11. bölüm / 18
KARABALBÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI
Bölümler 18Şu an: BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI
- 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
- 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
- 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
- 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
- 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
- 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
- 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
- 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
- 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
- 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
- 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
- 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
- 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
- 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
- 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
- 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
- 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Derin
Sabah gözlerimi yavaşça açtım.
Bir süre tavana baktım.
Sonra yan tarafıma döndüm.
Elimi yatağın diğer tarafına uzattım.
Boştu.
Kaşlarımı çattım.
“Leyla teyze?”
Cevap gelmedi.
Yavaşça doğruldum.
Odanın içi sessizdi.
Leyla teyze gitmişti.
Yataktan kalkıp lavaboya doğru yürüdüm.
Kapının önüne geldiğimde içeriden su sesi geliyordu.
Kapıya birkaç kez vurdum.
“Kim var içeride?”
Cevap yoktu.
Bir kez daha vurdum.
“Kim var?”
İçeriden hâlâ su sesi geliyordu.
Tam o sırada mutfaktan da ses geldi.
Bir an durdum.
Alp içeride herhalde.
Kapıya tekrar vurdum.
“Hadi Alp!”
İçeriden yine cevap gelmedi.
“Alp, aç şu kapıyı.”
Sessizlik.
“Ya hadi! Altıma işeyeceğim!”
Hâlâ ses yoktu.
“Bak çıkmazsan kapıyı ben açarım!”
Bir iki saniye bekledim.
Yine ses yok.
“Tamam, sen bilirsin.”
Kapı koluna uzandım.
Pat!
Kapıyı bir anda açtım.
Ve olduğum yerde kaldım.
Karşımda Emre vardı.
Yüzünü yıkıyordu.
Bir yanda da Efe, kapının yanında durmuş bana bakıyordu.
Sonra Efe'nin yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
Ben birkaç saniye konuşamadım.
Emre de elindeki havluyla yüzünü kuruladı.
“Ne oldu?”
Efe arkasından kahkaha attı.
“Emre oğlum!”
Emre ona döndü.
“Ne?”
“Çıksana oğlum, kız altına işeyecek.”
“Efe!”
Yüzüm kıpkırmızı olmuştu.
“Ne bağırıyorsun?”
Emre şaşkın şaşkın bana baktı.
“Ben… Senin burada olduğunu bilmiyordum.” dedim.
Efe hâlâ gülüyordu.
“Derin, sen de kapıyı pat diye açıyorsun ama.”
“Alp içeride sandım!”
Emre kaşlarını kaldırdı.
“Alp mi?”
“Evet!”
Sonra ikisine de baktım.
“Asıl siz ne yapıyorsunuz burada?”
Efe ellerini kaldırdı.
“Biz mi?”
“Evet, siz!”
“Dün gece sen bizi biraz unutmuşsun galiba.”
“Dün ne oldu?”
Efe bir an sustu.
Sonra kahkahayı bastı.
“Sen önce bir işini hallet.”
“Ne?”
“Altına işeme de ondan sonra konuşuruz.”
“Efe!”
Gülüp durmaya devam etti.
“Ya gülme!”
Emre de başını eğip gülümsemeye başladı.
“Sen de gülme!”
“Tamam, tamam.”
Hızla lavaboya girdim.
Kapıyı kapatırken son duyduğum şey Efe'nin kahkahası oldu.
“Sabah sabah eğlence çıktı!”
“Efe sus!”
🖤🍯
Lavabodan çıktığımda koridor hâlâ kahkaha sesleriyle doluydu.
Mutfaktan sesler geliyordu.
Ben de mutfağa geçtim.
Leyla teyze masanın başında oturuyordu.
Alp, Efe ve Emre de oradaydı.
Efe beni görür görmez Leyla teyzeye dönüp anlatmaya başladı.
“Leyla teyze, sen bir de görseydin.”
“Ne oldu?”
“Derin kapıya vuruyor.”
Sonra sesini taklit ederek:
“‘Hadi Alp! Aç şu kapıyı!’”
Leyla teyze gülmeye başladı.
Efe devam etti.
“Sonra ‘Çıkmazsan kapıyı ben açarım!’ dedi.”
Leyla teyze kahkahayı bastı.
“Ay kız!”
Ben sandalyeye oturdum.
“Ne bileyim ben?”
Efe hâlâ anlatıyordu.
“Sonra kapıyı bir açtı…”
“Efe.”
“Ne?”
“Yeter.”
“Daha asıl kısmına gelmedim.”
Leyla teyze gülerek:
“E hadi anlat.”
“Kapıyı açtı, karşında Emre!”
Leyla teyze tekrar gülmeye başladı.
