7. bölüm · Şans Oyunu 1

7. Bölüm – İhanetin Kıyısında

ASLI KENÇEKOL .

Bölümler
1 1. Bölüm-Geceyi Yırtan Ses 2 2. Bölüm – Kanın Hatırlattığı 3 3. Bölüm – Kayıp Harfler 4 4. Bölüm – Güvenin Çöküşü 5 5. Bölüm – Karanlıkta Saklanan Sesler 6 6. Bölüm – Karanlığın İçinden 7 7. Bölüm – İhanetin Kıyısında 8 8. Bölüm – Aynadaki Gölge 9 9. Bölüm – Yalanın Rengi 10 10. Bölüm – Kül Rengi Anılar 11 11. Bölüm – Sessizlikten Gelen Kadın 12 12. Bölüm – Gölgelerin Arkasında 13 13. Bölüm – Sistemin Kalbi 14 14. Bölüm – Sayacın Gölgesinde 15 15. Bölüm – Kapanış Perdesi 16 16. Bölüm – Karanlıkta Işık 17 17. Bölüm – Gölgelerin İçinden 18 18. Bölüm – Sessizlikten Önce 19 19. Bölüm – Yüzleşme 20 20. Bölüm – Kırılma Noktası 21 21. Bölüm – Kadının Gölgesi 22 22. Bölüm – Gözlerin İçinden Geçtim 23 23. Bölüm – Seçimin Bedeli 24 24. Bölüm – Sıfır Noktası 25 25. Bölüm – Dönüşü Olmayan Yol 26 26. Bölüm – Gölgeler Konuşur 27 27. Bölüm – Hafıza Kapanı 28 28. Bölüm – Karanlıkta Yankı 29 29. Bölüm – Aynaların Ardında 30 30. Bölüm – Gözler Üstümüzde 31 31. Bölüm – İlk Zaman 32 32. Bölüm – Küllerinden 33 33. Bölüm – Sessizlikten Sonra 34 34. Bölüm – Küller Arasında Yeni Bir Yol 35 35. Bölüm – Karanlığın Ötesi 36 36. Bölüm – Kırılma Noktası 37 37. Bölüm – Çürümüş Hafıza 38 38. Bölüm – Sınır Çizgisi 39 39. Bölüm – Kodun İçindeki Kız 40 40. Bölüm – Gölgelerin Ardındaki Gerçek 41 41. Bölüm – Kaçış Yok, Savaş Var 42 42. Bölüm – KODX’in Gölgesi 43 43. Bölüm – KODX ile Yüzleşme 44 44. Bölüm – Küllerinden Doğuş 45 45. Bölüm – Karanlığın İçinden Yükseliş 46 46. Bölüm – Gölgenin Sırrı 47 47. Bölüm – Karanlıkta Kayıp 48 48. Bölüm – Kırılma Noktası 49 49. Bölüm – Son Hamle 50 50. Bölüm – Kaderin Son Perdesi 51 Özel Bölüm – Leyla’nın Gecesi

Şehir ışıkları, içinden geçtiğimiz otoyolda ardı ardına parlıyordu.
Gecenin rüzgârı, arabanın camından süzülürken içimdeki fırtınayı da dışa taşıyordu.
Direksiyon başında Ateş vardı. Sustuğunda daha çok şey söylediğini fark ettim.
Aramızda asılı kalan sessizlik, çığlık kadar yüksekti.

Bir süre sonra gözlerini yoldan ayırmadan konuştu:
“Leyla… bu savaşı sen başlatmadın. Ama bitirmen için her şey ayarlanmış.”

Yutkundum.
“Kim ayarladı?”

Omuzlarını gerdi, yüzü gölgede kaldı.
“Babam,” dedi.
“Sadece onun değil… senin babanın da kararıydı bu. Yıllar önce.”

Kalbim sanki yerinden söküldü.
Babam mı? O sessiz, dürüst, güvenilir adam mı?

“Onlar… bir zamanlar S.O.’ya hizmet ettiler,” diye fısıldadı.
“Sonra çıkmaya çalıştılar. Ama bu oyundan çıkış yoktu.
Ve işte şimdi… bedelini biz ödüyoruz.”

---

Ateş’in sesi kesildiğinde içimdeki dünya sarsılmıştı.
Babamın bana yıllarca anlattığı hayat, sadece bir yüzdü.
Görmediğim, bilmediğim bir karanlık daha vardı.
Ve ben o karanlığın tam ortasında, ayakta kalmaya çalışıyordum.

---

Sabah olduğunda eve döndüm.
Kapı aralıktı.
İçimde tarif edemediğim bir ürperti yükseldi.
Avucumun içi terledi. Çantamdan bıçağı çıkardım. Sessizce içeri girdim.
Her şey dağınıktı. Masanın üstü karıştırılmış, çekmeceler açılmış, defterler yerlere saçılmıştı.

Bir adım daha attığımda biri gölgeden çıktı.
“Leyla!” dedi sert bir ses.
Geri çekilmek istedim ama tanıdım: Selim.

Yüzü solgundu, gözlerinde kaygı vardı.
“Beni neden korkuttun?” dedim.
Cevap vermedi.
“Evini izliyorlar,” dedi sadece.
“Sadece senin değil… artık hepimizin üstünde göz var.”

Masaya oturdu, cebinden kalın bir dosya çıkardı.
“Bu, babanın dosyası. Gizli tutulmuş, kilitli.
Ama bazı sayfaları eksik.
Birileri silmiş.
Yok etmiş.”

Dosyayı açtım. Eski belgeler, fotoğraflar, kırık bir USB.
Babam bir S.O. dosyasının içindeydi.

---

O sırada telefonum çaldı.
Ceylan’dı.
Ekranda sadece üç kelime vardı:
“Beni bul.”

Arka planda nefes nefese bir ses, sonra bir çatışma, sonra sessizlik.

---

Ateş, hemen arabayı çalıştırdı.
“Bizi oraya götürecek bir iz var mı?” diye sordu.
USB’yi elime aldım. “Belki bu…”

---

Yolda giderken, başımı cama yasladım.
Geçmişle yüzleşmek kolay değildi.
Ama ben artık o eski Leyla değildim.
Gözlerim daha net görüyordu.
İnsanların maskelerini, sözlerin ardındaki sessizliği, bakışların taşıdığı ihaneti…

---

USB’yi bir internet kafenin köhne bilgisayarına taktık.
İçinde bir ses kaydı vardı.
Babamın sesi:

> “Eğer bunu dinliyorsan… Leyla…
Her şeyi bilmeni istemedim.
Ama bu sistemin ne kadar kirli olduğunu anlaman gerekiyordu.
Kimseye güvenme.
En yakındakine bile.
Çünkü... seni en çok seven, seni ilk satan olabilir.”

---

O an beynim dondu.
Kime güveniyordum ben?
Ateş’e mi?
Selim’e mi?
Ceylan bile… artık bir bilmeceydi.

---

O sırada bir araba fren sesiyle önümüzde durdu.
Simsiyah camlı, plakasız.

Ateş kolumdan tuttu:
“Leyla, koş!”

Ama geç kalmıştık.
Arabanın içinden çıkan biri, beni tanıdığım o sesle karşıladı:

“Merhaba Leyla. Oyunun yeni turuna hoş geldin.”

---