Bölüm 38

Vaveyla Yazarı: CEPHEKALEMI 19

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: Bölüm 38

Mert, babasının karşısında öylece duruyordu.

İstasyondaki eski duvarlardan süzülen soğuk hava, içerideki sessizliği daha da ağırlaştırıyordu. Dışarıda kar yağmaya devam ediyordu. Rayların üzerinde biriken kar, ay ışığında beyaz bir örtü gibi uzanıyordu.

Ama Mert hiçbirini görmüyordu.

Tek gördüğü babasıydı.

Yıllardır aradığı…

Öldüğünü düşünmek istemediği ama her geçen gün ulaşma umudunun biraz daha azaldığı babası.

Ahmet.

Hayattaydı.

Karşısındaydı.

Fakat söylediği son cümle Mert'in içindeki bütün dengeleri yerinden oynatmıştı.

“Ben… senin sandığın adam değilim oğlum.”

Mert birkaç saniye boyunca konuşamadı.

Sonra başını hafifçe yana eğdi.

“Ne demek bu?”

Ahmet cevap vermedi.

Mert bir adım attı.

“Bunca yıl neredeydin?”

Ahmet gözlerini oğlundan kaçırdı.

“Mert…”

“Hayır.”

Mert'in sesi titriyordu.

“Bu kez susmayacaksın.”

Ahmet başını kaldırdı.

Mert'in gözlerinde öfke vardı.

Ama o öfkenin altında daha büyük bir şey saklıydı.

Kırgınlık.

“Ben seni yıllarca aradım baba.”

Ahmet'in gözleri doldu.

“Biliyorum.”

“Biliyor muydun?”

“Her şeyi biliyordum.”

Mert'in çenesi gerildi.

“Ben geceleri uyuyamadım. Annem seni bekledi. Büyükannem her kapı çaldığında sana geldi sandı. Ben her telefon çaldığında…”

Sesi kesildi.

Elif, birkaç adım geride sessizce onları izliyordu.

Mert'in yanında olmak istiyordu.

Ama bunun baba ile oğul arasında yıllardır birikmiş bir hesap olduğunu biliyordu.

Emir de aynı şekilde sessizdi.

Melike ise istasyonun girişini kontrol ediyordu.

Tehlike henüz tamamen geçmiş değildi.

Ahmet, Mert'e baktı.

“Biliyorum oğlum.”

Mert başını iki yana salladı.

“Hayır. Bilmiyorsun.”

Bir adım daha attı.

“Çünkü bilseydin beni bırakıp gitmezdin.”

Ahmet'in yüzündeki ifade değişti.

“Ben sizi bırakmadım.”

“Peki ne yaptın?”

Ahmet derin bir nefes aldı.

“Ben kayboldum.”

Mert acı bir gülümsemeyle baktı.

“Kaybolmadın baba.”

Sesi bu kez daha sertti.

“Seni kaçırdılar.”

Ahmet başını eğdi.

“Evet.”

“Kim?”

Sessizlik.

Mert'in sabrı tükeniyordu.

“Kuzgun mu?”

Ahmet birkaç saniye sonra başını kaldırdı.

“Kuzgun.”

Mert'in gözleri sertleşti.

“Sen Kuzgun'un içinde miydin?”

Ahmet cevap vermeden önce Elif'e baktı.

Mert bunu fark etti.

“Neden Elif'e bakıyorsun?”

Ahmet'in yüzündeki endişe açıkça görülüyordu.

“Çünkü oğlum…”

Sesi alçaldı.

“Artık tehlike sadece sen değilsin.”

Elif'in kalbi hızlandı.

Mert hemen onun önüne geçti.

“Ne demek istiyorsun?”

Ahmet ayağa kalkmaya çalıştı.

Zorlanınca Emir hemen kolundan tuttu.

“Yavaş.”

Ahmet kısa bir süre dinlendikten sonra tekrar konuştu.

“Kuzgun yıllardır tek bir şeyin peşinde.”

Mert dikkat kesildi.

“Neyin?”

“İnsanların.”

“Nasıl yani?”

