KARABAL kitap kapağı

7. bölüm / 18

KARABAL

BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR

Vaveyla Yazarı: Leydi Leydi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 18Şu an: BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR

Sabah uyandığımda nedense içimde garip bir heyecan vardı.

Okula gidecektim.

Ama bu sabah her zamankinden farklı hazırlanmak istiyordum.

Dün okulun penceresinden dışarı bakarken Alp'i görmüştüm.

Yanında birkaç kız vardı.

Hepsi saçlarını yapmış, özenmiş, süslenmişti.

Ben ise her zamanki gibi üniformamın eteğinin altına eşofman giymiştim.

Bir süre onları izledikten sonra kendi halime baktım.

Ben niye böyle giyiniyorum ki?

Belki de bugün biraz değişiklik yapabilirdim.

Dolabımı açtım.

Üniformamı çıkardım.

Eteğimin altına her zamanki eşofmanı giymedim.

Sonra eteğime baktım.

Kırışmıştı.

“Bunu da ütüleyeyim bari.”

Ütüyü çıkardım.

Eteği dikkatlice ütüledim.

Sonra saçlarımı taradım.

Bugün açık bırakacaktım.

Aynada kendime son kez baktım.

“Tamam.”

Çantamı aldım ve odadan çıktım.

Tam kapıdan çıkacakken karşımdan Alp geldi.

Beni görünce durdu.

Kaşlarını kaldırdı.

“Bu hal ne?”

“Ne varmış halimde?”

Alp baştan aşağı baktı.

“Eteğini bile ütülemişsin.”

“Evet.”

“Sen yatağını bile toplamıyorsun.”

“Ne alaka?”

“Eteğini mi ütüledin gerçekten?”

Sinirlenerek çantamı düzelttim.

“Yatağımı kimse görmüyor ama eteğimi okuldaki herkes görüyor.”

Alp birkaç saniye sustu.

Sonra başını salladı.

“Peki madem.”

“Peki.”

Birlikte merdivenlerden inmeye başladık.

Bu kez ikimiz de fazla konuşmadık.

Ama ben nedense onun söylediklerini düşünüyordum.

Bu hal ne?

Sanki yanlış bir şey yapmışım gibi.

Halbuki sadece biraz özenmiştim.

🖤🍯

Okula vardığımızda Alp doğrudan arkadaşlarının yanına gitti.

Emre ve adını bilmediğim bir oğlanla bahçenin kenarında konuşuyorlardı.

Ben de kendi sınıfıma doğru yürüyordum.

Tam o sırada Emre beni gördü.

Yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

“Bir dakika bekleyin. Ben gidip geliyorum.”

Efe kaşlarını kaldırdı.

“Nereye?”

“Geliyorum.”

Emre bana doğru yürümeye başladı.

Ben de onu görünce durdum.

“Günaydın.”

“Günaydın.”

“Nasıl gidiyor?”

“İyi. Senin?”

“Benim de iyi.”

Bir süre konuştuk.

Ben farkında olmadan gülümsüyordum.

O sırada Alp uzaktan bize bakıyordu.

🖤🍯

Alp

Emre'nin yanımızdan ayrılıp Derin'in yanına gittiğini gördüm.

Gözlerim istemsizce onların olduğu tarafa kaydı.

Konuşuyorlardı.

Derin gülümsüyordu.

Neye güldüğünü bilmiyordum.

Yanımdaki Efe de ikisine baktı.

Sonra dirseğiyle bana hafifçe dokundu.

“Ulan…”

“Ne?”

“Emre bizden habersiz sevgili mi yaptı?”

Kaşlarımı çattım.

“Ne diyorsun?”

Efe gözlerini Derin'e dikti.

“Kızı da bayağı iyiymiş.”

Bir an ona döndüm.

Efe bunu fark edince:

“Ne?”

“Ne konuşuyorsun sen?”

“Kötü bir şey mi dedim?”

Sonra tekrar onlara baktı.

“Yakışıyorlar baksana.”

Sinirlenerek:

“Bizi ilgilendirmez.”

Efe birkaç saniye yüzüme baktı.

“Tamam abi.”

