KARABAL kitap kapağı

31. bölüm / 53

BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 53Şu an: BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN
  1. 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19:ESKİ PARK1.712 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: ÇOCUKLUKTAN KALAN1.305 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21:BİR TELEFON KADAR YAKIN1.361 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: İSTANBUL1.360 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: YILLARDIR SAKLADIĞIM1.131 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: EMANET DEĞİLDİ1.105 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: KENDİ YOLU1.115 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: KALDIĞIMIZ YERDEN1.137 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ1.124 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28:BENİMLE EVLENİR MİSİN?1.102 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29:BU SEFER BEN1.316 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30:BİR GÜN BİZ DE1.168 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN1.060 kelime · Okuduğun bölüm
  32. 32 BÖLÜM 32: BİZİM DÜĞÜNÜMÜZ1.399 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: SALINCAK1.007 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: BİRLİKTE1.668 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER1.229 kelime
  36. 36 BÖLÜM 36:BEN NE ZAMAN DEDE OLACAĞIM932 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37:DAHA FAZLA BEKLEMEYECEĞİM1.098 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38:BİR ÖMÜR1.023 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ1.004 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40:EVİMİZİN İLK EŞYALARI967 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ874 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: DÜĞÜNE DOĞRU1.354 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43:EVETT!1.515 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44:BİR HAFTA1.207 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45:EVE DÖNÜŞ915 kelime
  46. 46 BÖLÜM 46:BİZİM MİNİK909 kelime
  47. 47 BÖLÜM 47:BİR SÜRPRİZ DAHA832 kelime
  48. 48 BÖLÜM 48:İKİ MUTLULUK993 kelime
  49. 49 BÖLÜM 49:BİR GECE VAKTİ1.526 kelime
  50. 50 BÖLÜM 50:MAVİ1.408 kelime
  51. 51 BÖLÜM 51:BİR İSİM,BİR SIR1.872 kelime
  52. 52 BÖLÜM 52:ANNEN YANIMIZA GELİCEK1.278 kelime
  53. 53 BÖLÜM 53:KARABAL - FİNAL2.020 kelime

Efe ve Esma'nın nişanının üzerinden yaklaşık bir hafta geçmişti.

Hayat yeniden kendi düzenine dönmüştü.

Derin sabahları hukuk bürosuna gidiyor, Esma da onun yanında çalışıyordu. İkisi bir süredir üzerinde çalıştıkları bir dosyayı sonunda duruşma aşamasına getirmişti.

Dosyanın konusu boşanmaydı.

Kadın, eşinin kendisini aldattığını öğrenmiş ve boşanmak istemişti. Aynı zamanda evlilik boyunca edinilen mallar ve maddi haklar konusunda da talepleri vardı.

Duruşma günü geldiğinde Derin dosyayı son kez kontrol etti.

Esma yanına oturdu.

— Hazır mısın?

Derin dosyayı kapattı.

— Hazırım.

— Adam bayağı zorlayacak gibi duruyor.

— Biliyorum. Ama belgeler ortada.

Duruşma başladığında taraflar dinlendi.

Derin sakin ve dikkatli bir şekilde konuştu. Belgeler sunuldu, tarafların talepleri değerlendirildi.

Sonunda mahkeme boşanmaya karar verdi.

Kadının maddi taleplerinin de bir kısmı kabul edilmişti.

Duruşma salonundan çıktıklarında Esma derin bir nefes aldı.

— Bitti.

Derin başını salladı.

— Evet. Kadın sonunda istediğini aldı.

Tam birkaç adım atmışlardı ki arkalarından adamın sesi duyuldu.

— Siz!

Derin dönüp baktı.

Adam öfkeyle üzerlerine doğru geliyordu.

— Derin, dikkat et!

Her şey bir anda oldu.

Adam Derin'e saldırmaya çalıştı. Derin geri çekilmeye çalışırken dengesini kaybetti. Esma hemen araya girdi.

— Bırak onu!

Koridordaki polisler ve görevliler hemen müdahale etti.

Adam uzaklaştırılırken Derin kolunu tutuyordu.