“Ah kızım!”
Ben ellerimi yüzüme kapattım.
“Ya ne bileyim Emre'nin içeride olduğunu!”
Efe:
“Peki mutfaktan ses gelince?”
“Alp içeridedir sandım.”
Efe kaşlarını kaldırdı.
“Normal zamanda Alp tuvaletteyken sen kapıyı mı açıyorsun?”
Bir an sustum.
“Ne alaka?”
“E o zaman niye direkt Alp sandın?”
“Çünkü evinde olduğunu düşünüyordum!”
Alp araya girdi.
“Efe, ya sus ya da çık git evden.”
Efe hemen ona döndü.
“Gidiyim mi?”
Alp gözlerini devirdi.
“Tamam, arkadaşını rahat bırak.”
Leyla teyze Alp'e baktı.
“Oğlum arkadaşını evden mi kovuyorsun?”
“Anne…”
“Harbi oğlum, sen arkadaşını evden mi kovuyorsun?”
“Ya anne, Allah aşkına şunu savunma.”
“Ben ne yapıyorum?”
“Efe'nin neyini savunuyorsun?”
Efe hemen göğsünü tuttu.
“Ya Leyla teyze var ya…”
Hüzünlü bir surat yaptı.
“Burada beni seven tek kişi var.”
Leyla teyze güldü.
“O da sensin.”
Efe ayağa kalkıp eğildi.
“Kraliçesin.”
Sonra iki elini havaya kaldırdı.
“Kraliçesin!”
Leyla teyze kahkaha attı.
“Sağ ol canım.”
Alp başını iki yana salladı.
“Allah'ım…”
Efe yerine oturdu.
“Gördün mü? Beni seviyor.”
“Efe, bir sus.”
“Sen sus.”
“Sen sus.”
“Sen.”
“Sen.”
Derin istemeden gülmeye başladı.
Tam o sırada Efe bir anda bana baktı.
Yüzünde yine o sinsi gülümseme belirdi.
Sonra kahkaha atmaya başladı.
“Ne oldu?”
“Yok…”
Gülüyordu.
“Ne oldu Efe?”
“Dün…”
Bir anda kahkahayı bastı.
“Dün sen yere yapıştın ya!”
Bir an durdum.
Düşündüm.
“Rüya değil miydi o?”
Efe gözlerini açtı.
“Kızım ne rüyası?”
Sonra ellerini açarak anlatmaya başladı.
“Biz konuşuyorduk arkanda.”
Bir an Alp'e baktı.
“Sonra pat diye bir ses geldi.”
Kendi eliyle yere düşme hareketi yaptı.
“Arkamı bir döndüm…”
Bana baktı.
“Yerde sen!”
Emre de gülümseyerek başını salladı.
Efe devam etti:
“Yüzün, gözlerin falan hep kızarmış.”
Sonra ciddi bir ses tonuyla:
“Dedim ki, aha ağladı ağlayacak.”
“Ya saçmalama!”
“Gerçekten öyleydin.”
“Ben uykuluydum!”
“Yerdeydin ama.”
“Efe!”
Hepimiz gülmeye başladık.
🖤🍯
Bir süre sonra Efe'nin aklına başka bir şey geldi.
“Bu arada…”
Bana döndü.
“Sen yine de Emre'ye hiç bundan bahsetmedin.”
Kaşlarımı çattım.
“Neyi bahsetmedim?”
“Alp'i tanıdığını.”
Bir anda sustum.
Sonra Emre'ye baktım.
Emre de bana baktı.
“Şey…”
Efe araya girdi.
“Bence siz bunu açıklayın.”
Derin omuz silkti.
“Alp'le okulun başında öyle bir karar almıştık.”
Emre şaşkınlıkla baktı.
“Ne kararı?”
“Okulda birbirimizi tanıyormuş gibi davranmayacaktık.”
“Niye?”
“Öyle gerekti.”
Sonra hafifçe gülümsedim.
“Zaten fark ettiyseniz çok uzun sürmedi.”
Efe kahkaha attı.
“Hiç sürmedi.”
Emre bana baktı.
“Peki Esma biliyor mu?”
“Esma mı?”
“Evet.”
“Esma ne alaka?”
“Arkadaşın ya.”
Bir an düşündüm.
“Hayır, onlar da bilmiyor.”
“İyi o zaman.”
Efe hemen atladı.
“Ay şey, ben onlara söyleyeyim.”
“Hayır!”
Efe güldü.
“Niye?”
“Çünkü ben söyleyeceğim.”
“Sen söyle.”
“Zaten söyleyeceğim.”
Efe omuz silkti.
“Tamam.”
Sonra bana baktı.
