KARABAL kitap kapağı

5. bölüm / 53

BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 53Şu an: BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ
  1. 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime · Okuduğun bölüm
  6. 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19:ESKİ PARK1.712 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: ÇOCUKLUKTAN KALAN1.305 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21:BİR TELEFON KADAR YAKIN1.361 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: İSTANBUL1.360 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: YILLARDIR SAKLADIĞIM1.131 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: EMANET DEĞİLDİ1.105 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: KENDİ YOLU1.115 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: KALDIĞIMIZ YERDEN1.137 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ1.124 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28:BENİMLE EVLENİR MİSİN?1.102 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29:BU SEFER BEN1.316 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30:BİR GÜN BİZ DE1.168 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN1.060 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: BİZİM DÜĞÜNÜMÜZ1.399 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: SALINCAK1.007 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: BİRLİKTE1.668 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER1.229 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36:BEN NE ZAMAN DEDE OLACAĞIM932 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37:DAHA FAZLA BEKLEMEYECEĞİM1.098 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38:BİR ÖMÜR1.023 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ1.004 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40:EVİMİZİN İLK EŞYALARI967 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ874 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: DÜĞÜNE DOĞRU1.354 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43:EVETT!1.515 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44:BİR HAFTA1.207 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45:EVE DÖNÜŞ915 kelime
  46. 46 BÖLÜM 46:BİZİM MİNİK909 kelime
  47. 47 BÖLÜM 47:BİR SÜRPRİZ DAHA832 kelime
  48. 48 BÖLÜM 48:İKİ MUTLULUK993 kelime
  49. 49 BÖLÜM 49:BİR GECE VAKTİ1.526 kelime
  50. 50 BÖLÜM 50:MAVİ1.408 kelime
  51. 51 BÖLÜM 51:BİR İSİM,BİR SIR1.872 kelime
  52. 52 BÖLÜM 52:ANNEN YANIMIZA GELİCEK1.278 kelime
  53. 53 BÖLÜM 53:KARABAL - FİNAL2.020 kelime

Üç yıl geçmişti.

Üç yıl...

Demir'in ölümünün üzerinden üç yıl geçmişti.

Evdeki acı artık eskisi kadar yüksek sesle konuşulmuyordu.

Ama hâlâ oradaydı.

Demir'in odası hâlâ korunuyordu.

Oyuncakları...

Küçük arabaları...

Ve bir köşede duran ayakkabıları...

Hiçbirine dokunulmamıştı.

Fakat evde artık başka bir çocuk büyüyordu.

Derin.

Üç yaşına girmişti.

Sessiz bir çocuktu.

Çok konuşmazdı.

Konuştuğu zaman da bazı kelimeleri tam söyleyemez, bazı sesleri birbirine karıştırırdı.

Bazen bir şeyi anlatmak istediğinde kelimeleri bulamaz, eliyle gösterirdi.

Ama en çok söylediği isimlerden biri...

Alp'ti.

— Alp...

— Alp gelcek mi?

— Alp nerde?

— Alp'le oynıcam.

Alp onun için yalnızca evin karşısında yaşayan çocuk değildi.

Derin'in dünyasındaki birkaç kişiden biriydi.

Çünkü Derin'in yaşıtlarıyla çok fazla vakit geçirmesine izin verilmiyordu.

Bunun bir nedeni vardı.

Derin doğduktan sonra yapılan kontrollerde kalbiyle ilgili bir rahatsızlığı olduğu anlaşılmıştı.

Doktorlar, küçük yaşta olduğu için fazla yorulmaması gerektiğini söylemişti.

Uzun süre koşamıyor, çok hareket ettiğinde çabuk yoruluyordu.

Bazen oyun oynarken bile bir süre sonra oturup dinlenmesi gerekiyordu.

Bu yüzden Cemre kızını gözünün önünden ayırmıyordu.

Derin dışarı çıkmak istediğinde bile:

— Tek başına olmaz kızım.

derdi.

Derin ise her seferinde aynı cevabı verirdi.

— Ben yanız deyilim.

— Kiminlesin?

Derin düşünür.

Sonra gururla:

— Alp'leyim.

derdi.

Cemre bazen istemese de buna izin verirdi.

Çünkü Alp'in yanında olmasının Derin için iyi olduğunu biliyordu.

🖤🍯

Bir öğleden sonra Derin pencerenin önünde oturmuştu.

Sokağı izliyordu.

Dışarıda çocuklar oynuyordu.