“Biz çıkalım. Emre de gelir.”

“Sen bilirsin.”

Dönüp yürümeye başladık.

Bir süre sonra Emre arkamızdan koşarak geldi.

“Niye beklemediniz?”

Efe hemen sırıtıp:

“Ne o?”

Emre nefesini toparlamaya çalıştı.

“Ne?”

“Yenge miydi o?”

“Ne yengesi?”

“Az önce yanındaki kız.”

“Yok ya.”

“Yok ne alakası var falan deme şimdi.”

Emre güldü.

“Yeni tanıştık.”

Ben dönüp ona baktım.

“Kimdi o zaman?”

Emre omuzlarını silkti.

“Şu anlık arkadaşım.”

Efe hemen atladı.

“Şu anlık mı?”

Emre onun sırtına hafifçe vurdu.

“Hadi sus da yürüyün.”

Efe gülmeye devam etti.

“Tamam tamam.”

Üçümüz yürümeye başladık.

Bir süre sonra arkama baktım.

Derin arkamızdan geliyordu.

Ama bana hiç bakmıyordu.

Başını öne eğmiş, kendi halinde yürüyordu.

Nedense bu daha çok dikkatimi çekti.

Sonra önüme döndüm.

Ne yapıyorum ben?

🖤🍯

Derin

Ders başlamıştı.

Sınıfta herkes yeni arkadaşlıklar kurmaya çalışıyordu.

Ben ise daha çok etrafı izliyordum.

Bir süre sonra öğretmenimiz içeri girdi.

Elindeki kâğıtları masaya bıraktı.

“Arkadaşlar, bu yıl okul içerisinde bazı yarışmalar düzenlenecek.”

Sınıfta hemen bir hareketlilik başladı.

“Ne yarışması hocam?”

“Bireysel ve takım olarak birkaç farklı branş olacak.”

Tahtaya yazmaya başladı.

“Tenis, basketbol, voleybol, masa tenisi ve koşu gibi alanlar var.”

Bir kız hemen:

“Hocam sınıflar ayrı mı yarışacak?”

“Hayır. Dokuz, on, on bir ve on ikinci sınıflardan öğrenciler katılabilecek.”

Ben bir anda başımı kaldırdım.

“On ikinci sınıflar da mı?”

Öğretmen bana baktı.

“Evet. Neden?”

“Yok… önemli bir şey değil.”

“Peki.”

Ders devam etti.

Teneffüste iki kız yanıma geldi.

Birinin adı Ceyda, diğerinin Esma olduğunu öğrendim.

Ceyda gülümseyerek:

“Derin, sen koşuya katılabilir misin?”

“Koşuya mı?”

“Evet. Boş yer kaldı.”

Esma hemen ekledi:

“Bizim takımdasın. Zaten bir kişi eksikti.”

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.

“Ben mi?”

“Evet.”

“Niye ben?”

Ceyda güldü.

“Çünkü başka kimseyi bulamadık.”

Esma koluma hafifçe dokundu.

“Katılsana. Kazanırsak beraber kutlarız.”

“Nasıl?”

“Kahve içmeye gideriz, gezeriz falan.”

Bir an sustum.

Biri bana ilk kez gerçekten arkadaş olmayı teklif ediyordu.

Belki de ilk kez birileri beni kendi grubunun içinde istiyordu.

“Tamam.”

Ceyda'nın yüzü aydınlandı.

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

“Harika!”

Sonra aklıma başka bir soru geldi.

“Ama ne kadar koşacağız?”

“Dört yüz metre.”

“Dört yüz mü?”

“Evet.”

Biraz düşündüm.

“Tamam.”

Esma gülerek:

“Gözünde büyütme.”

“Ben çok spor yapan biri değilim.”

“Alışırsın.”

Sonra birkaç saniye düşündüm.

“Kesin bütün sınıflar katılıyor mu?”

“Evet.”

“Dokuzdan on ikiye kadar?”

“Aynen.”

“Tamam.”

O an neden özellikle on ikinci sınıfları sorduğumu kendime bile açıklayamıyordum.

🖤🍯

İki gün sonra yarışma vardı.