“Gerçi siz biliyorsanız onlar da bilebilir gayet.”
“Ben anlatırım.”
Alp masadan kalktı.
“Tamam, artık susup yemek mi yeseniz?”
Efe:
“Sonunda mantıklı bir cümle.”
Alp ona baktı.
“Sen de susuyorsun.”
“Ben zaten konuşmuyorum ki.”
🖤🍯
Kahvaltımızı yaptıktan sonra herkes odalara dağıldı.
Okul kıyafetlerimizi giyinmeye başladık.
Ben kendi evime geçmek için kapıya yöneldim.
“Ben üstümü giyip geliyorum.”
Leyla teyze başını salladı.
“Tamam kızım.”
Kapının önünde ayakkabılarımı giyerken Emre bana döndü.
“Seni bekleyelim o zaman.”
“Olur.”
“Sen hemen hazırlanıp gel.”
“Tamam, hızlıca hazırlanıyorum.”
Alp kaşını kaldırdı.
“Bekleyeceğinize emin misin?”
Emre ona baktı.
“Niye?”
“Derin'in hızlı hazırlanacağına güveniyorsun yani?”
Ben hemen araya girdim.
“Ne demek o?”
Alp omuz silkti.
“Onu hızlıca dediğinde pek hızlı olduğunu sanmıyorum.”
“Çok komiksin.”
Emre gülümsedi.
“Benim için problem değil.”
Bana baktı.
“Beklerim.”
Efe'nin ağzı açık kaldı.
“Ooo…”
Alp Efe'ye baktı.
“Ne?”
“Yok bir şey.”
Alp birkaç saniye düşündü.
“İyi o zaman.”
“Ne?”
“Bekleyelim.”
🖤🍯
Ben odama geçtikten sonra işler biraz uzadı.
Hızlı bir duşa girip çıktım.
Önce saçımı yaptım.
Sonra çantamda eksik bir şey olduğunu fark edip tekrar odaya döndüm.
Sonra aynanın karşısında birkaç dakika daha kaldım.
Derken…
Neredeyse bir saat geçmişti.
Kapıyı açıp salona çıktım.
“Hazırım!”
Efe koltuğa yaslanmıştı.
Saate baktı.
Sonra bana.
“Kızım…”
“Ne?”
“Bu bir saatte Prenses Elizabeth bile hazırlanır.”
Gözlerimi devirdim.
“Efe!”
“Bir zahmet hazır ol yani.”
“Ben hazırım işte.”
“Bir saat sürdü.”
“Efe!”
“Ne oldu?”
“Acaba benimle bir alıp veremediğin mi var?”
Efe sustu.
“Bana kötü bir şey mi yaptım?”
“Yok.”
“O zaman niye benimle uğraşıp duruyorsun?”
Efe omuz silkti.
“Bilmiyorum ki.”
Alp hemen araya girdi.
“Sen ona kafayı takma.”
Efe'ye baktı.
“Bu salak sürekli böyle konuşur.”
Bana dönüp:
“Boş ver.”
Ben kaşlarımı kaldırdım.
“Senin gibi o zaman.”
Alp:
“Ne?”
“Senin gibi o da.”
Efe kahkaha attı.
“Ben bunu iltifat kabul ettim.”
Ben Emre'ye döndüm.
“Gitsek mi artık?”
Emre:
“Gidelim.”
Tam kapıya yönelmişken Efe arkamızdan seslendi.
“Bir dakika.”
Hepimiz ona döndük.
“Ne?”
Efe Alp'e, sonra bana baktı.
“Siz kavgalı mısınız?”
Ben ve Alp aynı anda sustuk.
Efe tekrar sordu.
“Ne?”
Bana baktı.
Ben gözlerimi kaçırdım.
“Kavgalı değiliz.”
“E?”
“Konuşmuyoruz.”
Efe'nin kaşları havaya kalktı.
“Ne yani?”
Bir an sustu.
“Küs müsünüz?”
Cevap vermedim.
Çantamı omzuma takıp kapıdan çıktım.
Emre de peşimden geldi.
Alp hiçbir şey söylemeden arkamızdan yürümeye başladı.
Efe birkaç saniye yerinde kaldı.
“Niye benim sorularıma kimse cevap vermiyor ya?”
Sonra kapıyı kapatıp koşmaya başladı.
“Ay beni de bekleyin!”
🖤🍯
Öğle Arası
Öğle arasında Ceyda ve Esma'yla kantinde oturuyorduk.
Efe de yanımıza geldi.
“Size bir şey söyleyeceğim.”
Esma kaşlarını kaldırdı.
“Ne?”
Efe sandalyesini çekti.