Bir top bir o yana, bir bu yana gidiyordu.

Derin camın önünde ellerini cama dayadı.

— Ben de oynıycam...

Cemre mutfaktan seslendi.

— Derin, dışarı çıkmak yok kızım.

Derin başını çevirdi.

— Niye?

Cemre yanına geldi.

— Çok yorulursun.

— Yoorulmam.

— Yorulursun.

Derin dudaklarını büzdü.

— Ben koşmam ki.

Cemre gülümsedi.

— Koşmasan bile yine de dikkat etmen lazım.

Derin bir süre düşündü.

Sonra aklına bir şey gelmiş gibi:

— Alp gelcek.

— Evet.

— Alp'le çıkcam.

Cemre sustu.

Derin hemen ekledi:

— Alp beni tutar.

Cemre'nin yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

— Alp seni korur mu bakalım?

Derin başını hızlıca salladı.

— Koyuy!

Sonra küçük parmağını kaldırdı.

— Hem ben de onu koyuyum.

Cemre'nin gülümsemesi bir anlığına kayboldu.

Demir'in yıllar önce söylediği söz aklına geldi.

"Ben kardeşimi herkesten koruyacağım."

Cemre Derin'in saçlarını okşadı.

— Tamam kızım.

🖤🍯

O gün Derin öğleden sonra kapının önüne oturdu.

Ayakkabılarını giymişti.

Çantasını da yanına koymuştu.

Cemre onu görünce şaşırdı.

— Kızım, ne yapıyorsun?

Derin gözünü sokaktan ayırmadan cevap verdi.

— Alp'i bekliyom.

— Daha erken.

— Delcek.

— Nereden biliyorsun?

Derin omuzlarını kaldırdı.

— Biliyom işte.

Sonra biraz düşündü.

— Alp beni seviyo.

Cemre bir şey söylemedi.

Derin hemen başını çevirip:

— Seviyo di mi anne?

Cemre gülümsedi.

— Seviyor tabii.

Derin yeniden sokağa baktı.

— Hıh.

Sanki çok önemli bir şeyi doğrulatmış gibi başını salladı.

🖤🍯

Bir süre sonra sokaktan çocuk sesleri gelmeye başladı.

Derin hemen ayağa kalktı.

— Alp!

Alp okul çantasıyla sokağın başından geliyordu.

Birinci sınıfa başlamıştı.

Artık her sabah okula gidiyor, öğleden sonra eve dönüyordu.

Yanında birkaç arkadaşı vardı.

Derin kapının önünden ona doğru küçük adımlarla yürüdü.

— Alp!

Alp durdu.

— Ne?

Derin gülümsedi.

— Çıkalım mı?

— Nereye?

— Dışarı.

— Ben arkadaşlarımla oynayacağım.

Derin'in yüzü düştü.

— Ben de oynıycam.

— Sen küçüksün.

— Küçük deyilim.

— Üç yaşındasın.

Derin hemen karşılık verdi:

— Dört!

Alp güldü.

— Daha dün üç oldun.

Derin kollarını bağladı.

— Ben dört oldum.

— Olmadın.

— Oldum!

Alp başını iki yana salladı.

— Neyse.

Derin onun eline uzandı.

— Hadi.

— Gelmem.

— Hadi ama...

— Derin, arkadaşlarım bekliyor.

Derin'in gözleri doldu.

— Ben de bekledim...

Alp sustu.

Derin'in dudakları titredi.

— Seni bekledim.

Sonra ağlamaya başladı.

— Hadi Alp... lütfeeen...

Alp iç çekti.

— Ağlama.

Derin onun pantolonunun paçasını tuttu.

— Hadiii...

— Derin bırak.

— Bıyakmam.

— Düşeceğim

Derin hemen bıraktı.

— Tamam.

Sonra küçük ellerini uzattı.

— Şimdi gel.

Alp birkaç saniye ona baktı.

Arkadaşları biraz ileride bekliyordu.

Sonunda pes etti.

— Tamam.

Derin'in yüzü anında güldü.

— Yaşasın!

— Ama çok koşmak yok.

Derin başını salladı.

— Koşmam ki.

— Söz mü?

— Söz.

🖤🍯

Biraz ileride boş bir alana geldiler.

Derin etrafa baktı.

— Hadi oyun!

Alp ellerini cebine koydu.

— Ne oynayacağız?

Derin düşündü.

— Bilmem.

— Sen istedin.

— Oyun oynayalım işte.

