KARABAL kitap kapağı

35. bölüm / 53

BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 53Şu an: BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER
  1. 1 BÖLÜM 1:İKİ EV,BİR DOSTLUK1.395 kelime
  2. 2 BÖLÜM 2:PİKNİK1.627 kelime
  3. 3 BÖLÜM 3:BİR İSİM,BİR VEDA1.176 kelime
  4. 4 BÖLÜM 4:BİR EVDE EKSİLEN SES1.075 kelime
  5. 5 BÖLÜM 5: SAKLAMBAÇ1.568 kelime
  6. 6 BÖLÜM 6: AYNI OKUL, FARKLI HAYATLAR1.198 kelime
  7. 7 BÖLÜM 7:YENİ İNSANLAR1.457 kelime
  8. 8 BÖLÜM 8:YA SANA BİR ŞEY OLSAYDI?2.114 kelime
  9. 9 BÖLÜM 9:BU SEFER CİDDEN KÜSTÜM1.682 kelime
  10. 10 BÖLÜM 10:BİR GECE,BİR SÜPRİZ1.369 kelime
  11. 11 BÖLÜM 11:HER ŞEY ORTAYA ÇIKTI1.625 kelime
  12. 12 BÖLÜM 12:LUNAPARK1.499 kelime
  13. 13 BÖLÜM 13:YENİDEN1.485 kelime
  14. 14 BÖLÜM 14:İTİRAF1.802 kelime
  15. 15 BÖLÜM 15: BU AŞK DEĞİL,ALIŞKANLIK1.210 kelime
  16. 16 BÖLÜM 16:UZAKLAŞMAK1.799 kelime
  17. 17 BÖLÜM 17 :GERİ DÖNÜŞ1.187 kelime
  18. 18 BÖLÜM 18: YANLIŞ ANLAMA1.257 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19:ESKİ PARK1.712 kelime
  20. 20 BÖLÜM 20: ÇOCUKLUKTAN KALAN1.305 kelime
  21. 21 BÖLÜM 21:BİR TELEFON KADAR YAKIN1.361 kelime
  22. 22 BÖLÜM 22: İSTANBUL1.360 kelime
  23. 23 BÖLÜM 23: YILLARDIR SAKLADIĞIM1.131 kelime
  24. 24 BÖLÜM 24: EMANET DEĞİLDİ1.105 kelime
  25. 25 BÖLÜM 25: KENDİ YOLU1.115 kelime
  26. 26 BÖLÜM 26: KALDIĞIMIZ YERDEN1.137 kelime
  27. 27 BÖLÜM 27: EVLİLİK TEKLİFİ1.124 kelime
  28. 28 BÖLÜM 28:BENİMLE EVLENİR MİSİN?1.102 kelime
  29. 29 BÖLÜM 29:BU SEFER BEN1.316 kelime
  30. 30 BÖLÜM 30:BİR GÜN BİZ DE1.168 kelime
  31. 31 BÖLÜM 31:SON ÖĞRENEN1.060 kelime
  32. 32 BÖLÜM 32: BİZİM DÜĞÜNÜMÜZ1.399 kelime
  33. 33 BÖLÜM 33: SALINCAK1.007 kelime
  34. 34 BÖLÜM 34: BİRLİKTE1.668 kelime
  35. 35 BÖLÜM 35: BÜYÜK HABER1.229 kelime · Okuduğun bölüm
  36. 36 BÖLÜM 36:BEN NE ZAMAN DEDE OLACAĞIM932 kelime
  37. 37 BÖLÜM 37:DAHA FAZLA BEKLEMEYECEĞİM1.098 kelime
  38. 38 BÖLÜM 38:BİR ÖMÜR1.023 kelime
  39. 39 BÖLÜM 39:VERDİM GİTTİ1.004 kelime
  40. 40 BÖLÜM 40:EVİMİZİN İLK EŞYALARI967 kelime
  41. 41 BÖLÜM 41:BİR GÜNÜN HAYALİ874 kelime
  42. 42 BÖLÜM 42: DÜĞÜNE DOĞRU1.354 kelime
  43. 43 BÖLÜM 43:EVETT!1.515 kelime
  44. 44 BÖLÜM 44:BİR HAFTA1.207 kelime
  45. 45 BÖLÜM 45:EVE DÖNÜŞ915 kelime
  46. 46 BÖLÜM 46:BİZİM MİNİK909 kelime
  47. 47 BÖLÜM 47:BİR SÜRPRİZ DAHA832 kelime
  48. 48 BÖLÜM 48:İKİ MUTLULUK993 kelime
  49. 49 BÖLÜM 49:BİR GECE VAKTİ1.526 kelime
  50. 50 BÖLÜM 50:MAVİ1.408 kelime
  51. 51 BÖLÜM 51:BİR İSİM,BİR SIR1.872 kelime
  52. 52 BÖLÜM 52:ANNEN YANIMIZA GELİCEK1.278 kelime
  53. 53 BÖLÜM 53:KARABAL - FİNAL2.020 kelime

Aradan yaklaşık üç ay geçmişti.

