Bölüm 21

Vaveyla Yazarı: CEPHEKALEMI 19

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: Bölüm 21

Emir'le yaptığım telefon görüşmesinden sonra uzun süre balkonda kaldım.

Karşı apartmanın balkonunda Elif sessizce beni izliyordu.

Ne o konuşuyordu...

Ne de ben.

Bazen aynı sessizliği paylaşmak...

Uzun cümlelerden daha anlamlı oluyordu.

Telefonu cebime koydum.

Derin bir nefes aldım.

"Biraz yürüyelim mi?"

diye seslendim.

Şaşkınlıkla bana baktı.

Sonra hafifçe gülümsedi.

"Olur."

---

Mahallenin küçük parkına doğru yürüdük.

Akşam serinliği çökmeye başlamıştı.

Çocuklar evlerine dönmüş, park neredeyse tamamen boşalmıştı.

Banklardan birine oturduk.

Bir süre sadece kuş seslerini dinledik.

Sessizliği ilk bozan Elif oldu.

"Bir şey sorabilir miyim?"

"Sor."

"Kaçırıldığında..."

"Çok korktun mu?"

Sorunun cevabını düşünmeden veremedim.

"Kendim için değil."

Başını bana çevirdi.

"Ya?"

"Geri dönememekten korktum."

"Neden?"

"Çünkü annem, babam..."

Bir an duraksadım.

"...ve sen."

Bu son kelime ağzımdan kendiliğinden çıkmıştı.

Elif'in bakışları yumuşadı.

"Ben mi?"

Başımı salladım.

"Evet."

"Sen."

"Yalnız kalmanı istemedim."

Elif gözlerini kaçırdı.

Ellerini birbirine kenetledi.

"Biliyor musun..."

"Ben de ilk kez birinin başına bir şey gelmesinden bu kadar korktum."

Sesinde en ufak bir yapmacıklık yoktu.

Tamamen içten konuşuyordu.

"O iki gün..."

"Telefonun kapalıydı."

"Kimse doğru düzgün bilgi vermiyordu."

"Her kapı sesi duyduğumda..."

"Sen geldin sandım."

Boğazım düğümlendi.

Onun bu kadar etkilendiğini bilmiyordum.

"Özür dilerim."

"Yine özür diliyorsun."

dedi hafifçe gülerek.

"Bu huyundan vazgeç."

İkimiz de gülümsedik.

---

Bir süre sonra ayağa kalktık.

Parkın yürüyüş yolunda yavaş adımlarla ilerledik.

Tam apartmana dönecekken Elif durdu.

"Mert."

"Efendim?"

"Sana bir şey söyleyeceğim."

"Söyle."

Derin bir nefes aldı.

"İlk tanıştığımız günü hatırlıyor musun?"

"Hatırlıyorum."

"Sana karşı çok çekingen davranıyordum."

"Evet."

"Çünkü seni sadece sert bir polis sanıyordum."

İstemeden güldüm.

"Kötü bir ilk izlenim."

"Sonra..."

"Günler geçtikçe..."

"Çocuklarla konuşmanı gördüm."

"Annenle olan hâlini gördüm."

"İnsanlara nasıl yardım ettiğini gördüm."

Gözlerimin içine baktı.

"Ve..."

"Yanıldığımı anladım."

Kalbim biraz daha hızlı atmaya başladı.

"Şimdi..."

"İyi ki tanımışım seni."

Bu cümle, duyduğum bütün teşekkürlerden daha değerliydi.

Hiç düşünmeden bir adım yaklaştım.

"Ben de..."

"İyi ki o gün bu mahalleye taşınmışsınız."

Elif'in yüzünde utangaç ama mutlu bir gülümseme belirdi.

Rüzgâr saçlarını hafifçe savurdu.

O an...

İçimden geçenleri daha fazla saklamanın anlamı kalmamıştı.

"Elif."

"Efendim?"

"Senden hoşlanıyorum."

Sözler ağzımdan çıktığında park tamamen sessizdi.

Elif birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.

Sonra gözleri doldu.

Ama bu kez korkudan değil...

Mutluluktandı.

"Ben de senden hoşlanıyorum, Mert."

Yavaşça elini uzattı.

Ben de elini tuttum.

İlk kez...

Ellerimiz birbirine bu kadar yakındı.

Ne acele vardı...

