3. bölüm / 18
KARABALBÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA
Bölümler 18Şu an: BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA
- 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
- 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
- 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
- 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
- 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
- 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
- 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
- 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
- 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
- 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
- 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
- 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
- 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
- 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
- 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
- 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
- 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir gün önce...
O akşam annemle salonda oturuyorduk.
Annem koltuğa yaslanmış, bir eli karnının üzerindeydi. Ben ise yerde oturmuş oyuncak arabalarımla oynuyordum.
Bir süredir aklımda olan bir şeyi söylemek için doğru zamanı bekliyordum.
Sonunda dayanamadım.
— Anne?
— Efendim oğlum?
Başımı kaldırıp ona baktım.
— Kardeşimin adını ben koyabilir miyim?
Annem şaşkınlıkla bana baktı.
— Sen mi koyacaksın?
— Evet.
Gülümseyerek yanıma geldi.
— Peki neden sen koymak istiyorsun?
Omuzlarımı silktim.
— Çünkü... Ben de kardeşimin bir şeyi olsun istiyorum.
Annem gülümsedi.
— Peki düşündün mü bir isim?
Hemen başımı salladım.
— Evet!
— Neymiş bakalım?
Bir an heyecanlandım.
— Derin.
Annem birkaç saniye sessiz kaldı.
— Derin mi?
— Evet.
— Neden Derin?
Gülümsedim.
— Çünkü arkadaşım kardeşinin adını kendisi koymuş. Ben de koymak istiyorum. Hem Demir ve Derin çok uyumlu.
Annemin yüzünde sıcak bir gülümseme oluştu.
— Gerçekten çok düşünmüşsün.
— Hem güzel bir isim.
Annem elini saçlarıma götürüp başımı okşadı.
— Tamam o zaman.
Gözlerim büyüdü.
— Gerçekten mi?
— Gerçekten. Kardeşinin adı Derin olsun.
Sevinçle annemin karnına yaklaştım.
— Duydun mu Derin? Adını ben seçtim.
Annem gülmeye başladı.
— Daha doğmadan kardeşinin abisi oldun bile.
Göğsümü kabarttım.
— Ben onu koruyacağım.
Annem yüzüme baktı.
— Biliyorum oğlum.
O gece hiçbirimiz ertesi günün hayatımızı değiştireceğini bilmiyorduk.
🖤🍯
Ertesi gün...
Sabah evde hareketlilik vardı.
Annem hazırlanıyordu.
Bugün doktora gidecekti.
Kardeşimin kontrolü vardı.
Ben de salonda Alp'le oynuyordum.
Annem yanımıza geldi.
— Oğlum, ben doktora gidiyorum. Siz Alp'le burada oynayın, tamam mı?
Hemen ayağa kalktım.
— Ben de geleceğim.
Annem şaşkınlıkla bana baktı.
— Sen mi?
— Evet.
— Oğlum, sen Alp'le oynasan daha iyi. Ben kısa sürede gelirim.
Başımı iki yana salladım.
— Hayır, ben de geleceğim.
Annem gülümseyerek yanıma oturdu.
— Neden bu kadar istiyorsun?
Karnına baktım.
— Kardeşimi görmek istiyorum.
Annemin yüzündeki ifade yumuşadı.
— Ama daha doğmadı ki.
— Biliyorum. Ama bugün fotoğrafını çekecekler.
Biraz daha yaklaştım.
— Kameradan görmek istiyorum. Hem yüzünü görebilirim belki.
Annem bana baktı.
Sonra gözlerini babama çevirdi.
Babam da bizi dinliyordu.
Bir süre sessiz kaldıktan sonra gülümsedi.
— Tamam o zaman. Gelsin bakalım.
Sevinçle annemin eline sarıldım.
— Gerçekten mi?
— Gerçekten.
Alp de hemen araya girdi.
— Demir, sonra bana da gösterirsin kardeşini.
Güldüm.
— Tabii.
Babam başını iki yana salladı.