“Devletin içine, emniyetin içine, farklı kurumların içine yerleştirdikleri insanlar var.”

Emir'in yüzü ciddileşti.

“Uyuyan hücreler…”

Ahmet ona baktı.

“Evet.”

Melike kaşlarını çattı.

“Yani yıllardır bekleyen insanlar mı var?”

“Bazıları yıllardır bekliyor.”

Ahmet'ın sesi iyice kısıldı.

“Bazıları ise çoktan harekete geçti.”

Mert'in aklına son günlerde yaşananlar geldi.

Elif'in takip edilmesi.

Mesajlar.

Kars'a çağrılmaları.

Ahmet'in fotoğrafı.

“Beni neden buraya çağırdılar?”

Ahmet cevap verdi.

“Çünkü seni kullanmak istediler.”

“Ne için?”

“Beni bulman için.”

Mert şaşkınlıkla baktı.

“Beni neden kullanmak istesinler?”

Ahmet acı bir şekilde gülümsedi.

“Çünkü sen benim oğlumsun.”

Mert'in yüzündeki ifade değişmedi.

“Bu cevap değil.”

“Onlar için yeterli.”

Ahmet devam etti.

“Senin peşine düşeceklerini biliyordum. Seni babana götüreceklerini biliyordum. Çünkü beni bulmanın en kolay yolunun seni kullanmak olduğunu düşündüler.”

Mert yumruklarını sıktı.

“Peki sen?”

“Ben seni buraya gelmekten vazgeçirmeye çalıştım.”

Mert'in aklına gelen mesaj bir anda zihninde belirdi.

“Önce Elif'i koru…”

Mert'in yüzü gerildi.

“Bana gönderdiğin mesaj…”

Ahmet başını salladı.

“Bendim.”

Elif şaşkınlıkla Mert'e baktı.

Mert birkaç saniye konuşmadı.

Sonra yavaşça sordu:

“Neden bana doğrudan söylemedin?”

Ahmet'in gözlerinde acı vardı.

“Çünkü telefonlar dinleniyordu.”

Emir hemen araya girdi.

“Yani bize gönderilen her mesajın takip edilme ihtimali vardı.”

“Evet.”

“Peki bizi buraya nasıl yönlendirdiler?”

Ahmet cevap vermeden önce kapıya baktı.

“Çünkü artık onlar da burada.”

Melike hemen silahına davrandı.

Mert Elif'in elini tuttu.

“Elif.”

Elif ona baktı.

“Korkma.”

Elif başını salladı.

“Sen yanımdaysan korkmuyorum.”

Mert'in gözlerinde kısa bir süreliğine yumuşak bir ifade belirdi.

Bunca karmaşanın içinde bile Elif'in sesi ona güç veriyordu.

Mert onun elini biraz daha sıkı tuttu.

“Ben yanındayım.”

Elif hafifçe gülümsedi.

“Biliyorum.”

Ahmet bu konuşmayı sessizce izledi.

Sonra yüzünde hafif bir tebessüm oluştu.

“Demek Elif sensin.”

Mert şaşırdı.

“Sen Elif'i nereden biliyorsun?”

Ahmet oğluna baktı.

“Onu yıllardır tanıyorum demiyorum.”

Elif şaşırdı.

“Beni tanıyor muydunuz?”

“Hayır.”

Ahmet başını iki yana salladı.

“Ama adını duydum.”

Mert'in yüzü yeniden ciddileşti.

“Kimden?”

Ahmet cevap vermeden önce derin bir nefes aldı.

“Kuzgun'dan.”

İstasyondaki hava bir anda değişti.

Mert, Elif'in elini bırakmadı.

“Benim adımı neden Kuzgun biliyor?”

Ahmet'in cevabı gecikmedi.

“Çünkü sen artık onların planında önemli birisin.”

“Benim neyim önemli?”

“Babanın oğlu olman değil.”

Ahmet Elif'e baktı.

“Seçimin.”

Mert anlamadı.

“Ne seçimi?”

Ahmet'in gözleri Elif'e çevrildi.

“Onlar senin Elif'i seçmeni istemediler.”

Mert'in kaşları çatıldı.

