KARABAL kitap kapağı

27. bölüm / 53

BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 53Şu an: BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ
  1. 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19:ESKİ PARK1.712 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: ÇOCUKLUKTAN KALAN1.305 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21:BİR TELEFON KADAR YAKIN1.361 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: İSTANBUL1.360 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: YILLARDIR SAKLADIĞIM1.131 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: EMANET DEĞİLDİ1.105 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: KENDİ YOLU1.115 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: KALDIĞIMIZ YERDEN1.137 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ1.124 kelime · Okuduğun bölüm
  28. 28 BÖLÜM 28:BENİMLE EVLENİR MİSİN?1.102 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29:BU SEFER BEN1.316 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30:BİR GÜN BİZ DE1.168 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN1.060 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: BİZİM DÜĞÜNÜMÜZ1.399 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: SALINCAK1.007 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: BİRLİKTE1.668 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER1.229 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36:BEN NE ZAMAN DEDE OLACAĞIM932 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37:DAHA FAZLA BEKLEMEYECEĞİM1.098 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38:BİR ÖMÜR1.023 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ1.004 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40:EVİMİZİN İLK EŞYALARI967 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ874 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: DÜĞÜNE DOĞRU1.354 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43:EVETT!1.515 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44:BİR HAFTA1.207 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45:EVE DÖNÜŞ915 kelime
  46. 46 BÖLÜM 46:BİZİM MİNİK909 kelime
  47. 47 BÖLÜM 47:BİR SÜRPRİZ DAHA832 kelime
  48. 48 BÖLÜM 48:İKİ MUTLULUK993 kelime
  49. 49 BÖLÜM 49:BİR GECE VAKTİ1.526 kelime
  50. 50 BÖLÜM 50:MAVİ1.408 kelime
  51. 51 BÖLÜM 51:BİR İSİM,BİR SIR1.872 kelime
  52. 52 BÖLÜM 52:ANNEN YANIMIZA GELİCEK1.278 kelime
  53. 53 BÖLÜM 53:KARABAL - FİNAL2.020 kelime

Derin

Sabah erkenden uyandım.

Bugün benim için önemli bir gündü.

Kendi hukuk büromu açmak için düşündüğüm yerlerden birkaçını gezip karar vermeye çalışacaktım.

Masamın üzerindeki dosyalara bir kez daha baktım.

Kira sözleşmeleri, adresler, notlar...

Her şey hazırdı.

Sadece doğru yeri bulmam gerekiyordu.

Telefonumu elime aldığımda Ceyda'dan mesaj geldi.

Ceyda:

Uyandın mı?

Gülümsedim.

Ben:

Uyandım.

Ceyda:

Hazırlanıyorum. Birazdan geliyorum.

Tam telefonu bırakacakken başka bir bildirim geldi.

Alp:

Hazır mısın?

İstemeden gülümsedim.

Ben:

Hazırım.

Mesaj hemen geldi.

Alp:

Çıkıyorum.

Telefonu masaya bıraktım.

Nedense Alp'in gerçekten geleceğini bilmek içimi rahatlatmıştı.

Eskiden olsa bunu kendime bile itiraf etmezdim.

Şimdi ise...

Etmekten korkmuyordum.

---

Bir süre sonra kapının zili çaldı.

Kapıyı açtığımda Alp karşımdaydı.

Üzerinde siyah bir tişört, koyu renk bir pantolon vardı.

"Selam."

"Selam."

Alp içeri baktı.

"Hazır mısın?"

"Evet."

Tam o sırada Ceyda da geldi.

"Ben de hazırım!"

Alp başını salladı.

"Tamam, o zaman çıkalım."

Ceyda ikimize bakıp sırıttı.

"İkiniz beni unutmayın da."

Derin kaşlarımı kaldırdım.

"Niye unutalım?"

"Bilmem."

Alp araya girdi.

"Sen zaten çok konuşuyorsun. Unutmamız mümkün değil."

Ceyda ağzını açtı.

"Alp!"

Alp gülerek kapıya yöneldi.

"Gel hadi."

Ceyda bana bakıp fısıldadı.

"Bu çocuk gerçekten değişmiş."

Ben de istemsizce gülümsedim.

"Ben de fark ettim."

---

İlk baktığımız yer, şehir merkezine biraz uzak ama oldukça sakin bir binadaydı.

İçeri girdiğimizde büyük camları olan geniş bir alanla karşılaştık.

Ceyda etrafa bakındı.

"Burada güzel bir ofis olur."

Ben de camın önüne geçtim.

"İçi güzel."

Alp duvarlara baktı.

"Konumu nasıl?"

"Biraz uzak."

"Adliyeye?"

"Yirmi dakika."

Alp başını salladı.

"Çok kötü değil."

Ceyda:

"Fiyatı?"

Dosyadan baktım.

"Uygun."

Alp bana döndü.

"Sen ne düşünüyorsun?"