— Siz ikiniz kardeş doğmadan amcası gibi oldunuz.
Alp güldü.
— Ben de korurum.
Ben hemen cevap verdim.
— Ama ben daha çok koruyacağım.
— Yarış mı yapıyoruz?
— Evet!
Annem ikimize bakıp güldü.
— Siz önce uslu durun da...
Tam o sırada babamın telefonu çaldı.
Telefonuna baktı.
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
Göreviyle ilgili acil bir durum vardı.
Babam telefonu kapattığında anneme baktı.
— Benim çıkmam gerekiyor.
Annem başını salladı.
— Tamam. Biz hastaneye geçeriz.
Babam bana yaklaştı.
— Sen de annenin yanında uslu duracaksın.
— Tamam baba.
Babam başımı okşadı.
— Kardeşini de görürsün.
Gülümsedim.
— Adını da ben koydum zaten.
Babam güldü.
— Unutmadık oğlum.
🖤🍯
Annemle birlikte yola çıktığımızda içimde büyük bir heyecan vardı.
Arabada sürekli konuşuyordum.
— Anne, Derin gerçekten görünecek mi?
— Doktor ne kadar gösterebilirse.
— Peki küçücük mü olacak?
— Daha doğmadı ki oğlum.
— Ama ben onu göreceğim.
Annem gülümsedi.
— Evet.
Bir süre sessiz kaldım.
Sonra karnına baktım.
— Derin beni duyuyor mudur?
Annem elini karnının üzerine koydu.
— Belki.
Hemen eğilip karnına doğru konuştum.
— Derin, ben Demir. Ben senin abinim.
Annem gülümsedi.
— Daha doğmadan konuşmaya başladın.
— Çünkü onu koruyacağım.
Annem bana baktı.
— Biliyorum.
Yol devam ederken aklımda yalnızca kardeşim vardı.
Onu görecektim.
Adını koyduğum kardeşimi...
Derin'i.
Sonra bir anda...
Her şey oldu.
Ne olduğunu anlamaya fırsat bulamadan büyük bir sarsıntı yaşandı.
Korkuyla anneme doğru döndüm.
— Anne!
Arabada bir anda panik başladı.
Ne olduğunu anlamıyordum.
Sadece annemi ve kardeşimi düşünüyordum.
— Anne, iyi misin?
Annem bana cevap vermeye çalıştı.
Ben ise içimden tek bir şey geçiriyordum.
Derin.
Onu korumam lazım.
Kendimi anneme doğru siper etmeye çalıştım.
— Korkma...
Sesim titriyordu.
— Ben buradayım.
Sonra çevremizde insanların seslerini duymaya başladım.
Uzaklardan siren sesleri geliyordu.
Ambulanslar gelmişti.
Birileri bize yardım etmeye çalışıyordu.
Gözlerim ağırlaşırken kardeşimin adını düşündüm.
Derin.
Ben seni koruyacağım.
🖤🍯
Kısa süre sonra hastaneye haber verildi.
Cemre acil müdahaleye alınırken Demir de doktorların müdahalesi için başka bir bölüme götürüldü.
Kaza haberi ailelere ulaştığında herkes büyük bir telaşla hastaneye geldi.Hakan hastaneye ulaştığında koridorun önünde beklemeye başladı.
Kısa süre sonra Aylin, Murat ve Alp de hastaneye geldi.
Murat'ın yüzü bembeyazdı.
Aylin sürekli ellerini birbirine kenetliyordu.
Alp ise etrafına bakıyordu.
— Demir nerede?
Kimse cevap vermedi.
Alp tekrar sordu.
— Demir nerede?
Murat oğlunun yanına çömeldi.
— Doktorlar ilgileniyor oğlum.
— Ama ben onu göreceğim.
— İnşallah.
Alp'in gözleri doldu.
— Demir'e bir şey olmayacak, değil mi?
Murat cevap veremedi.
Hakan ise ameliyathanenin kapısına bakıyordu.
Dakikalar geçmek bilmiyordu.