Esma yanına koştu.

— Derin!

— İyiyim.

— İyi değilsin!

Derin'in kolunda sıyrıklar oluşmuş, yüzünde de küçük bir yara meydana gelmişti.

Polisler olayla ilgilenirken Esma Derin'in yanından ayrılmadı.

Bir süre sonra Derin kontrol için hastaneye götürüldü.

---

Akşam olduğunda Derin evdeydi.

Kolunda sargı vardı.

Yüzündeki küçük yara da temizlenmişti.

Esma karşısında oturuyordu.

— Alp'i arayalım.

Derin hemen başını kaldırdı.

— Hayır.

— Neden?

— Çünkü Alp bunu duyarsa…

Esma sustu.

Derin devam etti.

— O adamı bulmadan durmaz.

— Ama Alp'in bilmeye hakkı var.

— Şimdi değil.

Esma ona baktı.

— Tamam.

Derin başını koltuğa yasladı.

— Hem önemli bir şey yok.

Esma iç çekti.

— Peki.

O gece Derin, Alp'e hiçbir şey söylemedi.

---

Ertesi akşam Alp'in telefonu çaldı.

Derin aramıştı.

— Akşam buluşalım mı? dedi Alp.

Derin birkaç saniye sustu.

— Bugün olmaz.

— Neden?

— Biraz yorgunum.

— Derin…

— Alp, gerçekten. Sonra konuşuruz.

Alp onun sesindeki garipliği fark etmişti.

— Tamam.

Telefon kapandı.

Ama Alp'in içine bir huzursuzluk çökmüştü.

---

Akşam saatlerinde Alp, Derinlerin evinin önüne geldi.

Kapıyı Cemre açtı.

— Alp?

— Merhaba Cemre teyze.

— Hoş geldin oğlum.

Alp içeri girdi.

— Derin'i görebilir miyim?

Cemre bir an duraksadı.

— Uyuyor.

Alp kaşlarını çattı.

— İyi mi?

Cemre cevap vermeden önce düşündü.

— İyi.

Alp birkaç saniye ona baktı.

— Cemre teyze… Hiç doğru söylüyorsun gibi gelmedi.

Cemre iç çekti.

— Çok geç oldu. Ama istersen odasına gir. Sessizce konuşursunuz.

Alp başını salladı.

— Tamam.

Koridordan Derin'in odasına doğru yürüdü.

Kapıyı yavaşça açtı.

Derin yatakta uyuyordu.

Alp birkaç saniye olduğu yerde kaldı.

Sonra içeri girdi.

Derin'in kolundaki sargıyı görünce yüzü değişti.

Yüzündeki küçük yarayı fark ettiğinde ise ne diyeceğini bilemedi.

Yanına oturdu.

Üzerindeki örtüyü biraz düzeltti.

Sonra saçlarını hafifçe okşadı.

— Şimdi senin neden görüşmek istemediğin belli oldu…

Derin uykusunda hafifçe kıpırdandı.

Alp ayağa kalkıp odadan çıktı.

Cemre salondaydı.

Alp'in yüzünü görünce sessiz kaldı.

— Cemre teyze…

— Söyle oğlum.

— Ne oldu?

Cemre başını öne eğdi.

— Derin anlatsın istedim.

Alp:

— Onun anlatmayacağını ikimiz de biliyoruz.

Cemre derin bir nefes aldı.

— Duruşması vardı ya…

— Evet.

— Davadan sonra karşı taraf saldırmaya çalışmış. Polisler hemen müdahale etmiş. Sonra hastaneye götürdük.

Alp'in çenesi gerildi.

— Adamın adı ne?

Cemre hemen:

— Oğlum, sakin ol.

— Cemre teyze…

— Zaten şikâyet edildi. Polisler ilgileniyor.

Alp cevap vermedi.

Tam o sırada koridordan bir ses geldi.

— Anne?

İkisi de döndü.

Derin kapının yanında durmuştu.

Gözlerini ovuşturuyordu.

— Sen misin?

Cemre gülümsedi.

— Evet kızım.

