15. bölüm · Şans Oyunu 1
15. Bölüm – Kapanış Perdesi
Sessizliğin gölgesi odanın her köşesine sızıyordu.
Ekranın ışığı yüzüme vururken, kalbimin ritmi yükseliyor, her an patlamaya hazır bir bomba gibi atıyordu.
Burada, bu soğuk odada, artık sadece ben vardım.
Gerçeklerin ağırlığı omuzlarımda, geçmişin gölgeleri yanı başımdaydı.
---
Babamın sesi kulaklarımda çınladı:
"Sen bu oyunun son hamlesisin, Leyla."
Biliyorum… Oyun bitmek üzereydi.
Ama ben, oyunu kendi kurallarımın dışında bitirecektim.
---
Bilgisayarın ekranında beliren belgeler, yüzler, isimler; hepsi açığa çıkıyordu.
S.O.’nun gizli liderleri, yalanlar, ihanetler ve korkunç sırlar…
Her biri beni biraz daha içine çekiyordu, beni biraz daha güçlendiriyordu.
---
Ateş ve Ceylan’ın yüzleri zihnimde belirdi.
Yanımda olmaları, bana destek olmaları yetmiyordu artık.
Çünkü güven, en kırılgan şeydi ve ben artık kime güveneceğimi bilmiyordum.
---
Odaya aniden giren Selim’in bakışları donuktu.
Yılların yorgunluğu, gözlerindeki pişmanlıkla birleşmişti.
“Leyla, buraya gelme amacın ne?” diye sordu.
“Gerçeği ortaya çıkarmak,” dedim soğukkanlılıkla.
“Ve bu oyunu bitirmek.”
---
Yavaşça kalktım.
“Babanın mirasını taşıyorum.
Ama artık kendi yolumu çizeceğim.”
---
Odada bir anda gerginlik arttı.
Herkesin içinde bulunduğu bu karmaşada, tek gerçek vardı:
Güç, gerçeği kim söyleyebiliyorsa ona aitti.
---
Son sözlerimi söyledim, gözlerimi kapattım.
Derin bir nefes aldım.
Ve…
---