Ceyda ve Esma beni okul çıkışında çalıştırmaya karar verdiler.

Okulun bahçesinde birkaç tur koştuk.

İlk turda iyiydim.

İkinci turda nefesim hızlanmaya başladı.

Üçüncüde ise durmak zorunda kaldım.

Ellerimi dizlerime koyup başımı öne eğdim.

Nefes nefese kalmıştım.

Ceyda hemen yanıma geldi.

“Derin, iyi misin?”

“İyiyim.”

Esma da yanıma geldi.

“Bir şey mi oldu?”

“Yok. Sadece alışkın değilim.”

Derin bir nefes aldım.

“Çok spor yapan biri değilim.”

Ceyda gülümsedi.

“Zaten zamanla alışacaksın.”

“Tamam.”

Biraz dinlendikten sonra yeniden koşmaya başladık.

🖤🍯

Akşam olduğunda okuldan çıktım.

Apartmana geldiğimde Alp kapının önünde beni bekliyordu.

Beni görünce saate baktı.

“Bu saate kadar nerede kaldın?”

“Arkadaşlarımla.”

“Kimle?”

“Ceyda ve Esma'yla.”

Alp birkaç saniye sustu.

“İyi. Peki madem.”

Merdivenlerden çıkmaya başladık.

Bir süre sonra bana baktı.

“Sen niye böyle kızardın?”

“Ne?”

“Yüzün kızarmış.”

“Dışarı biraz soğuktu.”

Alp şaşkınlıkla baktı.

“Yaz ayındayız.”

“Uff… Bilmiyorum işte.”

“Bir şey mi oldu?”

“Hayır.”

“Tamam.”

Apartmanın önüne geldik.

“Ben eve gidiyorum.”

Kapımı açtım.

“İyi geceler.”

“İyi geceler.”

Kapıyı kapattım.

🖤🍯

Ertesi sabah yine birlikte okula gittik.

Bu kez daha sessizdik.

Okula girdiğimizde Alp arkadaşlarının yanına gitti.

Ben de sınıfıma geçtim.

Teneffüste koridora çıktığımda Emre'yle Alp'i yan yana gördüm.

Bir şeyler konuşuyorlardı.

Emre beni görünce başını kaldırdı.

Sonra yanıma geldi.

“Selam.”

“Selam.”

“Nasıl gidiyor?”

“İyi. Senin?”

“İyi.”

Bir süre konuştuk.

Sonra Emre:

“Turnuvalara katılıyor musun?”

“Evet.”

“Hangisine?”

Bir an durdum.

“Sana bir şey söyleyeceğim ama aramızda kalacağına söz verir misin?”

Emre gülümsedi.

“Başka kime anlatabilirim zaten?”

Sonra elini kaldırıp:

“Söz. Kimseye söylemem.”

“Koşuya katılıyorum.”

“Koşuya mı?”

“Evet.”

“Ben de koşudayım.”

“Gerçekten mi?”

“Evet. İstersen sana yardımcı olabilirim.”

“Yok, teşekkür ederim.”

“Neden?”

“Arkadaşlarım çalıştırıyor.”

Emre başını salladı.

“Peki madem.”

Tam o sırada zil çaldı.

“Ben sınıfa gideyim.”

“Tamam.”

“Görüşürüz.”

“Görüşürüz.”

Emre yanımdan ayrıldı.

Ben de sınıfa girdim.

🖤🍯

Dersler bittiğinde telefonuma mesaj geldi.

Alp: Bekliyorum.

Bir süre ekrana baktım.

Sonra yazdım.

Derin: Esma ve Ceyda'nın yanındayım.

Telefonu cebime koydum.

İki gündür aynı şey oluyordu.

Ben arkadaşlarımla kalıyordum.

Alp ise bekliyordu.

Ama neden beklediğini bilmiyordum.

🖤🍯

Alp

Derin'in mesajını gördüm.

Esma ve Ceyda'nın yanındayım.

Telefonu cebime koydum.

Sonra eve doğru yürümeye başladım.

Tam o sırada karşı kaldırımda Emre'yi gördüm.

Bir yere gidiyordu.

Nedense durdum.