Ne de büyük vaatler.

Sadece birbirine güvenen iki insan vardı.

Tam o sırada Elif gülümseyerek,

"Sanırım..."

"Artık birbirimize resmen bir şans verebiliriz."

dedi.

"Ne dersin?"

Elini biraz daha sıkıca tuttum.

"Bence çoktan hak ettik."

İkimiz de gülümserken...

Parkın girişindeki siyah otomobilin içinde biri objektifini bize çevirdi.

Deklanşör sessizce çalıştı.

Direksiyondaki kişi, arka koltukta oturan Duru'ya fotoğraf makinesini uzattı.

Duru fotoğrafa baktı.

Mert ile Elif'in el ele yürüdüğü kareyi uzun süre inceledi.

Yüzündeki ifade tamamen değişti.

Artık kıskançlıktan öte...

Tehlikeli bir öfke vardı.

Dudaklarından tek bir cümle döküldü.

"Demek sonunda birbirinizi seçtiniz..."

"Şimdi sıra, bunun bedelini ödetmeye geldi."

O akşam Elif'i apartmanın kapısına kadar bıraktım.

Merdivenlere yönelirken birkaç adım attı.

Sonra durdu.

Arkasını dönüp bana baktı.

Yüzünde, uzun zamandır görmediğim kadar içten bir gülümseme vardı.

"Mert."

"Efendim?"

"Bugün..."

"Hayatımın en güzel günlerinden biriydi."

Bu cümleyi duyunca istemsizce gülümsedim.

"Benim de."

Bir an daha birbirimize baktık.

Ne söyleyeceğimizi biliyorduk ama ikimiz de o anı uzatmak istiyorduk.

Sonunda Elif hafifçe el salladı.

"İyi geceler."

"İyi geceler."

Kapı kapanana kadar bekledim.

İçeri girdikten sonra bile birkaç saniye apartmanın önünde kaldım.

Son haftalarda ilk kez omuzlarımdaki yük biraz hafiflemiş gibiydi.

Fakat polislik içgüdüm...

İnsana huzurun en tehlikeli anlarda geldiğini defalarca göstermişti.

---

Eve çıktığımda annem salonda örgü örüyordu.

Beni görünce gülümsedi.

"Geç kaldın."

"Biraz yürüdük."

Annem dikkatlice yüzüme baktı.

"Bugün yüzünde farklı bir ifade var."

"Neden?"

"Uzun zamandır ilk kez gerçekten gülümsüyorsun."

Cevap vermedim.

Ama sanırım sessizliğim her şeyi anlatıyordu.

Annem örgüsünü bıraktı.

"Elif iyi kız."

Başımı kaldırıp ona baktım.

"Nereden anladın?"

"Anne olmak biraz da bunu anlamaktır."

"Hem..."

"Bir insanın gözleri değişiyorsa, sebebi çoğu zaman başka bir insandır."

İstemeden güldüm.

"Sen her şeyi biliyorsun galiba."

"Her şeyi değil."

"Ama oğlumu tanıyorum."

O gece odama geçtiğimde telefonumu elime aldım.

Bir süre düşündüm.

Sonra ilk kez Elif'e, herhangi bir sebep olmadan mesaj attım.

"Eve ulaştın mı?"

Cevap birkaç saniye içinde geldi.

"Evet."

Arkasından ikinci mesaj düştü.

"Sen?"

"Ben de geldim."

Yine yazdı.

"Bugün için teşekkür ederim."

Gülümsedim.

"Ben teşekkür ederim."

"İyi geceler."

"İyi geceler Mert."

Telefonun ekranını kapattım.

Kısa bir konuşmaydı.

Ama içimde bıraktığı huzur büyüktü.

---

Ertesi sabah erken uyandım.

Kaçırıldığım olaydan sonra birkaç gün idari izin verilmişti.

Uzun zamandır ilk kez işe gitmeyecektim.

Kahvaltıyı yaptıktan sonra kapı çaldı.

Kapıyı açtığımda karşımda Hasan Amca vardı.

"Rahatsız etmiyorum değil mi?"

"Olur mu?"

"Buyurun."

Salona geçtik.

Çaylarımızı içerken bir süre mahalleden konuştuk.

Sonra sesi ciddileşti.

"Mert."

"Bir şey fark ettim."

Dikkatle ona döndüm.

