KARABAL kitap kapağı

50. bölüm / 53

BÖLÜM 50:MAVİ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 53Şu an: BÖLÜM 50:MAVİ
  1. 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19:ESKİ PARK1.712 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: ÇOCUKLUKTAN KALAN1.305 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21:BİR TELEFON KADAR YAKIN1.361 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: İSTANBUL1.360 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: YILLARDIR SAKLADIĞIM1.131 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: EMANET DEĞİLDİ1.105 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: KENDİ YOLU1.115 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: KALDIĞIMIZ YERDEN1.137 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ1.124 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28:BENİMLE EVLENİR MİSİN?1.102 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29:BU SEFER BEN1.316 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30:BİR GÜN BİZ DE1.168 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN1.060 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: BİZİM DÜĞÜNÜMÜZ1.399 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: SALINCAK1.007 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: BİRLİKTE1.668 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER1.229 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36:BEN NE ZAMAN DEDE OLACAĞIM932 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37:DAHA FAZLA BEKLEMEYECEĞİM1.098 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38:BİR ÖMÜR1.023 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ1.004 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40:EVİMİZİN İLK EŞYALARI967 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ874 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: DÜĞÜNE DOĞRU1.354 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43:EVETT!1.515 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44:BİR HAFTA1.207 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45:EVE DÖNÜŞ915 kelime
  46. 46 BÖLÜM 46:BİZİM MİNİK909 kelime
  47. 47 BÖLÜM 47:BİR SÜRPRİZ DAHA832 kelime
  48. 48 BÖLÜM 48:İKİ MUTLULUK993 kelime
  49. 49 BÖLÜM 49:BİR GECE VAKTİ1.526 kelime
  50. 50 BÖLÜM 50:MAVİ1.408 kelime · Okuduğun bölüm
  51. 51 BÖLÜM 51:BİR İSİM,BİR SIR1.872 kelime
  52. 52 BÖLÜM 52:ANNEN YANIMIZA GELİCEK1.278 kelime
  53. 53 BÖLÜM 53:KARABAL - FİNAL2.020 kelime

Bir ay daha geçmişti.

Hayatımız, yavaş yavaş yeni düzenine alışıyordu.

Esma doğumdan sonra artık kendini çok daha iyi hissediyordu. Aleyna da her geçen gün biraz daha büyüyor, Efe'nin bütün hayatını değiştirmeye devam ediyordu.

Efe artık neredeyse her konuşmanın bir yerinde kızından bahsediyordu.

Şirkette Emre ve Alp'le konuşurken...

— Aleyna bugün bana gülümsedi.

Emre bilgisayarından başını kaldırdı.

— Efe, bunu dün de söyledin.

— Dün başka gülümsedi, bugün başka.

Alp güldü.

— Sen bayağı kız babası oldun.

Efe gururla arkasına yaslandı.

— Hem de çok iyi bir kız babası.

Emre:

— Bunu Esma'ya söyleme. Kız seni biraz daha şımartırsa evden çıkamazsın.

Efe:

— Zaten çıkmak istemiyorum.

Alp başını iki yana salladı.

— Daha şimdiden böyleyseniz büyüyünce ne yapacaksınız?

Efe hiç düşünmeden:

— Bilmiyorum. Muhtemelen kapıda nöbet tutarım.

Emre kahkaha attı.

— Daha şimdiden başladın.

Bu sırada bizim evde de hazırlıklar devam ediyordu.

Hamileliğim ilerledikçe kendimi biraz daha farklı hissetmeye başlamıştım. Eskisi kadar uzun süre ayakta kalamıyor, bazen işten geldiğimde doğrudan koltuğa uzanıyordum.

Ama yine de hukuk bürosuna gitmeye devam ediyordum.

Alp ise her zamanki gibi peşimdeydi.

— Derin, yoruldun mu?

— Hayır.

— Emin misin?

— Alp, iyiyim.

— Su içtin mi?

— İçtim.

