KARABAL kitap kapağı

41. bölüm / 53

BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 53Şu an: BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ
  1. 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19:ESKİ PARK1.712 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: ÇOCUKLUKTAN KALAN1.305 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21:BİR TELEFON KADAR YAKIN1.361 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: İSTANBUL1.360 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: YILLARDIR SAKLADIĞIM1.131 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: EMANET DEĞİLDİ1.105 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: KENDİ YOLU1.115 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: KALDIĞIMIZ YERDEN1.137 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ1.124 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28:BENİMLE EVLENİR MİSİN?1.102 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29:BU SEFER BEN1.316 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30:BİR GÜN BİZ DE1.168 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN1.060 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: BİZİM DÜĞÜNÜMÜZ1.399 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: SALINCAK1.007 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: BİRLİKTE1.668 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER1.229 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36:BEN NE ZAMAN DEDE OLACAĞIM932 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37:DAHA FAZLA BEKLEMEYECEĞİM1.098 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38:BİR ÖMÜR1.023 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ1.004 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40:EVİMİZİN İLK EŞYALARI967 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ874 kelime · Okuduğun bölüm
  42. 42 BÖLÜM 42: DÜĞÜNE DOĞRU1.354 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43:EVETT!1.515 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44:BİR HAFTA1.207 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45:EVE DÖNÜŞ915 kelime
  46. 46 BÖLÜM 46:BİZİM MİNİK909 kelime
  47. 47 BÖLÜM 47:BİR SÜRPRİZ DAHA832 kelime
  48. 48 BÖLÜM 48:İKİ MUTLULUK993 kelime
  49. 49 BÖLÜM 49:BİR GECE VAKTİ1.526 kelime
  50. 50 BÖLÜM 50:MAVİ1.408 kelime
  51. 51 BÖLÜM 51:BİR İSİM,BİR SIR1.872 kelime
  52. 52 BÖLÜM 52:ANNEN YANIMIZA GELİCEK1.278 kelime
  53. 53 BÖLÜM 53:KARABAL - FİNAL2.020 kelime

Ev eşyaları alınmış, eksikler tamamlanmış ve yavaş yavaş eve yerleşmiştik.

Geçtiğimiz haftalar boyunca neredeyse her günümüz alışveriş merkezlerinde, mobilya mağazalarında ve birbirinden farklı dükkânlarda geçmişti. Bazen bir tabak yüzünden tartışmış, bazen bir koltuğun rengi konusunda dakikalarca konuşmuştuk.

Ama sonunda evimiz, gerçekten bizim evimiz gibi görünmeye başlamıştı.

Şimdi sırada daha önemli bir şey vardı.

Düğünde giyilecekler…

Özellikle de benim giyeceğim şey.

Gelinlik.

O kelimeyi düşünmek bile garip hissettiriyordu.

Çünkü yıllarca Alp'le çocukluğumuzdan, okuldan, üniversiteden, ayrılıklardan ve yeniden bir araya gelmekten bahsetmiştik.

Ama ilk defa geleceğimiz bu kadar gerçek görünüyordu.

O sabah Ceyda'nın arabasında Esma'yla birlikte gelinlik mağazalarının olduğu caddeye doğru gidiyorduk.

Esma arka koltukta oturmuş, elindeki kahvesinden küçük bir yudum alıyordu.

Ceyda ise direksiyonda, sanki kendi düğünüymüş gibi heyecanlıydı.

"Derin."

"Efendim?"

"Bugün ağlamayacağına söz ver."

Kaşlarımı çattım.

"Niye ağlayayım?"

Ceyda bana aynadan baktı.

"İlk gelinliği giydiğinde aynaya bakıp 'Ben gerçekten evleniyorum' diyeceksin. Sonra ağlayacaksın."

"Saçmalama."

Esma güldü.

"Bence de ağlar."

"Ya siz neden benim ağlayacağıma bu kadar eminsiniz?"

Ceyda omuz silkti.

"Çünkü seni tanıyoruz."

"Ben o kadar duygusal değilim."