"Kararsızım."

"Neden?"

"Biraz daha merkezi bir yer istiyorum."

Alp başını salladı.

"O zaman diğerine bakalım."

Ceyda gülerek:

"Adam bugün emlakçı oldu."

Alp ona baktı.

"Sen de avukat yardımcısı."

"Ben zaten onun arkadaşıyım."

"Ben de."

Ceyda hemen:

"Sen farklısın."

Alp kaşını kaldırdı.

"Nasıl?"

Ceyda gülümseyerek bana baktı.

"Sen çocukluğundan beri Derin'in her işine karışıyorsun."

Alp cevap vermedi.

Ben ise gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

---

İkinci yere geldiğimizde üçümüz de bir süre sessiz kaldık.

Burası daha merkeziydi.

Binanın dışı daha modern, içerisi daha aydınlıktı.

Pencereden dışarı baktığımda adliyeye giden yol görünüyordu.

Bir an içimden:

Burası olabilir.

diye geçirdim.

Alp yanıma geldi.

"Beğendin."

"Nasıl anladın?"

"Yüzünden."

Ceyda arkamızdan:

"Ben de aynı şeyi düşündüm."

İkisine döndüm.

"Gerçekten güzel."

Alp odaları tek tek gezdi.

"Şurası senin odan olur."

Başımı salladım.

"Evet."

"Şurası da bekleme alanı."

Ceyda:

"Buraya birkaç koltuk koyarsın."

Ben heyecanla etrafa bakıyordum.

Bir anda yıllardır hayalini kurduğum şey gözümün önünde gerçek gibi duruyordu.

"Ben burayı çok sevdim."

Alp bana baktı.

"O zaman burayı tut."

Şaşırdım.

"Bu kadar kolay mı?"

"Karar senin."

"Ya yanlış karar verirsem?"

Alp birkaç saniye sustu.

"Yanlış karar verirsen de düzeltirsin."

Ceyda gülümsedi.

"Doğru."

Ben tekrar odaya baktım.

Sonra başımı salladım.

"Tamam."

Alp:

"Tamam mı?"

"Evet."

"Burayı mı?"

"Evet."

Ceyda kollarını havaya kaldırdı.

"Avukat Derin'in ofisi bulundu!"

Gülmeye başladım.

"Abartma."

"Hayır, ciddi söylüyorum."

Alp de gülümsedi.

"Hayır. Güzel oldu."

Birkaç dakika daha konuştuktan sonra binadan çıktık.

Ben hâlâ heyecanlıydım.

Ceyda koluma girdi.

"Gerçekten kendi ofisin olacak."

"İnanamıyorum."

Alp arkamızdan yürüyordu.

"İnan."

Ona döndüm.

"Neden?"

"Çünkü sen bunu yapabilecek birisin."

Bir an sustum.

"Teşekkür ederim."

Alp sadece başını salladı.

"Rica ederim."

---

ŞİRKET

Öğleye doğru üçünüz birlikte şirkete geçtik.

Kapıdan girdiğimizde Emre bilgisayarın başında çalışıyordu.

Efe ise koltuğa oturmuş, telefonuyla uğraşıyordu.

Bizi görünce Emre başını kaldırdı.

"Sonunda geldiniz."

Ceyda çantasını bıraktı.

"Büroyu bulduk."

Emre hemen ayağa kalktı.

"Gerçekten mi?"

Derin başını salladı.

"Evet."

"Nasıl?"

"Güzel. Merkezi."

Efe:

"İyiymiş."

Alp:

"Derin beğendi."

Emre gülümsedi.

"O zaman tamamdır."

Ben etrafa baktım.

"Burada ne yaptınız?"

Emre:

"Çalışıyoruz."

Ceyda güldü.

"Çalışıyor musunuz gerçekten?"

"Çalışıyoruz."

Efe o sırada derin bir nefes aldı.

"Benim de size söylemem gereken bir şey var."

Hepimiz ona döndük.

Alp:

"Ne oldu?"

Efe ayağa kalktı.

Bir süre sustu.

Sonra:

"Ben Esma'ya evlenme teklifi edeceğim."

Odadaki herkes bir anda sessizleşti.

Ben şaşkınlıkla ona baktım.

"Ne?"

Efe gülümsedi.

"Esma'ya."

Ceyda'nın yüzü aydınlandı.

"Sonunda!"

Emre kahkaha attı.

"Ben bunu bekliyordum."

Efe ellerini iki yana açtı.

"Bir tek ben mi normal karşılanmasını bekliyordum?"

Ben gülerek yanına gittim.

"Çok güzel."

"Gerçekten mi?"

"Evet."

Ceyda:

"Ne zaman?"

Efe:

"İşte onu bilmiyorum."

Alp sandalyesine oturdu.

"Nasıl yapacağını da bilmiyorsun."

Efe başını salladı.

"Hiçbir fikrim yok."

