annem gülmeye başladı.

“Şaka yaptım oğlum.”

“Ya anne!”

“Neyse. Siz eğlenmenize bakın.”

“Tamam.”

Telefonu kapattım.

Efe bana baktı.

“Ne oldu?”

“Annem.”

“Ne diyormuş?”

“Evde yalnız kalacakmış.”

“Sonra?”

“Şaka yapmış.”

Efe güldü.

“Annen de iyi.”

“Yürü.”

“Eve gidiyoruz değil mi?”

“Evet.”

🖤🍯

Efe'nin evinin önüne geldiğimizde Efe çantasını karıştırmaya başladı.

Bir cep.

Sonra diğer cep.

Sonra tekrar ilk cep.

“Ne arıyorsun?”

“Anahtar.”

“Çantada değil mi?”

“Olması lazım.”

Bir dakika daha aradı.

Sonra başını kaldırdı.

“Kanka…”

“Ne?”

“Sanırım anahtarı unuttum.”

“Sen nerede kalacaksın o zaman?”

Efe omuzlarını düşürdü.

“Bilmiyorum.”

“Baban da görevdeymiş.”

“Evet.”

“Tamam, sizin eve gidelim.”

Efe bana baktı.

“Oğlum sen var ya…”

“Ne?”

“İyi ki varsın.” dedim. Dalgasına.

“Tamam, duygusal konuşma.”

Efe gülerek başını salladı.

“Tamam.”

Sonra bir anda durdu.

“Emre'yi de işten alalım.”

“Ne?”

“Bize geçsin.”

Telefonunu çıkardı.

“Benim şarj da çok az.”

“Tamam. Önce Emre'yi alalım.”

🖤🍯

Emre'nin çalıştığı kafeye gittik.

İçeride onu beklerken Efe durmadan konuşuyordu.

“Bu arada…”

“Ne?”

“Derin'le nasıl gidiyor?”

“Kim?”

“Emre.”

“Ben nereden bileyim?”

Efe sırıttı.

“Sen de biliyorsun.”

“Efe.”

“Ne?”

“Sus.”

“Tamam.”

İki dakika sustu.

Sonra tekrar:

“Yani konuşuyorlar mı?”

“Efe.”

“Tamam sustum.”

Bir süre sonra Emre'nin işi bitti.

Üçümüz dışarı çıktık.

Biraz basketbol oynadık.

Efe yine arada laf atıyordu.

“Emre, sende açıl şu kıza artık.”

Emre sinirle

“Efe…”

“Ne?”

“Topu at.”

“Tamam ya ne abartın.”

Topu sonra bana attı.

Ben de ona geri attım.

Bir süre sonra yorulup eve doğru yürümeye başladık.

🖤🍯

Gece olduğunda eve geldik.

Telefonumun şarjı tamamen bitmişti.

Annemlere haber verememiştim.

Anahtarı yavaşça çıkarıp kapıyı açtım.

“Şşşt.”

Efe ve Emre'ye döndüm.

“Ses yapmayın.”

“Niye?”

“Annem uyuyor olabilir.”

Sessizce içeri girdik.

Koridordan odama doğru yürüdüm.

Kapıyı açtım.

Işığı yakmadan önce elim duvarda düğmeyi aradı.

Sonra ışığı açtım.

Ve…

Olduğum yerde kaldım.

Yatağımda biri yatıyordu.

Sırtı bize dönüktü.

Bir saniye boyunca sadece baktım.

Ama o saçları tanımamak mümkün değildi.

Sarı saçlar.

Derin.

Nerede olursa olsun tanırdım.

Efe arkamdan başını uzattı.

Sonra bir anda:

“Lan oğlum…”

Sesi yükseldi.

“Senin kardeşin mi vardı?”

“Şşşt!”

“Kim lan bu?”

Emre de hiçbir şey söylemeden şaşkın şaşkın yatağa bakıyordu.