— Bir şey yedin mi?

— Yedim.

— Bugün kaç saat çalıştın?

Ona döndüm.

— Sen benim eşim misin, müfettişim misin?

Alp hiç bozulmadan:

— İkisi de değilim.

— Eee?

— Çocuğunun babasıyım.

İstemeden gülümsedim.

— Çok komiksin.

— Biliyorum.

Bazen fazla korumacı davransa da bunu artık alışkanlık hâline getirmiştim.

Hem biliyordum ki sadece beni değil, içimde büyüyen bebeğimizi de düşünüyordu.

Bir ayın sonunda doktor kontrolümüz de gelmişti.

Bebeğimizin gelişimi iyi gidiyordu.

Ve artık cinsiyetini öğrenebileceğimiz zamanı beklemeye başlamıştık.

Bu yüzden herkesin heyecanı gün geçtikçe artıyordu.

Sonunda cinsiyet partisi için Efe ve Esma'nın evinin bahçesini hazırlamaya karar verdik.

O gün herkes erkenden gelmişti.

Bahçede balonlar, küçük süslemeler, yiyecekler ve içeceklerle dolu bir masa hazırlanmıştı.

Ortada ise büyük bir pasta vardı.

Pastanın dışı tamamen beyazdı.

İçinde ne renk olduğunu kimse bilmiyordu.

Sadece pastayı hazırlayan kişi biliyordu.

Herkes masanın etrafında toplanırken Ceyda elindeki küçük kartları dağıttı.

— Tamam, herkes tahminini yazacak.

Efe hemen kalemi aldı.

— Ben erkek.

Esma ona baktı.

— Daha düşünmedin bile.

— Düşünmeme gerek yok.

— Neden?

— İçime doğuyor.

Ceyda güldü.

— Tamam, Efe erkek dedi.

Emre:

— Ben kız diyorum.

Efe ona baktı.

— Niye?

— Bilmiyorum. Kız gibi geliyor.

Atlas:

— Ben de erkek diyeceğim.

Ceyda ona döndü.

— Sen niye erkek diyorsun?

— Ben de bilmiyorum.

Aylin:

— Ben kız hissediyorum.

Hakan:

— Ben de kız diyorum.

Derin gülerek babasına baktı.

— Baba, sen neden kız istiyorsun?

Hakan hemen:

— İstemek değil. İçimden öyle geliyor.

Murat elini kaldırdı.

— Ben erkek diyorum.

Hakan ona baktı.

— Sen de mi başladın?

Murat gururla:

— Tabii. Alp'in oğlu olacak.

Alp gülerek babasına baktı.

— Baba, daha cinsiyetini bilmiyoruz.

— Ben biliyorum.

— Nereden?

— Baba sezgisi.

Emre:

— Baba sezgisi diye bir şey yok.

Murat:

— Var.

Cemre güldü.

— Murat, sen sırf torun heyecanından ne dediğini bilmiyorsun.

Murat:

— Ben dede olacağım. Bırakın da heyecanlanayım.

Derin gülümseyerek Alp'e döndü.

— Sen ne diyorsun?

Alp birkaç saniye düşündü.

— Erkek.

— Sen de mi?

— Evet.

— Neden?

Alp omuz silkti.

— İçimden öyle geliyor.

Derin:

— Hepiniz erkek dediniz neredeyse.

Ceyda kartları topladı.

— Bakalım kim doğru tahmin etmiş.

Bir süre sonra herkes pastanın etrafında toplandı.

Derin ile Alp yan yana durdu.

Alp, Derin'in elini tuttu.

Murat arkadan bağırdı.

— Hadi bakalım çocuklar!

Efe:

— Üçten geriye sayıyoruz!

Herkes aynı anda:

— Üç!

— İki!

— Bir!

Derin ve Alp birlikte pastayı kesti.

Bıçak pastanın içinden ilerlerken önce küçük bir mavi çizgi göründü.

Sonra mavi renk bütün iç kısmı kapladı.