Alp gözlerini devirdi.

— Git diğer çocuklarla oyna.

Derin başını iki yana salladı.

— Onla benimle oynamıyo.

— Neden?

— Bilmiyom.

— Belki sen küçüksün.

Derin kaşlarını çattı.

— Ben küçük deyilim.

— Tamam.

Derin Alp'in koluna dokundu.

— Hadi lütfeeen.

Alp derin bir nefes aldı.

— İyi tamam.

Derin'in gözleri parladı.

— Ne oynıcaz?

Alp biraz düşündü.

Aslında oyun oynamak istemiyordu.

Arkadaşlarının yanına gitmek istiyordu.

Derin'den biraz uzak durmak için aklına gelen ilk şeyi söyledi.

— Saklambaç.

Derin hemen ellerini çırptı.

— Saklanbaç!

— Saklambaç.

— Heh, saklanbaç!

— Tamam.

Derin heyecanla etrafa baktı.

— Ben saklanıyım!

— Tamam.

— Sen say.

— Tamam.

Derin birkaç adım uzaklaştı.

Sonra geri döndü.

— Alp?

— Ne?

— Sen beni bulcan mı?

Alp omuzlarını silkti.

— Bulacağım.

Derin gülümsedi.

— Tamam!

Sonra küçük adımlarla saklanacak yer aramaya başladı.

Bir ağacın arkasına geçti.

Alp baktı.

— Oradan görünüyorsun.

Derin hemen çıktı.

— Görünmüyom!

— Görünüyorsun.

Derin başka tarafa gitti.

— Şimdi?

— Şimdi de görünüyorsun.

Derin biraz daha ilerledi.

Sonunda parkın kenarındaki kapalı kaydıraklardan birinin yanına geldi.

İçine baktı.

Sonra kaydırağın girişine oturdu.

Alp arkasını döndü.

— Bir!

Derin kıkırdadı.

— İki!

Derin ağzını eliyle kapattı.

— Üç!

Alp saymaya devam etti.

— Dört!

— Beş!

Tam o sırada Alp'in arkadaşları uzaktan bağırdı.

— Alp!

Alp dönüp baktı.

— Ne?

— Hadi!

Alp bir an durdu.

— Geliyorum!

Arkadaşlarının yanına koştu.

Derin'i tamamen unutmuştu.

🖤🍯

Derin kaydırağın içinde bir süre bekledi.

— Alp?

Cevap gelmedi.

Biraz daha bekledi.

— Alp...

Yine cevap yoktu.

Derin dışarı çıktı.

Etrafına baktı.

Kimse yoktu.

— Alp?

Sesi küçüldü.

Biraz yürümeye çalıştı.

Ama kısa sürede yoruldu.

Bir kenara oturdu.

Başını kaydırağın girişine yasladı.

— Alp gelcek...

Küçük gözleri yavaş yavaş kapandı.

Derin orada uyuyakaldı.

🖤🍯

Akşam olduğunda Alp eve döndü.

Aylin kapıyı açtı.

— Geldin mi oğlum?

— Geldim.

Alp ayakkabılarını çıkardı.

Aylin ona bakarak sordu:

— Derin'le oynadınız mı bugün?

Alp bir anda durdu.

Derin...

Bir süre düşündü.

Sonra yüzü değişti.

— Anne...

— Ne oldu?

— Derin...

Aylin'in yüzü ciddileşti.

— Derin ne?

Alp yutkundu.

— Ben...

Aylin hemen yanına geldi.

— Alp, Derin seninle dışarı çıktı mı?

Alp başını salladı.

— Evet.

— Sonra?

— Saklambaç oynadık.

— Sonra?

Alp yere baktı.

— Arkadaşlarım çağırdı.

Aylin'in sesi titredi.

— Sen Derin'i orada mı bıraktın?

Alp'in gözleri doldu.

— Unuttum...

Aylin hemen Hakan'a seslendi.

— Hakan!

Hakan diğer odadan çıktı.

— Ne oldu?

— Derin yok.

Hakan'ın yüzü bir anda değişti.

— Nasıl yok?

Alp konuşmaya başladı.

— Parkta...

— Hangi park?

— Kaydırakların orda.

Hakan hiç vakit kaybetmeden kapıya yöneldi.

— Hepimiz arayacağız.

Cemre de bunu duyunca dışarı çıktı.

— Derin!

— Derin!

Herkes farklı yerlere baktı.

Sokaklar...