Emre:

"O zaman doğru yere geldin."

Efe ona baktı.

"Senin fikirlerin yüzünden başıma ne gelecek acaba?"

"Benim fikirlerim iyidir."

Ceyda:

"Hiç güvenmiyorum."

Hepimiz güldük.

Ben Efe'nin yanına oturdum.

"Esma nasıl bir teklif ister?"

Efe düşündü.

"Çok büyük bir şey istemez."

"Kalabalık?"

"Sevmez."

"Gösterişli?"

"Hiç."

Ceyda hemen:

"O zaman sade ama anlamlı."

Başımı salladım.

"Kesinlikle."

Alp:

"İlk tanıştığınız ya da önemli bir anınızın olduğu bir yer olabilir."

Efe'nin yüzünde bir ifade değişti.

"Park."

Hepimiz ona baktık.

"Park mı?"

Efe başını salladı.

"İlk kez gerçekten konuştuğumuz yer."

Ceyda:

"Bu çok güzel."

Ben gülümsedim.

"Orada yap."

Efe:

"Nasıl?"

Emre telefonunu çıkardı.

"Önce yeri ayarlayalım."

Alp:

"Işıklandırma yapılabilir."

Ceyda:

"Esma'nın sevdiği çiçekleri biliyorum."

Ben:

"Ben de kıyafet konusunda yardım ederim."

Efe şaşkınlıkla hepimize baktı.

"Bir dakika..."

"Ne?"

"Ben evlenme teklif edeceğim."

"Ee?"

"Siz niye benden daha heyecanlısınız?"

Ceyda güldü.

"Çünkü sen beceremeyeceksin diye korkuyoruz."

Efe:

"Çok sağ olun."

Emre omzuna vurdu.

"Merak etme. Güzel olacak."

Efe biraz rahatladı.

"Tamam."

Alp:

"Esma hiçbir şey anlamamalı."

"Nasıl yapacağız?"

Ceyda:

"Onu ben oyalayabilirim."

Ben:

"Ben de teklif günü yanında olurum."

Emre:

"Ben hazırlıkları hallederim."

Alp:

"Ben de parkla ilgilenirim."

Efe hepimize baktı.

"Gerçekten yardım edeceksiniz."

Ben gülümsedim.

"Tabii."

Alp de:

"Sen bizim arkadaşımızsın."

Efe'nin yüzünde büyük bir gülümseme oluştu.

"İyi ki varsınız."

---

Akşamüstüne kadar şirkette kaldık.

Teklif için herkes bir görev aldı.

Ceyda Esma'yı nasıl parka götüreceğini düşünüyordu.

Emre süslemeler için liste hazırlıyordu.

Alp parkın düzeniyle ilgilenecekti.

Ben ise Esma'nın sevdiği detayları anlatıyordum.

Efe bütün bunları izlerken hâlâ inanamıyormuş gibi gülümsüyordu.

Bir ara yanıma geldi.

"Derin."

"Efendim?"

"Teşekkür ederim."

"Ne için?"

"Her şey için."

Gülümsedim.

"Mutlu ol yeter."

Efe başını salladı.

"Olacağım."

Sonra Alp'e baktı.

"Sen de iyi yardım ediyorsun."

Alp omuz silkti.

"Elimizden geleni yapıyoruz."

Efe gülümsedi.

"Senin de bir gün başına gelecek."

Alp ona baktı.

"Ne?"

"Evlilik."

Alp'in bakışları istemsizce bana kaydı.

Ben de ona baktım.

Birkaç saniye göz göze geldik.

Sonra Alp bakışlarını kaçırdı.

Efe bunu fark etmedi.

Ama Ceyda fark etmişti.

Ceyda hafifçe gülümsedi.

Ben ise hiçbir şey söylemedim.

Çünkü bazı cevapların henüz söylenmesine gerek yoktu.

---

O gün şirketten çıkarken Alp yanıma geldi.

"Yarın büro için işlemleri halletmeye gidecek misin?"

"Evet."

"İstersen yine gelirim."

Gülümsedim.

"Senin hiç işin yok mu?"

"Var."

"Ee?"

Alp bana baktı.

"Ama senin işin de önemli."

Başımı iki yana salladım.

"Sen gerçekten değiştin."

Alp gülümsedi.

"Belki de değişmedim."

"Ne yaptın o zaman?"

"Sadece artık söylemem gereken şeyleri söylemeye başladım."

Bir an sustum.

Sonra gülümsedim.

"İyi yapıyorsun."

Alp birkaç saniye bana baktı.

"Sen de."

Ve birlikte yürümeye devam ettik.

Bu kez aramızda yıllardır duran o ağır sessizlik yoktu.

Yerine...

yeni bir şey gelmişti.

Daha sakin.

Daha gerçek.

Ve belki de ilk kez...

ikimiz de nereye gittiğimizi bilmeden aynı yöne yürüyorduk.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

40okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…