Tam o sırada Derin yorganın altında kıpırdandı.

Yorganı üzerinden itti.

Sonra yüzünü diğer tarafa çevirdi.

Efe'nin ağzı açık kaldı.

“Lan…”

Sonra daha da kısık sesle:

“Bu Derin değil mi?”

Emre:

“Evet.”

Efe bana döndü.

“Oğlum bunun burada ne işi var?”

Cevap vermedim.

“Ne oluyor lan?”

Efe iyice yaklaştı.

“Çabuk bize bir şey anlat.”

Emre hemen kolundan çekti.

“Oğlum sussana, kız uyanacak.”

Ona baktım.

“Merak etme.”

Sonra yatağa baktım.

“Zurna çalsam bile o uyanmaz.”

Efe kaşlarını kaldırdı.

“Cidden uyuyor.”

Tam o sırada koridordan annemin sesi geldi.

“Oğlum, ne oluyor burada?”

Üçümüz birden kapıya döndük.

Leyla annem içeri girdi.

Sonra yatağa baktı.

“Derin?”

Annem bana döndü.

“Oğlum, Sizin burada ne işiniz var?”

“Anne, efe anahtarı bulamadı.Ya derin onun burda ne işi var.”

“Babanlar görevdeydi. Cemre teyzen de nöbetteydi.”

Sonra Derin'i gösterdi.

“Kız evde tek mi kalsın?”

“E…”

“Gelmek istemedi.”

Annem ellerini beline koydu.

“Ben de zorla getirdim.”

Sonra bana baktı.

“Sen de evde yoktun.”

“Tamam anne.”

Efe ve Emre sessizce bizi izliyordu.

Tam o sırada…

Pat!

Hepimiz bir anda yatağa döndük.

Derin yere düşmüştü.

Bir süre hiçbirimiz konuşamadık.

Sonra Derin gözlerini ovuşturarak doğrulmaya çalıştı.

Yatağın ona küçük geldiği belliydi.

Benim yatağımda doğru düzgün dönememişti bile.

Efe kendini tutamadı.

Gülmeye başladı.

“Abi…”

Dirseğiyle Emre'ye vurdu.

“Ne gülüyorsun?”

Emre dudaklarını ısırarak gülmemeye çalışıyordu.

Ben de istemeden güldüm.

Derin başını kaldırdı.

Gözleri uykulu ve kızgındı.

“Ne gülüyorsunuz?”

🖤🍯

Derin

Uykudaydım.

Hem de deliksiz.

Sonra bir anda…

Pat!

Kendimi yerde buldum.

Ne olduğunu anlamadan birkaç saniye öylece kaldım.

Sonra canım acıyınca gözlerim doldu.

“Ah…”

Gözlerimi açtığımda karşımda dört kişi vardı.

Leyla teyze.

Alp.

Efe.

Emre.

Bunların burada ne işi vardı?

Bir anda daha çok ağlamaya başladım.

Tam o sırada Efe'nin gülüşünü duydum.

Sonra…

Alp de gülmeye başladı.

Başımı kaldırıp ona baktım.

“Sen…”

Alp yanıma yaklaştı.

“İyi misin?”

Elimi kaldırıp koluna vurdum.

“Hayvan mısın sen?”

“Ne yaptım?”

“Yere düştüm, sen hâlâ gülüyor musun?”

Efe arkadan tekrar güldü.

“Efe, sen de sus!”

Ayağa kalkmaya çalıştım.

“Off…”

Bir an dengemi toparladım.

Keşke yere düştüğüm gibi uyumaya devam etseydim.

Gerçekten.

Bu insanlarla karşılaşmaktansa yerde uyumak daha iyiydi.

Leyla teyze yanıma geldi.

“Hadi kızım.”

Elini uzattı.

“Gel, biz beraber yatalım.”

“Tamam.”

Alp ile Emre'nin arasından geçip Leyla teyzenin elini tuttum.

Leyla teyze saçımı okşadı.