“Ne?”

Ahmet devam etti.

“Çünkü bazı insanlar, insanları korkuyla yönetebileceklerini düşünür. Ama sen korkuya rağmen Elif'i seçtin.”

Mert sessiz kaldı.

Ahmet'in sesi daha da derinleşti.

“Görücü usulü tanıştınız.”

Elif'in gözleri büyüdü.

“Bunu da mı biliyordunuz?”

Ahmet başını salladı.

“Evet.”

Mert bir süre babasına baktı.

Sonra Elif'e döndü.

Elif'in gözlerinde şaşkınlık vardı.

Ahmet konuşmaya devam etti.

“Başta ailelerin kararıydı.”

Mert ve Elif birbirlerine baktılar.

“Fakat sonra sizin kararınız oldu.”

Mert'in yüzünde hafif bir ifade oluştu.

“Evet.”

Ahmet oğluna baktı.

“İşte onların anlayamadığı şey bu.”

“Neyi?”

“İnsanların kaderini başkalarının belirleyemeyeceği gerçeğini.”

Elif'in gözleri doldu.

Ahmet devam etti.

“Kuzgun insanları birbirlerinden ayırarak güç kazanıyor. Korku yaratıyor. Güvensizlik yaratıyor. Aileleri, insanları, ilişkileri kullanıyor.”

Mert'in sesi sakin ama sertti.

“Bizi de mi ayırmak istiyorlar?”

“Evet.”

Mert'in eli Elif'in elini daha sıkı kavradı.

“Başaramayacaklar.”

Elif ona baktı.

Mert gözlerini ondan ayırmadan konuştu.

“Çünkü ben Elif'i birilerinin bana uygun gördüğü için sevmiyorum.”

Elif'in gözleri doldu.

“Ben onu kendim seçtim.”

Ahmet'in yüzünde gururlu bir ifade oluştu.

“İşte bunu duymak istiyordum.”

Mert babasına döndü.

“Peki sen?”

Ahmet sustu.

“Sen neyi seçtin baba?”

Bu soru Ahmet'i uzun süre sessiz bıraktı.

Sonunda cevap verdi.

“Ben de yıllar önce bir seçim yaptım.”

“Ne seçtin?”

“Kuzgun'un içine girmeyi.”

Emir'in gözleri büyüdü.

“Yani gerçekten…”

Ahmet başını salladı.

“Evet.”

Mert'in yüzündeki öfke yerini şaşkınlığa bıraktı.

“Sen onların adamı değildin.”

“Hayır.”

“Onların içine sızdın.”

“Evet.”

“Ve yıllarca orada kaldın.”

“Evet.”

Mert başını eğdi.

“Peki neden?”

Ahmet'in gözleri uzaklara daldı.

“Çünkü o zamanlar Kuzgun'un ne kadar büyüdüğünü bilmiyorduk.”

Bir süre sustu.

“Onları içeriden çökertmek için girdim.”

Emir yavaşça konuştu.

“Sonra seni fark ettiler.”

Ahmet başını salladı.

“Bir süre sonra şüphelendiler.”

“Ve seni kaçırdılar.”

“Evet.”

Mert'in sesi titredi.

“Bunca yıl…”

Ahmet oğlunun gözlerinin içine baktı.

“Bunca yıl hayatta kalmaya çalıştım.”

Mert'in gözleri doldu.

“Ben seni öldü sandım.”

Ahmet başını eğdi.

“Biliyorum.”

“Annem seni bekledi.”

“Biliyorum.”

“Ben seni aradım.”

“Biliyorum.”

Mert artık dayanamadı.

“Baba…”

Sesi kırıldı.

Ahmet kollarını açtı.

Mert birkaç saniye tereddüt etti.

Sonra babasına sarıldı.

Yılların özlemi tek bir anda ortaya çıktı.

Ahmet oğluna sıkıca sarıldı.

“Affet beni.”

Mert gözlerini kapattı.

“Önce geri dön.”

Ahmet'in gözlerinden yaş süzüldü.

“Döneceğim.”

Mert başını babasının omzuna yasladı.

“Bu kez bizi bırakma.”

