41. bölüm · Şans Oyunu 1
41. Bölüm – Kaçış Yok, Savaş Var
Ayaklarımın altındaki taşlar ıslaktı.
Geceyle sabahın arasında bir yerde, şehir nefesini tutmuş gibiydi.
Arkamızda sadece bir tünel, birkaç kurşun, ve bitmeyen bir kovalamaca bırakmıştık.
Ama en çok da bir parçamı.
Kan hala sızıyordu omzumdan, ama buna alışıktım artık.
Ağrı değil, alışkanlık.
Korku değil, öfke.
Ateş yanda yürüyordu, sessiz.
Ceylan ise çevreyi kontrol ediyordu.
Kara’nın gözleri donuktu—belki de o an her şeyin gerçekten değiştiğini anlamıştı.
“Bir yere saklanmamız gerek,” dedi Ateş, sonunda sessizliği delip.
“Yaraların kötüleşiyor.”
“Zamanımız yok,” dedim.
“Bu sistem patladıysa, peşimizde sadece GRİ değil, herkes olacak.”
Kara başını salladı.
“Özellikle senin peşinde olacaklar Leyla.
Artık sadece bir kod değilsin.
Bir devrim başlattın.”
Gülümsedim.
Acı bir gülümsemeydi.
“Hiçbir devrim gözyaşı dökmeden başlamaz.”
---
Terk edilmiş bir fabrikaya sığındık.
Duvarlar paslıydı.
Tavan neredeyse çökmek üzere.
Ama dışarıdan görünmezdi.
Ve şu an, tek lüksümüz görünmezlikti.
Ceylan ceplerinden ilaç ve sargı bezleri çıkardı.
“Bu seni birkaç saat idare eder.
Ama sonra... cerrahi lazım.”
Ateş başını çevirdi.
“Sen bizimle gelmeyeceksin, değil mi?”
Bir an göz göze geldik.
İçimde bir şey kıpırdadı.
“Yolun sonunda ne olacağını bilmiyorum,” dedim.
“Bildiğim tek şey, yarım kalamam.”
---
Duvardaki eski monitörlerden biri parladı.
Kara bir bağlantı kurmuştu.
Kodların arasında hâlâ canlı kalan bir kanal yakalamıştı.
“Bakın buna,” dedi.
“GRİ’den sızan veriler şu anda yavaş yavaş yayılıyor.
Ama biri bunları engellemeye çalışıyor.
Ve Alya’nın adı bu kez sistemin içinde değil... dışında.
Yani o da düşman ilan edilmiş.”
Ateş kıs kıs güldü.
“GRİ kendi içerisine patlamış.
Şimdi herkes birbirine düşecek.”
Kara bir şey daha ekledi:
“Ama dikkat...
Bu boşlukta biri öne geçmeye çalışıyor.
Yeni bir isim: KODX.
Sistemi hackleyip yeniden kurma planları var.”
Yutkundum.
Demek ki bir gölge daha vardı perde arkasında.
Ve biz henüz onu hiç tanımıyorduk.
---
O gece gözlerim açık uyudum.
Sadece kaçacağım rüyalar değil artık.
Gelecek de kabustu.
Sabahın ilk ışıkları paslı pencere aralığından sızarken Ateş yanıma geldi.
Bir şey söylemeden yanımda oturdu.
“Elinde olsa ne yapardın Leyla?” diye sordu.
“Savaşmak zorunda olmasan?”
Uzun süre düşündüm.
“Elimde olsa...
Bir daha kimsenin yalnız kalmamasını sağlardım.”
Ateş başını eğdi.
“Yalnız değilsin.”
---
Ama o an…
Monitör bir kez daha parladı.
Bu kez bir mesaj:
“LEYLA, SENİ BULACAĞIM.
KODX.”
Soğuk bir ürperti geçti içimden.
Kara dudaklarını ısırdı.
“Bizi izliyorlar.
Çok yakındalar.”
Sadece fısıldayabildim:
“Artık kaçmak yok.
Artık sadece savaş var.”
---