“Prensesimin uykusu mu bölünmüş?”

Başımı salladım.

“Hı.”

“Gel bakalım. Güzel güzel uyu.”

Birlikte odadan çıktık.

Ben arkamı dönüp kimseye bakmadım.

🖤🍯

Alp

Derin çıktıktan sonra Efe birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra bana döndü.

“Lan oğlum…”

“Sus.”

“Ne oluyor burada?”

“Sus bir.”

“Sen ondan sabahtan beri Derin'le Emre'ye kitlenip duruyordun.”

Emre şaşkınlıkla bana baktı.

“Nasıl yani?”

“Oğlum sus şimdi.”

Başımı ovuşturdum.

“Gece gece harbi elimden kaza çıkacak.”

Emre kaşlarını çattı.

“Derin ne alaka şimdi?”

“Karşı komşumuz.”

“Ne?”

“Babamlar biz doğmadan önce arkadaşmış.”

Efe dinliyordu.

“Beraber çalışmışlar.”

Sonra omuz silktim.

“Öyle işte.”

Efe başını salladı.

“Öyle diyorsun yani.”

“Sen sus demekten anlamıyor musun?”

Başım ağrıyordu.

“Yat zıbar.”

Efe yatağa baktı.

“Oğlum küçükçük kız yatamadı o yatağa.”

Sonra bize baktı.

“Biz nasıl yatacağız?”

“Senin küçükçük dediğin kız çift kişilik yatakta tek başına yatıyor.”

Dolabı açtım.

İçinden birkaç yorgan ve battaniye çıkardım.

“Ben yere yatacağım.”

Yere bir battaniye serdim.

Emre de sessizce olanları izliyordu.

Sonunda hepimiz yerlerimizi hazırladık.

Işıkları kapattık.

Tam uykuya dalacakken Emre'nin sesi geldi.

“Bu arada…”

Gözlerimi açtım.

“Ne?”

“Derin'in doğum günü ne zaman?”

Bir anda doğruldum.

“Ne?”

Efe kahkaha attı.

“Ooo Emre!”

Sonra ona döndü.

“Bana hediye almayıp Derin'e alırsan bozuşuruz oğlum.”

Emre:

“Bir sus ya.”

Efe suratını astı.

“Siz hep üstüme geliyorsunuz.”

Sonra dramatik bir sesle:

“Sevmiyor musunuz beni yoksa?”

Ben ve Emre aynı anda:

“Ya sabır…”

Efe gülmeye başladı.

Emre tekrar sordu.

“Ee?”

Bir an düşündüm.

“30 Mayıs.”

Emre:

“Hım.”

“Tamam, sağ ol kanka.”

Sonra tekrar yattı.

Bir süre sonra ikimizin de nefesi yavaşladı.

Ama benim gözlerim hâlâ açıktı.

Yanlış söyleseydim?

Bir an düşündüm.

O zaman ortaya çıkardı.

Sonra kendi kendime söylendim.

“Olm…”

“Kaç senedir tanıdığın kişinin doğum gününü nasıl unutacaksın?”

Başımı yastığa gömdüm.

“Neyse.”

Ama aklıma başka bir şey geldi.

Derin doğum gününü kutlamazdı.

Cemre teyze ve Hakan amca kutlasa bile…

Mumları üflemek istemezdi.

Hediye kabul etmezdi.

Nedenini herkes biliyordu ama üstelemiyorduk.

Ya Emre'ye sinirlenirse?

Bir süre düşündüm.

“Sinirlenmez ki…”

Derin'in sinirlendiği bir kişi vardı.

O da bendim.

Maşallah.

Geri kalan herkese gülüyor, bana bağırıyordu.

İçimden başka bir ses geçti.

Belki de hak ediyorsun.

Gözlerimi kapattım.

“Of…”

Bir süre sonra düşünceler birbirine karıştı.

Ve sonunda uykuya daldım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.