“Bırakmayacağım.”

Bir süre kimse konuşmadı.

Elif gözyaşlarını sessizce sildi.

Melike başını çevirdi.

Emir ise derin bir nefes aldı.

Bu anın bozulmasını istemiyordu.

Fakat dışarıdan gelen küçük bir ses herkesi yeniden alarma geçirdi.

Tak.

Sonra bir ses daha.

Tak.

Melike hemen kapıya yöneldi.

“Birisi var.”

Emir silahını çekti.

Mert Elif'i arkasına aldı.

Ahmet de ayağa kalkmaya çalıştı.

Mert hemen döndü.

“Sen burada kal.”

Ahmet başını salladı.

“Hayır.”

“Baba…”

“Yıllardır kaçtım.”

Ahmet oğluna baktı.

“Artık kaçmayacağım.”

Mert birkaç saniye ona baktı.

Sonra başını salladı.

“Tamam.”

Melike kapıya yaklaştı.

Dışarıdaki ayak sesleri kesilmişti.

Emir pencereye yöneldi.

“Kimse görünmüyor.”

Mert dikkatle dinledi.

Sessizlik.

Sonra telefonuna bir bildirim geldi.

Mert ekrana baktı.

Tek bir mesaj.

“Babanı buldun.”

Mert'in yüzü gerildi.

Bir saniye sonra ikinci mesaj geldi.

“Şimdi asıl hikâye başlayacak.”

Elif Mert'in yanına geldi.

“Ne yazıyor?”

Mert telefonu ona gösterdi.

Elif mesajı okudu.

Tam o sırada Ahmet'in yüzündeki ifade değişti.

“Bu mümkün değil…”

Mert ona döndü.

“Ne oldu?”

Ahmet telefon ekranına baktı.

Mesajın sonunda küçük bir sembol vardı.

Siyah bir kuş.

Kuzgun.

Ahmet'in sesi titredi.

“Bu sembolü sadece örgütün en üstündeki insanlar kullanır.”

Emir hemen sordu:

“Yani?”

Ahmet yavaşça cevap verdi.

“Yani buraya bizi getiren kişi…”

Kısa bir sessizlik oldu.

Ahmet gözlerini kapattı.

“…Kuzgun'un kendisi olabilir.”

Mert'in yüzü sertleşti.

“Bizi izliyorlar.”

Ahmet başını salladı.

“Hayır.”

“Ne?”

Ahmet Elif'e baktı.

“Bizi izlemiyorlar.”

Mert'in kalbi hızlandı.

“Peki ne yapıyorlar?”

Ahmet'in cevabı herkesi susturdu.

“Bizi bekliyorlar.”

Dışarıdan bir tren düdüğü duyuldu.

Uzaktan gelen ses, Kars'ın soğuk gecesinde yankılandı.

Mert Elif'in elini tuttu.

Elif de onun elini sıktı.

İkisi göz göze geldi.

Bu kez korku yoktu.

Sadece kararlılık vardı.

Mert yavaşça konuştu.

“Ne olursa olsun…”

Elif sözünü tamamladı.

“Birlikte.”

Mert başını salladı.

“Birlikte.”

Ahmet onları izledi.

Sonra yüzünde yıllardır görülmeyen bir umut belirdi.

Çünkü oğlunun artık yalnız olmadığını anlamıştı.

Mert'in yanında Elif vardı.

Ve Elif, sadece onun sevdiği kadın değildi.

Onun kendi seçtiği hayattı.

Fakat istasyonun dışında, karanlığın içinde bir adam onları uzaktan izliyordu.

Elindeki telefonda Mert'in ve Elif'in görüntüsü vardı.

Adam ekrana baktı.

Sonra tek bir cümle yazdı:

“İkisi de burada.”

Mesajın cevabı birkaç saniye sonra geldi.

“O zaman düğmeye bas.”

Adam başını kaldırdı.

Kars'ın karanlık sokaklarına baktı.

Ve gülümsedi.

Çünkü Mert'in babasını bulması…

Aslında Kuzgun'un planının sonu değil,

başlangıcıydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

112okunma 7beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18