İzmir artık herkes için alışılmış bir şehirden çok, hayatlarının merkezine dönüşmüştü.

Derin’in hukuk bürosu her geçen gün biraz daha büyüyordu.

İlk zamanlar birkaç dosyayla başlayan işi artık yoğunlaşmış, Esma da onun yanında çalışmaya başlamıştı. Ceyda ise üniversitedeki son dönemine yaklaşırken bir yandan Derin’in ofisine uğruyor, bir yandan da kendi planlarıyla ilgileniyordu.

Alp, Emre ve Efe’nin şirketi de yavaş yavaş büyüyordu.

Henüz istedikleri noktada değillerdi ama artık verdikleri emeğin karşılığını almaya başlamışlardı.

En önemlisi de…

Herkes kendi hayatını kuruyordu.

Efe ve Esma ise yaklaşık üç ay önce evlendikleri evlerinde yeni düzenlerine alışmışlardı.

İlk zamanların heyecanı biraz sakinleşmiş, yerini günlük hayatın küçük mutluluklarına bırakmıştı.

Ama o sabah Esma’nın içinde tarif edemediği bir huzursuzluk vardı.

Mutfakta kahvaltı hazırlarken bir anda elindeki bardağı tezgâha bıraktı.

Efe salondan seslendi.

“Esma?”

“Efendim?”

“İyi misin?”

“İyiyim.”

Ama sesi pek de iyi gelmiyordu.

Efe mutfağa geldi.

“Birkaç gündür böyleyken bana hâlâ iyiyim diyorsun.”

Esma ona baktı.

“Bir şeyim yok.”

“Başın mı ağrıyor?”

“Hayır.”

“Miden mi?”

Esma cevap vermedi.

Efe’nin yüzündeki ifade değişti.

“Esma?”

“Bilmiyorum.”

“Ne bilmiyorsun?”

Esma birkaç saniye sustu.

“Son zamanlarda kendimi biraz farklı hissediyorum.”

Efe hemen ciddileşti.

“Doktora gidelim.”

“Belki gerek yoktur.”

“Gerekirse de gideriz, gerekmezse geri döneriz.”

Esma gülümsedi.

“Sen her şeyi bu kadar kolay mı çözüyorsun?”

“Hayır.”

“Öyle davranıyorsun.”

Efe omuz silkti.

“Çünkü senin canının sıkılmasını istemiyorum.”

Esma ona baktı.

Sonra gözlerini kaçırdı.

“Bugün bir yere uğramam gerekiyor.”

“Nereye?”

“Eczaneye.”

Efe birkaç saniye düşündü.

“Ben geleyim.”

“Sen şirkete gitmeyecek misin?”

“Giderim.”

“Efe.”

“Efendim?”

“Ben tek başıma hallederim.”

Efe başını salladı.

“Tamam.”

Ama Esma’nın yüzündeki ifadeden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamıştı.

---

Birkaç saat sonra Esma banyoda sessizce bekliyordu.

Elindeki teste bakmaya bile cesaret edemiyordu.

Kalbi hızlı hızlı atıyordu.

Sonunda gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.

Baktı.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra tekrar baktı.

Elindeki testten gözlerini ayıramıyordu.

“Yok artık…”

Sesi neredeyse fısıltı gibiydi.

Kapının dışında Efe’nin sesi duyuldu.

“Esma?”

Esma irkildi.

“Bir dakika!”

“İyi misin?”

“Evet.”

Efe kapının önünde bekledi.

“Emin misin?”

Esma cevap vermedi.

Birkaç saniye sonra kapıyı açtı.

Efe onun yüzüne baktı.

“Ne oldu?”

Esma elindekini uzattı.

Efe önce anlamadı.

Sonra gözleri büyüdü.

“Bu…”

Esma başını salladı.

“Evet.”

Efe birkaç saniye konuşamadı.

“Gerçek mi?”

“Bilmiyorum.”

“Nasıl yani?”

“Kesinleşmesi için doktora gitmemiz gerekiyor.”

Efe’nin yüzüne yavaş yavaş kocaman bir gülümseme yayıldı.

“Esma…”

“Efe.”

“Biz…”

Esma’nın gözleri doldu.

