39. bölüm · Şans Oyunu 1
39. Bölüm – Kodun İçindeki Kız
Hafif rüzgar eski istasyon binasının çatısında uğulduyordu.
Gözlerim Kara’nın gözlerinde.
Yüzündeki yara izleri, geçmişte yaşadığı ihanetlerin haritası gibiydi.
Ama beni esas titreten şey, söylediği sözlerdi:
> “Sistemin kilidi senin içinde.”
Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi.
Nefes almaya çalıştım, ama sanki hava eksikti.
“Bunun ne demek olduğunu açıkla,” dedim.
Kara cebinden paslı, kırık bir metal çip çıkardı.
Parmağında tuttuğu şey, sıradan bir teknoloji parçası gibi görünse de, bakışları çok daha derin bir anlam taşıyordu.
“Baban, GRİ’nin bilinç kodlama projesinde çalıştı,” dedi.
“İnsan beynine veri yerleştirme…
Anı gibi görünen ama sistemin kilit noktalarını taşıyan gizli veri yığınları.”
Ceylan bir adım geri çekildi.
“Senin hafızanda mıydı yani hepsi?”
Donup kaldım.
“Ben... hatırlamıyorum.”
Kara başını salladı.
“Bunun için hatırlaman gerekmiyor.
Sen, farkında olmadan GRİ’nin tüm sistemini çökertme yeteneğine sahipsin.
Sadece doğru kodla tetiklenmen gerek.”
Gözüm Ateş’e kaydı.
O, her zamanki gibi sakindi ama bu defa yüzünün bir kenarı gerilmişti.
Düşünüyordu, plan yapıyordu.
“Bunu tetiklemek... sana zarar verebilir mi?” diye sordu.
Kara sustu.
Benim yerime o cevap verdi.
“Bilmiyoruz.”
---
Gece çökmüş, tren raylarını nemli sis sarmıştı.
İstasyonun içindeki küçük odaya geçtik.
Kara, masanın üzerine bir dizüstü bilgisayar yerleştirdi.
Yanına kablolar, bağlantı çipleri, küçük bir elektrot dizisi.
“Eğer istersen,” dedi bana dönerek,
“bu sistemi aktive edebiliriz.
Ama bu senin karşına geçmişte asla görmek istemediğin anıları çıkarabilir.
Gerçeği... belki kaldıramayacağın kadar çıplak gösterebilir.”
İçimde bir boşluk hissettim.
Sanki biri kalbimin içine bir soru işareti bırakmıştı.
Ama bu korku değildi.
Bu... hazırlıktı.
Omzumu düzelttim.
“Yap.”
Ceylan gözlerime baktı.
“Emin misin?”
Başımı salladım.
“Babam bunun için öldü.
Ben artık kaçmayacağım.”
Kara cihazı başıma sabitlerken, sessizlik çöktü.
Ateş ellerimi tuttu.
“Sana ne olursa olsun... seni yalnız bırakmam.”
---
Cihaz çalıştığında, beynimin içinde bir şeyin yerinden oynadığını hissettim.
Önce bulanık görüntüler…
Sonra sesler.
Sonra o sahne:
Küçük Leyla.
Bir laboratuvar.
Babası yanında, gülüyor.
Ama arka planda bağıran bir ses:
‘Hayır! Zihni temiz değil!’
Gözlerim yaşardı.
Ama geri dönemiyordum.
Her şey yeniden yaşanıyordu.
Sistemin kurucuları arasında babamın adı.
Ve sonra:
Kod.
Sanki beynime kazınmış bir kelime, bir sembol…
Bir dizi sayı:
041219
O an her şey değişti.
---
Cihazdan çıktığımda ter içinde kalmıştım.
Dizlerim titredi ama ayaktaydım.
Kara bana baktı.
“Sen... kodsun.”
Bilgisayar ekranında bir şey yanıp söndü.
Kara hızla yazmaya başladı, sonra bir dosyayı açtı.
İçinde yüzlerce isim.
Yüzlerce dosya.
Tetikleme emirleri, sahte suçlamalar, GRİ’nin tüm sisteminin kara kutusu.
Ceylan nefesini tuttu.
“Bu... her şeyin anahtarı.”
Ateş bana döndü.
“Leyla... artık sadece bir kız değilsin.
Bu sistemi sen yıkacaksın.”
---
İçimde bir volkan patladı sanki.
Artık sadece babamın intikamı değil bu.
Artık sadece kendi geçmişimi geri alma savaşı değil.
Bu artık bir devrimin adıydı.
Ve ben...
Ben bu devrimin başındaki gölgede kalmış isimsiz kahramandım.
---