İkisi birden bana baktı.

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra Esma:

"Derin…"

"Ne?"

"Sen geçen hafta yeni aldığımız kahve fincanlarını görünce bile duygulandın."

"Çünkü çok güzellerdi!"

Ceyda kahkahayı bastı.

"Tamam, gelinlik konusunda da aynısını yaparsın."

Gülerek başımı cama yasladım.

"İnşallah güzel bir şey buluruz."

Ceyda hemen:

"Bulacağız."

"Ya beğenmezsem?"

"Başka bakacağız."

"Ya onu da beğenmezsem?"

"Yine bakacağız."

"Ya—"

"Derin."

"Efendim?"

"Sen bugün evlenmiyorsun. Sadece gelinlik bakıyorsun."

Gülmeye başladım.

"Haklısın."

---

Mağazaya girdiğimizde her yerde bembeyaz gelinlikler vardı.

Bir an olduğum yerde kaldım.

Danteller, tüller, uzun kuyruklar, sade modeller…

Hepsi birbirinden farklıydı.

Esma yanıma geldi.

"Nasıl hissediyorsun?"

"Garip."

"Neden?"

"Çünkü bunlardan biri bir gün gerçekten benim olacak."

Ceyda hemen araya girdi.

"Bir tane değil. En güzelini bulacağız."

Satış danışmanı yanımıza geldi.

"Hoş geldiniz. Gelinlik bakıyorsunuz sanırım."

Ceyda benden önce cevap verdi.

"Evet. Ama kendisi kararsız."

"Ben kararsız değilim."

Esma güldü.

"Daha hiçbirini görmeden kararsızsın."

Danışman birkaç model gösterdi.

İlk olarak sade, düz kesimli bir gelinlik seçtim.

Kabine girdim.

Bir süre sonra perdeyi açtığımda Ceyda'nın gözleri büyüdü.

"Derin…"

"Nasıl?"

"Çok güzel."

Esma da ayağa kalktı.

"Gerçekten yakışmış."

Aynanın karşısına geçtim.

Bir süre kendime baktım.

Gelinlik güzeldi.

Ama içimde bir şey eksikti.

"Ne bileyim…"

Ceyda hemen anladı.

"Bu değil."

Başımı salladım.

"Bu değil."

"Tamam. Çıkar."

İkinci gelinliği denedim.

Sonra üçüncüyü.

Dördüncüyü…

Bir tanesi çok gösterişliydi.

Bir tanesi fazla sade.

Bir tanesi çok ağırdı.

Bir tanesi güzel olmasına rağmen bana hiç benzemiyordu.

Bir süre sonra kabinden çıkıp koltuğa oturdum.

"Ben bunu bulamayacağım galiba."

Esma yanıma oturdu.

"Bulacaksın."

"Ya bulamazsam?"

"Bir gelinlik bulamazsan başka gün yine geliriz."

Ceyda:

"İstersen yüz tane deneriz."

"Yüz tane mi?"

"Evet."

"Sen benimle dalga mı geçiyorsun?"

"Hayır. Hazırlıklıyım."

Gülmeye başladım.

Tam o sırada telefonum çaldı.

Ekranda Alp'in adı vardı.

Açtım.

"Efendim?"

"Neredesin?"

"Gelinlik bakıyorum."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Nasıl gidiyor?"

"Henüz bulamadım."

"Beğendiğin oldu mu?"

"Oldu ama içime sinmedi."

"Bulursun."

"Sen ne yapıyorsun?"

"Ben de dışarıdayım."

"Neredesin?"

"Emre ve Efe'yle."

"Ne yapıyorsunuz?"

"Sonra söylerim."

Şüpheyle gözlerimi kıstım.

"Bir şey mi çeviriyorsunuz?"

"Hayır."

"Alp."

"Derin."

"Şüphelendim."

Telefonun diğer ucundan hafifçe güldüğünü duydum.

"Sen gelinliğini bulmaya çalış. Ben de kendi işimi halledeyim."

"Tamam."