Apartmanların çevresi...

Bahçeler...

Park...

Cemre'nin nefesi kesiliyordu.

— Derin!

Hakan parkın diğer tarafına geçti.

Bir anda gözü kapalı kaydırağa takıldı.

Hızla oraya yürüdü.

Kaydırağın girişinde küçücük bir beden gördü.

— Derin!

Hakan hemen eğildi.

Derin uyuyordu.

Hakan'ın gözleri doldu.

— Kızım...

Derin uykusunda hafifçe kıpırdadı.

— Baba...

Hakan onu dikkatlice kucağına aldı.

— Buradayım kızım.

Derin başını babasının göğsüne yasladı.

Hakan gözlerini kapattı.

Onu bulmuştu.

Ama öyle bir korkmuştu ki...

Bir anlığına Demir'in kaybolduğu o gün aklına gelmişti.

Hakan'ın içi parçalandı.

🖤🍯

Alp yanlarına geldi.

Başını öne eğmişti.

— Hakan amca...

Hakan ona baktı.

Öfkelenmişti.

Ama karşısındaki çocuk daha yedi yaşındaydı.

— Alp.

— Özür dilerim.

Hakan birkaç saniye sustu.

Sonra sakin bir sesle konuştu.

— Siz daha küçüksünüz. Bunu biliyorum.

Alp başını kaldırdı.

— Ama Derin'i bir daha böyle bir yerde bırakıp gitmeyeceksin.

— Tamam.

— Arkadaşların çağırsa bile önce Derin'i eve götüreceksin.

Alp başını salladı.

— Tamam.

Hakan Derin'e baktı.

Sonra tekrar Alp'e döndü.

— Bir daha böyle bir şey olmasın.

— Olmaz.

Hakan'ın aklına Demir geldi.

Küçük oğlunun yıllar önce söylediği söz...

"Ben kardeşimi herkesten koruyacağım."

Hakan gözlerini kapattı.

Kızmak istiyordu.

Ama karşısındaki çocuğa baktığında Demir'i hatırlıyordu.

Sonunda sadece:

— Hadi eve gidelim.

diyebildi.

🖤🍯

Eve döndüklerinde Derin hâlâ uyuyordu.

Hakan onu yatağına yatırdı.

Cemre kapının yanında duruyordu.

Kızına bakıyordu.

— Çok korktum.

Hakan başını salladı.

— Ben de.

Cemre Derin'in saçlarını okşadı.

— Bir daha yalnız çıkmasın.

— Çıkmayacak.

— Alp yanındaysa...

Cemre sustu.

— O zaman olabilir.

Hakan ona baktı.

— Olur.

Bir süre sonra Derin gözlerini açtı.

Uykulu gözlerle etrafına baktı.

— Baba?

— Buradayım.

— Alp?

— Evinde.

Derin birkaç saniye düşündü.

Sonra birden gülümsedi.

— Ama beni bulamadı!

Hakan şaşırdı.

— Ne?

Derin kıkırdamaya başladı.

— Beni bulamadı!

— Sen kazandığını mı düşünüyorsun?

Derin başını hızlıca salladı.

— Ben kazandım!

Tam o sırada kapı açıldı.

Alp içeri girdi.

Derin onu görünce hemen doğruldu.

— Alp!

— Ne?

— Beni bulamadın!

Alp'in yüzü ciddiydi.

— Seni çok aradık.

Derin gülmeye devam etti.

— Ama bulamadın.

Alp birkaç saniye ona baktı.

Sonra istemeden güldü.

Derin'in gözleri büyüdü.

— Güldün!

Alp hemen yüzünü çevirdi.

— Gülmedim.

— Güldün!

— Hayır.

— Güldüüün!

Alp bu kez gerçekten gülümsedi.

— Tamam.

Derin yatağın üzerinde ellerini çırptı.

— Yarın da oynayalım!

Alp kapıya doğru yürüdü.

— Yarın bakarız.

Derin hemen:

— Bakalım!

Alp başını salladı.

— Tamam.

Derin gülümsedi.

Alp odadan çıkarken arkasından baktı.

Derin'in yüzündeki o küçücük mutluluk...

Belki de uzun zamandır bu evin ihtiyacı olan şeydi.

Ve hiç kimse farkında değildi ama...

O gün başlayan bu küçük oyun arkadaşlığı, yıllar sonra ikisinin hayatını değiştirecek kadar büyüyecekti.

🖤🍯

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

76okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…