Bir an herkes sustu.

Sonra Efe'nin sesi bahçeyi doldurdu.

— ERKEK!

Herkes aynı anda alkışlamaya başladı.

Ceyda:

— Gerçekten erkekmiş!

Emre:

— Ben kaybettim.

Atlas:

— Ben bildim!

Murat ise iki elini havaya kaldırmıştı.

— BEN BİLİYORDUM!

Hakan kahkahalarla güldü.

— Tamam Murat, bütün mahalleye duyur.

Murat:

— Duyursunlar! Torunum erkek!

Aylin gülerek:

— Murat, biraz sakin ol.

— Nasıl sakin olayım?

Sonra Alp'e sarıldı.

— Oğlum, benim ilk torunum erkek!

Alp gülerek babasının sırtına vurdu.

— Baba, tamam.

Murat bırakmadı.

— Çok mutluyum.

Alp'in yüzündeki gülümseme büyüdü.

— Ben de.

Sonra Derin'e döndü.

Bir süre sadece birbirlerine baktılar.

— Oğlumuz olacak.

Derin'in gözleri doldu.

— Oğlumuz...

Alp onun elini sıktı.

— Küçük bir oğlumuz.

Derin gülümseyerek karnına baktı.

— Daha doğmadan herkes onu çok sevdi.

Cemre hemen yanlarına gelip Derin'e sarıldı.

— Tabii ki seveceğiz kızım.

Hakan da yanlarına geldi.

— Ben şimdiden dedeyim diye havalara girmiyorum ama...

Murat araya girdi.

— Ben giriyorum!

Herkes kahkaha attı.

Hakan:

— Murat, daha çocuk doğmadan torununu benden kaçırmaya çalışma.

Murat:

— Ben sadece seveceğim.

Hakan:

— Senin sevmenle başımıza iş açılır.

Murat:

— Torunumu istediğim kadar severim.

Esma gülümseyerek Aleyna'yı kucağında sallıyordu.

— Bak, Aleyna'nın da artık bir kuzeni olacak.

Efe:

— Erkek kuzeni.

Murat:

— İkisi beraber büyüyecek.

Hakan:

— Bak bunu sevdim.

Murat:

— Ben torunlarımı büyüteceğim.

Aylin:

— Siz çocukları büyütmeden önce kendinizi büyütün.

Herkes yeniden güldü.

Bir süre sonra konu bebeğin adına geldi.

Ceyda hemen:

— Peki isim düşündünüz mü?

Derin:

— Aklımda bir şey var ama daha karar vermedim.

Emre:

— Ben söylemeyeyim. Sonra suçlu ben olurum.

Efe:

— Bence çok havalı bir isim olsun.

Esma:

— Senin havalı isim anlayışını biliyoruz.

— Ne var?

— Aleyna'yı bile üç gün boyunca başka isimlerle çağırdın.

Efe:

— Çünkü karar vermek zordu.

Derin gülerek:

— Siz Aleyna'nın ismine karar verirken neler yaşadınız?

Esma:

— Sorma.

Efe:

— Ama sonunda en güzelini seçtik.

Esma:

— Evet.

Aleyna'ya baktı.

— Bizim küçük kızımız.

Efe onun yanağına hafifçe dokundu.

— Babasının prensesi.

Derin gülümsedi.

— Çok tatlısınız.

Alp hemen:

— Fazla tatlılar.

Efe ona döndü.

— Kıskandın mı abi?

Alp:

— Hayır.

Derin güldü.

— Yalan söylüyor.

Alp ona baktı.

— Ne zaman?

— Her zaman.

Efe kahkaha attı.

— Bak, daha oğlan doğmadan ailede kıskançlık başladı.

Alp:

— Sen sus.

Herkes yine gülmeye başladı.

Bir süre sonra Derin, Alp'in yanına geçti.

Bahçenin biraz daha sakin bir köşesinde birlikte duruyorlardı.