Sonunda kapı açıldı.
Bir doktor dışarı çıktı.
Herkes aynı anda ona döndü.
Doktorun yüzündeki ifade ağırdı.
— Demir'in ailesi siz misiniz?
Hakan hemen öne çıktı.
— Ben babasıyım.
Doktor birkaç saniye sustu.
— Çok üzgünüm. Demir'i kurtaramadık.
Hakan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
— Hayır...
Doktor başını eğdi.
— Başınız sağ olsun.
Hakan geri çekildi.
— Hayır, hayır... Ben oğlumu göreceğim.
Murat hemen yanına geldi.
— Hakan...
— Oğlum daha beş yaşında!
Hakan'ın sesi titriyordu.
— Daha dün kardeşinin adını konuşuyordu...
Aylin gözyaşlarını tutamadı.
Muratda başını eğdi.
Alp ise hiçbir şey anlamıyordu.
— Babam...
Murat oğluna sarıldı.
— Buradayım oğlum.
Tam o sırada hastanenin başka bir bölümünden bir bebek ağlama sesi duyuldu.
Herkes sustu.
İnce, küçük bir ağlama sesi...
Doktor başını o tarafa çevirdi.
— Bebek doğdu.
Hakan gözlerini kapattı.
Derin doğmuştu.
Ama Demir yoktu.
🖤🍯
Bir süre sonra Cemre'nin bulunduğu odaya geçildi.
Cemre gözlerini yavaşça açtı.
İlk söylediği şey:
— Demir nerede?
Kimse cevap vermedi.
Cemre tekrar sordu.
— Demir nerede?
Hakan yatağın yanına geldi.
— Cemre...
Cemre onun yüzüne baktı.
— Bir şey oldu.
Hakan sustu.
Cemre'nin gözleri doldu.
— Demir'e ne oldu?
Hakan'ın gözleri yaşarmıştı.
Cemre'nin elini tuttu.
— Önce dinlenmen gerekiyor.
— Hayır.
Cemre başını iki yana salladı.
— Bana söyleyin. Demir nasıl?
Murat odanın diğer tarafında başını eğmişti.
Cemre onu görünce daha da korktu.
— Murat...
Murat cevap veremedi.
Cemre tekrar Hakan'a baktı.
— Demir nasıl?
Hakan derin bir nefes aldı.
— Cemre...
Sesi titredi.
— Çok üzgünüm.
Cemre'nin yüzündeki ifade değişti.
Hakan devam etti.
— Onu koruyamadık.
Cemre birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
— Ne?
Hakan gözyaşlarını tutamadı.
— Demir'i kurtaramadık.
Cemre'nin gözleri doldu.
— Hayır...
Başını iki yana salladı.
— Hayır, olmaz.
Sesi gittikçe yükseldi.
— Oğlum nerede?
Hakan gözlerini kapattı.
Cemre ağlamaya başladı.
— Daha dün benimle konuştu...
Ellerini yüzüne kapattı.
— Kardeşinin adını seçti...
Hakan sessizce ağlıyordu.
— Derin dedi...
Cemre'nin gözlerinden yaşlar akıyordu.
— Oğlum...
Tam o sırada kapı açıldı.
Bir hemşire içeri girdi.
Kucağında küçücük bir bebek vardı.
— Bebeğiniz doğdu.
Cemre başını kaldırdı.
Derin'e baktı.
Ama o an yaşadığı acı o kadar büyüktü ki kollarını ona uzatamadı.
Hemşire bebeği nazikçe beşiğine yerleştirdi.
Cemre sadece gözlerini kapattı.
Beşiğin içinde küçücük Derin kıpırdandı.
Sonra ağlamaya başladı.
Odanın içinde yalnızca bir bebek sesi vardı.
Derin'in sesi...
Kardeşinin adını seçen Demir artık yoktu.
Ama onun seçtiği isim, o gün hastanenin sessiz koridorlarında yaşamaya başlamıştı.
Derin.
🖤🍯
Bölüm etkileşimi