“Galiba anne baba olacağız.”

Efe bir an olduğu yerde kaldı.

Sonra Esma’ya sarıldı.

“Gerçekten mi?”

Esma gülerek başını salladı.

“Galiba.”

“Ben baba mı olacağım?”

“Öyle görünüyor.”

Efe bir anda gülmeye başladı.

“Ben baba olacağım!”

Esma da gülüyordu.

“Ama daha kesin değil.”

“Ben yine de sevineceğim.”

“Efe…”

“Hayır, sus. Şu an sevineceğim.”

Esma gözlerini sildi.

“Önce doktora gidelim.”

“Tamam.”

Efe bir anda ciddileşti.

“Bugün mü?”

Esma başını salladı.

“Bugün.”

---

Aynı günün ilerleyen saatlerinde doktor kontrolünün ardından artık şüphe kalmamıştı.

Esma hamileydi.

Efe doktorun söylediklerini dinlerken bir yandan Esma’ya bakıyordu.

Esma’nın yüzünde hem şaşkınlık hem mutluluk vardı.

Doktor gerekli kontrolleri anlattıktan sonra ikisi odadan çıktılar.

Koridorda birkaç saniye sessizce yürüdüler.

Efe sonunda durdu.

“Gerçekten olacak.”

Esma gülümsedi.

“Evet.”

“Bizim çocuğumuz olacak.”

“Evet.”

Efe başını iki yana salladı.

“Ben hâlâ inanamıyorum.”

Esma onun koluna girdi.

“Ben de.”

“Ne zaman söyleyeceğiz?”

“Önce aileye.”

Efe’nin gözleri parladı.

“Annem duyunca ağlar.”

“Senin annen mi?”

“Evet.”

“Benim annem de ağlar.”

“Babalar?”

Esma güldü.

“Babalar önce donup kalır.”

Efe kahkaha attı.

“Sonra da herkes çocuğu kimin daha çok seveceğini tartışır.”

“Kesin.”

Efe bir an düşündü.

“Alp ne yapar?”

Esma güldü.

“Bence önce susar.”

“Sonra?”

“Sonra çocuğun yanında koruma görevlisi gibi dolaşır.”

“Derin?”

“Derin kesinlikle bebeği görünce ağlar.”

Efe gülümsedi.

“Bence de.”

---

İki gün sonra aileleri bir araya getirmek için büyük bir akşam yemeği planlandı.

Kimse nedenini bilmiyordu.

Efe özellikle hiçbir şey söylememişti.

Derin hukuk bürosundan çıktığında Alp onu almaya gelmişti.

“Bu akşam ne var?”

“Yemek.”

“Biliyorum. Kim çağırdı?”

“Efe.”

“Niye?”

“Bilmiyorum.”

Derin kaşlarını çattı.

“Kesin bir şey var.”

Alp gülümsedi.

“Sen her şeyden şüpheleniyorsun.”

“Çünkü Efe normal bir yemek için herkesi çağırmaz.”

“Doğru.”

“Bak gördün mü?”

Alp güldü.

“Belki sürprizdir.”

“Ne sürprizi?”

“Bilmiyorum.”

Derin ona baktı.

“Sen biliyor gibisin.”

“Bilmiyorum.”

“Alp.”

“Gerçekten bilmiyorum.”

Derin gözlerini kıstı.

“Tamam. Akşam öğreniriz.”

---

Akşam olduğunda herkes aynı masanın etrafında toplanmıştı.

Derin Alp’in yanında oturuyordu.

Ceyda ve Atlas da gelmişti.

Efe ile Esma ise masanın diğer ucunda oturuyordu.

Ama Esma oldukça heyecanlıydı.

Derin bunu hemen fark etti.

“Esma?”

“Efendim?”

“İyi misin?”

“İyiyim.”

Derin Efe’ye baktı.

Efe de aynı anda ona baktı.

Derin’in şüpheleri arttı.

“Kesin bir şey var.”

Alp hafifçe güldü.

“Senin tahminlerin bazen korkutucu.”

“Bence de.”

Efe Esma’ya baktı.

Esma derin bir nefes aldı.

“Bir şey söyleyeceğiz.”

Ceyda:

“İyi bir şey değil mi?”

Efe gülümsedi.

“İyi.”

Atlas:

“E o zaman niye geriyorsunuz bizi?”

Efe Esma’nın elini tuttu.

“Çünkü söylemesi biraz heyecanlı.”

Derin’in gözleri büyüdü.

“Esma?”

Esma gülümsedi.

Sonra herkesin yüzüne baktı.

“Biz…”

Bir an durdu.