Derin birkaç adım attı.

Sonra karşısında Alp'i gördü.

Bir anda durdu.

— Alp…

Alp ona baktı.

— Niye sana bir şey olduğunda benim haberim olmuyor?

Derin iç çekti.

— Bu yüzden çok sinirleniyorsun.

— Mutlu mu olayım?

— Alp…

— Adam sana ne yapmış, her şeyi sonradan öğrenen tek kişi benim.

Derin başını iki yana salladı.

— Bak, yine kavga etmeden duramıyoruz.

Alp:

— Neden acaba?

Derin:

— Ne bileyim?

Alp ona baktı.

— Belki beni bir yerine takmadığın içindir?

— Ne alaka?

— Şehir değiştiriyorsun, son öğrenen kim? Ben.

Derin sustu.

— İzmir'e geri geliyorsun, yine son öğrenen benim.

— Alp…

— Hadi bunları geçtim. Adamın biri sana saldırıyor, yine son öğrenen benim.

Sesi gittikçe yükselmişti.

— Hah! Ne yapayım ben seninle?

Derin'in gözleri doldu ama sesini sakin tutmaya çalıştı.

— Bir şey yapma o zaman.

Alp sustu.

Derin devam etti.

— Bırak gitsin. Ayrılalım.

Alp'in yüzü bir anda değişti.

— Senin için kolay mı bunu söylemek?

— Benim için kolay mı sanıyorsun?

— O zaman neden söylüyorsun?

— Çünkü seni düşündüm!

Derin'in sesi titredi.

— Sana söyleseydim adamı şikâyet bile etmeden bulmaya giderdin. Haklıyken haksız duruma düşerdik.

Alp sustu.

Derin:

— Ben seni düşündüm.

Alp yavaşça başını salladı.

— Kendini de düşün.

— Düşünüyorum.

— O zaman neden her şeyi tek başına halletmeye çalışıyorsun?

Derin cevap vermedi.

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra Derin:

— Zaman geriye akmıyor Alp.

Alp ona baktı.

— Ama ileride olacakları az da olsa önleyebiliyorum.

Alp birkaç saniye sustu.

Sonra yavaşça konuştu.

— Bir daha ayrılmaktan bahsetme.

Derin kaşlarını çattı.

— Beni sinirlendirme.

Alp hafifçe gülümsedi.

— Sen her sinirlendiğinde ayrılacaksak bizim işimiz var.

Derin istemeden güldü.

— Düzgün durursan bir şey olmaz.

— Dururum.

Derin birkaç saniye ona baktı.

Sonra yanına gidip ona sarıldı.

Alp ilk anda şaşırdı.

Ardından kollarını onun etrafına sardı.

— Kızdırıyorsun beni, dedi Derin.

— Sen de beni korkutuyorsun.

— Özür dilerim.

— Ben de.

Bir süre öylece kaldılar.

Cemre kapının yanında onları izliyordu.

Sonra sessizce:

— Ben sizi yalnız bırakayım.

Deyip odadan çıktı.

Alp, Derin'den ayrılmadan önce ona baktı.

— Bir daha bir şey olduğunda bana söyle.

Derin başını salladı.

— Tamam.

— Söz mü?

— Söz.

Alp gülümsedi.

— Güzel.

Derin de gülümsedi.

— Ama sen de hemen kavga çıkarmayacaksın.

Alp düşündü.

— Söz vermeyeyim.

Derin kahkaha attı.

— Alp!

— Ne?

— Gerçekten çekilmezsin.

— Ama hâlâ buradasın.

Derin başını onun omzuna yasladı.

— Çünkü bazen çekilmez olsan da…

Bir an durdu.

— İyi ki varsın.

Alp'in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

— Sen de iyi ki varsın.

O gece ilk kez ikisi de tartışmanın sonunda birbirlerinden uzaklaşmak yerine aynı yerde kalmayı seçmişti.

Çünkü artık ikisi de biliyordu:

Bazı kavgalar ayrılmak için değil, birbirini kaybetmekten ne kadar korktuğunu anlamak için çıkıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

22okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…