Derin elini karnına koydu.

— Gerçekten erkekmiş.

Alp:

— Evet.

— Nasıl hissediyorsun?

Alp birkaç saniye düşündü.

— Garip.

— Kötü anlamda mı?

— Hayır.

Derin ona baktı.

— Nasıl yani?

Alp gülümsedi.

— Bir oğlumuz olacak düşüncesi... Bilmiyorum. Çok güzel.

Derin'in yüzünde yumuşak bir gülümseme oluştu.

— Umarım sana benzer.

Alp hemen başını iki yana salladı.

— Olmaz.

Derin şaşkınlıkla ona baktı.

— Niye?

Alp hafifçe gülerek:

— Papucum dama atılır.

Derin kahkaha attı.

— Sen gerçekten...

Alp sözünü tamamladı.

— Sana benzesin. Senin gibi güzel olsun.

Derin birkaç saniye ona baktı.

Sonra gülümseyerek başını omzuna yasladı.

— O zaman papucun gerçekten dama atılacak.

— Olsun.

— Hiç mi üzülmeyeceksin?

— Hayır.

— Neden?

Alp onun elini tuttu.

— Sana benzeyen bir oğlum olsun yeter.

Derin gülümsedi.

— Ben de sana benzeyen bir oğlumuz olsun isterim.

Alp:

— O zaman ortasını buluruz.

— Nasıl?

— Sana benzer.

— Yine başladın.

— Çünkü güzel olan sensin.

Derin utanarak güldü.

— Tamam, sus.

— Neden?

— İnsanların içinde böyle konuşma.

Alp:

— İnsanlar zaten biliyor.

— Neyi?

— Seni sevdiğimi.

Derin gülümsedi.

— Biliyorum.

Tam o sırada Efe uzaktan bağırdı.

— DERİİİN! ALP! Fotoğraf!

Derin başını kaldırdı.

— Geliyoruz!

Herkes yeniden bir araya geldi.

Aleyna Esma'nın kucağındaydı.

Ceyda ve Atlas yan yana duruyordu.

Emre bir kenarda gülüyordu.

Murat ise hâlâ "Ben erkek dedesi oldum!" diye etrafta dolaşıyordu.

Hakan onu susturmaya çalışıyor, Cemre ve Aylin gülerek ikisini izliyordu.

Herkes yan yana geldi.

Fotoğraf çekildi.

Sonra bir tane daha.

Sonra bir tane daha.

Kimse ayrılmak istemiyordu.

O gün sadece bir bebeğin cinsiyetini öğrenmemiştik.

Hep birlikte yeni bir mutluluğu kutlamıştık.

Aleyna'nın ardından ailemize bir küçük oğlan daha katılacaktı.

Henüz onu kucağımıza almamıştık.

Henüz yüzünü görmemiştik.

Henüz adını bile kesinleştirmemiştik.

Ama hepimiz onu şimdiden seviyorduk.

Akşam güneşi yavaş yavaş batarken herkes masanın etrafında oturmuş, günün en güzel anlarını konuşuyordu.

Murat hâlâ aynı şeyi söylüyordu.

— Ben size demiştim. Erkek olacak diye.

Hakan:

— Tamam Murat, anladık.

Murat:

— Ama ben bildim.

Aylin:

— Evet, bildin.

Murat gururla:

— Ben dede oldum!

Efe:

— Murat amca, bunu bugün yirmi kere söyledin.

— Yirmi bir olsun.

Herkes kahkahaya boğuldu.

Ben Alp'e baktım.

O da bana bakıyordu.

İkimiz de aynı anda gülümsedik.

Ve o gün, ailecek geçirdiğimiz o güzel günün sonunda içimizde tek bir düşünce vardı:

Artık hayatımızda bizi bekleyen küçük bir oğlumuz vardı.

Daha doğmadan herkesin kalbini dolduran...

Ve bizim hikâyemize yeni bir sayfa açacak olan küçük oğlumuz.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…