“Bebek bekliyoruz.”

Masada birkaç saniyelik sessizlik oldu.

Sanki herkes aynı anda cümleyi anlamaya çalışıyordu.

Sonra Derin’in gözleri doldu.

“Gerçekten mi?”

Esma başını salladı.

“Evet.”

Ceyda hemen ayağa kalktı.

“Canım benim!”

Esma’ya sarıldı.

Cemre de gözlerini silerek yanlarına geldi.

“Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin.”

Alp’ın yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.

Emre ise birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra Efe’ye baktı.

“Sen baba mı oluyorsun?”

Efe kahkaha attı.

“Evet baba.”

Emre ayağa kalkıp oğlunun omzuna vurdu.

“Vay be!”

Emre gülerek:

“Baba oluyorsun.”

Atlas bir anda durdu.

“Bir dakika.”

Emre güldü.

“Ne oldu?”

“Ben gerçekten amca mi oluyorum?”

Aylin:

“Evet.”

Atlas iki elini başının iki yanına koydu.

“Sen daha dün çocuktun.”

Efe kahkaha attı.

“Sen dün de böyleydin.”

Masadakiler gülmeye başladı.

Derin ise gözlerini Esma’dan ayırmıyordu.

Sonunda kalkıp yanına gitti.

“Gerçekten hamilesin.”

Esma başını salladı.

“Evet.”

Derin ona sarıldı.

“Çok mutlu oldum.”

Esma da ona sarıldı.

“Ben de çok şaşkınım.”

Derin gözlerini sildi.

“Ben teyze olacağım.”

Alp arkadan:

“Ben de.”

Derin ona döndü.

“Sen ne oluyorsun?”

Alp birkaç saniye düşündü.

“Dayı mı?”

Derin güldü.

“Ne alaka?”

“Senin neyin oluyorsa benim de o.”

Efe hemen araya girdi.

“Durun, çocuk daha doğmadan akrabalık dağılımına başladınız.”

Herkes güldü.

---

Yemek boyunca konu dönüp dolaşıp bebeğe geldi.

Ceyda sürekli öneriler veriyor, Derin heyecanla ne alınması gerektiğini konuşuyor, Emre ise daha şimdiden yiğeniyle yapacağı şeyleri anlatıyordu.

Alp de masanın diğer ucundan dinliyordu.

“Daha doğmadan çocuğu şımartacaksınız.”

Emre hemen cevap verdi.

“Tabii.”

“Sonra anne babası uğraşacak.”

“Ben amcayım. Benim görevim şımartmak.”

Efe güldü.

“Emre, daha doğmadı.”

“Doğsun, görürsün.”

Derin gülerek Alp’e baktı.

“Bunlar çocuğu mahvedecek.”

Alp:

“Bence çocuk bizi mahvedecek.”

Derin güldü.

“Olabilir.”

Bir süre sonra konuşmalar biraz sakinleşti.

Esma elini karnının üzerine koydu.

Henüz dışarıdan belli olan hiçbir şey yoktu.

Ama artık hayatında bambaşka bir dönem başlamıştı.

Efe onun elini tuttu.

“İyi misin?”

Esma gülümsedi.

“Çok iyiyim.”

Efe:

“Mutlu musun?”

“Çok.”

Derin onları izlerken yüzünde sıcak bir gülümseme oluştu.

Alp onun yanına eğildi.

“Ne düşünüyorsun?”

Derin sessizce:

“Her şey değişiyor.”

“Evet.”

“Efe ve Esma evlendi.”

“Evet.”

“Şimdi çocukları olacak.”

“Evet.”

Derin birkaç saniye sustu.

“Biz de bir gün böyle bir masada oturur muyuz?”

Alp ona baktı.

Bu kez şaka yapmadı.

“Bir gün.”

Derin’in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

“Acele etmiyorum.”

“Ben de.”

Alp elini masanın altında onun elinin üzerine koydu.

“Önce herkes kendi hayatını kursun.”

Derin başını salladı.

“Sonra.”

“Sonra.”

İkisi de tekrar masaya döndü.

Ceyda, Atlas’ın kulağına bir şey fısıldıyor, Atlas gülümseyerek başını sallıyordu.

Efe ve Esma ise birbirlerine bakıp sessizce gülümsüyorlardı.

O akşam herkesin hayatında yeni bir sayfa açılmıştı.

Ve kimse bilmiyordu ama o küçük haber…

Bu ailenin geleceğini düşündüklerinden çok daha fazla değiştirecekti.

Çünkü artık masada sadece geçmişten gelen hikâyeler yoktu.

Henüz doğmamış bir geleceğin heyecanı da vardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…