Sonra onu takip etmeye başladım.

Bir kafeye girdi.

Ben de birkaç saniye sonra içeri girdim.

Emre'yi tezgâhın arkasında görünce şaşırdım.

“Emre?”

Başını kaldırdı.

“Alp?”

“Ne yapıyorsun?”

“Çalışıyorum.”

“Burada mı?”

“Yarı zamanlı.”

“Bilmiyordum.”

“Şimdi öğrendin.”

Sonra ben:

“Bir kahve alacaktım.”

Emre gülümsedi.

“Sen kahve pek sevmezsin ki.”

“Benim için değil.”

“Kim için?”

“Evdekilere.”

Emre bana baktı ama daha fazla soru sormadı.

Kahveyi aldım.

“Kolay gelsin.”

“Sağ ol.”

Kafeden çıktım.

Bir süre elimdeki bardağa baktım.

Acaba derin gerçekten doğruyu mu söylüyor ?

Sonra kendi kendime söylendim.

Gerçi görüşseler de bana ne?

Bir adım daha attım.

Sonra içimde başka bir düşünce belirdi.

Onu koruyacağına söz verdin.

Duraksadım.

Sonra tekrar düşündüm.

Ama Emre kötü biri değil ki.

Birkaç saniye sustum.

“İyi, kötü ne fark eder?”

Kendi kendime söylendim.

“Koruyacağım diye söz verdim.”

Sonra eve doğru yürümeye devam ettim.

🖤🍯

Eve girdiğimde annem salondaydı.

“Niye geç kaldın anneciğim?”

“Bir yere uğradım.”

“Nereye?”

“Kafeye.”

Aylin şaşırdı.

“Sen kahve içmezsin ki.”

“Of, biliyorum.”

Elimdeki bardağı kaldırdım.

“Derin'e aldım.”

Annem gülümsedi.

“Derin nerede?”

“Arkadaşlarıyla berabermiş.”

Aylin birkaç saniye düşündü.

“Bu bir ilk.”

Ben de durdum.

“Cidden ilk.”

Çünkü Derin'in ilk ve tek arkadaşı yıllarca bendim.

Şimdi ise...

Bir tarafta Emre.

Diğer tarafta Ceyda ve Esma.

Bu kız ne ara bu kadar insanın arasına karışmaya başladı?

Başımı iki yana salladım.

“Neyse ya.”

Odama geçtim.

Masama oturup ders çalışmaya başladım.

Bir süre sonra dışarıdan kapı sesi geldi.

Saatime baktım.

Dokuz olmuştu.

Kaşlarımı çattım.

Bu saatte hâlâ dışarıda ne işi var?

Sonra kendi kendime:

“Neyse.”

deyip tekrar kitabıma döndüm.

Bir süre daha çalıştım.

Sonra yatağıma geçip uyudum.

🖤🍯

Derin

Eve girdiğimde doğrudan odama geçmedim.

Çantamı bıraktım.

Üstümü değiştirdim.

Sonra kendimi direkt duşa attım.

Suyun altında birkaç dakika kaldım.

Gün boyunca yaşadığım her şeyi düşündüm.

Ceyda.

Esma.

Emre.

Yarışma.

Alp.

Özellikle Alp.

Duştan çıkıp saçlarımı havluyla kuruladım.

Koridordan odama doğru yürürken bir anda durdum.

Bir süre nefesimi toparlamaya çalıştım.

Elimi göğsümün üzerine koydum.

Yavaşça nefes aldım.

Sonra bir kez daha.

“Geçti…”

Bir süre öylece bekledim.

Sonra doğruldum.

Odama girip yatağıma uzandım.

Bugün çok yorulmuştum.

Gözlerimi kapattım.

Ve birkaç dakika içinde uyuyakaldım.

Ama bilmediğim bir şey vardı.

O gün hayatıma giren üç yeni insan—

Emre, Ceyda ve Esma—

aslında yalnızca yeni arkadaşlar değildi.

Hayatımın bundan sonraki döneminde hepsinin ayrı bir yeri olacaktı.

Ve Alp…

O bunu herkesten önce fark etmeye başlayacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.