"Nedir?"

"Son iki haftadır..."

"Mahallenin karşı sokağında aynı gri otomobil duruyor."

İçimdeki polis bir anda uyandı.

"Gri otomobil mi?"

"Evet."

"Bazen sabah geliyor."

"Bazen akşam."

"Ama içindeki kişi hiç inmiyor."

"Neden daha önce söylemediniz?"

"Önemsemedim."

"Ama sen kaçırıldıktan sonra aklıma takıldı."

Hemen not defterimi aldım.

"Plakayı hatırlıyor musunuz?"

"Tamamını değil."

"Sonu otuz dört değildi."

"Otuz yediydi galiba."

Plaka farklıydı.

Ama bu...

Sahte plaka ihtimalini ortadan kaldırmıyordu.

Hasan Amca gittikten sonra hemen Emir'i aradım.

"Bana bir iyilik yap."

"Söyle."

"Mahalle çevresindeki MOBESE kayıtlarını son on beş gün için tekrar tarayın."

"Neden?"

"Sanırım bizi izledikleri noktayı bulduk."

---

Öğleden sonra telefonum çaldı.

Arayan Elif'ti.

"Müsait misin?"

"Evet."

"Bugün dersim erken bitti."

"Bir kahve içer miyiz?"

Bu kez davet ondan gelmişti.

"Tabii."

"Yarım saate oradayım."

---

Mahalledeki küçük kafede pencere kenarına oturduk.

Garson siparişleri aldıktan sonra Elif çantasından küçük bir kutu çıkardı.

"Bunu sana verecektim."

Şaşkınlıkla kutuyu aldım.

"Aç."

Kutunun içinden siyah deri kaplı küçük bir not defteri çıktı.

İlk sayfasını açtım.

İçine kendi el yazısıyla tek cümle yazmıştı.

"Bazen insanın yükü paylaşılırsa hafifler."

Altına da küçük bir tarih atmıştı.

Başımı kaldırıp ona baktım.

"Bu çok güzel."

"Ben..."

"Kendini sürekli her şeyi tek başına çözmek zorunda hissediyorsun."

"Belki aklına gelenleri buraya yazarsın."

"Belki de..."

"Artık bazılarını bana anlatırsın."

Defteri elimde çevirirken istemsizce gülümsedim.

"Sanırım bunu yapmayı öğreniyorum."

O da gülümsedi.

"Ben de beklemeyi."

---

Tam o sırada kapı açıldı.

İçeri orta yaşlı bir kadın girdi.

Kafede boş yer olmasına rağmen doğrudan bizim masamıza yakın bir yere oturdu.

Telefonunu çıkarıp ekranına bakmaya başladı.

İlk bakışta sıradan görünüyordu.

Fakat birkaç dakika sonra aynı hareketi üçüncü kez yaptı.

Telefon ekranı bize doğru dönüyor...

Sonra tekrar aşağı iniyordu.

Fotoğraf çekiyor olabilirdi.

Hiç belli etmeden cebimdeki telefonun kamerasını açtım.

Kafenin camındaki yansımayı kullanarak kadını izlemeye başladım.

Gerçekten de...

Telefonunun kamerası açıktı.

Fakat objektifi bize değil...

Kapının dışına dönüktü.

Sanki...

Birini bekliyordu.

Yaklaşık beş dakika sonra telefonu kulağına götürdü.

Sessizce tek bir cümle söyledi.

"Buradalar."

Kalbim hızlandı.

Kadın birkaç saniye sonra hesabını bile istemeden ayağa kalktı ve dışarı çıktı.

Ben de hemen ardından kalktım.

"Elif."

"İki dakika burada kal."

"Nereye gidiyorsun?"

"Sadece birine bakıp geleceğim."

Kadının peşinden çıktım.

Sokağın köşesine ulaştığımda kadın hızla gri bir otomobile bindi.

Bu kez plakayı net gördüm.

Araç hareket ederken ezberledim.

Ve ilk kez...

Aylar sonra elimizde gerçekten işe yarayabilecek somut bir iz olduğundan emindim.

Fakat henüz bilmiyordum...

O plaka bizi sadece Duru'ya değil...

Bütün bu oyunun arkasındaki, yıllardır gölgelerde kalan gerçek düşmana götürecekti.

Devam edecek...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

209okunma 7beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18