“Hazır olun.”
Ceyda güldü.
“Ne oldu?”
“Derin'in bize söylemediği bir şey var.”
Bir anda bana baktı.
Ben gözlerimi devirdim.
“Efe…”
Esma meraklandı.
“Ne?”
Ben derin bir nefes aldım.
“Alp'le biz…”
Bir an durdum.
“Çocukluktan beri tanışıyoruz.”
Ceyda'nın ağzı açık kaldı.
“Ne?”
Esma da şaşkınlıkla bana baktı.
“Sen ciddi misin?”
“Evet.”
“Peki neden bize söylemedin?”
“Okulun başında öyle karar vermiştik.”
Efe hemen:
“Ve sonra dayanamadılar.”
Alp uzaktan ona baktı.
“Efe.”
“Tamam sustum.”
Esma bana döndü.
“Vay be.”
Ceyda gülmeye başladı.
“Demek bütün bu zaman boyunca…”
“Evet.”
Esma bir anda gülümsedi.
“Bence bu hikâyeyi senden dinlememiz lazım.”
“Sonra anlatırım.”
Efe elini kaldırdı.
“Ben başka bir şey diyeceğim.”
Hepimiz ona baktık.
“Hafta sonu işiniz yoksa…”
Bir saniye durdu.
“Lunaparka mı gitsek?”
Gözlerim bir anda büyüdü.
“Ne?”
Efe:
“Lunapark.”
“Cidden mi?”
“Evet.”
“Tabii ki!”
Heyecanla masaya yaklaştım.
“Ben çok isterim!”
Ceyda ve Esma bana baktı.
Efe gülmeye başladı.
“Sanırım aramızda tek heyecanlı olan Derin.”
“Ya hadi ama!”
“Ne?”
“Gitmiyor muyuz cidden?”
Efe ellerini kaldırdı.
“Derin, bak sözünü aldım.”
“Tamam!”
Efe gülerek başını salladı.
“Tamam kızım, gideceğiz. Sakin ol.”
Ceyda'ya döndüm.
“Siz de geliyorsunuz, değil mi?”
Esma omuz silkti.
“Benim için fark etmez.”
“Gel ama.”
“Tamam, gelirim.”
Ceyda çantasını düzenledi.
“Benim hafta sonu spor antrenmanım var.”
Yüzüm düştü.
“Ama…”
Ceyda gülümsedi.
“Sizin için bir günlüğüne kırabilirim.”
Gözlerim parladı.
“Sen bir tanesin!”
Esma güldü.
“Derin'in lunapark aşkı başladı.”
“Ya sus.”
Tam o sırada Emre yanımıza geldi.
Efe hemen:
“Emre!”
Emre:
“Ne oldu?”
“Hafta sonu lunapark.”
Emre birkaç saniye düşündü.
“Olur.”
“Sen de geliyorsun.”
“Tamam.”
Sonra bana baktı.
“Ben kafeden bir gün izin alabilirim.”
“Gerçekten mi?”
“Evet.”
“Akşamüstü gideriz zaten.”
“Tamam.”
Hepimiz bir anda Alp'e baktık.
Alp sandalyesinde oturuyordu.
Bir süre sessiz kaldı.
Sonra:
“Ne?”
Efe:
“Sen de geleceksin.”
Alp omuz silkti.
“Gelirim.”
Ben ona baktım.
“İstemiyorsan gelmek zorunda değilsin.”
Alp kaşlarını kaldırdı.
“Ne oldu, beni istemiyor musun?”
“İstememekle ne alakası var?”
“Öyle dedin.”
“Geleceksen gel işte.”
Alp birkaç saniye bana baktı.
“İyi.”
Sonra sandalyesine yaslandı.
“Gelirim.”
Efe ellerini birbirine vurdu.
“Tamamdır!”
Ben gülümseyerek Ceyda'ya baktım.
“Hafta sonu lunapark.”
Esma:
“Anlaşıldı.”
Emre:
“Anlaşıldı.”
Alp:
“Tamam.”
Efe ayağa kalktı.
“O zaman karar verildi!”
Hepimiz gülmeye başladık.
Ben ise içimde garip bir heyecanla hafta sonunu düşünmeye başladım.
Lunapark…
Arkadaşlarım…
Belki güzel bir gün olurdu.
Belki de uzun zamandır ilk kez kafamı hiçbir şeye takmadan eğlenebilirdim.
Ama bilmiyordum.
Bazen en güzel görünen planların içinde…
En beklenmedik şeyler saklanırdı.
🖤🍯
Ve hafta sonu, Karabal'ın en sessiz günlerinden biri olmayacaktı.
Bölüm etkileşimi