"Sonra görüşürüz."

"Tamam."

Telefonu kapattığımda Ceyda bana baktı.

"Ne yapıyormuş?"

"Bilmiyorum."

Esma:

"Kesin damatlık bakıyor."

"Belki."

Ceyda hemen:

"Alp damatlık seçerken de kesin elli tane model eleştirir."

Güldüm.

"Kesin."

---

Yaklaşık bir saat daha mağazada kaldık.

Sonra başka bir model denemek için tekrar kabine girdim.

Bu kez üzerimdeki gelinlik diğerlerinden farklıydı.

Sade.

Zarif.

Abartısız.

Aynaya baktığımda ilk defa uzun süre konuşmadan kaldım.

Ceyda perdeyi hafifçe araladı.

"Derin?"

"Bir dakika."

Aynaya baktım.

Bu kez içimde farklı bir his vardı.

Sanki gerçekten bir şey değişmişti.

Ceyda içeri girdi.

"Bu?"

Başımı hafifçe eğdim.

"Bu…"

Esma da yanıma geldi.

"Ne düşünüyorsun?"

"Galiba bunu sevdim."

Ceyda'nın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.

"İşte aradığımız cümle buydu!"

Güldüm.

"Ama hemen almayacağım."

"Niye?"

"Biraz daha bakmak istiyorum."

Esma başını salladı.

"Doğru."

Tam o sırada mağazanın kapısı açıldı.

Başımı çevirdim.

Alp içeri girdi.

Arkasında Emre ve Efe vardı.

Şaşkınlıkla ona baktım.

"Sen ne yapıyorsun burada?"

Alp ellerini cebine koydu.

"Geçiyorduk."

Ceyda hemen güldü.

"Tabii. Gelinlik mağazasının önünden geçiyordunuz."

Efe:

"Biz bir şey yapmadık."

Emre de:

"Ben zaten baştan beri gelmemizin kötü fikir olduğunu söyledim."

Alp onlara kısa bir bakış attı.

Sonra gözleri bana döndü.

Bir an hiçbir şey söylemedi.

Ben de onun bakışını anlamaya çalıştım.

"Ne?"

"Bir şey yok."

"Bakıyorsun."

"Bakıyorum."

"Niye?"

Alp birkaç saniye sustu.

Sonra:

"Yakışmış."

Kaşlarımı kaldırdım.

"Gelinlik mi?"

"Sen."

Yüzümün ısındığını hissettim.

Ceyda hemen arkasını döndü.

"Ben yokum."

Esma gülmeye başladı.

Efe:

"Biz de yokuz."

Emre:

"Ben zaten keşke hiç gelmeseydik diyorum."

Alp hafifçe gülümsedi.

Ben ise aynaya tekrar baktım.

Sonra ona döndüm.

"Beğendin mi gerçekten?"

"Beğendim."

"Çok mu?"

Alp başını hafifçe yana eğdi.

"Çok."

Gülümsedim.

"Ama daha karar vermedim."

"Verme."

Şaşırdım.

"Niye?"

"İçine sineni bul."

Bir an sustum.

Sonra başımı salladım.

"Tamam."

Alp birkaç saniye daha bana baktı.

"Ben dışarıda bekliyorum."

"Niye?"

"Çünkü birazdan burada daha fazla erkek olursa gelinlik seçemezsiniz."

Efe kahkahayı patlattı.

"Alp kıskançlığa da çözüm buldu."

Alp ona baktı.

"Kes."

Gülerek tekrar kabine girdim.

Ama aynadaki yansımama bakarken aklımda tek bir şey vardı.

Bir gün gerçekten o gelinliği giyecektim.

Ve karşısında Alp olacaktı.

Belki bugün değildi.

Belki henüz karar vermemiştim.

Ama ilk defa o günün hayalini kurarken korkmuyordum.

Aksine…

İçimde tatlı bir heyecan vardı.

Çünkü o gelecek artık uzak bir hayal değil,

yavaş yavaş bizim gerçeğimiz oluyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…